Allah-ü Teala ondan razı olmuştur!” sesi duyuldu.Îi mulțumesc lui Dumnezeu că sunt de ajuns inimii ei nemărginite!"
Ünye'nin Sesi.Vocea Vâlcii.
Genç yaşlarında sesini güçlendirmek için vokal dersleri aldı.În tinerețe a studiat retorica.
Diyastol esnasında ikinci kalp sesi duyulmaktadır.Tot aici se aude bătaia specifică a inimii.
Normal A sesi ile farkı ortadan kalkmıştır.Cel mai ușor se deosebește după sunete.
Başka kimse onun sesini duymamaktadır.Vocea sa nu este interpretată de nimeni.
Birdenbire üç tüfek sesi duyulur.Apoi, la 12.30, s-au auzit trei focuri de armă.
Mutfakta birilerinin sesini duyduğumu düşünüyordum.Am crezut că am auzit vocea cuiva în bucătărie.
Tom okyanusun sesini dinledi.Tom a ascultat sunetul oceanului.
Ardından klavyenin sesiyle sesi bütünleştiren bir teknik kullandı.După acesta folosește o tehnică prin care vocea se modelează după sunetul claviaturii.
Allah-ü Teala ondan razı olmuştur!” sesi duyuldu.Mindeközben mondja: Allah hallja azokat, akik magasztalják Őt.
Tekrardan hiç konuşmamayı, çünkü sesimin birini öldüreceğini düşündüm.''Úgy éreztem, sosem szólalok meg többé, mert a hangom bárkit megölhet.”
Yeter ki onun sesini dinlesin.Köszönöm, hogy meghallgattak.
Henüz Nokia'nın karakteristik zil sesini kullanmadı: yalnızca 1994 yılında tanıtıldı.Ezen még nem található meg a jellegzetes Nokia-csengőhang: ezt csak 1994-ben kezdték használni.
Bilek iletişimcileri, Star Trek'tekilerle aynı sesi kullandılar.A csuklókommunikátorok ugyanolyan hangot adnak ki, mint a Star Trekben használtak.
Rusya'nın Sesi.Oroszország Hangja. .
1968 yılı heavy metal olarak tanınan sesin birleşmeye başladığı yıl olarak bilinir.1968-ban a hangzás, ami heavy metal néven lett ismert, kezdett összeérni.
Ben sesimin ana enstrüman olmasını istiyorum."Azt akartam, hogy a hangom legyen a legfőbb eszköz.”
"Bavulun sesi".A „rosszkedv táska”.
Eskiden bir sesim vardı.Volt egyszer egy Fellegvár.
Amerika'nın Sesi.Amerika Hangja.
Vodvil Fransızca da 'halkın sesi' olarak da bilinir.A francia nyelv „Voix humaine” néven ismeri.
Bu sırada yaklaşan trenin sesi duyulur.Tudja, hogy mikor jön a következő vonat?
Sesin oluşumu rüzgarın kumul üzerinde geçmesi veya kumun üstünde yürüme sonucu oluşabilir.A hang keletkezésének oka lehet a homokdűnék felett süvítő szél vagy a homokon való sétálás.
Dokuzuncu parça olan "Come to Mama"'da Gaga, edalı sesi ile sesli harfleri uzatarak söyler.A kilencedik, Come to Mama című számban Gaga affektált hangon énekel, a magánhangzókat hosszan ejti ki.
Chicago Tribune'dan Greg Kot, şarkı boyunca Gaga'nın sesinin Auto-Tune ile değiştirildiğini belirtti.Greg Kot a Chicago Tribune úgy vélte, hogy Gaga vokáljánál az Auto-Tune zenei szoftvert használták.
Sesi kalın idi.Fura egy hang volt.
Sayid bu esnada sinyal almayı başarmıştır ve Fransız bir kadının sesini duyarlar.Sayid bekapcsolja az adó-vevőjét, és beméri a francia nő adását.
Sesi yüksek değildir.Hangja nem feltűnő.
Vietnam'ın Sesi.Vietnami nemzetiség.
Yani kafiye için aynı sesin kullanılmasına gerek yoktur.Így nem szükséges használniuk a siklót.
Jimmy, bir helikopter sesi duydu ve kapıyı açmaya çalıştı.Egy női hang azt mondja, próbálja meg kinyitni az ajtót.
O anda Tanrı’nın sesini duyar.Isten rövid idő múlva meghallgat titeket.
Sloganı "Milli İradenin Sesi"dir.A rádió szlogenje: „A szülőföld hangja”.
Hemen her ezgi de sesini duymak mümkündür.A vokálban Sia hangja is hallható.
Herhangi bir sesi yoktur.Hang nélkül.
Sonra Yahudiler için geldiler, sesimi çıkarmadım, çünkü Yahudi değildim.Még csak egyet: Nem röstellem, hogy zsidó voltam.
Bir kelime veya sesin ilk hecesini belirlemeye çalışır.Egy hang vagy egy szótag szó eleji elhelyezését, hozzáadását jelenti.
Sabah top sesiyle uyanırlar.Miles reggel a tüzet piszkálgatja.
Voleybolun Sesi.Szepes Béla.
Konuşamaz Sadece Islık Sesi Çıkartır.Ennek következményeként csak suttogva tud beszélni.
Polisin biri, bir telefon sesi duyar.Susan egyik ügynöke lehallgatja a hívást.
Sonra gelen bir helikopterin sesini duyarlar.Hamar meghallanak egy közeledő helikoptert.
Bu sırada evde bulunan karısı, silah seslerini duydu; ancak kapı sesi sandı.A nő a 25-en lakik és a kaputelefonon hívják, de alighogy megszólal máris lövést hallanak.
İlk olarak büyükbabasının yürüyüşünü, mimiklerini ve sesini taklit etmeye başladı.Vágyódni kezdett édesanyja, kutyája és mostohatestvére után.
Akustik müzik yapan kişiler, müziğin sesini elektronik amfilerle arttırırlar.A akusztikus zenei előadók gyakran erősítik fel a kiadott hangerőt elektronikus erősítőkkel.
Sigara içmesinin sesini daha kısık yaptığına inanıyordu.Haragosan csendre inti a cipészt.
Takribi kısa bir e sesine denk gelen fetha nesneyi betimler.Az udvari bolond rövid szólótáncával vonja magára a figyelmet.
Tory zil sesi duyar.Tornyában harangjáték működik.
Dikkat çekici giysisi, yüksek bir sesi vardır.Egy különleges maszkot visel, melyen egy nagy szem található.
Melisande sesizce hayatına veda edip bu dünyadan ayrılır.Hópelyhecske örökre búcsút vesz szerelmétől és az emberek világától.
Bazen –i sesi okunmayabilir.Előfordul, hogy a célszó hangalakját nem tudjuk felidézni.
Kristen silah sesini duyar ve kulübeye doğru koşar.Marilia a lövés hangjára fegyvert fog, és berohan a szobába.
Her birinin, Ilúvatar'ın önünde şarkı söyleyerek onu eğlendirmesi için verilmiş güçlü bir sesi vardı.Minden csapatnak egy a zsűri által kiválasztott dalt kellett előadni a mentorok előtt.
Cameo: Çığlık sesi Adam Sandler'in.László: Hear the Sound of Tárogató!
(Arya: Taci, lo voglio, e basti / Sesini çıkartma!(Khilón) „A hallgatásra sóvárogj, ne a beszédre!” „Tarts mértéket!”
Walt televizyonun sesini açınca Michael uyanır ve ona TV’nin sesini kısmasını söyler.Az utazás napján, Walt felébreszti Michael-t a hotelszobában, amikor felkapcsolja a TV-t.
1968 Sahibinin Sesi Plak.1968-tól a Mafilm rendezője volt.
Sesi kazı andırır.Csicsergő hangja van.
Kızın haline acıyan Charlie sesini çıkartmaz ve parasını kıza bırakıp sessizce uzaklaşır.Steve semmit nem tesz ennek megakadályozására és gúnyolódik a lányon.