Sesini seviyorum.I love your voice.
Tom yüksek sesle horluyor.Tom snores loudly.
Tom sessiz değildi.Tom wasn't quiet.
Bir kütüphanede sessiz olmak zorundasınız.In a library, you have to be quiet.
Tom tıpkı babası gibi ses vermeye başlıyor.Tom is starting to sound a lot like his father.
Lütfen sessiz olur musun? Tom uyuyor.Could you please be quiet? Tom is sleeping.
Tom'un istediği şey barış ve sessizlikti.What Tom wanted was some peace and quiet.
Tom Mary'nin onun adını seslendiğiniı duymadı.Tom didn't hear Mary shouting his name.
Tom, Mary'nin sessiz kaldığını söyledi.Tom said that Mary remained silent.
Bip sesinden sonra bir mesaj bırakın.Leave a message after the beep.
Neden hep bu kadar sessizsin?Why are you always so quiet?
Tom'un gerçekten hoş bir sesi var.Tom has a really nice voice.
Tom neden her zamanbu kadar sessiz?Why is Tom always so quiet?
Tom dışarıdaki sesleri duydu.Tom heard voices outside.
Sami Kuran sesi duydu.Sami heard the Quran being recited.
Sami metresine 3000 sesli mesaj gönderdi.Sami sent his mistress 3000 voice messages.
Tom'un ve Mary'nin iyi sesleri var, değil mi?Tom and Mary have good voices, don't they?
Hem Tom hem de Mary sessiz kalıyordu.Both Tom and Mary kept quiet.
Hem Tom hem de Mary sessiz kaldı.Both Tom and Mary kept quiet.
Tom babasının ayak seslerini takip etmek istedi.Tom wanted to follow in his father's footsteps.
Tom bir seslendirme sanatçısı olmak istemiyor.Tom doesn't want to become a voice actor.
Tom seslendirme sanatçısı olmak istemedi.Tom didn't want to become a voice actor.
Çalışmaya çalışıyorum, bu yüzden lütfen sessiz ol.I'm trying to study, so please be quiet.
Tom seslendirme sanatçısı olmak istedi.Tom wanted to become a voice actor.
Tom biraz daha sessiz olmalı.Tom needs to be a little quieter.
Tom'un iyi bir sesi var, değil mi?Tom has a good voice, doesn't he?
Tom çok yüksek sesle konuşmak zorunda değildi.Tom didn't have to speak so loud.
Tom'a yüksek sesle konuşmamasını söyledim.I told Tom not to talk so loudly.
Neden bu kadar sessizce konuşuyorsun?Why are you speaking so quietly?
Tom çok yüksek sesle konuşmak istemiyordu.Tom didn't want to talk so loud.
Tom'un çok yüksek sesle konuşmasına gerek yoktu.Tom didn't need to talk so loud.
Lütfen sessiz olun. Çalışıyorum.Please be quiet. I'm working.
Tom yüksek sesle bir patlama duydu.Tom heard a loud explosion.
Tom Mary'den daha sessiz.Tom is quieter than Mary.
Lütfen sessiz olmaya çalışın.Please try to be quiet.
Tom yüksek sesle patlama duydu.Tom heard a loud bang.
Sana sessiz olmanı söyledim.I told you to be quiet.
Onun kız kardeşimin sesi olduğunu biliyordum.I knew that it was my sister's voice.
Tom müziğin sesini kısmamızı istedi.Tom asked us to turn down the music.
Tom şehrin sessiz bir bölgesinde yaşıyor.Tom lives in a quiet part of town.
Tom Mary'nin söylediklerini duymamazlıktan gelmeye ve sessiz kalmaya karar verdi.Tom decided to ignore what Mary said and remain silent.
Tom'un sesi güzel mi?How good a singer is Tom?
Tom çok yüksek sesle konuşur.Tom talks very loud.
Tom sessiz değildi, fakat Mary sessizdi.Tom wasn't silent, but Mary was.
Bu kadar yüksek sesle konuşmana gerek yok.You don't need to talk so loud.
Tom'un bu kadar sessiz olacağını düşünmemiştim.I didn't think Tom would be so quiet.
Tom arkasında bir silah sesi duydu.Tom heard a gun click behind him.
Tom sessizleşti.Tom got quiet.
Yüksek sesli müziğe dayanamıyorum.I can't stand loud music.
Sami, Leyla'nın sesini hemen tanıdı.Sami instantly recognized Layla's voice.
Yüksek sesli müzikten hoşlanırım.I like loud music.
Senin küstah sesini beğenmiyorum!I do not like your arrogant tone!
Bu televizyonu beğeniyorum. Ses olağanüstü.I like this television. The sound is exceptional.
Sesini yükselt, Tom. Seni duyamıyorum.Speak up, Tom. I can't hear you.
Tom'un sesi beni ürkütüyordu.Tom's voice startled me.
Sami garip bir ses duydu ve araştırmak için dışarı çıktı.Sami heard a weird noise and went out to investigate.
Sami bir güm sesi duydu.Sami heard a thump.
Sami bir gürültülü bir darbe sesi duydu.Sami heard a thump.
Biraz daha yüksek sesle konuşabilir misin?Could you speak a little louder?
Sami, Leyla'nın sesli postasını kurtardı.Sami saved Layla's voice mail.