Tom'u dinlemeyi severim.I like listening to Tom.
Dinozorları sever misin?Do you like dinosaurs?
Yumurtanın beyazını severim.I like egg whites.
Çevreciliği severim, ancak çevrecileri sevmem.I like environmentalism, but not environmentalists.
Tom Çin yemeklerini sever mi?Does Tom like Chinese food?
Sırplar ve Brezilyalılar futbolu gerçekten çok severler.Serbians and Brazilians really like soccer.
Tom hariç herkes beni sever.Everybody likes me, except Tom.
Peri masallarını severim.I love fairy tales.
Tabii ki Tom kendi çocuklarını sever.Of course, Tom loves his own children.
Tom'un çaldığı müzik türünü severim.I like the kind of music that Tom plays.
Dürüst olmak gerekirse gerçekten onu burada severim.I honestly really like it here.
Her kuş kendi yuvasını sever.Every bird likes its own nest.
Tom'un seven ebeveynleri vardı.Tom had loving parents.
Çizgi romanları sever misiniz?Do you like comic books?
Frizbi seven bizler için, yarın bir maç var.For those of us that love frisbee, there's a match tomorrow.
Sizi sonsuza dek seveceğim.I will love you forever and ever.
Egzotik gıdaları severim.I like exotic foods.
Batılıları severim.I love westerns.
Bence bunu daha çok seveceksin.I think you'll like this one better.
Internette sörf yapmayı severim.I like to surf the internet.
Tom'un kafasına vurmayı severim.I like to hit Tom on the head.
Yaz tatilinden sonra okula geri dönmeyi severdim.I used to love going back to school after having the summer off.
Tom insanları bir araya getirmeyi severdi.Tom loved bringing people together.
Tom eğlenceyi çok seven genç bir adamdır.Tom is a very fun-loving young man.
Tom şartları karmaşıklaştırmayı sever.Tom likes to complicate things.
Herkes sütlü çikolatayı sever.Everyone likes milk chocolate.
Salatalık turşusu ile sarı pirinç yemeyi severim.I like to eat yellow rice with cucumber pickles.
Herkes bu hikayeleri sever.Everyone loves those stories.
Tom aşk hakkında konuşmayı sever.Tom likes to talk about love.
Babamın beni sevebilmesini isterdim.I wish my dad could love me.
Keşke babam beni sevebilseydi.I wish my dad could love me.
Hepinizin onu seveceğini biliyorum.I know you'll all love that.
O konudaki her şeyi severim.I love everything about it.
Değiştirilebilir şeyleri severim.I like to repurpose things.
Tom Mary ile şarkı söylemeyi severdi.Tom loved to sing with Mary.
İnsanlar spor kahramanlarını severler.People love sports heroes.
Seni daima seveceğiz Tom.We'll always love you, Tom.
Tom şans oyunları sever.Tom likes games of chance.
Onlar korkutmayı severler.They love to intimidate.
Tom tavuk kanatlarını sever.Tom loves chicken wings.
Tom peynir yemeyi sever.Tom likes to eat cheese.
Alaycı olmayı severim.I love to be sarcastic.
Basitliği severim.I like the simplicity.
Tüm arkadaşlarım video oyunları oynamayı sever.All my friends like playing videogames.
Tom gece kulüplerini sever.Tom loves nightclubs.
Tom törenleri sever.Tom loves ceremonies.
O düşünceyi severim.I like that thought.
Tom golf oynamayı sever.Tom loves his golf.
Tom dans etmeyi severdi.Tom loved to dance.
Tom işi severdi.Tom loved the work.
Tom çocuklarını severdi.Tom loved his kids.
Her lokmayı severdim.I loved every bite.
Hepimiz yarışma pistlerini severiz.We all love lists.
Çocuklarım köpekleri sever.My kids love dogs.
Tom ayinleri sever.Tom loves rituals.
Tom şirketi sever.Tom loves company.
Müziği severdim.I loved the music.
Tom sporu severdi.Tom loved sports.
Tom atları severdi.Tom loved horses.
İnsanlar onu sever.People love it.