Artık sessizce ilerlemeleri gerekmektedir.La progression doit se faire doucement.
Çıplak ayakları ile sessizce gezer.Il se présenta pieds nus.
Tom, 30 dakika boyunca sessizce oturdu.Tom estuvo sentado en silencio durante treinta minutos.
Lütfen kapıyı sessizce kapat.Por favor, cierra la puerta sin hacer ruido.
Jim bebeği uyandırmamak için odaya sessizce girdi.Jim entró a la habitación sin hacer ruido para no despertar al bebé.
Tom sessizce yemek yedi.Tom comía en silencio.
Sessizce gittiler.Se fueron callados.
Sessizce çıktılar.Salieron en silencio.
Zamanının çoğunu sessizce geçirir ve minik hayvanlardan hoşlanır.Pasa la mayor parte de su tiempo en silencio y le gustan los animales diminutos.
Microsoft Agent'ın geçerli sürümü 1997'de MSDN'de sessizce piyasaya sürüldü.La versión actual de Microsoft Agent salió tranquilamente en MSDN en 1998.
8 Ekim 2013'te EA, Kanada'da Google Play'de Heroes of Dragon Age oyununu sessizce piyasaya sürdü.El 8 de octubre de 2013, EA soft-lanzó Heroes of Dragon Age en Google Play en Canadá.
Rahatsız edildiklerinde yerden uçarak kalkar ve yakınlardaki ağaçlara sessizce tünerler.Cuando se las molesta se elevan volando a los árboles.
Çıplak ayakları ile sessizce gezer.Cammina e fluttua a piedi nudi.
Buffy, Xander ve Anya şok olmuştur; Buffy sessizce "Willow sen ne yaptın?" der.A Tony, Ziva e Tim che lo guardano stupiti, esclama: "Che c'è?"
Tom ve Mary birkaç dakika önce mutfakta sessizce konuşuyorlardı.Фома и Маша тихо беседовали на кухне несколько минут назад.
Onlar sessizce konuştular.Они тихо говорили.
Tom sessizce ağladı.Том бесшумно плакал.
Tom çok sessizce konuştu ama duyulmak için yeterince yüksek sesle konuştu.Том говорил очень медленно, но он говорил довольно громко, чтобы они слышали.
Lütfen, sessizce otur ve beni çalışırken rahatsız etme.Пожалуйста, сиди тихо и не мешай мне работать.
Tom sessizce caddeden aşağıya doğru yürüdü.Том спокойно шёл вниз по улице.
Kedi gibi sessizce gezer.Двигается неспешно, вкрадчиво, как кот.
Önce hareket üyeleri sonrasında da kalabalığın geri kalanı sessizce dağıldı.По его сигналу члены Нации молча вышли из толпы, после чего оставшаяся часть собравшихся рассредоточилась.
Kısa bir süre sonra, ortada oturan Vi kalkar ve sessizce sahneyi terk eder.В этот самый момент некто сидящий в тёмном углу встаёт и уходит из помещения.
Lütfen kapıyı sessizce kapat.من فضلك أقفل الباب بهدوء.
O, ne konuştu nede ağladı, sessizce dışarı çıktı.لم ينطق و لم يبك ، بل خرج ساكنا.
Bir süre durakladıktan sonra Carol, "Evet" cevabını verir ve sessizce oradan uzaklaşır.Taras, escondido dentro da multidão responde que “Sim” e foge depois.
Yabancı ve Senta birbirlerine hiç sessizce bakakalmışlardır.Senta en de vreemdeling kijken elkaar in stilte in de ogen.
Artık sessizce ilerlemeleri gerekmektedir.Ze gaat in stilte weg.
Sessizce camdan dışarı baktı.Zwijgend keek ze uit het raam.
Çıplak ayakları ile sessizce gezer.Podeszwy stóp nagie.
Çiftin sessizce evlenmiş olup olmadığına dair açıklamalar net değildir.Mówiono powszechnie, że para poślubiła się potajemnie.
Kedi gibi sessizce gezer.Tystnaden smyger som en katt.
Yabancı ve Senta birbirlerine hiç sessizce bakakalmışlardır.Pelléas och Mélisande sitter bara tysta och stirrar på varandra.
Bütün sakinler o günü sessizce beklemektedir.Under dagen håller den sig i stillhet.
Kedi gibi sessizce gezer.Але він був швидким, як кішка.
Çıplak ayakları ile sessizce gezer.Це означало: лазити з голими руками.
Artık sessizce ilerlemeleri gerekmektedir.Попереду лиштва злегка розширена.
Tom sessizce kapıyı kapadı.Том тихенько зачинив двері.
Cenazesi Çatalca'da eşi Engin Cezzar'ın yanına sade bir törenle sessizce defnedilmiştir.Її тіло скромно поховали в Чаталджі, поруч із чоловіком Енгіном Цецаром.
Artık sessizce ilerlemeleri gerekmektedir.Měly by ustoupit moderně .
Kedi gibi sessizce gezer.Vadmacskaként ábrázolják.
Kızın haline acıyan Charlie sesini çıkartmaz ve parasını kıza bırakıp sessizce uzaklaşır.Steve semmit nem tesz ennek megakadályozására és gúnyolódik a lányon.
Kedi gibi sessizce gezer.Se liikkuu kevyesti kuin kissa.
Yabancı ve Senta birbirlerine hiç sessizce bakakalmışlardır.Hollantilainen ja Senta tuntevat välittömästi kuuluvansa toisilleen ikuisesti.
Kekkonen, kamuoyu tartışmalarına mahal vermeden konuyu sessizce çözmek istemişti.Kekkonen ei halunnut kysymystä esille julkisesti.
Kedi gibi sessizce gezer.Κινείται όπως ο ίππος.
Yabancı ve Senta birbirlerine hiç sessizce bakakalmışlardır.Denne og Senta stirrer på hinanden i tavshed.
Çiftin sessizce evlenmiş olup olmadığına dair açıklamalar net değildir.Det er ingen klare bevis på hvordan det ulike paret ble gift.
Apple 12 Kasım 2013'te iPad Mini 2'yi Uzay Gri ve Gümüş renkleriyle sessizce serbest bıraktı.Apple diam-diam merilis iPad Mini 2 dengan warna abu-abu angkasa dan warna perak pada November 12, 2013.
Artık sessizce ilerlemeleri gerekmektedir.Bekas-bekasnya menunggu untuk digali lebih lanjut.
Lizzie, sessizce bıçağını çıkarır ve tavşanları öldürür.Edgar segera menghunus pisaunya dan membunuh orang tersebut.
Apple 12 Kasım 2013'te iPad Mini 2'yi Uzay Gri ve Gümüş renkleriyle sessizce serbest bıraktı.Apple lặng lẽ phát hành iPad Mini 2 với màu xám và màu bạc ngày 12 tháng 11 năm 2013.
Kedi gibi sessizce gezer.猫のように忍び足で歩く。
Artık sessizce ilerlemeleri gerekmektedir.要は、進んで止まざるあるのみ。
Bu “durumun” tüm sıkıntısını sessizce sineye çekti.「AIM」は、彼らをそういうすべての出鱈目から解放するために出来た。
Vince McMahon, Sr., 1971 yılında sessizce şirkete yeniden katıldı ve WWWF, yeniden NWA'ya dahil oldu.1972年、マクマホンはマソニックと和解しNWAに再加入。
Son sahnede Bush tekrar belirir ve sessizce piyanonun kapağını kapatır.スケルツォが再現され、ピアノのパッセージで静かに終わる。
Herkes sessizce aglamaya koyulurken perde iner.三人はつめきりをにらんだまま黙り込んだ。
İmparatorluk yasağı sessizce kaldırıldı.帝国禁令被悄无声息地停止了。
Birlikte geçirdikleri gecenin ardından Jenny ertesi gün sessizce evden ayrılır.在一晚两人發生關係后,珍妮第二天早上悄悄溜走。