İlk yıllarımda soyunma odalarında sessizce ağlayarak çok vakit geçirdim.Passai molte ore, durante quei primi anni, a piangere in silenzio nei camerini.
İlk yıllarımda soyunma odalarında sessizce ağlayarak çok vakit geçirdim.Saya banyak menghabiskan waktu saat itu dengan menangis di kamar ganti.
İlk yıllarımda soyunma odalarında sessizce ağlayarak çok vakit geçirdim.Sok időt töltöttem azokban a kezdeti években csendesen sírva az öltözőkben.
İlk yıllarımda soyunma odalarında sessizce ağlayarak çok vakit geçirdim.Spędziłem dużo czasu w tych wczesnych latach cichutko płacząc w przebieralniach.
İlk yıllarımda soyunma odalarında sessizce ağlayarak çok vakit geçirdim.Ve svých začátcích jsem si často v šatnách naříkal.
İlk yıllarımda soyunma odalarında sessizce ağlayarak çok vakit geçirdim.Прекарах известно време в тези начални години, плачейки тихо в съблекалните.
İlk yıllarımda soyunma odalarında sessizce ağlayarak çok vakit geçirdim.Я провёл много времени в те ранние годы беззвучно плача в раздевалке.
İlk yıllarımda soyunma odalarında sessizce ağlayarak çok vakit geçirdim.Я провів багато часу в ті ранні роки беззвучно схлипуючи у роздягальнях.
İlk yıllarımda soyunma odalarında sessizce ağlayarak çok vakit geçirdim.בזבזתי זמן רב באותם שנים מוקדמות בבכי שקט בחדרי הלבשה.
İlk yıllarımda soyunma odalarında sessizce ağlayarak çok vakit geçirdim.أمضيت وقتا طويلا في سنواتي الأولى ابكي بصمت في غرفة الملابس
İlk yıllarımda soyunma odalarında sessizce ağlayarak çok vakit geçirdim.長いこと静かに泣いていたものです イギリスのベテラン指揮者コリン・デイヴィスのアドバイスも
İnce bir tabaka iç duvara sessizce yaklaşacak, beklenenden fazla akacak ve dışarıya taşacaktır.Een dunne flip zal de binnenkant opkruipen, over de rand vloeien en naar buiten komen.
İnce bir tabaka iç duvara sessizce yaklaşacak, beklenenden fazla akacak ve dışarıya taşacaktır.Ein dünner Film wird an der Innenseite hochkriechen, den oberen Rand erreichen und herausfließen.
İnce bir tabaka iç duvara sessizce yaklaşacak, beklenenden fazla akacak ve dışarıya taşacaktır.En tunn film kryper upp längs insidan, flödar över kanten och ut på utsidan.
İnce bir tabaka iç duvara sessizce yaklaşacak, beklenenden fazla akacak ve dışarıya taşacaktır.얇은 막이 병 안의 벽을 타고 위로 올라와 병 밖으로 흘러내립니다.
İnce bir tabaka iç duvara sessizce yaklaşacak, beklenenden fazla akacak ve dışarıya taşacaktır.Một màng phim mỏng sẽ bò lên thành chai từ bên trong, chảy tràn qua miệng chai và trào ra ngoài.
İnce bir tabaka iç duvara sessizce yaklaşacak, beklenenden fazla akacak ve dışarıya taşacaktır.Po vnitřní stěně se vyplazí vzhůru tenký film a vyteče přes okraj ven z lahve.
İnce bir tabaka iç duvara sessizce yaklaşacak, beklenenden fazla akacak ve dışarıya taşacaktır.Uma fina película rasteja pela parede interior acima, desliza por sobre o gargalo e pela parte exterior.
İnce bir tabaka iç duvara sessizce yaklaşacak, beklenenden fazla akacak ve dışarıya taşacaktır.Una fina película treparía por la pared interior, se derramaría por el borde y seguiría por fuera.
İnce bir tabaka iç duvara sessizce yaklaşacak, beklenenden fazla akacak ve dışarıya taşacaktır.Una sottile pellicola si avvicina alla parete interna, scorre verso l'alto e verso l'esterno.
İnce bir tabaka iç duvara sessizce yaklaşacak, beklenenden fazla akacak ve dışarıya taşacaktır.Une pellicule fine va grimper le long de la paroi intérieure, jusqu'au sommet et continuer à l'extérieur.
İnce bir tabaka iç duvara sessizce yaklaşacak, beklenenden fazla akacak ve dışarıya taşacaktır.Un film subțire se va ridica pe peretele interior și se va scurge peste margine.
İnce bir tabaka iç duvara sessizce yaklaşacak, beklenenden fazla akacak ve dışarıya taşacaktır.По стенкам бутылки поползёт тонкая плёнка, она перетечёт через край и перельётся наружу.
İnce bir tabaka iç duvara sessizce yaklaşacak, beklenenden fazla akacak ve dışarıya taşacaktır.Тънък филм ще изпълзи нагоре по вътрешната стена, ще се появи над горната част и излиза веднага навън.
İnce bir tabaka iç duvara sessizce yaklaşacak, beklenenden fazla akacak ve dışarıya taşacaktır.פס דק יזחל ויעלה על הדופן הפנימית, יזרום מעבר לשפה, ועל פני הדופן החיצונית.
İnce bir tabaka iç duvara sessizce yaklaşacak, beklenenden fazla akacak ve dışarıya taşacaktır.طبقه رقيقه ستزحف لأعلى الجدار، تطفو للاعلى الى الخارج .
İnce bir tabaka iç duvara sessizce yaklaşacak, beklenenden fazla akacak ve dışarıya taşacaktır.ふちを乗り越えて 外に出てしまいます 外の環境にさらされて
İneyim diye mi? Sessizce kal orada, yoksa fikrimi değiştireceğim.No te muevas antes de que cambie de opinión.
İneyim diye mi? Sessizce kal orada, yoksa fikrimi değiştireceğim.Quédate quieta antes que cambie de idea.
İneyim diye mi? Sessizce kal orada, yoksa fikrimi değiştireceğim.إبق بدون تحرّك قبل أن أغيّر رأيي
‹‹İnsanlar beni saygıyla dinler, Öğüdümü sessizce beklerlerdi.A mim me ouviam e esperavam, e em silêncio atendiam ao meu conselho.
‹‹İnsanlar beni saygıyla dinler, Öğüdümü sessizce beklerlerdi.Ellos me escuchaban y esperaban; ante mi consejo guardaban silencio
‹‹İnsanlar beni saygıyla dinler, Öğüdümü sessizce beklerlerdi.Hallgattak és figyeltek reám, és elnémultak az én tanácsomra.
‹‹İnsanlar beni saygıyla dinler, Öğüdümü sessizce beklerlerdi.He kuuntelivat minua ja odottivat, olivat vaiti ja vartoivat neuvoani.
‹‹İnsanlar beni saygıyla dinler, Öğüdümü sessizce beklerlerdi.Iedereen luisterde naar mij en stelde prijs op mijn advies. Als ik sprak, zweeg ieder ander.
‹‹İnsanlar beni saygıyla dinler, Öğüdümü sessizce beklerlerdi.Ja, på mig hörde man då och väntade, man lyssnade under tystnad på mitt råd.
‹‹İnsanlar beni saygıyla dinler, Öğüdümü sessizce beklerlerdi.무리는 내 말을 들으며 나의 가르치기를 잠잠히 기다리다가
‹‹İnsanlar beni saygıyla dinler, Öğüdümü sessizce beklerlerdi.Mene so poslušali in čakali in molče na uho vlekli moj svet.
‹‹İnsanlar beni saygıyla dinler, Öğüdümü sessizce beklerlerdi.Mi ascoltavano in attesa fiduciosa e tacevano per udire il mio consiglio
‹‹İnsanlar beni saygıyla dinler, Öğüdümü sessizce beklerlerdi.Mig hørte de på, de ventet og lyttet i taushet til mitt råd.
‹‹İnsanlar beni saygıyla dinler, Öğüdümü sessizce beklerlerdi.Mig hørte de på og bied, var tavse, mens jeg gav Råd;
‹‹İnsanlar beni saygıyla dinler, Öğüdümü sessizce beklerlerdi.Người ta lắng tai nghe tôi, chờ đợi, Và làm thinh đặng nghe lời tôi bàn.
‹‹İnsanlar beni saygıyla dinler, Öğüdümü sessizce beklerlerdi.Người_ta lắng_tai nghe tôi , chờ_đợi , Và làm_thinh đặng nghe lời tôi bàn .
‹‹İnsanlar beni saygıyla dinler, Öğüdümü sessizce beklerlerdi.Oamenii mă ascultau şi aşteptau, tăceau înaintea sfaturilor mele.
‹‹İnsanlar beni saygıyla dinler, Öğüdümü sessizce beklerlerdi.On m`écoutait et l`on restait dans l`attente, On gardait le silence devant mes conseils.
‹‹İnsanlar beni saygıyla dinler, Öğüdümü sessizce beklerlerdi.Orang-orang diam, jika aku memberi nasihat; segala perkataanku mereka dengarkan dengan cermat
‹‹İnsanlar beni saygıyla dinler, Öğüdümü sessizce beklerlerdi.Počúvali na mňa a očakávali a mlčali na moju radu.
‹‹İnsanlar beni saygıyla dinler, Öğüdümü sessizce beklerlerdi.Poslouchajíce, čekali na mne, a přestávali na radě mé.
‹‹İnsanlar beni saygıyla dinler, Öğüdümü sessizce beklerlerdi.Sie hörten mir zu und schwiegen und warteten auf meinen Rat.
‹‹İnsanlar beni saygıyla dinler, Öğüdümü sessizce beklerlerdi.Słuchano mię, i oczekiwano na mię, a milczano na radę moję.
‹‹İnsanlar beni saygıyla dinler, Öğüdümü sessizce beklerlerdi.Με ηκροαζοντο προσεχοντες και εις την συμβουλην μου εσιωπων.
‹‹İnsanlar beni saygıyla dinler, Öğüdümü sessizce beklerlerdi.Внимали мне и ожидали, и безмолвствовали при совете моем.
‹‹İnsanlar beni saygıyla dinler, Öğüdümü sessizce beklerlerdi.Човеците чакаха да ме слушат, И мълчаха, за да чуят съветите ми.
‹‹İnsanlar beni saygıyla dinler, Öğüdümü sessizce beklerlerdi.לי שמעו ויחלו וידמו למו עצתי׃
‹‹İnsanlar beni saygıyla dinler, Öğüdümü sessizce beklerlerdi.لي سمعوا وانتظروا ونصتوا عند مشورتي.
‹‹İnsanlar beni saygıyla dinler, Öğüdümü sessizce beklerlerdi.人 聽 見 我 而 仰 望 、 靜 默 等 候 我 的 指 教
‹‹İnsanlar beni saygıyla dinler, Öğüdümü sessizce beklerlerdi.人 聽見 我 而 仰望 、 靜默 等候 我 的 指教
İyi, sessizce gideceğim.Baik, aku hormati itu.
İyi, sessizce gideceğim.Bine, respect asta.
İyi, sessizce gideceğim.Dobrze, uszanuję to.