Ana içeriğe geç
Sözlük

ses ile cümle

ses kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Radyo sesler tarafından rahatsız edilmektedir.The radio is disturbed by noises.
Radyonun sesini kıs.Turn the radio down.
Radyonun sesi çok yüksek. Sesi kısın.The radio is too loud. Turn the volume down.
Berbat bir çığlık sesi onu ürpertti.The sound of an awful scream made him shudder.
Sesinizi yükseltin.Raise your voice.
Daha sesli.Louder.
Daha yüksek sesle konuşun lütfen.Speak louder, please.
Lütfen daha sessiz konuşun.Speak more quietly, please.
Lütfen sessiz olun.Less noise, please.
Daha sessiz!Quieter!
Gece vakti bile olsa, artık sessiz ve huzurlu değil.Even at nighttime, it was not quiet and peaceful any more.
Lütfen sesi biraz daha kısın.Please turn down the volume a little bit more.
Artık sessiz kalamam.I can no longer remain silent.
Mary sessizce kapıyı kapattı.Mary closed the door quietly.
Hepsi sessizdi.All were silent.
Bağırmaktan sesleri kısıldı.They were all hoarse from shouting.
Herkes işitebilsin diye lütfen yüksek sesle oku.Please read it aloud so that everyone can hear.
Daha yüksek sesle konuşun böylece herkes sizi duyabilir.Speak louder so everyone can hear you.
Herkes beni duyabilsin diye yüksek sesle konuştum.I spoke loudly so that everyone could hear me.
Herkes seni duyabilsin diye lütfen daha yüksek sesle konuş.Please speak more loudly so that everybody can hear you.
Hâlâ sesini duyabiliyorum.I can still hear your voice.
Ben hâlâ senin sesini duyabiliyorum.I can still hear your voice.
Bay Hopkins öyle bir yüksek sesle konuştu ki onu üst kattan duyabiliyordum.Mr Hopkins spoke in such a loud voice that I could hear him upstairs.
Sesi azaltmanızın sakıncası var mı?Would you mind turning down the volume?
Sesi kısar mısınız?Would you mind turning down the volume?
Ses biraz sonra kayboldu.Soon the sound died away.
Onlar düdük sesini duyduklarında son hızla başladılar.On hearing the whistle, they started at full speed.
Perry yüksek sesle düşünme alışkanlığı edindi.Perry has acquired the habit of thinking aloud.
Betty'nin tatlı bir sesi var.Betty has a sweet voice.
Blackie yemek yerken çok ses çıkarıyor.Blackie makes a lot of noise while he eats.
Piyano akortsuzdu; çok kötü ses veriyordu.The piano was out of tune; it sounded very bad.
Geçit töreninin sesi gittikçe kayboldu.The sound of the parade died away.
Yüksek sesle konuş!Speak up!
Kemanın sesi çok tatlı.The sound of the violin is very sweet.
Ne cevap vereceğimi bilmediğim için, sessiz kaldım.Not knowing what to answer, I kept silent.
Ne söyleyeceğimi bilmediğim için sessiz kaldım.Not knowing what to say, I kept silent.
Nasıl cevap vereceğimi bilmediğim için, sessiz kaldım.Not knowing what answer to make, I kept silent.
Tom caddenin karşısından ona seslendi.Tom called to her across the street.
Tom yarım saattir sessizce oturuyordu.Tom was sitting silent for half an hour.
Tony'nin sesi güzel.Tony's voice is nice.
Tony yeşil alanlar ve küçük, sessiz köyler gördü.Tony saw green fields and small, quiet villages.
Tony onun sesini duydu ve piyano çalmaya durdurdu.Tony heard her voice and stopped playing the piano.
O çok sessiz bir oda.It's a very quiet room.
Benim için sürpriz oldu, kapı sessizce açıldı.Much to my surprise, the door opened noiselessly.
Lütfen sessiz durun.Please keep quiet.
Ne yapacağını bilmediği için, sessiz kaldı.Not knowing what to do, she remained silent.
O, ne söyleyeceğini bilmediği için, sessiz kaldı.As he didn't know what to say, he remained silent.
Kapının arkasından tuhaf bir ses duyuldu.A strange sound was heard from behind the door.
TV'nin sesini aç.Turn up the TV.
TV'nin sesini kıs.Turn down the TV.
Televizyonun sesini kıs.Turn down the television.
Televizyonun sesini kısın.Turn down the television.
Lütfen televizyonunun sesini kısar mısın?Could you please turn your television down?
Televizyondan gelen en küçük bir ses bile konsantrasyonumu bozuyor.Even a small sound from the TV interferes with my concentration.
Ben bir fare kadar sessiz olacağım.I'll be as quiet as a mouse.
Birisi bana sesleniyor gibi geliyor.Someone seems to be calling me.
Ben şimdi bir silah sesi duydum.I heard a shot just now.
Dinamit bir patlama ile ses çıkardı.The dynamite went off with a bang.
Çok yüksek sesle konuşmamalısın.You should not speak so loud.
Yüksek sesle konuşma.Don't talk so loud.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod