Ana içeriğe geç
Sözlük

sessiz ile cümle

sessiz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Burada yalnızca son karede sessiz bir şekilde görünmüşlerdir.Втім останній виявився в підлеглому положенні.
Sessiz ve sakin suları severler.Воліють тихі спокійні місця.
Sessiz, narin, güzel.Підшерстя ніжне, м'яке, легке.
Bu film sessiz film olarak çekilmiştir.У фільмі ж це виглядає як мовчазна пауза.
Bir tür "sessiz sinema oyunu"dur.Гравець клубу «Тихи».
Kuzuların Sessizliği ile Oscar kazandı.Пісня завоювала Оскар.
Gösterişsiz ve sessizdir.Скромна і тиха.
Neredeyse sessizdirler.Досить мовчазний.
Artık sessizce ilerlemeleri gerekmektedir.Попереду лиштва злегка розширена.
Çok sessiz.Так тихо.
Tom sessizce kapıyı kapadı.Том тихенько зачинив двері.
Tom sessiz bir sokakta küçük bir ev aldı.Том купив малий будинок на тихій вулиці.
Çocuklar özellikle sessizdiler.Діти були особливо тихими.
Cenazesi Çatalca'da eşi Engin Cezzar'ın yanına sade bir törenle sessizce defnedilmiştir.Її тіло скромно поховали в Чаталджі, поруч із чоловіком Енгіном Цецаром.
Bu nedenle birçok kişi karanlık ve sessiz bir oda arar.Při záchvatu migrény tudíž mnozí vyhledávají tmavou a tichou místnost.
Denizaltıların kullanımı için, hava olmadan ve daha sessiz çalışabilme imkânı verir.Při použití v ponorkách mohou pracovat tiše a bez zdroje vzduchu.
Sessiz bir şekilde hortumları ve ayakları ile bu kemikleri inceledikleri gözlemlenir.Často jsou pozorováni, jak v klidu a jemně zkoumají kosti svými choboty a nohama.
Sadece sessiz kalın." dedi.Prostě zůstaňte v klidu."
Neredeyse sessizdirler.Jsou téměř pořád klidní.
Litvancada 20 sessiz harf vardır.Je vzdálená 20 parseků od Siwenny.
Artık sessizce ilerlemeleri gerekmektedir.Měly by ustoupit moderně .
Aura nadiren, nadiren ardışık baş ağrısı olmadan da meydana gelir; buna sessiz migren denir.K auře bez následné bolesti hlavy dochází pouze vzácně; tento jev je známý jako aura bez migrény.
Genelde sessiz olmakla birlikte çok fazla sigara içer ve aşırı şiddete meyillidir.Překvapivě taky hodně kouří a pije.
Ev ortamına uyum sağlar ve ev içerisinde sessiz, uysal, ağırbaşlı bir tavır sergiler.Rozmazlujte se, dopřejte si pohodlnou a vysokou postel.
Albert biraz utangaç ve sessizdir.Catherine je hodně stydlivá a nevýřečná.
Sessizlik'i altı dalda aday olan Çehov Makinası takip etti.V československé lize chytal za Lokomotívu Košice v 6 utkáních.
Kısa bir sessizlik...Mezi tím spousta mlčení...
Uçağın içinde bir sessizlik olmuştu.Z letadla jsme uslyšeli nelidský řev.
Her yer karanlık ve sessizdi.Absolutní tma a ticho.
Sessiz Harflerde: Sert ve vurgulu bir söyleyiş kazandırır.Jen se ptám, tichým, přiměřeným hlasem.
Lazerler sessizdir.Lubomír Mlčoch.
Cyril olaylar hakkında sessiz kaldı.Cyril se výrazně angažoval ve věci koncilu.
Çölde o sessizlikte çok ilginç tonlar duydum.Ve mlýně panuje napjatý klid.
Fakat bu parlak dönemin ardından eşinden ayrılması sanatçıyı sessiz bir dönem geçirmeye zorladı.Mezitím, pro uklidnění manžela poslala telegram o úspěšné cestě.
Axl' ın sessizliği ise 1999 yılının sonlarına kadar sürdü.Al-Ádil vyjednávání udržoval až do konce roku.
Sessiz biçimde de olsa protesto yasaktır.Demonstrace se uskutečnila i přes zákaz.
Fransa ve İngiltere, buna sessiz kalmışlardır.Francie a Británie zůstaly velice oslabené.
Bununla birlikte epey sessizdir.Na druhou stranu, jsou tiché.
Sessiz, narin, güzel.Volyně, Čestice, Dobrš.
Çok sessiz bir kedidir.Jedná se o poměrně hlasité kočky.
1936 - Charlie Chaplin'in son sessiz filmi, Modern Zamanlar gösterime girdi.Moderní doba (anglicky Modern Times) je poslední němý film Charlieho Chaplina z roku 1936.
Kısa bir sessizliğin ardından "Manicure" ve "Cake Like Lady Gaga"yı söyledi.După un scurt discurs, cântăreața interpretează „Manicure” și „Cake Like Lady Gaga”.
Vidar- Sessizliğin ve intikamın tanrısıdır.Este zeul tăcerii și al răzbunării.
Sadece sessiz kalın." dedi.Doar stați liniștiți."
Bu sessiz filmin yapımcılığını Howard Hughes yapmıştır United Artists tarafından dağıtılmıştır.Este un film mut și a fost produs de Howard Hughes, fiind distribuit de United Artists.
Bedih ise daha sessiz ve sakin bir hayatı seviyordu.Papa credea că va duce o viață liniștită și stabilă.
Sessiz bir günde, bir tek tankın bile çıkardığı derin gürleme sesi çok uzaktan duyulabilir.Zgomotul generat de un singur tanc se poate auzi la mari distanțe.
Ruslar bu dönemde sessiz kaldı.Atacurile sovietice nu au încetat în acest timp.
Takma adı sessiz katildir.Porecla lui este Killer.
Neredeyse sessizdirler.Majoritatea tăceau.
Siyah beyaz, sessiz.Verde deschis, alb închis.
Sessiz yerler tercih edilebilir.Oamenii preferă calea ușoară.
Sessiz ve sakin bir kız.Domnia sa a fost una moderată și liniștită.
Her şey sessiz, hareketsizdi ve hiçbir şey büyümüyordu.Bătrânețea lui a fost liniștită, fără complicații și zguduiri bruște.
İddialara göre olayların şekli başka türlü olsaydı sorun bu kadar sessiz çözülemezdi.Analiștii sunt de părere că fără rețele sociale evenimentele s-ar fi desfășurat altfel.
Sessizlik altındır.Tăcerea este de aur.
Onların sessizliğini itaat olarak yorumlama.Nu interpreta tăcerea lor ca fiind supunere.
Endişe verici bir sessizlik vardı.A fost o tăcere îngrijorătoare.
Sessizlik dayanılmazdı.Tăcerea era de nesuportat.
Wheatstone’un ev yaşamı sessiz ve olaysızdı.Wheatstone családi élete csendes és eseménytelen volt.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod