(Ayarlama sesleri)(طنين)
(Ayarlama sesleri)準備完了です
Ayrıca bu sesler Avrupa dillerinde mevcut olan karakterlerle ifade edilemiyorlar da.A tie isté zvuky sa nedajú zapísať písmenami, ktoré sú dostupné v európskych jazykoch.
Ayrıca bu sesler Avrupa dillerinde mevcut olan karakterlerle ifade edilemiyorlar da.Cũng vì vậy,những âm đó có khuynh hướng không thể được đại diên bởi những ký tự sẵn có trong ngôn ngữ châu Âu.
Ayrıca bu sesler Avrupa dillerinde mevcut olan karakterlerle ifade edilemiyorlar da.Daarom zijn die klanken ook niet vertegenwoordigd door de tekens die beschikbaar zijn in Europese talen.
Ayrıca bu sesler Avrupa dillerinde mevcut olan karakterlerle ifade edilemiyorlar da.Dan juga lafal itu cenderung tidak dapat diwakili oleh huruf yang tersedia dalam Bahasa Eropa.
Ayrıca bu sesler Avrupa dillerinde mevcut olan karakterlerle ifade edilemiyorlar da.De asemenea, aceleași sunete tind să nu fie reprezentate de literele disponibile în limbile europene.
Ayrıca bu sesler Avrupa dillerinde mevcut olan karakterlerle ifade edilemiyorlar da.Derudover kunne disse lyde ikke skrives med et bogstav, som var til rådighed i europæiske sprog.
Ayrıca bu sesler Avrupa dillerinde mevcut olan karakterlerle ifade edilemiyorlar da.Inoltre quegli stessi suoni in genere non vengono rappresentati dai caratteri presenti nelle lingue europee.
Ayrıca bu sesler Avrupa dillerinde mevcut olan karakterlerle ifade edilemiyorlar da.Poleg tega ravno teh zvokov ponavadi ne moremo zapisati s črkami, ki jih uporabljamo v evropskih jezikih.
Ayrıca bu sesler Avrupa dillerinde mevcut olan karakterlerle ifade edilemiyorlar da.Ponadto, tych dźwięków za bardzo nie da się przedstawić za pomocą dostępnych znaków europejskich.
Ayrıca bu sesler Avrupa dillerinde mevcut olan karakterlerle ifade edilemiyorlar da.Кроме того, эти звуки как правило были представлены символами, отсутствующими в европейских языках.
Ayrıca bu sesler Avrupa dillerinde mevcut olan karakterlerle ifade edilemiyorlar da.Окрім того, ці звуки, як правило, були представлені символами, відсутніми у європейських мовах.
Ayrıca bu sesler그런데 대부분의
Ayrıca bu seslerבנוסף, הצלילים הללו
Ayrıca bu seslerوبالإضافة إلى ذلك، فان تلك الأصوات ذاتها
Ayrıca bu seslerヨーロッパ諸言語の文字では
Ayrıca yarasalar gibi yüksek frekanslı tiz sesler çıkarıp oradan oraya da koşmayız.박쥐처럼 초음파로 찍찍거리는 소리도 내지 않구요.
Ayrıca yarasalar gibi yüksek frekanslı tiz sesler çıkarıp oradan oraya da koşmayız.Nem járjuk körbe, ultrahangot kibocsájtva, mint a denevérek.
Ayrıca yarasalar gibi yüksek frekanslı tiz sesler çıkarıp oradan oraya da koşmayız.Nepobehujeme s ultrazvukovým kvičaním ako netopiere.
Ayrıca yarasalar gibi yüksek frekanslı tiz sesler çıkarıp oradan oraya da koşmayız.Nie zaznaczamy terytorium zapachem, jak psy, ani nie używamy echolokacji, jak nietoperze.
Ayrıca yarasalar gibi yüksek frekanslı tiz sesler çıkarıp oradan oraya da koşmayız.No corremos por allí emitiendo chillidos ultrasónicos, como los murciélagos.
Ayrıca yarasalar gibi yüksek frekanslı tiz sesler çıkarıp oradan oraya da koşmayız.Non andiamo in giro emettendo uno stridio ultrasonico, come i pipistrelli.
Ayrıca yarasalar gibi yüksek frekanslı tiz sesler çıkarıp oradan oraya da koşmayız.Nous n'allons pas partout en émettant des ultrasons, comme les chauves-souris.
Ayrıca yarasalar gibi yüksek frekanslı tiz sesler çıkarıp oradan oraya da koşmayız.Nu alergăm prin oraș emițând chițcăieli ultrasonice ca liliecii.
Ayrıca yarasalar gibi yüksek frekanslı tiz sesler çıkarıp oradan oraya da koşmayız.We stoten ook geen ultrasone pieptonen uit, zoals vleermuizen.
Ayrıca yarasalar gibi yüksek frekanslı tiz sesler çıkarıp oradan oraya da koşmayız.Wir fliegen nicht umher und senden Ultraschalllaute aus, wie die Fledermäuse.
Ayrıca yarasalar gibi yüksek frekanslı tiz sesler çıkarıp oradan oraya da koşmayız.Δεν τριγυρνάμε βγάζοντας υπερηχητικά τσιρίγματα όπως οι νυχτερίδες.
Ayrıca yarasalar gibi yüksek frekanslı tiz sesler çıkarıp oradan oraya da koşmayız.Ми також не використовуємо ультразвукові писки, як летючі миші.
Ayrıca yarasalar gibi yüksek frekanslı tiz sesler çıkarıp oradan oraya da koşmayız.Мы не летаем, излучая ультразвук, как летучие мыши.
Ayrıca yarasalar gibi yüksek frekanslı tiz sesler çıkarıp oradan oraya da koşmayız.Не обикаляме и не издаваме ултразвукови крясъци като прилепите.
Ayrıca yarasalar gibi yüksek frekanslı tiz sesler çıkarıp oradan oraya da koşmayız.אנחנו לא משתוללים סביב בהשמעת ציפצופים אולטרה סוניים, כמו עטלפים.
Ayrıca yarasalar gibi yüksek frekanslı tiz sesler çıkarıp oradan oraya da koşmayız.كما أننا لا نقوم بتحديد انبعاثات واتجاهات الموجات فوق الصوتية كما تفعل الخفافيش
Ayrıca yarasalar gibi yüksek frekanslı tiz sesler çıkarıp oradan oraya da koşmayız.人間はそんなことをしません
‹‹Babanın büyük oğlu ise tarladaydı. Gelip eve yaklaştığında çalgı ve oyun seslerini duydu.Aber der älteste Sohn war auf dem Felde. Und als er nahe zum Hause kam, hörte er das Gesänge und den Reigen;
‹‹Babanın büyük oğlu ise tarladaydı. Gelip eve yaklaştığında çalgı ve oyun seslerini duydu.A jeho starší syn bol na poli. A jako tak išiel a priblížil sa domu, počul hudbu a kolotanec.
‹‹Babanın büyük oğlu ise tarladaydı. Gelip eve yaklaştığında çalgı ve oyun seslerini duydu.Ale starszy syn jego był na polu; a gdy przychodząc przybliżył się ku domowi, usłyszał muzykę i taóce;
‹‹Babanın büyük oğlu ise tarladaydı. Gelip eve yaklaştığında çalgı ve oyun seslerini duydu.A starejši sin njegov je bil na polju; in ko se gredoč približa hiši, zasliši godbo in ples
‹‹Babanın büyük oğlu ise tarladaydı. Gelip eve yaklaştığında çalgı ve oyun seslerini duydu.Byl pak syn jeho starší na poli. A jda, když se přibližoval k domu, uslyšel zpívání a hluk veselících se.
‹‹Babanın büyük oğlu ise tarladaydı. Gelip eve yaklaştığında çalgı ve oyun seslerini duydu.Fiul cel mai mare era la ogor. Cînd a venit şi s'a apropiat de casă, a auzit muzică şi jocuri.
‹‹Babanın büyük oğlu ise tarladaydı. Gelip eve yaklaştığında çalgı ve oyun seslerini duydu.Il figlio maggiore si trovava nei campi. Al ritorno, quando fu vicino a casa, udì la musica e le danze
‹‹Babanın büyük oğlu ise tarladaydı. Gelip eve yaklaştığında çalgı ve oyun seslerini duydu.맏아들은 밭에 있다가 돌아와 집에 가까왔을 때에 풍류와 춤추는 소리를 듣고
‹‹Babanın büyük oğlu ise tarladaydı. Gelip eve yaklaştığında çalgı ve oyun seslerini duydu.Men hans ældste Søn var på Marken, og da han kom og nærmede sig Huset, hørte han Musik og Dans.
‹‹Babanın büyük oğlu ise tarladaydı. Gelip eve yaklaştığında çalgı ve oyun seslerini duydu.Men hans eldste sønn var ute på marken, og da han gikk hjemover og kom nær til huset, hørte han spill og dans;
‹‹Babanın büyük oğlu ise tarladaydı. Gelip eve yaklaştığında çalgı ve oyun seslerini duydu.Mutta hänen vanhempi poikansa oli pellolla. Ja kun hän tuli ja lähestyi kotia, kuuli hän laulun ja karkelon.
‹‹Babanın büyük oğlu ise tarladaydı. Gelip eve yaklaştığında çalgı ve oyun seslerini duydu.õ nagyobbik fia pedig a mezõn vala: és mikor [haza]jövén, közelgetett a házhoz, hallá a zenét és tánczot.
‹‹Babanın büyük oğlu ise tarladaydı. Gelip eve yaklaştığında çalgı ve oyun seslerini duydu.Ondertussen was de oudste zoon op het land aan het werk. Toen hij thuiskwam, hoorde hij dansmuziek.
‹‹Babanın büyük oğlu ise tarladaydı. Gelip eve yaklaştığında çalgı ve oyun seslerini duydu.Su hijo mayor estaba en el campo. Cuando vino, se acercó a la casa y oyó la música y las danzas
‹‹Babanın büyük oğlu ise tarladaydı. Gelip eve yaklaştığında çalgı ve oyun seslerini duydu.Vả , con_trai cả đương ở ngoài đồng . Khi trở_về gần đến nhà , nghe tiếng đờn ca nhảy_múa ,
‹‹Babanın büyük oğlu ise tarladaydı. Gelip eve yaklaştığında çalgı ve oyun seslerini duydu.Vả, con trai cả đương ở ngoài đồng. Khi trở về gần đến nhà, nghe tiếng đờn ca nhảy múa,
‹‹Babanın büyük oğlu ise tarladaydı. Gelip eve yaklaştığında çalgı ve oyun seslerini duydu.А по-старият му син беше на нивата; и като си идеше и се приближи до къщата, чу песни и игри.
‹‹Babanın büyük oğlu ise tarladaydı. Gelip eve yaklaştığında çalgı ve oyun seslerini duydu.Був же син його старший на полі, і, як ідучи зближавсь до господи, почув сьпіви да танцї.
‹‹Babanın büyük oğlu ise tarladaydı. Gelip eve yaklaştığında çalgı ve oyun seslerini duydu.Старший же сын его был на поле; и возвращаясь, когда приблизился к дому, услышал пение и ликование;
‹‹Babanın büyük oğlu ise tarladaydı. Gelip eve yaklaştığında çalgı ve oyun seslerini duydu.ובנו הגדול היה בשדה ויהי כאשר בא ויקרב אל הבית וישמע קול זמרה ומחלות׃
‹‹Babanın büyük oğlu ise tarladaydı. Gelip eve yaklaştığında çalgı ve oyun seslerini duydu.وكان ابنه الاكبر في الحقل. فلما جاء وقرب من البيت سمع صوت آلات طرب ورقصا.
‹‹Babanın büyük oğlu ise tarladaydı. Gelip eve yaklaştığında çalgı ve oyun seslerini duydu.那 時 、 大 兒 子 正 在 田 裡 . 他 回 來 離 家 不 遠 、 聽 見 作 樂 跳 舞 的 聲 音
‹‹Babanın büyük oğlu ise tarladaydı. Gelip eve yaklaştığında çalgı ve oyun seslerini duydu.那時 、 大 兒子 正在 田裡 . 他 回來離 家 不遠 、 聽見 作 樂 跳舞 的 聲音
Bana hâlâ ţebeklik yapýyor orada ya! [ŢEBEK SESLERÝ ÇIKARIR]Никога няма да те приемат във военното училище с това поведение...
Bana yaklaşırken, hatırlıyorum, arkadaşlarımız sesleri kafamda çınlıyordu:A ja pamiętam, gdy tak się zbliżała, głosy moich przyjaciół:
Bana yaklaşırken, hatırlıyorum, arkadaşlarımız sesleri kafamda çınlıyordu:A pamätám si, že ako sa ku mne približovala, zneli mi v hlave hlasy priateľov, ktoré hovorili,