Ana içeriğe geç
Sözlük

seveceksin ile cümle

seveceksin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
İkincisi de şudur: ‹Komşunu kendin gibi seveceksin.› Bunlardan daha büyük buyruk yoktur.››Et andet er dette: Du skal elske din Næste som dig selv. Større end disse er intet andet Bud."
İkincisi de şudur: ‹Komşunu kendin gibi seveceksin.› Bunlardan daha büyük buyruk yoktur.››둘째는 이것이니 네 이웃을 네 몸과 같이 사랑하라 하신 것이라 이에서 더 큰 계명이 없느니라
İkincisi de şudur: ‹Komşunu kendin gibi seveceksin.› Bunlardan daha büyük buyruk yoktur.››Nầy là điều thứ hai: Ngươi phải yêu kẻ lân cận như mình. Chẳng có điều răn nào lớn hơn hai điều đó.
İkincisi de şudur: ‹Komşunu kendin gibi seveceksin.› Bunlardan daha büyük buyruk yoktur.››Nầy là điều thứ_hai : Ngươi phải yêu kẻ lân_cận như mình . Chẳng có_điều răn nào lớn hơn hai điều đó .
İkincisi de şudur: ‹Komşunu kendin gibi seveceksin.› Bunlardan daha büyük buyruk yoktur.››Toinen on tämä: `Rakasta lähimmäistäsi niinkuin itseäsi`. Ei ole mitään käskyä, suurempaa kuin nämä."
İkincisi de şudur: ‹Komşunu kendin gibi seveceksin.› Bunlardan daha büyük buyruk yoktur.››Και δευτερα ομοια, αυτη Θελεις αγαπα τον πλησιον σου ως σεαυτον. Μεγαλητερα τουτων αλλη εντολη δεν ειναι.
İkincisi de şudur: ‹Komşunu kendin gibi seveceksin.› Bunlardan daha büyük buyruk yoktur.››А друга подібна, така: Люби ближнього твого як себе самого. Більшої від сих иншої заповіди нема.
İkincisi de şudur: ‹Komşunu kendin gibi seveceksin.› Bunlardan daha büyük buyruk yoktur.››Вторая подобная ей: возлюби ближнего твоего, как самого себя. Иной большей сих заповеди нет.
İkincisi de şudur: ‹Komşunu kendin gibi seveceksin.› Bunlardan daha büyük buyruk yoktur.››והשנית הדמה לה היא ואהבת לרעך כמוך ואין מצוה גדולה מאלה׃
İkincisi de şudur: ‹Komşunu kendin gibi seveceksin.› Bunlardan daha büyük buyruk yoktur.››وثانية مثلها هي تحب قريبك كنفسك. ليس وصية اخرى اعظم من هاتين.
İkincisi de şudur: ‹Komşunu kendin gibi seveceksin.› Bunlardan daha büyük buyruk yoktur.››其 次 、 就 是 說 、 要 愛 人 如 己 。 再 沒 有 比 這 兩 條 誡 命 更 大 的 了
İkincisi de şudur: ‹Komşunu kendin gibi seveceksin.› Bunlardan daha büyük buyruk yoktur.››其次 、 就 是 說 、 要 愛人如己 。 再 沒 有 比 這兩條誡 命 更 大 的 了
İlkine benzeyen ikinci buyruk da şudur: ‹Komşunu kendin gibi seveceksin.›A druhé, tomu podobné je: Milovať budeš svojho blížneho jako samého seba!
İlkine benzeyen ikinci buyruk da şudur: ‹Komşunu kendin gibi seveceksin.›A második pedig hasonlatos ehhez: Szeresd felebarátodat, mint magadat.
İlkine benzeyen ikinci buyruk da şudur: ‹Komşunu kendin gibi seveceksin.›A wtóre podobne jest temuż: Będziesz miłował bliźniego twego, jako samego siebie.
İlkine benzeyen ikinci buyruk da şudur: ‹Komşunu kendin gibi seveceksin.›Còn điều răn thứ hai đây, cũng như vậy: Ngươi hãy yêu kẻ lân cận như mình.
İlkine benzeyen ikinci buyruk da şudur: ‹Komşunu kendin gibi seveceksin.›Còn điều răn thứ_hai đây , cũng như_vậy : Ngươi hãy yêu kẻ lân_cận như mình .
İlkine benzeyen ikinci buyruk da şudur: ‹Komşunu kendin gibi seveceksin.›Därnäst kommer ett som är detta likt: 'Du skall älska din nästa såsom dig själv.'
İlkine benzeyen ikinci buyruk da şudur: ‹Komşunu kendin gibi seveceksin.›Das andere aber ist ihm gleich; Du sollst deinen Nächsten lieben wie dich selbst.
İlkine benzeyen ikinci buyruk da şudur: ‹Komşunu kendin gibi seveceksin.›Druga pa je tej podobna: „Ljubi bližnjega svojega kakor samega sebe“.
İlkine benzeyen ikinci buyruk da şudur: ‹Komşunu kendin gibi seveceksin.›Druhé pak jest podobné tomu: Milovati budeš bližního svého jako sebe samého.
İlkine benzeyen ikinci buyruk da şudur: ‹Komşunu kendin gibi seveceksin.›E il secondo è simile al primo: Amerai il prossimo tuo come te stesso
İlkine benzeyen ikinci buyruk da şudur: ‹Komşunu kendin gibi seveceksin.›E o segundo, semelhante a este, é: Amarás ao teu próximo como a ti mesmo.
İlkine benzeyen ikinci buyruk da şudur: ‹Komşunu kendin gibi seveceksin.›Et voici le second, qui lui est semblable: Tu aimeras ton prochain comme toi-même.
İlkine benzeyen ikinci buyruk da şudur: ‹Komşunu kendin gibi seveceksin.›Het tweede, even belangrijke gebod is: 'Houd net zoveel van uw medemens als van uzelf.'
İlkine benzeyen ikinci buyruk da şudur: ‹Komşunu kendin gibi seveceksin.›Iar a doua, asemenea ei, este: ,Să iubeşti pe aproapele tău ca pe tine însuţi.`
İlkine benzeyen ikinci buyruk da şudur: ‹Komşunu kendin gibi seveceksin.›둘째는 그와 같으니 네 이웃을 네 몸과 같이 사랑하라 하셨으니
İlkine benzeyen ikinci buyruk da şudur: ‹Komşunu kendin gibi seveceksin.›Men det er et annet som er like så stort: Du skal elske din næste som dig selv.
İlkine benzeyen ikinci buyruk da şudur: ‹Komşunu kendin gibi seveceksin.›Men et andet er dette ligt: Du skal elske din Næste som dig selv.
İlkine benzeyen ikinci buyruk da şudur: ‹Komşunu kendin gibi seveceksin.›Perintah kedua sama dengan yang pertama itu: Cintailah sesamamu seperti engkau mencintai dirimu sendiri
İlkine benzeyen ikinci buyruk da şudur: ‹Komşunu kendin gibi seveceksin.›Toinen, tämän vertainen, on: `Rakasta lähimmäistäsi niinkuin itseäsi`.
İlkine benzeyen ikinci buyruk da şudur: ‹Komşunu kendin gibi seveceksin.›Y el segundo es semejante a él: Amarás a tu prójimo como a ti mismo
İlkine benzeyen ikinci buyruk da şudur: ‹Komşunu kendin gibi seveceksin.›Δευτερα δε ομοια αυτης Θελεις αγαπα τον πλησιον σου ως σεαυτον.
İlkine benzeyen ikinci buyruk da şudur: ‹Komşunu kendin gibi seveceksin.›А втора, подобна на нея, е тая: “Да възлюбиш ближния си, както себе си”.
İlkine benzeyen ikinci buyruk da şudur: ‹Komşunu kendin gibi seveceksin.›вторая же подобная ей: возлюби ближнего твоего, каксамого себя;
İlkine benzeyen ikinci buyruk da şudur: ‹Komşunu kendin gibi seveceksin.›Друга ж подібна їй: Люби ближнього твого, як себе самого.
İlkine benzeyen ikinci buyruk da şudur: ‹Komşunu kendin gibi seveceksin.›והשנית דומה לה ואהבת לרעך כמוך׃
İlkine benzeyen ikinci buyruk da şudur: ‹Komşunu kendin gibi seveceksin.›والثانية مثلها. تحب قريبك كنفسك.
İlkine benzeyen ikinci buyruk da şudur: ‹Komşunu kendin gibi seveceksin.›其 次 也 相 倣 、 就 是 要 愛 人 如 己
İlkine benzeyen ikinci buyruk da şudur: ‹Komşunu kendin gibi seveceksin.›其次 也 相倣 、 就是 要 愛人 如 己
"İnan bana çok seveceksiniz, okumayı seveceksiniz" diyecekler ve oku ve oku."Credimi, ti piacerà ti piacerà leggere, e leggerai e leggerai".
"İnan bana çok seveceksiniz, okumayı seveceksiniz" diyecekler ve oku ve oku."En verdad, créeme, te gustará. Y te gustará leer, y solamente leer y leer".
"İnan bana çok seveceksiniz, okumayı seveceksiniz" diyecekler ve oku ve oku."Geloof me, je gaat het leuk vinden. Je gaat lezen leuk vinden. Lees nou maar."
"İnan bana çok seveceksiniz, okumayı seveceksiniz" diyecekler ve oku ve oku."그냥 선생님 말씀 들어, 이걸 배우고 나면 매우 재미있을 걸. 읽기란 거에 취미를 붙이고, 그냥 읽고 읽고 또 읽게 될거야."
"İnan bana çok seveceksiniz, okumayı seveceksiniz" diyecekler ve oku ve oku."Tu sais, crois-moi, tu vas aimer l'école. Tu vas aimer lire, et tu vas lire et lire et lire."
"İnan bana çok seveceksiniz, okumayı seveceksiniz" diyecekler ve oku ve oku."Uwierz mi na słowo, naprawdę ci się to kiedyś spodoba. Będziesz czytał i czytał."
"İnan bana çok seveceksiniz, okumayı seveceksiniz" diyecekler ve oku ve oku."Знаеш ли, просто ми вярвай, ще ти хареса. И ще ти хареса да четеш, и просто чети и чети."
"İnan bana çok seveceksiniz, okumayı seveceksiniz" diyecekler ve oku ve oku."Просто поверь, тебе это понравиться. Тебе понравиться читать", и просто читайте и читайте.
"İnan bana çok seveceksiniz, okumayı seveceksiniz" diyecekler ve oku ve oku."רק תאמינו לי, אתם תאהבו את זה. אתם תאהבו לקרוא," ורק קוראים וקוראים.
"İnan bana çok seveceksiniz, okumayı seveceksiniz" diyecekler ve oku ve oku."صدقني انك سوف تحب المدرسة وسوف تحب القراءة وسوف تقرأ باستمرار."
"İnan bana çok seveceksiniz, okumayı seveceksiniz" diyecekler ve oku ve oku.だんだん好きになるから どんどん読みなさい」と これとは違って 3歳の子でもコンピューターを使えば
İsa ona şu karşılığı verdi: ‹‹ ‹Tanrın Rabbi bütün yüreğinle, bütün canınla ve bütün aklınla seveceksin.›Ðức Chúa Jêsus đáp rằng: Ngươi hãy hết lòng, hết linh hồn, hết ý mà yêu mến Chúa, là Ðức Chúa Trời ngươi.
İsa ona şu karşılığı verdi: ‹‹ ‹Tanrın Rabbi bütün yüreğinle, bütün canınla ve bütün aklınla seveceksin.›Ðức_Chúa_Jêsus đáp rằng : Ngươi hãy hết_lòng , hết linh_hồn , hết_ý mà yêu_mến Chúa , là Ðức_Chúa_Trời ngươi .
İsa ona şu karşılığı verdi: ‹‹ ‹Tanrın Rabbi bütün yüreğinle, bütün canınla ve bütün aklınla seveceksin.›Gli rispose: «Amerai il Signore Dio tuo con tutto il cuore, con tutta la tua anima e con tutta la tua mente
İsa ona şu karşılığı verdi: ‹‹ ‹Tanrın Rabbi bütün yüreğinle, bütün canınla ve bütün aklınla seveceksin.›Han sa til ham: Du skal elske Herren din Gud av alt ditt hjerte og av all din sjel og av all din hu.
İsa ona şu karşılığı verdi: ‹‹ ‹Tanrın Rabbi bütün yüreğinle, bütün canınla ve bütün aklınla seveceksin.›I řekl mu Ježíš: Milovati budeš Pána Boha svého z celého srdce svého a ze vší duše své a ze vší mysli své.
İsa ona şu karşılığı verdi: ‹‹ ‹Tanrın Rabbi bütün yüreğinle, bütün canınla ve bütün aklınla seveceksin.›Jesús le dijo: --Amarás al Señor tu Dios con todo tu corazón y con toda tu alma y con toda tu mente
İsa ona şu karşılığı verdi: ‹‹ ‹Tanrın Rabbi bütün yüreğinle, bütün canınla ve bütün aklınla seveceksin.›Jezus antwoordde: "Heb de Here, uw God, lief met heel uw hart, ziel en verstand.
İsa ona şu karşılığı verdi: ‹‹ ‹Tanrın Rabbi bütün yüreğinle, bütün canınla ve bütün aklınla seveceksin.›Jézus pedig monda néki: Szeresd az Urat, a te Istenedet teljes szívedbõl, teljes lelkedbõl és teljes elmédbõl.
İsa ona şu karşılığı verdi: ‹‹ ‹Tanrın Rabbi bütün yüreğinle, bütün canınla ve bütün aklınla seveceksin.›예수께서 가라사대 네 마음을 다하고 목숨을 다하고 뜻을 다하여 주 너의 하나님을 사랑하라 하셨으니
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod