Ana içeriğe geç
Sözlük

sesler ile cümle

sesler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
1.2 saniye yankı süresine sahip bir sınıf, ki oldukça sık görülür, sesler genellikle şöyledir.Ve třídě s dobou ozvěny 1,2 sekundy, což je docela běžné, to zní takto.
1.2 saniye yankı süresine sahip bir sınıf, ki oldukça sık görülür, sesler genellikle şöyledir.V triede, ktorá má čas ozveny 1,2 sekundy, čo je veľmi bežné, to znie asi takto.
1.2 saniye yankı süresine sahip bir sınıf, ki oldukça sık görülür, sesler genellikle şöyledir.W sali z czasem pogłosu 1,2 sekundy, co jest dość typowe, tak to właśnie brzmi.
1.2 saniye yankı süresine sahip bir sınıf, ki oldukça sık görülür, sesler genellikle şöyledir.Σε μια αίθουσα με χρόνο αντήχησης 1,2 δεύτερα, το οποίο είναι πολύ κοινό, αυτός είναι ο θόρυβος.
1.2 saniye yankı süresine sahip bir sınıf, ki oldukça sık görülür, sesler genellikle şöyledir.В класі із звуковідбиттям в 1,2 секунди, що є досить звичайним, ось як це все звучить.
1.2 saniye yankı süresine sahip bir sınıf, ki oldukça sık görülür, sesler genellikle şöyledir.В класна стая с време на ехтене 1.2 секунди, което е много чест случай, ето какъв е звука.
1.2 saniye yankı süresine sahip bir sınıf, ki oldukça sık görülür, sesler genellikle şöyledir.В классе со временем реверберации в 1,2 секунды, который достаточно типичен, это звучит так:
1.2 saniye yankı süresine sahip bir sınıf, ki oldukça sık görülür, sesler genellikle şöyledir.בכיתה עם זמן הדהוד של 1.2 שניות, שזה דיי נפוץ, ככה נשמעים קולות.
1.2 saniye yankı süresine sahip bir sınıf, ki oldukça sık görülür, sesler genellikle şöyledir.وفي فصل ذي زمن ارتدادي من 1.2 ثانية، وهو أمر شائع جداً، وهذا ما يُسمع.
1.2 saniye yankı süresine sahip bir sınıf, ki oldukça sık görülür, sesler genellikle şöyledir.よくある状況なのですが こんな風に聞こえます (反響して聞きづらい声)
18 dakikalık konuşmada biraz israf ama... (Gülme sesleri)18분 강연 중 30초면 꽤 긴 시간이죠? (웃음)
18 dakikalık konuşmada biraz israf ama... (Gülme sesleri)lo cual es matar un poco el tiempo en una charla de 18 minutos. (Risas)
18 dakikalık konuşmada biraz israf ama... (Gülme sesleri)(Nevetés)
18 dakikalık konuşmada biraz israf ama... (Gülme sesleri)שזה מעט בזבוז בהרצאה של 18 דקות. (צחוק)
18 dakikalık konuşmada biraz israf ama... (Gülme sesleri)وهي هدر كبير ضمن حديث مدته 18 دقيقة (ضحك)
18 dakikalık konuşmada biraz israf ama... (Gülme sesleri)(笑) でも本当に知ってほしいのです
18 gün boyunca kameralarımız canlı yayın yaptı, Tahrir Meydanı'ndaki insanların seslerini duyurdu.18 dní naše kamery naživo vysielali hlasy ľudí na námestí Tahrír.
18 gün boyunca kameralarımız canlı yayın yaptı, Tahrir Meydanı'ndaki insanların seslerini duyurdu.18 Tage lang sendeten unsere Kameras live die Stimmen der Menschen vom Tahrir Platz.
18 gün boyunca kameralarımız canlı yayın yaptı, Tahrir Meydanı'ndaki insanların seslerini duyurdu.18 дней наши камеры в прямом эфире передавали события на площади Тахрир.
18 gün boyunca kameralarımız canlı yayın yaptı, Tahrir Meydanı'ndaki insanların seslerini duyurdu.Durante 18 dias, as nossas câmaras difundiam em directo as vozes do povo na Praça Tahrir.
18 gün boyunca kameralarımız canlı yayın yaptı, Tahrir Meydanı'ndaki insanların seslerini duyurdu.Gedurende 18 dagen brachten onze camera's live-uitzendingen van de stemmen van de mensen op het Tahrir-plein.
18 gün boyunca kameralarımız canlı yayın yaptı, Tahrir Meydanı'ndaki insanların seslerini duyurdu.Po 18 dní naše kamery živě vysílaly hlasy lidí na Tahrir náměstí.
18 gün boyunca kameralarımız canlı yayın yaptı, Tahrir Meydanı'ndaki insanların seslerini duyurdu.Przez 18 dni nasze kamery nadawały na żywo głos ludzi na Midan Tahrir.
18 gün boyunca kameralarımız canlı yayın yaptı, Tahrir Meydanı'ndaki insanların seslerini duyurdu.Selama 18 hari, kamera kami menyiarkan secara langsung suara-suara dari orang-orang di Tahrir Square.
18 gün boyunca kameralarımız canlı yayın yaptı, Tahrir Meydanı'ndaki insanların seslerini duyurdu.Timp de 18 zile, camerele noastre de luat vederi au transmis live vocile oamenilor din Piața Tahrir.
18 gün boyunca kameralarımız canlı yayın yaptı, Tahrir Meydanı'ndaki insanların seslerini duyurdu.Tizennyolc napon át a kameráink élőben közvetítették a Tahrír téri emberek hangjait.
18 gün boyunca kameralarımız canlı yayın yaptı, Tahrir Meydanı'ndaki insanların seslerini duyurdu.Για 18 ημέρες, οι κάμερές μας μετέδιδαν ζωντανά τις φωνές των ανθρώπων στην πλατεία Ταχρίρ.
18 gün boyunca kameralarımız canlı yayın yaptı, Tahrir Meydanı'ndaki insanların seslerini duyurdu.Осемнадесет дена камерите ни предаваха на живо гласовете на хората от площад Тахрир.
18 gün boyunca kameralarımız canlı yayın yaptı, Tahrir Meydanı'ndaki insanların seslerini duyurdu.Протягом вісімнадцяти днів наші оператори транслювали наживо голоси людей з майдану Тахрір.
27,59 [Cesio cabezal de extracción] [BOĐUŢ la SESLERÝ]I'm coming asap! ...
32.23 [Sonrisa en SESLERÝ]Okey. I'm sorry. Sorry Can, stop.
3,28 [Sonrisa en SESLERÝ]Okey? Can you hear me?
56.06 [Sonrisa en SESLERÝ]They did sonny. One day, everybody leaves someone else, believe me.
Açık artırmacı geldi herhalde. [gıcırtı sesleri] [çarpışma]On dirait le commissaire-priseur qui arrive.
Açık artırmacı geldi herhalde. [gıcırtı sesleri] [çarpışma]Sieht aus, als wäre der Auktionator da.
[Adam kendi dilinde konuşur] [bastırılmış sesler][férfi anyanyelvén beszél] [halk beszélgetés]
[Adam kendi dilinde konuşur] [bastırılmış sesler][남자 현지어로 얘기함] [나지막한 대화]
[Adam kendi dilinde konuşur] [bastırılmış sesler][mand taler lokalt sprog] [dæmpet snak]
[Adam kendi dilinde konuşur] [bastırılmış sesler][man pratar på inhemskt språk] [dämpat småprat]
[Adam kendi dilinde konuşur] [bastırılmış sesler][man spreekt in eigen taal] [gedempt gepraat]
[Adam kendi dilinde konuşur] [bastırılmış sesler][mężczyzna mówiący w ojczystym języku] [stłumione głosy]
[Adam kendi dilinde konuşur] [bastırılmış sesler][muž hovoří rodnou řečí] [tlumený hovor]
[Adam kendi dilinde konuşur] [bastırılmış sesler][uomo che parla nella sua lingua] [brusìo smorzato]
[Adam kendi dilinde konuşur] [bastırılmış sesler][الرجل يتحدث لغته الأصلية] [أصوات مكتومة]
[Adam kendi dilinde konuşur] [bastırılmış sesler][猿が鳴く] アヨマティ: 私はアヨマティ
Ağızları ile garip sesler çıkarmada uzmanlaşmış iki şarkıcı ile bir performans gerçekleştirdim.Am făcut un spectacol cu doi cântăreți care sunt specializați în emiterea de sunete stranii cu vocea.
Ağızları ile garip sesler çıkarmada uzmanlaşmış iki şarkıcı ile bir performans gerçekleştirdim.Hice una performance con dos cantantes que se especializan en hacer ruidos extraños con la boca.
Ağızları ile garip sesler çıkarmada uzmanlaşmış iki şarkıcı ile bir performans gerçekleştirdim.Ho realizzato questa performance con due cantanti specializzati nel fare strani rumori con la bocca.
Ağızları ile garip sesler çıkarmada uzmanlaşmış iki şarkıcı ile bir performans gerçekleştirdim.Ik deed een performance met twee zangers die gespecialiseerd zijn in het maken van rare geluiden met hun mond.
Ağızları ile garip sesler çıkarmada uzmanlaşmış iki şarkıcı ile bir performans gerçekleştirdim.저는 입으로 희한한 소리를 내는 재주를 가진 두명의 가수들과 공연을 했었습니다.
Ağızları ile garip sesler çıkarmada uzmanlaşmış iki şarkıcı ile bir performans gerçekleştirdim.Направих представлене с двама певци, които са се специализирали в издаването на странни шумове с устата си.
Ağızları ile garip sesler çıkarmada uzmanlaşmış iki şarkıcı ile bir performans gerçekleştirdim.Я виступав із двома співаками, які уміють творити дивні звуки своїми вустами.
Ağızları ile garip sesler çıkarmada uzmanlaşmış iki şarkıcı ile bir performans gerçekleştirdim.הופעתי עם שני זמרים המתמחים בביצוע רעשים מוזרים בפה שלהם.
Ağızları ile garip sesler çıkarmada uzmanlaşmış iki şarkıcı ile bir performans gerçekleştirdim.لقد أديته مع اثنين من المغنين متخصصون في صنع أصوات غريبة بأفواههم.
Ağızları ile garip sesler çıkarmada uzmanlaşmış iki şarkıcı ile bir performans gerçekleştirdim.彼らは口で変わった音をだすことを専門にしています。 このパフォーマンスは昨年の9月にアルス・エレクトロニカで発表されました。
Akışkan grafikler ve çevre sesleri birleşip kendinizi suyun altında kaybetmenizi sağlıyor.)De vloeiende beelden en omgevingsgeluiden dragen er samen toe bij dat je jezelf volledig verliest onder water.
Akışkan grafikler ve çevre sesleri birleşip kendinizi suyun altında kaybetmenizi sağlıyor.)Grafica fluidă şi sunetele ambientale se combină pentru a vă ajuta să vă cufundaţi complet în apă.)
Akışkan grafikler ve çevre sesleri birleşip kendinizi suyun altında kaybetmenizi sağlıyor.)부드러운 그래픽과 잔잔한 음향이 모아져 사용자는 완전히 물속으로 빠져들 수 있습니다.)
Akışkan grafikler ve çevre sesleri birleşip kendinizi suyun altında kaybetmenizi sağlıyor.)La fluidité de l'image et les bruits d'ambiance se mélangent pour vous perdre complètement sous l'eau.)
Akışkan grafikler ve çevre sesleri birleşip kendinizi suyun altında kaybetmenizi sağlıyor.)La grafica fluida e l'audio ambientale si uniscono e fanno sì che ci si perda completamente sott'acqua.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod