Hoş olmayan bir sese verdiğiniz tepki şu; küçük bir çocukken mesela; parmaklarınızla kulağınızı tıkamak.Reacția unui bebe la sunete neplăcute e că-și pune degetele în urechi.
Hoş olmayan bir sese verdiğiniz tepki şu; küçük bir çocukken mesela; parmaklarınızla kulağınızı tıkamak.Reakcją małego dziecka na nieprzyjemny dźwięk jest zatykanie uszu palcami.
Hoş olmayan bir sese verdiğiniz tepki şu; küçük bir çocukken mesela; parmaklarınızla kulağınızı tıkamak.Se sentite un suono sgradevole, la reazione da bambini è di tapparsi le orecchie,
Hoş olmayan bir sese verdiğiniz tepki şu; küçük bir çocukken mesela; parmaklarınızla kulağınızı tıkamak.Si escucharon un sonido desagradable cuando eran bebés, la reacción fue la de poner los dedos en sus oídos.
Hoş olmayan bir sese verdiğiniz tepki şu; küçük bir çocukken mesela; parmaklarınızla kulağınızı tıkamak.התגובה לרעש לא-נעים כתינוקות, היא להכניס אצבעות לאוזניים,
Markanın sese kattığı sekiz tane anlam vardır.소리로 브랜드를 표현하는데는 8가지가 있습니다.
Markanın sese kattığı sekiz tane anlam vardır.Ada delapan ekspresi dari merek dagang dalam suara.
Markanın sese kattığı sekiz tane anlam vardır.Ci sono otto espressioni di un marchio nel suono.
Markanın sese kattığı sekiz tane anlam vardır.Der er otte ytringer af et brand i lyd.
Markanın sese kattığı sekiz tane anlam vardır.Een merk komt op acht manieren tot uitdrukking in geluid.
Markanın sese kattığı sekiz tane anlam vardır.Egy hangban a márka nyolc kifejezése van benne.
Markanın sese kattığı sekiz tane anlam vardır.Es gibt acht Ausdrucksmöglichkeiten eines Markenjingles.
Markanın sese kattığı sekiz tane anlam vardır.Existen ocho expresiones sonoras de una marca.
Markanın sese kattığı sekiz tane anlam vardır.Há oito expressões de uma marca em sons.
Markanın sese kattığı sekiz tane anlam vardır.Il y a huit expressions d'une marque dans un son.
Markanın sese kattığı sekiz tane anlam vardır.Jest osiem typów dźwięków, które tworzą markę.
Markanın sese kattığı sekiz tane anlam vardır.Một nhãn hiệu có 8 biểu hiện bằng âm thanh.
Markanın sese kattığı sekiz tane anlam vardır.Poznamo osem zvočnih oblik za blagovne znamke.
Markanın sese kattığı sekiz tane anlam vardır.Sunt opt expresii al unei mărci în sunete.
Markanın sese kattığı sekiz tane anlam vardır.Značka v sobě skrývá 8 zvukových vyjádření.
Markanın sese kattığı sekiz tane anlam vardır.Znelka značky sa skladá z ôsmych častí.
Markanın sese kattığı sekiz tane anlam vardır.Υπάρχουν οκτώ εκφράσεις ενός ηχητικού εμπορικού σήματος.
Markanın sese kattığı sekiz tane anlam vardır.Є вісім типів вираження бренду у звуці.
Markanın sese kattığı sekiz tane anlam vardır.Има осем изражения на една търговска марка в звук.
Markanın sese kattığı sekiz tane anlam vardır.Посредством звука бренд можно выразить 8 способами.
Markanın sese kattığı sekiz tane anlam vardır.לכל מותג יש שמונה ביטויי צליל.
Markanın sese kattığı sekiz tane anlam vardır.وهنالك 8 تعبيرات صوتية للعلامة التجارية
Markanın sese kattığı sekiz tane anlam vardır.全て重要ですし、どんなブランドも真ん中に指針が必要です
Örneğin; ses alanında bu, sese maruz kalmaktır.Alles, was es dafür etwa im Klang-Bereich braucht, ist die Einwirkung von Klang.
Örneğin; ses alanında bu, sese maruz kalmaktır.Al wat nodig is op gebied van bijvoorbeeld geluid is blootstelling aan geluid.
Örneğin; ses alanında bu, sese maruz kalmaktır.De exemplu, în materie de sunet este de ajuns să fii expus la sunet.
Örneğin; ses alanında bu, sese maruz kalmaktır.E' sufficiente, ad esempio, per la comprensione del suono, l'esposizione al suono.
Örneğin; ses alanında bu, sese maruz kalmaktır.Jedyne, czego trzeba, np. w kwestii dźwięku to odbiór tychże dźwięków.
Örneğin; ses alanında bu, sese maruz kalmaktır.예를 들어 음향적 영역에서, 뇌가 하는 일은 소리에 노출되는 것이 전부입니다.
Örneğin; ses alanında bu, sese maruz kalmaktır.Por exemplo, tudo o que envolve o domínio do som, é a exposição ao som.
Örneğin; ses alanında bu, sese maruz kalmaktır.Todo lo que necesita por ejemplo en el dominio del sonido, es exposición al sonido.
Örneğin; ses alanında bu, sese maruz kalmaktır.Tout ce qu'il faut par exemple dans le domaine musical c'est l'exposition à la musique.
Örneğin; ses alanında bu, sese maruz kalmaktır.Ví dụ, ở vùng thính giác, tất cả những gì não bộ tiếp nhận là những tín hiệu âm thanh.
Örneğin; ses alanında bu, sese maruz kalmaktır.Всё что нужно, например, для звукового домена - это подвергнуться звуку.
Örneğin; ses alanında bu, sese maruz kalmaktır.Всичко, което е нужно, например в звуковата сфера, е излагане на звук.
Örneğin; ses alanında bu, sese maruz kalmaktır.Усе що потрібно, наприклад, для розвитку слуху, це просто чути звуки.
Örneğin; ses alanında bu, sese maruz kalmaktır.כל מה שנדרש, למשל בתחום הצלילים, הוא חשיפה לצליל.
Örneğin; ses alanında bu, sese maruz kalmaktır.كل ما يتطلبه الأمر على سبيل المثال في مجال الصوت ، هو التعرض للصوت.
Örneğin; ses alanında bu, sese maruz kalmaktır.音に曝されることが全てです 実際 脳は自身が過ごす音環境の
Peki sese dayalı bu testler uzman klinik testleriyle karşılaştıkları zaman ne olur?Ako by sa mohli porovnať tieto zvukové testy s odbornými klinickými testami?
Peki sese dayalı bu testler uzman klinik testleriyle karşılaştıkları zaman ne olur?Alors ces tests de voix, que valent-ils par rapport aux tests cliniques experts ?
Peki sese dayalı bu testler uzman klinik testleriyle karşılaştıkları zaman ne olur?¿Cómo se comparan estos exámenes basados en la voz con los ensayos clínicos especializados?
Peki sese dayalı bu testler uzman klinik testleriyle karşılaştıkları zaman ne olur?Então estes testes baseados na voz, como é que se comparam aos testes clínicos da especialidade?
Peki sese dayalı bu testler uzman klinik testleriyle karşılaştıkları zaman ne olur?Hoe doen deze op stem gebaseerde testen het tegenover specialistische klinische testen?
Peki sese dayalı bu testler uzman klinik testleriyle karşılaştıkları zaman ne olur?Hogyan viszonyulnak ezek a hangra alapozott vizsgálatok a többi klinikai teszthez?
Peki sese dayalı bu testler uzman klinik testleriyle karşılaştıkları zaman ne olur?Jadi bagaimana tes berdasarkan suara ini jika dibandingkan dengan uji klinis?
Peki sese dayalı bu testler uzman klinik testleriyle karşılaştıkları zaman ne olur?이런 발성기반 검사가 어떻게 전문적인 의료 검사에 견줄 수 있겠느냐구요? 글쎄요.. 두가지 모두 고통스럽지 않구요.
Peki sese dayalı bu testler uzman klinik testleriyle karşılaştıkları zaman ne olur?Questi test a base vocale, come si posizionano rispetto ai test clinici?
Peki sese dayalı bu testler uzman klinik testleriyle karşılaştıkları zaman ne olur?Så hur svarar dessa röstbaserade tester mot kliniska tester av en expert?
Peki sese dayalı bu testler uzman klinik testleriyle karşılaştıkları zaman ne olur?Wie können sich diese Tests mit klinischen messen? Nun ja, sie sind beide nicht-invasiv.
Peki sese dayalı bu testler uzman klinik testleriyle karşılaştıkları zaman ne olur?אז המבחנים מבוססי הקול האלו, איך הם עומדים מול מבחנים קליניים? ובכן, שניהם לא פולשניים.
Peki sese dayalı bu testler uzman klinik testleriyle karşılaştıkları zaman ne olur?専門家のテストに太刀打ちできるでしょうか 両方とも何かを身体に突っ込んだりしませんし 既存のインフラを使います
Sese cevap veren üç Sony 'H' aygıtıydı.그것들은 3개의 소니 "H" 디바이스들인데 소리에 반응하는 것들이요.
Sese cevap veren üç Sony 'H' aygıtıydı.C'était trois appareils Sony "H" qui répondaient au son.
Sese cevap veren üç Sony 'H' aygıtıydı.Đó là 3 thiết bị Sony "H" có thể cảm biến âm thanh.