İnsan sesi ile diğer sesler arasındaki ayrımları anlayabilir.Οι διάφοροι οργανισμοί μπορούν να αντιληφθούν ήχους διαφορετικών ακουστικοτήτων και διαφορετικών συχνοτήτων.
Tüm MissingNo.'lar kalıcı olarak yetenek, tür, istatistik ve seslere sahiptir.Όλα τα MissingNo. κατέχουν συγκεκριμένες επιθέσεις, τύπους, στατιστικά και ήχους.
Şarkıda sesler duyulabilir.Έπίσης, κάποια τραγούδια μπορούν να ακουστούν στο έργο.
Bu ise standart karakteri olmayan sesler için digrafların kullanılmasını gerektirir.Dette kræver anvendelsen af digrafer for lyde, der ikke har et sådant standardbogstav.
"Kaydedilmiş/Kaybedilmiş Sesler".Et højt antal "spildte stemmer".
Balinalar iletişim için de sesleri kullanırlar.Nogle fugle anvender også mekaniske lyde til at kommunikere.
Silah sesleri olanca şiddetiyle devam ediyordu.Skudvekslinger fortsatte i løbet af natten.
Konuşamaz ve garip sesler çıkarır.Taler højt uden at det er støjende.
Tam bu sırada uzaktan davul sesleri duyulmaya başlar.I åbningsscenen høres kirkeklokker i det fjerne.
""Tarihten Sesler"den "Atlas Tarih"e".Frit efter romanen "O's historie".
Unutulmasın diye, son sesleri...Husk dens stemme: Aldrig glemme.
5 haftalıktan itibaren sesler değil, görüntüler önem kazanmaya başlar.5 min. 2009 – Sporene gror ud af ord.
1950'li yılların en başarılı Amerikalı kadın seslerinden birisidir.50 år senere var det en af det amerikanske landbrugs helt store succeser.
Opera sesleri ise Magic Flute'ün ikinci aryası, "Der Hölle Rache kocht in meinem Herzen"den alıntı.En meget populær arie fra denne opera er Nattens Dronnings arie "Der Hölle Rache kocht in meinem Herzen".
Orkların sert sesleri havayı doldurdu.Vinden har udfyldt klippelavningerne med sand.
Balinalar iletişim için de sesleri kullanırlar.Noen dyr bruker også plystring for å kommunisere.
Bu sesler, ses kirişlerinden kopup gelerek, hiçbir engele uğramadan serbestçe çıkarlar.Perkusjon genererer lyd med eller uten pitch (tonefrekvens) når de slås på.
Ses varsanıları, özellikle de seslerin duyulması deneyimi psikozun önde gelen ve yaygın özelliklerindendir.Auditive hallusinasjoner, spesielt å høre stemmer, er et vanlig og ofte fremtredende trekk ved psykose.
Dinleyicilerine seslerini tek olarak birleştirmeye ve tanıdık oktavı birlikte söylemeye çağırıyor.Han ber lytterne om å blande sine stemmer til én og synge den kjente skalaen sammen.
Sesleri çok güzeldir.Navnet betyr vakker røst.
Dışarıdan sesler duyar.Utenfor hørtes krangel.
Derin deniz volkanlarını hidrofonlar kullanılmadan büyük mesafelerde sesleri tespit etmek zordur.Uten lyden av kokende vann, er dyphavsvulkaner vanskelige å oppdage ved hjelp av hydrofoner.
Arkadaşımın iki küçük oğlunun sesleriyle uyandım.Han adoptere to sønner av sin søster.
Birbirleriyle insanların da duyabileceği sesler çıkararak sürekli olarak iletişim halindedirler.Sagnene skulle han også høre fra andre kilder – men har godtatt det slik det ble fortalt.
İşte bu türden sesler birer sesbirimdir.Det er ikke kjent om disse lydene er en form for kommunikasjon.
Ses-ötesi ya da ultra sound, insan kulağının duyamayacağı çok yüksek frekanstaki seslere verilen addır.Ultralyd er lydbølger med en frekvens som er høyere enn menneskets øre kan oppfatte.
Geriye kalan sesler ya çok pes yahut çok fazla tizdir.Dekkvingene er mer eller mindre spraglete.
Seslerinin büyüleyici güzellikte olduğu belirtilmektedir.Diktene anses å være av eksepskjonell skjønnhet.
Bir kilometre uzaktan bile duyulabilecek sesler çıkarabilir.Språket sies å kunne høres på en rundt kilometers avstand.
Bu sesler orkestranın bütün olarak çaldığı gür kısımlarda kullanılır.Alle sangene i lydsporet ble spilt inn med fullt orkester.
Kuytularda günün sesleri ve renkleri çoğalarak büyür.I versene blir tall, bokstaver og farger ramset opp.
Sonunda ortaya çıkan müzik; pop, rock, metal ve endüstriyel sesler karışımıydı.Musikken var variert, og inkluderte pop, rock, metal, hiphop og elektronisk musikk.
Filmde Will Ferrell, Tina Fey, Jonah Hill, David Cross ve Brad Pitt seslerdirme yapmışlardır.Filmen er regissert av Tom McGrath, og har Will Ferrell, Tina Fey, Jonah Hill og Brad Pitt som hovedstemmer.
Bazı sözcüklerdeki benzer sesler ve dizimler göze çarpmaktadır: minä-ben, sinä-sen, olla-ol gibi...En av disse artiklene har overskriften Me, Myself and I - Jeg, meg selv og meg.
Emma sağırdır ama sesleri renk olarak görebilmektedir.Oransjebukpapegøye er høylytt, og skrikene kan høres godt.
Mavi alakargalar genellikle bu sesleri şahinlerden korunmak için çıkartırlar.Spillerne bærer vanligvis skinnvotter for å beskytte hendene.
Bu yüzden birçoğu sesleri taklit edebilir.Kan ha mye å si for lyden.
Birbirleriyle insanların da duyabileceği sesler çıkararak sürekli olarak iletişim halindedirler.Seseorang dapat mendengar seseorang bersuara secara jelas padahal orang tersebut berada ditempat jauh.
Sesleri biraz daha iyidir.Menghasilkan suara yang lebih baik.
Şarkıda sesler duyulabilir.Lagunya dapat didengarkan disini.
Bu sesler, ses kirişlerinden kopup gelerek, hiçbir engele uğramadan serbestçe çıkarlar.Mereka mudah terprovokasi dan dapat masuk ke dalam hiruk-pikuk pekikan dan menggigit tanpa peringatan.
Tüm MissingNo.'lar kalıcı olarak yetenek, tür, istatistik ve seslere sahiptir.Semua makhluk MissingNo. menunjukkan kemampuan, jenis, statistik dan suara yang konsisten.
Kalından inceye doğru şu sesleri içerir: Do-Re-Mi-Fa-Sol-La-Si.Dalam notasi solmisasi, not-not tersebut adalah "Do-Re-Mi-Fa-Sol-La-Si".
Kendisiyle kavga eden, tartışan seslerin işitilmesi.Maka terjadinya perseteruan yang dipicu oleh agama.
Emma sağırdır ama sesleri renk olarak görebilmektedir.Rama merasa tertekan mendengar suara sumbang tersebut.
Floating tone Göçüşme (Metatez): Bir kelimede seslerin ya da hecelerin yer değiştirmesidir.Metatesis Metatesis adalah perubahan posisi suara pada suatu kata.
Ṫ ve Ż harfleri Vurgulu T ve Vurgulu Z olarak işitilen seslerdir.Demi orang-orang itu mendengarkan perkataan Pak Belalang, sangatlah sukacita hatinya.
Bu seslerden sonraki sesler ikinci doğuşkanlar olarak (bir oktav incesi) elde edilirler.Versi lainnya dari kedua jenis tersebut dibedakan oleh tahun rancangan mereka (bukan tahun pertama digunakan).
Sesler, çift kanal ses sistemi (stereo) ile kaydedilir.Rekaman suara tersebut direkam dalam stereo enam saluran.
Sadece yabancı komünistlerden önemli sesler yükselmiştir.Pengecualian hanya diberikan kepada para diplomat asing.
Bir kilometre uzaktan bile duyulabilecek sesler çıkarabilir.Suara mereka dapat terdengar dari jarak sekitar 6,5 km.
ﺯ (ze) ve ض (dad) sesleriyle karışıtırılmamalıdır.Tidak mampu bertanggung jawab dan melakukan hal-hal demi kesenangan belaka.
Filmde Will Ferrell, Tina Fey, Jonah Hill, David Cross ve Brad Pitt seslerdirme yapmışlardır.Pengisi suaranya antara lain Will Ferrell, Tina Fey, Jonah Hill, David Cross, Brad Pitt dan Ben Stiller.
Sesleri çok güzeldir.“Suaranya bagus.
Diğer tüm sesler, tenorlara göre sınıflandırılmıştır.Laki-laki yang memiliki jenis suara ini seringkali disebut sebagai counter tenor.
Sesler duymaya başladım."Aku mendengar suara.....
Dışarıdan sesler duyar.Terdengar suara asing.
Tam bu sırada davul sesleri duyulur.Disaat itu suara kembang api sudah terdengar.
ۆ, گ, ڭ, پ, چ harfleri Arapçada bulunmayan sesleri gösterir.Al-Qur'an tidak memakai kata ʿarab, tetapi hanya menggunakan kata sifatnya yaitu ʿarabiyyun.
Bu sesler oldukça yumuşak ve tatlı duyulur.Suaranya lembut dan manis.