Sonorus: Sesi yükselten büyüdür.Сонорус — магічний підсилювач голосу.(підсилює голос в 1000 разів).
Sessizlik işitilebilir sesin kısmen ya da tümüyle yokluğudur.Вади слуху — повна або часткова нездатність чути.
"Babamın Sesi".«Голос Країни».
Onları diğer gruplardan ayıran en büyük özellik ise, vokal Henning May'ın pürüzlü sesidir.Особлива прикмета їх звучання — сильний, з хрипотою голос соліста Хеннінга Мая.
O mermi sesi duyduğunda bile kaçmıyordu.Але ті не встигли пообідати, як почулися вистріли.
Melodik ve güçlü bir sesi vardı.Має ніжний і мелодійний голос.
"'Bu oluşum halkın sesi'".Це — ідея народності».
(Hiçbir faaliyet yapmayanın sesi de duyulmuyor.)(Звук ḹ на практиці не зустрічається.)
Son derece yakışıklı ve çekici görünümüne karşın sesi imce, oyunculuk yeteneği de sınırlıydı.Крім гарного зовнішнього вигляду, актор мав добрий голос, неголосний, але інтенсивний.
Şimdi yüz sesim var.100 осіб, у т. ч.
Anlatımı savaşın yarattığı yıkım karşısında derin bir yas tutan Tanrı'nın sesi oldu.Про це відомо тільки тому Богові Смерті, який уклав угоду.
Mesela "ی" harfi hem "y" sesini hem "î" sesini vermektedir.Літери η, ι, υ передають на письмі звук «і».
Sesin kuvvetine gürlük denir.У пробивній силі його голосу?
Keskin ve acıklı bir sesi vardır.Має глибокий та хрипкий звук.
Fren sesini azaltır.Контузія позбавила його голосу.
Filmin dış sesi de birçok tartışmaya sebep oldu.Загалом фільм викликав багато політичних дискусій.
Sesi kazı andırır.Звук видобувають плектром.
1968 Sahibinin Sesi Plak.1968 року здобув звання mміжнародного майстра.
Sesi biraz daha soğuktur.iticidir.Вона стійка до холоду, легко розмножується.
İ'ye yakın bir I sesi veya Y gibi telaffuz edilir.Вимовляється як звук ж або як ш.
Ķ Letoncada İnce K sesidir.Руслан чує голос фінна.
Biçim ve kod çözücülerin izin verdiği 5.1 surround sesi desteklenmektedir.Найостанніша випущена версія 5.1, який включає початковий код.
Zenne Karagöz'ün karısı rolündeyse perdede gözükmez sadece sesi duyulur.Ламберт у кадрі не з'являється, чути лише її голос.
Sahibinin Sesi, Columbia ve Odeon firmalarına plaklar doldurdu.Записані диски було розіслано по бібліотеках та організаціях УТОС.
Teyakkuz hâlinde, çok keskin ve tiz, yerini belirlemesi güç bir "tsiiip" sesi çıkarırlar.Короткий та міцний, він використовує мегафон, щоб звучати загрозливо.
Tom'un muhteşem bir sesi var.Том має фантастичний голос.
Sonra Yahudiler için geldiler, sesimi çıkarmadım, çünkü Yahudi değildim.Pak přišli pro Židy, a já jsem se neozval, protože jsem nebyl Žid.
Peki bir elin sesi nedir?"Jak zní potlesk jedné ruky?
Goon Show'un Major Dennis Bloodnok karakterinin sesi bu dönemden gelmektedir.Hlas z pořadu Goon Show Major Bloodnok pochází z tohoto období.
Henüz Nokia'nın karakteristik zil sesini kullanmadı: yalnızca 1994 yılında tanıtıldı.Nevlastnila ještě charakteristické vyzvánění pro dnešní nokie, protože to bylo zavedeno až v roce 1994.
Vietnam'ın Sesi.Dějiny Vietnamu.
Castellaneta'nın normal konuşma sesi, Homer ile benzerlik göstermiyor.Původní hlas Dana Castellanety není podobný hlasu Homera.
Lecter, arka plandaki sesten Kolnas'ın restoranındaki kuşların sesini fark eder.Ten však uslyší v pozadí ptáky z Kolnasovy restaurace.
Sonorus: Sesi yükselten büyüdür.Sonorus Kouzlo, po kterém se stává hlas hlasitější.
Film, Kaulder'ın dairesindeki silah bölmesindeki Cadı Kraliçe'nin kalp atışı ve soluk sesi ile son bulur.Film končí slabým zvukem tepu v jedné z Kaulderových zbraní v jeho bytě.
Ve sesini duyarlar.Vtom uslyší jejich tón.
Sesi çok depresiftir.Jeho hlas je hluboký.
Terry Brown - psikiyatristin sesi.Terry Brown – hlas hypnoterapeuta.
Süre, bir sesin ne kadar sürdüğünü ifade eder.Naznač jednou rukou, jak vysoko dosáhneš.
Ayrıca dört el silah sesi duyuldu.Dále nesly 4 protiletadlová děla.
Bu ulvî ruhun sesi gök gürültüleri, ayaklarından çıkan alevler ise şimşekler olarak algılanmaktaydı.Patří sem oheň (svíčka, lampa), v němž září: rozžhavené částice (nejčastěji uhlíku), slabě i žhavé plyny.
Sesin parmak izini oluşturduktan sonra Shazam veritabanında eşleşme aramaya başlar.Jakmile je otisk zvuku vytvořen, Shazam začne vyhledávat shodu v databázi.
Meğer ben bugüne kadar sesimi çok doğru ve profesyonel kullanmamışım.Odpověděla, že ještě nikdy profesionálně netrénovala svůj hlas.
Öyle olacak ki, dehşetin sesinden kaçan çukura düşecek, çukurdan çıkan tuzağa yakalanacak.Pak se sud položí na ližiny, po nichž se kutálí, a přebytečná smola z vytéká ven.
"'Bu oluşum halkın sesi'".Je to opium lidu“.
Yeter ki onun sesini dinlesin.Aby váš hlas byl vyslyšen.
Buğulu, hoş ve dinlendirici bir jazz sesine sahiptir.Většina písní má tichý a klidný jazzový charakter.
Arkalarından bağırır ama sesini duyuramaz.Zkouší křičet, ale nedokáže vydat ani hlásku.
Sesi yüksek değildir.Jejich hlas není příliš hlučný.
Ancak buradaki 'Y' sesi de çok kısa ve belirsiz söylenir.Text kromě toho nemluví příliš jasně a zřetelně.
Sesi daha yumuşaktır.Jejich zvuk je vyrovnanější.
ΟΙ - οι birleşimi, /i/ sesini verir.Čest, mír – chtěl abychom se poznali.
1968 yılı heavy metal olarak tanınan sesin birleşmeye başladığı yıl olarak bilinir.Roku 1968 se počal utvářet zvuk, který se později stal známý jako heavy metal.
Berrak sesi ve türküleri özgün yorumuyla dinleyenlerin hayranlığını kazanmıştır.Hovořil pak jasným a zvučným hlasem, kterým si získával srdce posluchačů.
O anda Tanrı’nın sesini duyar.Kdo je z Boha, slyší Boží řeč.
Cameo olaraksa Ellen DeGeneres'in sesi filmin başında geçmektedır.Řekla Gaga v následném rozhovoru Ellen DeGeneres.
Rusya'nın Sesi Radyosu.Rozhlas.cz - Rádio vašeho kraje.
Şimdi yüz sesim var.Těch jsou stovky.
Motor sesi çok değişiktir, hafif bir ıslık sesini andırır.Motor je hlučný a vykazuje vysokou kouřivost.
Sonra gelen bir helikopterin sesini duyarlar.Po chvíli přilétá americký vrtulník.