Burada Mary'yi seven tek kişi Tom değil.Tom isn't the only one here who likes Mary.
Aşk kusurlu olarak sever.Love loves imperfectly.
Arkadaşlık bilezikleri yapmayı severim.I love to do friendship bracelets.
Sandvicimde mayonez ve hardalı severim.I like mayonnaise and mustard on my sandwich.
O yalnızca mavi-yeşil gözlü Polonya kızlarını sever.He only likes Polish girls with blue-green eyes.
Sonuçta, o bir bilim adamıydı, ama çoğunlukla masum hayvanları parçalamayı severdi.After all, he was a scientist, but mostly he liked dissecting innocent animals.
Gelincikleri severim.I like weasels.
Güçlü kadınları sever.He likes strong women.
Tom, Mary'nin büyükannesinin reçeteli ilaçlarını sever.Tom likes Mary's grandmother's prescription drugs.
Saçma mizahı sever misin?Do you like absurd humor?
Domates üretmeyi severim.I love growing tomatoes.
O tür işi severim.I like that kind of work.
Kedi yavrusu yuvarlanan sikkeleri kovalamayı severdi.The kitten loved to chase rolling coins.
Tom sarı hardallı kraker üzerinde füme sardalya yemeyi sever.Tom likes to eat smoked sardines on crackers with yellow mustard.
Tom yağı çok fazla sever.Tom likes butter too much.
Tom da tenis oynamayı sever.Tom likes to play tennis, too.
Tom her çeşit sporu sever.Tom likes all kinds of sports.
Neden onu denemiyorsun? Belki de seveceksin.Why don't you try it? Maybe you'll like it.
Tom gerçekten müziği çok sever.Tom really likes music a lot.
Tom basketbol oynamayı sever.Tom likes to play basketball.
Tom insanları küçük düşürmeyi sever.Tom likes humiliating people.
O tür işleri severdim.I really liked that kind of work.
Beni ağlatan bir kitabı severim.I love a book that makes me cry.
Seni sevdiğim kadar çok hiç kimseyi sevemedim.I couldn't love anybody as much as I love you.
Mary işini gerçekten sever.Mary really likes her job.
Şarabı severim.I like wine.
Şarap severim.I like wine.
Bademleri severim.I like almonds.
Birinin beni sevebileceğini düşünmemiştim.I didn't think anybody could love me.
Zaten sizi seven harika bir kocanız var.You already have a wonderful husband that loves you.
Onu severim. Mükemmel.I love it. It's perfect.
Futbol izlemeyi severim.I love watching football.
Kompozisyon yazmayı severim.I love writing compositions.
Fadıl gerçekten Dania'yı sever.Fadil really loves Dania.
Tom yumurtalarını çok pişmiş sever.Tom likes his eggs hard-boiled.
Maçları severim.I like games.
Ben de Tom'u severim.I like Tom, too.
Tom işe gitmeyi gerçekten sever.Tom really loves going to work.
Tom, ailemizde köpekleri seven tek kişi.Tom is the only one in our family who likes dogs.
Tom başka insanlar hakkında konuşmayı sever.Tom likes to talk about other people.
Çocuklar Tom'la oynamayı severler.The kids love playing with Tom.
Tom kesinlikle portakal sever, değil mi?Tom sure likes oranges, doesn't he?
Tom küvette şarkı söylemeyi sever.Tom likes to sing in the bathtub.
Ben çok fazla makyaj yapmayan kadınları severim.I like women who don't wear too much makeup.
Ben araba sürmeyi severim.I love to drive.
Lakros oyununu severim.I like lacrosse.
Senin bunu seveceğini biliyordum.I knew you would like this.
Gerçekten Boston'u severim.I really do love Boston.
Ben de öğretmeyi severim.I like teaching, too.
Çilek severim.I like strawberries.
Balık avlamayı severim.I love to fish.
Ben şarkı söylemeyi severim.I love singing.
Çizim yapmayı severim.I like to draw.
Istakozu severim.I like lobster.
Çiftçiliği severim.I like farming.
Basketbolu severim.I love basketball.
Öyle birini nasıl sevemezsin?How can you not love someone like that?
Yalnızlığı seven bir kimseydim.I was a loner.
Büyükbabam şeyleri abartmayı sever.Grandpa likes to overdo things.
Parti yapmayı severim.I like to party.