Ana içeriğe geç
Sözlük

sevilen ile cümle

sevilen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Çok sevilen bir ünlüyü öldürdüğün için lanet edileceksin.Θα σε χλευάσουν για τον φόνο μιας αξιολάτρευτης διασημότητας.
Çok sevilen bir ünlüyü öldürdüğün için lanet edileceksin.Тебя будут ненавидеть за убийство знаменитости.
Çok sevilen bir ünlüyü öldürdüğün için lanet edileceksin.セレブだって?マジかよ
En çok sevilen ikinci resim olmasının sebepleri neler olabilir düşünelim.Tak skusme si povedat, co je pricinou.
Eskiden kralların hobisi olan bu iş, yüzyıllar içinde tüm dünyada sevilen bir uğraş oldu.Когда-то это было хобби королей, за несколько столетий это стало популярным времяпровождением во всём мире.
Fotoğraf birinin veya bir şeyin, bir yerin, bir ilişkinin, sevilen kişinin hatırasıdır.A fénykép emlékeztet valakire vagy valamire, egy helyre, egy kapcsolatra, egy szeretett lényre.
Fotoğraf birinin veya bir şeyin, bir yerin, bir ilişkinin, sevilen kişinin hatırasıdır.A fotka je připomínkou někoho nebo něčeho, místa, vztahu, milovaného člověka.
Fotoğraf birinin veya bir şeyin, bir yerin, bir ilişkinin, sevilen kişinin hatırasıdır.Ein Foto ist eine Erinnerung an jemanden oder etwas, einen Ort, eine Beziehung, jemand Nahestehenden.
Fotoğraf birinin veya bir şeyin, bir yerin, bir ilişkinin, sevilen kişinin hatırasıdır.Ett foto är ett minne av någon eller något, en plats, ett förhållande, någon man älskar.
Fotoğraf birinin veya bir şeyin, bir yerin, bir ilişkinin, sevilen kişinin hatırasıdır.Fotka nám pripomína niekoho alebo niečo, miesto, vzťah, milovanú osobu.
Fotoğraf birinin veya bir şeyin, bir yerin, bir ilişkinin, sevilen kişinin hatırasıdır.Het is een herinnering aan iets of iemand, een plek, een relatie, een dierbare.
Fotoğraf birinin veya bir şeyin, bir yerin, bir ilişkinin, sevilen kişinin hatırasıdır.사진은 어떤 사람이나 사물, 장소, 관계 그리고 사랑하는 사람을 떠올리게 하는 매개체입니다.
Fotoğraf birinin veya bir şeyin, bir yerin, bir ilişkinin, sevilen kişinin hatırasıdır.Mỗi bức ảnh gợi nhắc về ai đó hoặc một cái gì đó, một nơi, một mối quan hệ, một người thân yêu.
Fotoğraf birinin veya bir şeyin, bir yerin, bir ilişkinin, sevilen kişinin hatırasıdır.O fotografie este un memento a ceva sau a cuiva, un loc, o relaţie, o fiinţă iubită.
Fotoğraf birinin veya bir şeyin, bir yerin, bir ilişkinin, sevilen kişinin hatırasıdır.Uma fotografia é uma recordação de alguém ou de algo, de um sítio, de uma relação, de uma pessoa querida.
Fotoğraf birinin veya bir şeyin, bir yerin, bir ilişkinin, sevilen kişinin hatırasıdır.Una foto ci ricorda qualcuno o qualcosa, un luogo, una relazione, una persona amata.
Fotoğraf birinin veya bir şeyin, bir yerin, bir ilişkinin, sevilen kişinin hatırasıdır.Una foto es un recuerdo de alguien o algo, un lugar, una relación, alguien querido.
Fotoğraf birinin veya bir şeyin, bir yerin, bir ilişkinin, sevilen kişinin hatırasıdır.Une photo est un souvenir de quelqu'un ou de quelque chose, un lieu, une relation, un être cher.
Fotoğraf birinin veya bir şeyin, bir yerin, bir ilişkinin, sevilen kişinin hatırasıdır.Zdjęcie jest wspomnieniem kogoś lub czegoś; miejsca, związku, ukochanego.
Fotoğraf birinin veya bir şeyin, bir yerin, bir ilişkinin, sevilen kişinin hatırasıdır.Η φωτογραφία είναι μια ανάμνηση κάποιου ή για κάτι, ένα μέρος, μια σχέση, ένα αγαπημένο πρόσωπο.
Fotoğraf birinin veya bir şeyin, bir yerin, bir ilişkinin, sevilen kişinin hatırasıdır.Оскільки фото - це згадка про когось чи про щось, про місце, стосунки, кохання.
Fotoğraf birinin veya bir şeyin, bir yerin, bir ilişkinin, sevilen kişinin hatırasıdır.Снимката е спомен за някой или за нещо, място, връзка, любим човек.
Fotoğraf birinin veya bir şeyin, bir yerin, bir ilişkinin, sevilen kişinin hatırasıdır.Фотография — это напоминание о ком-то или о чём-то, о месте, отношениях, любимом человеке.
Fotoğraf birinin veya bir şeyin, bir yerin, bir ilişkinin, sevilen kişinin hatırasıdır.צילום הוא תזכורת למישהו או משהו, למקום, למערכת יחסים, לאדם אהוב.
Fotoğraf birinin veya bir şeyin, bir yerin, bir ilişkinin, sevilen kişinin hatırasıdır.الصورة هي تذكرة بشخص ما أو بشيء ما، بمكان ما، أو بعلاقة ما، أو بعزيز.
Fotoğraf birinin veya bir şeyin, bir yerin, bir ilişkinin, sevilen kişinin hatırasıdır.写真は 誰かの 何かの どこかの場所や 人の絆そして愛する人の思い出です 写真は記憶をとどめる 私たちの歴史です
Gregor için aksine o çok müziğin sevilen ve keman çalmayı biliyordu büyüleyici.A differenza di Gregor amava molto la musica e sapeva suonare il violino affascinante.
Gregor için aksine o çok müziğin sevilen ve keman çalmayı biliyordu büyüleyici.Berbeda dengan Gregor dia mencintai musik sangat banyak dan tahu cara bermain biola menawan.
Gregor için aksine o çok müziğin sevilen ve keman çalmayı biliyordu büyüleyici.Contrairement à Gregor qu'elle aimait beaucoup la musique et je savais comment jouer du violon charmant.
Gregor için aksine o çok müziğin sevilen ve keman çalmayı biliyordu büyüleyici.Ellentétben a Gregor ő szerette a zenét, és nagyon tudta, hogyan kell játszani a hegedűn bájos.
Gregor için aksine o çok müziğin sevilen ve keman çalmayı biliyordu büyüleyici.Em contraste com Gregor ela amava muito de música e sabia tocar o violino encantadoramente.
Gregor için aksine o çok müziğin sevilen ve keman çalmayı biliyordu büyüleyici.En contraste con Gregor le gustaba mucho la música y sabía tocar el violín encantadora.
Gregor için aksine o çok müziğin sevilen ve keman çalmayı biliyordu büyüleyici.Im Gegensatz zu Gregor, den sie liebte die Musik sehr und wusste, wie man die Geige spielen charmant.
Gregor için aksine o çok müziğin sevilen ve keman çalmayı biliyordu büyüleyici.I modsætning til Gregor hun elskede musik meget, og forstod at spille violin charmerende.
Gregor için aksine o çok müziğin sevilen ve keman çalmayı biliyordu büyüleyici.I motsats till Gregor hon älskade musik väldigt mycket och visste hur man spela fiol charmigt.
Gregor için aksine o çok müziğin sevilen ve keman çalmayı biliyordu büyüleyici.In tegenstelling tot Gregor ze hield heel veel muziek en wist hoe de viool te spelen charmant.
Gregor için aksine o çok müziğin sevilen ve keman çalmayı biliyordu büyüleyici.그레고르와는 달리 그녀는 매우 음악을 사랑하고 바이올린을 연주하는 방법을 알고 매력.
Gregor için aksine o çok müziğin sevilen ve keman çalmayı biliyordu büyüleyici.Na rozdiel od Gregor milovala hudbu moc, a vedel, ako hrať na husle roztomilo.
Gregor için aksine o çok müziğin sevilen ve keman çalmayı biliyordu büyüleyici.Na rozdíl od Gregor milovala hudbu moc, a věděl, jak hrát na housle roztomile.
Gregor için aksine o çok müziğin sevilen ve keman çalmayı biliyordu büyüleyici.Ngược lại với Gregor, cô rất yêu âm nhạc rất nhiều và biết làm thế nào để chơi các violin quyến rũ.
Gregor için aksine o çok müziğin sevilen ve keman çalmayı biliyordu büyüleyici.Spre deosebire de Gregor a iubit muzica foarte mult si a stiut cum sa cante la vioara fermecătoare.
Gregor için aksine o çok müziğin sevilen ve keman çalmayı biliyordu büyüleyici.Toisin kuin Gregor hän rakasti musiikkia hyvin paljon ja osasi soittaa viulua viehättävästi.
Gregor için aksine o çok müziğin sevilen ve keman çalmayı biliyordu büyüleyici.V nasprotju z Gregor je ljubil glasbo zelo veliko in je vedel, kako se igra violino očarljivo.
Gregor için aksine o çok müziğin sevilen ve keman çalmayı biliyordu büyüleyici.W przeciwieństwie do Gregor kochała muzykę bardzo i wiedzieli, jak grać na skrzypcach uroczo.
Gregor için aksine o çok müziğin sevilen ve keman çalmayı biliyordu büyüleyici.Σε αντίθεση με Gregor αγαπούσε πολύ τη μουσική και ήξερε πώς να παίξει το βιολί γοητευτικά.
Gregor için aksine o çok müziğin sevilen ve keman çalmayı biliyordu büyüleyici.В отличие от Грегора она любила музыку очень много, и знал, как играть на скрипке очаровательно.
Gregor için aksine o çok müziğin sevilen ve keman çalmayı biliyordu büyüleyici.За разлика да Грегор тя обичаше музиката много и знаеше как да свири на цигулка очарователно.
Gregor için aksine o çok müziğin sevilen ve keman çalmayı biliyordu büyüleyici.На відміну від Грегора вона любила музику дуже багато, і знав, як грати на скрипці чарівно.
Gregor için aksine o çok müziğin sevilen ve keman çalmayı biliyordu büyüleyici.בניגוד גרגור שהיא אוהבת מוסיקה מאוד וידע לנגן בכינור מקסימה.
Gregor için aksine o çok müziğin sevilen ve keman çalmayı biliyordu büyüleyici.على النقيض من غريغور تحب الموسيقى كثيرا وعرف كيف يلعب على الكمان مسحور.
Gregor için aksine o çok müziğin sevilen ve keman çalmayı biliyordu büyüleyici.魅力的。 今、そして都市のグレの短期滞在の間に温室がで言及された
Haftalık En Sevilen Sanatçılar1 interpret
Haftalık En Sevilen SanatçılarArtistas de Topo Semanais
Haftalık En Sevilen SanatçılarArtistes préférés de la semaine
Haftalık En Sevilen SanatçılarArtisti preferiti della settimana
Haftalık En Sevilen SanatçılarInterpreții mei de top
Haftalık En Sevilen Sanatçılar음악가 없음
Haftalık En Sevilen SanatçılarMejores artistas de la semana
Haftalık En Sevilen SanatçılarMijn top-artiesten
Haftalık En Sevilen SanatçılarMűfaj / előadó
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod