Ana içeriğe geç
Sözlük

sesi ile cümle

sesi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Ancak buradaki 'Y' sesi de çok kısa ve belirsiz söylenir.Natomiast w naszych czasach to „kiedy” brzmi nieco dziwnie i niezręcznie.
O anda Tanrı’nın sesini duyar.Przy Jego chrzcie słyszano głos Boga.
Herhangi bir sesi yoktur.Nic nie słychać.
Perry'nin sesi kontraltodur.Głos Lany klasyfikowany jest jako kontralt.
Ve sesini duyarlar.Wciąż słychać ich krzyk.
Uzatılarak okunan ince bir i sesidir.To Be Heard – Single by Justs (ang.).
Martha bu sesi tanıdığını söyler.Maria przytakuje mówiąc, że wie o tym.
Şimdi yüz sesim var.Do dyspozycji jest 100 głosów.
Akide - Çok güzel bir sesi var.Meczet ma bardzo dobrą akustykę.
Sesi kesik, sert ve genizden gelen bir ‘kek’tir.Głos Jej dźwięk to nosowe i twarde, powtarzające się "kek kek".
Ne de olsa, sesini duyuramayanlar için önemli bir fırsattı.Jestem głosem pokolenia, które nie ma nic do powiedzenia.
Sesi yüksek değildir.Melodia nie jest głośna.
Sert ve dolgun bir S sesi verir.Mówi śmiesznym, nosowym głosem.
Vokalleri Jonas Renkse'nin sesinde sorun olması nedeniyle, Opeth'den Mikael Akerfeldt üslenmiştir.Zamiast wokalisty grupy Jonasa Renkse, na płycie zaśpiewał Mikael Akerfeldt z zespołu Opeth.
Wheezy'nin sesi R. Lee Ermey ....Tam urodził się aktor R. Lee Ermey.
Hep Sesi Kısık Konuşur.Przemawia łagodnym głosem.
Bu nedenle D sesine benzer.Podobnie jest z d have.
Türkçedeki Ç sesini karşılamaktadır (örn: Čanak = Çanak).Nilesat odbiór w Polsce (arab.). .
Zaten sesini tamamen kaybetmişti.W końcu całkowicie stracił wzrok.
Yeter ki onun sesini dinlesin.Obyście głosu jego dzisiaj usłuchali.
Bunlar, sesi daha gür ve cızırtısız kaydedebiliyorlardı.Miał za zadania powodowanie wrażenia, że dźwięk jest nieczysty i niewyraźny.
"Babamın Sesi".Głos Ojca Pio. .
Şarkı, her iki sanatçının da diğerinin sesini duymaktan duygularını anlattığı şarkının gücüyle ilgileniyor.Tekst piosenki dotyczy tęsknoty, jaką oboje odczuwają.
Amerika'nın Sesi.Powieść amerykańska.
Sonra gelen bir helikopterin sesini duyarlar.Chwilę później słychać było nadlatujące śmigłowce.
Çünkü ź harfi /ʑ/ sesini verir.Oznacza dźwięk /əi̯/.
Büyük beğeni toplayan sesiyle ünü yurt sınırlarını aştı.Przekroczył nielegalnie granicę pod Cieszynem.
Kontes bu sesin gelinlik elbisesini dolap içinde denemekte olan Susanna olduğu yalanını yanıt olarak verir.Hrabina opiera się, tłumaczy, że Zuzanna mierzy tam właśnie suknie jakie od niej dostała.
Altıncı albümü "Sahibinin Sesi" oldu.Szósty singiel z albumu "Word of mouth''.
Karakterin sesi Corinne Orr tarafından seslendirildi. ^ (yumuşatıcı)(Głos Kale podłożyła Corinne Orr.)
Eskiden bir sesim vardı.Niegdyś istniała gmina Czuchleby.
Sonra Yahudiler için geldiler, sesimi çıkarmadım, çünkü Yahudi değildim.Nawet radziłam mu, żeby wyszedł z getta, bo on nie wyglądał jak Żyd.
Sungur Türkçesinde buradak ikinci a sesi ı sesine dönüşmüştür).Kaniš, obecnie stanowisko Kültepe w Turcji).
Ötüşü köpek gibi bir yip sesidir.Tak jest przyczepiona Do mnie jak ciężar do psiego ogona. tłum.
Billy o gece gök gürleme sesiyle uyandığında Ruthie'nin yanında olmadığını fark eder.W dzień rocznicy Andy odkrywa, że Ora miała rację.
Başka kimse onun sesini duymamaktadır.O samej prawdzie nikt już nie chce słyszeć.
Türkçedeki "ce" sesi gibi olmayıp biraz daha "j" sesine yakındır.W języku tybetańskim nie wymawia się dźwięku „z” a najbliższym jego odpowiednikiem może być dźwięk „dz”.
Diyastol esnasında ikinci kalp sesi duyulmaktadır.Podczas przesłuchania doznał drugiego zawału.
Ҙ Başkurt Kiril Alfabesinde peltek D (veya Z) sesidir.Poniżej przedstawiono algorytm rozszerzenia klucza (zarówno w pseudokodzie jak i w języku C).
12 Eylül 1980 sabahı Türk halkı, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin sesi ile uyandı.17 lipca 1912 mieszkańcy wyspy szturmem zdobyli turecki garnizon.
"Bavulun sesi".Jak czytać teczki”.
Uygurcada iki türlü e sesi vardır.Istnieją dwa rodzaje ażurowych gwiozd.
Seyircilerin istedikleri kadar sesi beğenme hakları vardır.Publiczność mogła głosować na tych, których najbardziej lubią.
Voice of America (Amerika'nın Sesi) (İngilizce).Agenci w Głosie Ameryki (pol.). .
Partinin, Zëri i së Vërtetës (Türkçe: Gerçeğin Sesi) adında yayın organı bulunmaktadır.Partia wydaje własne pismo Głos Prawdy (alb.
Melisande sesizce hayatına veda edip bu dünyadan ayrılır.Po przeczytaniu wreszcie żegna się z Marissą i wychodzi z równoległego świata.
Rumencede Türkçedeki ç harfi olmamasına rağmen ç sesi vardır. cea=ça, ce=çe, ci=çi, cio=ço olarak okunur.Poza tym w języku rosyjskim istnieje nieodmienny zaimek э́то → to, np. Что э́то?
Sabah horoz sesiyle uyanırlar.Na rano słyszą dźwięk sań.
Lütfen sesi kısın.Proszę ścisz dźwięk.
Lütfen sesi kısın.Proszę, ścisz głos.
Güzel bir sesin olduğunu duydum.Słyszałem, że masz piękny głos.
Güzel bir sesin olduğunu duydum.Słyszałam, że masz piękny głos.
Peki bir elin sesi nedir?"Hur låter en hand? ...
Rusya'nın Sesi.Rysslands röst.
Castellaneta'nın normal konuşma sesi, Homer ile benzerlik göstermiyor.Dan Castellanetas normala röster har ingen likhet med Homers.
Diğer tek heceli şakımalar sosyal ilişkilerde kullanılır ve uçuş çağrısı sert bir tik sesidir.Andra enstaviga pipanden används i sociala kontakter, och flyktlätet är ett strävt teck.
Cartwright'ın normal konuşma sesinde "Bart'tan hiçbir açık iz olmadığı" söylenir.Nancy Cartwrights normala röst har inga "inga uppenbara spår av Bart".
Akide - Çok güzel bir sesi var.Tori har en bra röst.
Ardından bir silah sesi duyulur.Då hörs ett kanonskott.
İlk oynadığı filmden itibaren sinema da kendi sesini duymak istemiştir.Hon spelade i filmen The Next Voice You Hear...
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
sesi ile cümle - Sayfa 41 - sesi kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App