Tom sevgililer gününde Mary'ye çiçekler ya da bir şey vermeliydi.Tom should've given Mary flowers or something on Valentine's Day.
Neden ağlıyorsun sevgilim?Why are you crying, my beloved?
Ve yolun her adımında benim arkamda olan sevgili karım Kate'e teşekkür etmeliyim.And I must thank my lovely wife, Kate, who was behind me every step of the way.
Benim küçük Pinokyom, benim sevgili küçük Pinokyom! Ayaklarını nasıl yaktın?My little Pinocchio, my dear little Pinocchio! How did you burn your feet?
Ah, sevgili güvercin, keşke seninki gibi kanatlarım olsa!Oh, dear pigeon, how I wish I had your wings!
Birinin size verebileceği en büyük armağan onların sevgi ve zamanlarıdır.The greatest gift that someone can give you is their love and their time.
Benim sevgiye ihtiyacım var.I'm in need of affection.
Aile için sevgi bizim birincil görevimiz.Love for the family is our primary duty.
Onun bir sevgilisi var.She has a lover.
Sevgili arkadaşım: nereye gidersen git, ben seni bulurum.My beloved friend: no matter where you go, I will find you.
Tom'un ülkesi için büyük bir sevgisi vardı.Tom had a great love for his country.
Bizim için onun sevgisi abartılı görünüyor.His affection for us seems exaggerated.
Bir öksürük ve sevgi gizli olamaz.A cough and love can't be hidden.
Mary'nin kirpilerin üstündeki kitabı onun bu hayvanlara sevgisini göstermektedir.Mary's book on hedgehogs demonstrates her love for these animals.
Tom'un sevgilisi kim?Who's Tom's girlfriend?
O, sarayda bir sevgili tutuyor.She keeps a lover in the palace.
Merak etme. O benim sevgilim değil. O sadece bir arkadaş.Don't worry. He's not my boyfriend. He's just a friend.
Mary Tom'un sevgilisi olduğunu düşünüyor ama Tom için o sadece bir arkadaş.Mary thinks that she's Tom's girlfriend, but for Tom, she's just a friend.
Sevgilim bilmiyor.My boyfriend doesn't know.
Benim sevgilim bahçesine gelsin ve elma ağaçlarının meyvesini yesin.Let my beloved come into his garden, and eat the fruit of his apple trees.
Sevgilim bahçesine gelsin, ve hoş meyvelerini yesin.Let my beloved come into his garden, and eat his pleasant fruits.
Sevgilimi aldattım.I cheated on my boyfriend.
Sevgili çocuklar, her zaman dürüst olun.Dear children, always be honest!
Sevgilisi de oradaydı.Her boyfriend was there, too.
Benim için toplumun sevgisi paradan daha önemlidir.The love of the community is more important to me than money.
Sevgilisi ile taşınmayı düşünüyor.She's thinking of moving in with her boyfriend.
Kanada'da sevgilimi ziyaret ediyorum.I'm visiting my boyfriend in Canada.
Sevgilimi ziyaret etmek için Almanya'ya gidiyorum.I'm going to Germany to visit my boyfriend.
Sevgili küçük düşmanımla buluşmak için Kuzey Kore'ye gidiyorum.I'm going to North Korea to meet my dear little enemy.
Onun sevgilisi İngiliz hükümeti için çalışan bir casus.Her lover is a spy working for the British government.
Sevgilisinin yasa ile başı dertte.Her boyfriend is in trouble with the law.
Biri yalnızca hava ve sevgiyle yaşayamaz.One cannot live solely on air and love.
Sevgili bir arkadaşım tarafından desteklendim.I was aided by a dear friend.
Sevgililer günü için ona ne almalıyım?What should I buy him for Valentine's Day?
Uykulu musun, sevgilim?Are you sleepy, honey?
Tom tekrar eski sevgilisiyle.Tom is back with his ex.
Sevgililer günü için ne yaptın?What did you do for Valentine's Day?
Tom'un sevgililer günü için bir randevusu vardı.Tom had a date for Valentine's Day.
Belki erkek arkadaşın Sevgililer Günü için sana sürpriz yapacak.Maybe your boyfriend will surprise you for Valentine's Day.
Mary sevgililer günü için bir Japon restoranında bir rezervasyon yaptırdı.Mary made a reservation at a Japanese restaurant for Valentine's day.
Bir sevgilim yok.I don't have a lover.
Mary sevgilisi ilişkiyi bitirdiğinde reddedildiğini hissetti.Mary felt rejected when her boyfriend broke up with her.
Onlar Amerika için olan sevgilerini her zaman gösterirler.They always show their love for America.
Tom'un istediği sevgi, Mary'nin ona asla veremeyeceği bir şeydi.The love Tom wanted was something Mary could never give him.
Çocukların sevgi ve ilgiye ihtiyacı var.Children need love and attention.
O sadece sevgi ve ilgi istiyor.She just wants love and attention.
Çocuklar yetişkinler kadar sevgi ve ilgi istiyorlar.Children, as well as adults, crave love and attention.
Tom, sevgilisinin kollarındayken Mary'yi şaşkına çevirdi.Tom took Mary by surprise while she was in the arms of her lover.
Tom çok iyi bir sevgili değil.Tom is not a very good lover.
Tom ve Mary sadece sevgili değil fakat aynı zamanda en iyi arkadaşlar.Tom and Mary are not only lovers, but are also best friends.
O her zaman akrabalarına karşı çok sevgi doludur.She is always very affectionate with her relatives.
Biz sabırsızlıkla sevgili arkadaşımızın gelişini bekliyoruz.We are awaiting impatiently the arrival of our dear friend.
Sen asla Mary'den daha nazik, daha sevgi dolu bir kişiyle tanışmayacaksın.You'd never meet a kinder, more loving person than Mary.
Sevgiyi yayın.Spread the love.
Sevgili meslektaşım, tamamen seninle aynı düşüncedeyim.I completely agree with you, my dear colleague.
İstersen bir sevgili getirebilirsin.You can bring a date if you want.
Eski erkek arkadaşımın eski sevgilisi durup dururken beni aradı.My ex-boyfriend's ex just called me out of the blue.
Aşk evlilik tarafından tedavi edilebilen bir sevgi olarak tanımlandı.Love has been described as an affection curable by marriage.
Tom'un bütün ihtiyacı olan şey biraz aşk ve sevgi.All Tom needs is a little love and affection.
Bütün dünya bir sevgiliyi seviyor.All the world loves a lover.