Kral, bana çocuğun olarak seslenmeyi kes. Tanrı aşkına ben otuz iki yaşındayım!King, stop calling me your boy. I'm thirty-two, for God's sake!
Kimse bana böyle seslenmez.Nobody calls me that.
Tom bize seslenmedi.Tom didn't yell at us.
Microsoft, Entourage'nin "tamamen farklı bir kitleye seslenmek" üzere tasarlandığını iddia etti.Microsoft claimed that Entourage was intended "to address an entirely different audience".
Kasem, Shaggy'ye seslenmeye devam ederken karakterin evrimleştiğini söyledi.Kasem stated that as he continued to voice Shaggy, the character evolved.
Doug Chandler'a "Bing!" diye seslenmekten ve kalçasına vurmaktan zevk alır.Doug enjoys calling Chandler "Bing!" and slapping his male colleagues on the butt.
Sam ona hem 2008'de hem de 1973'te takma adı olan Clams diye seslenmektedir.He is referred to by his nickname, "Clams", in both 2008 and 1973.
Nutuk, bir dinleyici kitlesine seslenme, söylev.'비정상회담' 홍혜걸, 여예스더의 무엇이든 물어보세요.
Misaki ona "Dragon" (Ejderha) diye seslenmektedir. Maid (メイド, Meido?)Paifu gives him the nickname "Makoleen" (マコリン, Makorin).
Kendi kendisine ona seslenmemesi gerektiğini söylemiştir ve onu sevemediği için çok üzgündür.He tells her that he needs things from her also, and that nothing is worse than losing her.
Bu nedenle, bugün doğrudan size seslenmek istiyorum- Sudan ve Güney Sudan halkı.So today I want to speak directly to you- the people of Sudan and
Annesine seslenmeye başlamıştı.He started to call out for his mum.
Bana böyle seslenme.Don't call me like that.
Fakat o ses bana seslenmeyi sürdürüyordu:But this voice kept calling me:
‹Baba, gençliğimden beri Benim dostumsun› diye az önce bana seslenmedin mi?Will you not from this time cry to me, 'My Father, you are the guide of my youth?'
Bu dönüş, sadece bir seslenmeye bakar.It will only be a single blast,
Tadiç'in çok sayıda ikili görüşmede bulunması ve Cuma günü foruma seslenmesi bekleniyor.Tadic is expected to hold several bilateral meetings and to address the forum on Friday.
Dragonfang bulunduğunda, Valkyrie yeteneklerini ona seslenmek için kullanacak.When Dragonfang is found, Valkyrie will use her abilities to call it to her.
Sam, Jessie'ye seslenmeye başlar ve bu yüzden Sam ısırılır.Dabei beginnt Sam, nach Jessie zu rufen, und bringt die Gruppe damit in Lebensgefahr.
Arkadaşları ve ailesi ona Emily diye seslenmektedir.Von ihren Freunden und ihrer Familie wird sie Tina genannt.
Arkadaşları ve ailesi ona Emily diye seslenmektedir.Cependant, sa famille et ses amis continuent de l'appeler « Emily ».
Onlara göre şiir düşüncelere değil duygulara seslenmelidir; çünkü şiir bir şey anlatmak için yazılmaz.Or, les animaux n’ont pas de croyances, donc pas de désirs, car avoir des croyances nécessite le langage.
Nida seslenme, hitap etme sanatı.Pour les articles homonymes, voir Appell.
Seslenmesi "chip" şeklinde olup, şarkısı bu chip sesi serisinin chipchipchipchipchipchip şeklinde olur.Su llamado suena como un chip, y su canto es una serie rápida que suena chipchipchipchipchipchip.
Misaki ona "Dragon" (Ejderha) diye seslenmektedir. Maid (メイド, Meido?)Paifu lo llama Makorin (マコリン, 'Makorin'?).
Arkadaşları ve ailesi ona Emily diye seslenmektedir.Tanto su familia como sus amigos la llaman Birdy.
Nutuk, bir dinleyici kitlesine seslenme, söylev.Venid, Escuchad la voz de un Profeta.
Seslenmesi "chip" şeklinde olup, şarkısı bu chip sesi serisinin chipchipchipchipchipchip şeklinde olur.Comunicano con un verso che fa "chip chip chip" in caso di pericolo.
Arkadaşları ve ailesi ona Emily diye seslenmektedir.La gente si chiede se chiamarla ora Amanda o Emily.
Nida seslenme, hitap etme sanatı.Искусствовед по призванию и зову сердца.
Ailesi ona genellikle Duck şeklinde seslenmektedir.Его мать часто отправлялась в гастроли в качестве бэк-вокалистки.
Arkadaşları ve ailesi ona Emily diye seslenmektedir.كان اصدقائها وزملائها يعرفونها باسم كاي.
Arkadaşları ve ailesi ona Emily diye seslenmektedir.Door haar vrienden en familie wordt ze Andy genoemd.
Arkadaşları ve ailesi ona Emily diye seslenmektedir.Rodzina i przyjaciele nazywali go „Aleckiem”.
Sayın milletvekili arkadaşım bir nebze temas etti, sizin huzurunuzdan seslenmek istiyorum.Ворог послав парламентерів з пропозицією до обложених здатися в полон.
Arkadaşları ve ailesi ona Emily diye seslenmektedir.Родичі і друзі називали її «Міс Сьюзі».
Arkadaşları ve ailesi ona Emily diye seslenmektedir.Její rodina a přátelé ji říkají Emily.
Misaki ona "Dragon" (Ejderha) diye seslenmektedir. Maid (メイド, Meido?)Svůj drink nazval „El Draque“ (drak, podle přezdívky Francise Draka, jeho nadřízeného).
Ailesi ona genellikle Duck şeklinde seslenmektedir.Tato směs je tvarována obvykle do podoby tyček.
Sam, Jessie'ye seslenmeye başlar ve bu yüzden Sam ısırılır.Nunta începe, iar Sam pare să fie mort.
Arkadaşları ve ailesi ona Emily diye seslenmektedir.Printre prieteni i se spunea "Emilie".
Ailesi ona genellikle Duck şeklinde seslenmektedir.Áriáit általában a da capo forma szerint építette fel.
Sayın milletvekili arkadaşım bir nebze temas etti, sizin huzurunuzdan seslenmek istiyorum.Gyűlést hívott össze Esztergomban, ahol híveivel fejedelemmé választatta magát.
Misaki ona "Dragon" (Ejderha) diye seslenmektedir. Maid (メイド, Meido?)Maša kutsuu häntä hellyttävästi nimellä Miška (мишка=nalle).
Arkadaşları ve ailesi ona Emily diye seslenmektedir.Η οικογένεια και οι φίλοι της την φωνάζουν Έμιλι.
Ma hani?" diye kocasına seslenmektedir."Vil han kæmpe?' spurgte Gage sine mænd.
Ailesi ona genellikle Duck şeklinde seslenmektedir.Den blir ofte fremført som duett.
Arkadaşları ve ailesi ona Emily diye seslenmektedir.Familien og venner kalte ham dog for Gabriel.
Nutuk, bir dinleyici kitlesine seslenme, söylev.Lupakan tentang percakapan yang cerdas, sebaliknya, jadilah seorang pendengar yang baik.
Arkadaşları ve ailesi ona Emily diye seslenmektedir.Keluarga dan teman dekatnya memanggilnya Frank.
Arkadaşları ve ailesi ona Emily diye seslenmektedir.彼女の家族や友人からはエミリーの名で呼ばれている。
Büyükannesini de çok seven Sheldon, kendisine Ayçöreği diye seslenmesini çok sever.祖母もシェルドンを大変可愛がっており、彼を「ムーン・パイ」と呼んでいるらしい。
Ailesi ona genellikle Duck şeklinde seslenmektedir.通常時はドッグタグの様な形態をしている。
"Şimdiden belli değil, ya olur ya olmaz" anlamında bir seslenme sözü.ものごとを断定的には言わない傾向があり「…かな」が口癖。
Microsoft, Entourage'nin "tamamen farklı bir kitleye seslenmek" üzere tasarlandığını iddia etti.而微軟則認為Entourage是為了「滿足完全不同的觀眾的需求」。
Arkadaşları ve ailesi ona Emily diye seslenmektedir.가족과 친구들에게는 에밀리로 불리고 있다.
Nida seslenme, hitap etme sanatı.자는 대이, 호는 청천이다.
Arkadaşları ve ailesi ona Emily diye seslenmektedir.משפחתו וחבריו קראו לו סטיבי.
Arkadaşları ve ailesi ona Emily diye seslenmektedir.Приятелите и семейство му го наричат Франк.
Arkadaşları ve ailesi ona Emily diye seslenmektedir.Rodbina i prijatelji su ga zvali Tom.