Bir papağan insan sesini taklit edebilir.A parrot can imitate the human voice.
Müzik, düşünen sestir.Music is noise that thinks.
Tom Mary'nin mektubunu bize monoton bir sesle okudu.Tom read out Mary's letter to us in a monotone voice.
Sessiz bir davranış, heybetli bir konuşmadan daha değerlidir.A quiet act is worth more than an impressive speech.
Beklemek, gözlemek ve sessiz kalmak birçok savaşı önleyebilir.Waiting, observing, and keeping silent can avoid many wars.
Sirenler yüksek sesle çaldı.Sirens blared.
Tom da ben de sesimizi çıkarmadık.Tom and I both kept quiet.
Hem Tom hem ben sessizliğimizi koruduk.Tom and I both kept quiet.
Tom ve ben ikimiz de sessizdik.Tom and I were both quiet.
Tom ve ben ikimiz de sessiz kaldık.Tom and I both kept silent.
Tom ve ben ikimiz de olabildiğince yüksek sesle bağırdık.Tom and I both shouted as loudly as we could.
Lütfen Tom'a sessiz olmasını söyle.Please tell Tom to be quiet.
Tom'a sessiz olmasını söyle.Tell Tom to be quiet.
Bazı silah sesleri duyduğunu söylediğini sandım.I thought you said you heard some gunshots.
Tom mutfaktan sesler duyduğunu söyledi.Tom said he heard noises in the kitchen.
Sesim Tom'unki kadar güzel değil.I can't sing as well as Tom can.
Tom, sesin onu rahatsız etmediğini söyledi.Tom said the noise didn't bother him.
Bu sesin sebebini merak ediyorum.I wonder what's causing that sound.
Bu sese neyin sebep olduğunu merak ediyorum.I wonder what's causing that sound.
Tom bunun sesini sevdiğini söyledi.Tom said he likes the sound of that.
Tom çok sayıda silah sesi duyduğunu söyledi.Tom said he heard a lot of gunshots.
Tom silah sesiyle uyandığını söyledi.Tom said the gunshots woke him up.
Tom silah sesine kalktığını söyledi.Tom said the gunshots woke him up.
Tom'un sesi çok iyimser değildi.Tom didn't sound too optimistic.
Tom bunu sessizce yapmamı istedi.Tom asked me to do that quietly.
Tom bir patlama sesi duyduğunu söyledi.Tom said he heard an explosion.
Tom ve ben birlikte bir düet seslendirdik.Tom and I sang a duet together.
Tom'un şarkı söyleme sesi kötü değil.Tom's singing voice isn't bad.
Tom bunu yaparken sessiz olurdu.Tom would be quiet doing that.
Tom sessiz olman gerektiğini söyledi.Tom said I needed to be quiet.
Silah seslerini duymamıştım.I didn't hear the gunshots.
Tom Mary'nin yanına oturdu ve sessizce dinledi.Tom sat next Mary and listened quietly.
Birçok silah sesi duydum.I heard a lot of gunshots.
Yüksek sesli müzikten hoşlanmam.I don't like loud music.
Tom bana sessiz kalmamı söyledi.Tom told me to stay quiet.
Sessiz olmaya çalışıyorum.I'm trying to be quiet.
Sen sessiz bir adamsın.You're a quiet person.
Tom ve ben sessizce konuştuk.Tom and I talked quietly.
Tom'un daha sessiz olması gerekiyor.Tom needs to be quieter.
Çok yüksek sesle konuşmaçDon't speak so loudly.
Sesiniz kötü değil.Your voice isn't bad.
Biraz sesemlemiş görünüyorsun.You look a bit dazed.
Lütfen sessizce konuşun.Please speak quietly.
Tom'un sesi kötü değil.Tom's voice isn't bad.
Tom ve ben bir düet seslendirdik.Tom and I sang a duet.
Tom ve ben sessiz kaldık.Tom and I kept silent.
Ben sessiz olmalıyım.I need to be quiet.
Sen çok sessizsin.You're very quiet.
Tom ve Mary bir düet seslendirdi.Tom and Mary sang a duet.
Tom sessiz davranıyor.Tom is being quiet.
Hepimiz bir süre için sessiz kaldık.We were all silent for a while.
Tom, Mary'den daha yüksek sesle horluyor.Tom snores louder than Mary.
Tom'un Mary'den daha yüksek sesle horladığını düşünüyorum.I think Tom snores louder than Mary.
Dün gece silah sesleri duydum.I heard gunshots last night.
Lütfen radyonuzun sesini kısın.Please turn the radio down.
İnsanların seslerini duyabiliyorum.I can hear people's voices.
Lütfen radyonun sesini aç.Please turn the radio up.
Çocuklar sessiz kaldı.The children kept quiet.
Tom sessiz oturmazdı.Tom wouldn't sit still.
Tom ve Mary ikisi de yüksek sesle horladı.Tom and Mary both snore loudly.