Bundan dolayı, bizimle birlikte olmayan insanların seslerini kendi yaşamımıza davet ediyoruz.Zveme do svých životů hlasy lidí, kteří nejsou okolo nás přítomni.
Bundan dolayı, bizimle birlikte olmayan insanların seslerini kendi yaşamımıza davet ediyoruz.Άρα, προσκαλούμε στις ζωές μας τις φωνές ανθρώπων που δεν είναι παρόντες μαζί μας.
Bundan dolayı, bizimle birlikte olmayan insanların seslerini kendi yaşamımıza davet ediyoruz.Отже, ми запрошуємо в наше життя голоси тих, хто не присутній поряд з нами.
Bundan dolayı, bizimle birlikte olmayan insanların seslerini kendi yaşamımıza davet ediyoruz.Така че ние поканваме в нашия живот гласовете на хората, които не са заедно с нас.
Bundan dolayı, bizimle birlikte olmayan insanların seslerini kendi yaşamımıza davet ediyoruz.Таким образом, мы вызываем в нашу жизнь голоса людей, которых нет с нами.
Bundan dolayı, bizimle birlikte olmayan insanların seslerini kendi yaşamımıza davet ediyoruz.כלומר, אנו מזמינים לחיינו קולות של אנשים שאינם נוכחים לצידנו.
Bundan dolayı, bizimle birlikte olmayan insanların seslerini kendi yaşamımıza davet ediyoruz.اي اننا نقوم بالاستماع الى اصوات لاشخاص ليسوا حاضرين امامنا
Bundan dolayı, bizimle birlikte olmayan insanların seslerini kendi yaşamımıza davet ediyoruz.自分の周りにない音を作り出したわけです 常に音響失調症の状態で暮らすというのは
Bunlar dalgalar. (Okyanus sesleri)Dit is de branding.
Bunlar dalgalar. (Okyanus sesleri)Toto je príliv.(morské vlny)
Bunlar dalgalar. (Okyanus sesleri)Voici des vagues (Vagues de l'océan)
Bunlar dalgalar. (Okyanus sesleri)هذا صوت إبحار ( صوت أمواج بحر )
Bunlar dalgalar. (Okyanus sesleri)おおよそ毎分12回の周期です
Bunlar mutluluk sesleri.Astea sunt vocalizări de bucurie.
Bunlar mutluluk sesleri.Ça ce sont des bruits de joie.
Bunlar mutluluk sesleri.Das sind Freudenschreie.
Bunlar mutluluk sesleri.Disse er glade lyde.
Bunlar mutluluk sesleri.En geluidjes van tevredenheid.
Bunlar mutluluk sesleri.Estas son vocalizaciones de alegría.
Bunlar mutluluk sesleri.Ezek az öröm megnyilvánulásai.
Bunlar mutluluk sesleri.Ini adalah vokalisasi gembira.
Bunlar mutluluk sesleri.(Isto são vocalizações de felicidade.)
Bunlar mutluluk sesleri.이것은 행복할때 내는 소리입니다.
Bunlar mutluluk sesleri.Queste sono allegre vocalizzazioni.
Bunlar mutluluk sesleri.Tässä onnellista ääntelyä.
Bunlar mutluluk sesleri.To wokalizacje oznaczające zadowolenie.
Bunlar mutluluk sesleri.Това са щастливи възгласи.
Bunlar mutluluk sesleri.Это радостные звуки.
Bunlar mutluluk sesleri.וזהו קול שמחה.
Bunlar mutluluk sesleri.هذه أصوات سعادة.
Bunlar mutluluk sesleri.楽しいね
Romanlaştırılmış Hindu sesleriΉχοι Λατινοποιημένων Ίντι
Romanlaştırılmış Hindu sesleriЗвуки латинізованої хінді
Romanlaştırılmış Hindu sesleriПроизношение на хинди латиницей
Romanlaştırılmış Hindu sesleriצלילים הודיים רומיים
Romanlaştırılmış Hindu sesleriهندي
Romanlaştırılmış Hindu sesleriローマ字表記のヒンディー語の音
Bunun da ötesinde; semboller, sesler ve hedefler arasındaki bağlantıyı öğrenmeye başladılar.Außerdem begannen sie zu lernen, die Symbole mit den Sachen und den Tönen zu assoziieren.
Bunun da ötesinde; semboller, sesler ve hedefler arasındaki bağlantıyı öğrenmeye başladılar.그뿐만 아니라 기호, 소리, 물건들 사이의 연관성을 알아내기 시작했죠.
Bunun da ötesinde; semboller, sesler ve hedefler arasındaki bağlantıyı öğrenmeye başladılar.Mai mult de atât, au început să învețe asociațiile dintre simboluri, sunete și obiecte.
Bunun da ötesinde; semboller, sesler ve hedefler arasındaki bağlantıyı öğrenmeye başladılar.Más allá de eso, sin embargo, empezaron a aprender relaciones entre símbolos, sonidos y objetos.
Bunun da ötesinde; semboller, sesler ve hedefler arasındaki bağlantıyı öğrenmeye başladılar.Ngoài ra, chúng bắt đầu học sự kết hợp giữa các biểu tượng, các âm thanh và các vật thể.
Bunun da ötesinde; semboller, sesler ve hedefler arasındaki bağlantıyı öğrenmeye başladılar.Oltre a questo, comunque, hanno iniziato a imparare associazioni tra simboli, suoni e oggetti.
Bunun da ötesinde; semboller, sesler ve hedefler arasındaki bağlantıyı öğrenmeye başladılar.Oprócz tego, zaczęły się uczyć powiązań pomiędzy symbolami, dźwiękami a przedmiotami.
Bunun da ötesinde; semboller, sesler ve hedefler arasındaki bağlantıyı öğrenmeye başladılar.А ещё они стали запоминать, как связаны друг с другом символы, звуки и предметы.
Bunun da ötesinde; semboller, sesler ve hedefler arasındaki bağlantıyı öğrenmeye başladılar.מעבר לכך, בכל אופן, הם התחילו ללמוד את האסוציאציות בין הסמלים, הצלילים והאובייקטים.
Bunun da ötesinde; semboller, sesler ve hedefler arasındaki bağlantıyı öğrenmeye başladılar.وأكثر من ذلك، بدآ تعلم الربط بين الرموز والأصوات والأشياء.
Bunun da ötesinde; semboller, sesler ve hedefler arasındaki bağlantıyı öğrenmeye başladılar.関連付けられるようになり始めました 関連付けられるようになり始めました これは自立的学習です
Bunun gibi sesler, bununla size küçük dozda kortizol verdim, bu, 'savaş-ya da-kaç' hormonunuz.Âm thanh thế này, là một chút hormon cortisol mà tôi tạo cho các bạn Hormon chống cự của các bạn
Bunun gibi sesler, bununla size küçük dozda kortizol verdim, bu, 'savaş-ya da-kaç' hormonunuz.I suoni come quello, producono una piccola scarica di cortisolo l'ormone della "lotta o fuga".
Bunun gibi sesler, bununla size küçük dozda kortizol verdim, bu, 'savaş-ya da-kaç' hormonunuz.Sonidos como ese son una pequeña dosis de cortisona, la hormona que nos motiva a luchar o a escapar.
Bunun gibi sesler, bununla size küçük dozda kortizol verdim, bu, 'savaş-ya da-kaç' hormonunuz.Sunete ca acesta, prin care v-am indus o mică doză de cortizon, hormonul pentru luptă-sau-fugi.
Bunun gibi sesler, bununla size küçük dozda kortizol verdim, bu, 'savaş-ya da-kaç' hormonunuz.Taki dźwięk powoduje wydzielanie się kortyzolu, hormonu stresu.
Bunun gibi sesler, bununla size küçük dozda kortizol verdim, bu, 'savaş-ya da-kaç' hormonunuz.צליל כזה הוא זריקת קורטיזול שנתתי לכם, הורמון הילחם-או-ברח.
Bunu sadece bu tarz hoş olmayan sesler yapmamaktadır.Ale nie tylko nieprzyjemne dźwięki, takie jak ten, to robią.
Bunu sadece bu tarz hoş olmayan sesler yapmamaktadır.A nerobia to len nepríjemné zvuky ako tento.
Bunu sadece bu tarz hoş olmayan sesler yapmamaktadır. Bunlar dalgalar.Não são só os sons desagradáveis que o fazem.
Bunu sadece bu tarz hoş olmayan sesler yapmamaktadır.Det er ikke kun de ubehagelige lyde som den der gør det.
Bunu sadece bu tarz hoş olmayan sesler yapmamaktadır.Es sind aber nicht nur unangenehme Geräusche, die so etwas auslösen.
Bunu sadece bu tarz hoş olmayan sesler yapmamaktadır.Ezt nemcsak kellemetlen hangok idézik elő.