İnsanlar kaldırımda fırladı: geçti sesleri, tepeden aşağı içgüdü tarafından geçti.Folk sprang ut på trottoaren: Det passerade in ropar, passerade av instinkt ner för backen.
İnsanlar kaldırımda fırladı: geçti sesleri, tepeden aşağı içgüdü tarafından geçti.소리 질러에서 그것은 언덕 아래 본능으로 통과시켰습니다.
İnsanlar kaldırımda fırladı: geçti sesleri, tepeden aşağı içgüdü tarafından geçti.La gente saltó fuera del pavimento: Se aprobó a gritos, que pasó por el instinto de la colina.
İnsanlar kaldırımda fırladı: geçti sesleri, tepeden aşağı içgüdü tarafından geçti.La gente saltò giù dal marciapiede: E 'passato in grida, passò per istinto giù per la collina.
İnsanlar kaldırımda fırladı: geçti sesleri, tepeden aşağı içgüdü tarafından geçti.Lidé se objevily od chodníku: To prošlo in křičí, to prošlo instinktem z kopce.
İnsanlar kaldırımda fırladı: geçti sesleri, tepeden aşağı içgüdü tarafından geçti.Ľudia sa objavili od chodníka: To prešlo in kričí, to prešlo inštinktom z kopca.
İnsanlar kaldırımda fırladı: geçti sesleri, tepeden aşağı içgüdü tarafından geçti.Ludzie zerwał z chodnika: Przeszedł w krzyki, przeszedł przez instynkt w dół wzgórza.
İnsanlar kaldırımda fırladı: geçti sesleri, tepeden aşağı içgüdü tarafından geçti.Mensen die sprong uit de stoep: Het ging in roept, is het voorbij instinct de heuvel af.
İnsanlar kaldırımda fırladı: geçti sesleri, tepeden aşağı içgüdü tarafından geçti.Người mọc ra vỉa hè: Nó được thông qua trong la hét, nó được thông qua theo bản năng xuống đồi.
İnsanlar kaldırımda fırladı: geçti sesleri, tepeden aşağı içgüdü tarafından geçti.Oamenii sări de pe trotuar: A trecut in strigăte, a trecut prin instinct pe deal în jos.
İnsanlar kaldırımda fırladı: geçti sesleri, tepeden aşağı içgüdü tarafından geçti.Orang-orang melompat dari trotoar: Ini melewati in teriakan, itu disahkan oleh insting menuruni bukit.
İnsanlar kaldırımda fırladı: geçti sesleri, tepeden aşağı içgüdü tarafından geçti.People Skočil pločniku: Sprejet je bil in krike, pa ga je presegla nagon po hribu navzdol.
İnsanlar kaldırımda fırladı: geçti sesleri, tepeden aşağı içgüdü tarafından geçti.Pessoas saltaram fora do pavimento: Passou em gritos, ele passou por instinto descer o morro.
İnsanlar kaldırımda fırladı: geçti sesleri, tepeden aşağı içgüdü tarafından geçti.Οι άνθρωποι ξεπήδησε από το πεζοδρόμιο: Θα περάσει in φωνάζει, πέρασε από το ένστικτο κάτω από το λόφο.
İnsanlar kaldırımda fırladı: geçti sesleri, tepeden aşağı içgüdü tarafından geçti.Люди зіскочив з тротуару: Він пройшов в крики, він пройшов інстинктом вниз по схилу.
İnsanlar kaldırımda fırladı: geçti sesleri, tepeden aşağı içgüdü tarafından geçti.Люди соскочил с тротуара: Он прошел в крики, он прошел инстинктом вниз по склону.
İnsanlar kaldırımda fırladı: geçti sesleri, tepeden aşağı içgüdü tarafından geçti.Хората скочи на тротоара: Той премина в викове, тя премина от инстинкт надолу по хълма.
İnsanlar kaldırımda fırladı: geçti sesleri, tepeden aşağı içgüdü tarafından geçti.يصرخ في وافق عليه غريزة أسفل التل.
İnsanlar kaldırımda fırladı: geçti sesleri, tepeden aşağı içgüdü tarafından geçti.マーベルが半分あった前に、彼らは路上で叫んでいた。
İnsanlığın bu sayısız sesleri başarısızlığa uğramış olan yeni ve modern olma çabalar değildirler.Az emberiség e miriád hangja nem a megújulásra, vagy a a modernné válásra tett sikertelen kísérlet!
İnsanlığın bu sayısız sesleri başarısızlığa uğramış olan yeni ve modern olma çabalar değildirler.이 수많은 인간사회의 목소리는 새로워지는 시도에 실패한 것이 아닙니다 현대화의 시도에 실패한 것이 아닙니다
İnsanlığın bu sayısız sesleri başarısızlığa uğramış olan yeni ve modern olma çabalar değildirler.Te miriady głosów ludzkości nie są nieudanymi próbami stania się czymś nowym, współczesnym.
İnsanlığın bu sayısız sesleri başarısızlığa uğramış olan yeni ve modern olma çabalar değildirler.Эти мириады голосов человечества не перестали быть новыми, не перестали быть современными.
İnsanlığın bu sayısız sesleri başarısızlığa uğramış olan yeni ve modern olma çabalar değildirler.הקולות האנושיים הרבים הללו אינם נסיונות כושלים של התחדשות, נסיונות כושלים להשיג קידמה,
İnsanlığın bu sayısız sesleri başarısızlığa uğramış olan yeni ve modern olma çabalar değildirler.هذه الأصوات البشرية التي لا تعد ولا تحصى ليست محاولات فاشلة للتجديد أو فاشلة للمعاصرة
İnsanlığın bu sayısız sesleri başarısızlığa uğramış olan yeni ve modern olma çabalar değildirler.新しいことや近代化に 失敗した嘆きではありません それぞれが独自の想像を 訴えているのです
İnsanlığın sayısız sesleri biz olmakta başarısızlığa uğramış girişimler değildirler.Az emberiség miriád hangja nem sikertelen kísérlet az önmagunkká válásra.
İnsanlığın sayısız sesleri biz olmakta başarısızlığa uğramış girişimler değildirler.Die ontelbare stemmen zijn geen gefaalde pogingen ons te zijn.
İnsanlığın sayısız sesleri biz olmakta başarısızlığa uğramış girişimler değildirler.Die unzähligen Stimmen der Menschheit sind nicht fehlgeschlagene Versuche, wir selbst zu sein.
İnsanlığın sayısız sesleri biz olmakta başarısızlığa uğramış girişimler değildirler.이들의 다양한 목소리는 우리가 인간답게 되기를 바라는 실패한 시도가 아닙니다
İnsanlığın sayısız sesleri biz olmakta başarısızlığa uğramış girişimler değildirler.Las incontables voces de humanidad no son intentos fallidos de ser nosotros mismos.
İnsanlığın sayısız sesleri biz olmakta başarısızlığa uğramış girişimler değildirler.Les myriades de voix de l'humanité ne sont pas des tentatives manquées d'être nous.
İnsanlığın sayısız sesleri biz olmakta başarısızlığa uğramış girişimler değildirler.Le voci dell'umanità, miriadi, non sono tentativi falliti di essere noi.
İnsanlığın sayısız sesleri biz olmakta başarısızlığa uğramış girişimler değildirler.Mulțimile de voci ale umanității nu sunt încercări eșuate de-a fi ca noi.
İnsanlığın sayısız sesleri biz olmakta başarısızlığa uğramış girişimler değildirler.Owe niezliczone głosy ludzkości nie są nieudanymi próbami bycia nami.
İnsanlığın sayısız sesleri biz olmakta başarısızlığa uğramış girişimler değildirler.Десетките хиляди гласове на човечеството не са провалени опити да бъдем нас.
İnsanlığın sayısız sesleri biz olmakta başarısızlığa uğramış girişimler değildirler.Мириады голосов человечества не перестали быть нами.
İnsanlığın sayısız sesleri biz olmakta başarısızlığa uğramış girişimler değildirler.הקולות האנושיים הרבים אינם נסיונות כושלים להיות כמונו,
İnsanlığın sayısız sesleri biz olmakta başarısızlığa uğramış girişimler değildirler.الأصوات البشرية التي لا تعد ولا تحصى ليست محاولات فاشلة لكونها نحن
İnsanlığın sayısız sesleri biz olmakta başarısızlığa uğramış girişimler değildirler.どれもが根本的な質問への 独自の答えなのです
(Islık sesleri) Bu, atkı ıslığı, bir görsel sembolle de ilişkili ayrıca.Dat is het fluitje voor de sjaal, dat ook gekoppeld is aan een symbool.
(Islık sesleri)뱃머리 수영은 돌고래에겐 재밌는 놀이에요. (휘파람)
(Islık sesleri)là những trò vui của cá heo. (Tiếng huýt sáo)
(Islık sesleri)(Sifflement)
(Islık sesleri)(Zahvizdnutie)
(Islık sesleri)(Свист).
(Islık sesleri)שהיא שעשוע עבור הדולפינים. (שריקה)
(Islık sesleri)وهو نشاطٌ تحبه الدلافين (صفارة)
(Islık sesleri)今のホイッスルはスカーフを示します
İspanyolca konuşanların bu sesleri ayıramadığını bilmemizdi. Böylece, bu deneyi tasarladık.Donc on a fait l'expérience suivante.
İspanyolca konuşanların bu sesleri ayıramadığını bilmemizdi.こんな実験をおこないました
İşte bu yetenek, sadece tek sesleri değil, aynı anda birden fazla notayı duyma yeteneği.Dat vermogen om niet alleen afzonderlijke, maar ook simultane geluiden te horen
İşte bu yetenek, sadece tek sesleri değil, aynı anda birden fazla notayı duyma yeteneği.E vorba de abilitatea de a auzi note simultane, nu doar o singură notă, ci, când interpretează orchestra,
İşte bu yetenek, sadece tek sesleri değil, aynı anda birden fazla notayı duyma yeteneği.Je to schopnost slyšet několik zvuků zároveň, ne jen jednotlivě.
İşte bu yetenek, sadece tek sesleri değil, aynı anda birden fazla notayı duyma yeteneği.그게 바로 동시에 나는 소리를 듣는 능력이란다. 한 음만 듣는 것이 아니라, 오케스트라 전체가 연주하면
İşte bu yetenek, sadece tek sesleri değil, aynı anda birden fazla notayı duyma yeteneği.Ta właśnie umiejętność rozróżnienia dźwięków w klasterze, nie tylko pojedynczych nut, ale całej orkiestry.
İşte bu yetenek, sadece tek sesleri değil, aynı anda birden fazla notayı duyma yeteneği.И тази възможност да чуваш едновременно няколко звука, не само единични звуци, но когато цял оркестър свири,
İşte bu yetenek, sadece tek sesleri değil, aynı anda birden fazla notayı duyma yeteneği.Эта способность распознавать одновременно звучащие ноты, не просто отдельные ноты, а звучащие в оркестре.
İşte bu yetenek, sadece tek sesleri değil, aynı anda birden fazla notayı duyma yeteneği.וזו היכולת הזו, היכולת הזו לשמוע צלילים בו זמנית, לא רק צלילים בודדים, אלא גם כשתזמורת שלמה מנגנת,
İşte bu yetenek, sadece tek sesleri değil, aynı anda birden fazla notayı duyma yeteneği.تلك القدرة على الاستماع لمجموعة من الأصوات في نفس الوقت، وليس لأصوات منفردة، فعندما تعزف كل الأوركسترا،