Ana içeriğe geç
Sözlük

ses ile cümle

ses kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Sessiz olun. Sessiz olmazsanız, dışarı atılırsınız.Be quiet. If you aren't quiet, you'll be thrown out.
O sessiz bir kişi.She's a quiet person.
Elektro bir gitar akustik bir gitar gibi ses vermez.An electric guitar doesn't sound the same as an acoustic one.
Otomat garip sesler çıkarıyor.The vending machine is making strange noises.
Tatoeba cümlelerindeki ses Shtooka tarafından sağlanmıştır.Audio in Tatoeba sentences are provided by Shtooka.
Sesi nasıl ayarlayacağımı bana söyleyebilir misiniz?Could you tell me how to adjust the volume?
Çocukların mutlu seslerini duydum.I heard the children's happy voices.
Sadece 'Seni seviyorum' sesi beni daha güçlü hissettiriyor.Just the sound of 'I love you' makes me feel stronger.
Lütfen sesi kısın.Please turn down the volume.
Gözlerin sesimin yankısını yansıtıyor.Your eyes reflect the echo of my voice.
Işık, sesten çok daha hızlıdır.Light is much faster than sound.
Daha yüksek sesle lütfen, iyi duyamıyorum.Louder please, I cannot hear well.
O, sessizce kapıyı çaldı.He quietly knocked on the door.
Kulak yolu ses dalgalarını kulak zarına iletir.The ear canal sends sound waves to the eardrum.
Kulak kanalı, kulak zarına ses dalgaları gönderir.The ear canal sends sound waves to the eardrum.
Biz bir süre sessizlik içinde birlikte oturduk.We sat together in silence for some time.
Bir iğnenin düşüşünü duyacak kadar yeterince sessiz.It's quiet enough to hear a pin drop.
Sesini alçaltabilir misin lütfen? Çok fena akşamdan kalmayım.Could you lower your voice please? I'm really hung over.
Sessiz kalmaya karar verdik.We've decided to remain silent.
Amerikanın sesi Washington'dan yayın yapar.Voice of America broadcasts from Washington.
Mariah Carey'in en büyük doğuştan yeteneği, onun sesidir.Mariah Carey's greatest gift is her voice.
Öğretmenin yüksek, net bir sesi var.The teacher has a loud, clear voice.
Yüksek sesli matkap, kocasına baş ağrısı verdi.The loud drill gave her husband a headache.
Tom onun mesajının sesli olduğundan emindi.Tom made sure his message was loud.
Komşularımız geceleri genellikle yüksek sesli müzik çalar.Our neighbors often play loud music at night.
Evde yalnız olduğumda, ev çok sessiz.When I'm home alone, the house is too quiet.
Lütfen müziğin sesini azaltır mısın?Can you please reduce the volume of the music?
Spiker seyircilerin sessiz kalmasını rica etti.The speaker requested that the audience remain silent.
Kırsal ortamlar benim için çok sessiz.Rural environments are too quiet for me.
Kütüphanedeki sessizlik bir cep telefonunun çalmasıyla bozuldu.The silence in the library was disturbed by the ringing of a cell phone.
Sessizlik bazı insanları sinirli yapar.Silence makes some people nervous.
Onların sesleri telefonda birbirine benziyor.Their voices sound similar over the phone.
Gaydalar çok garip bir ses çıkarırlar.Bagpipes produce a very strange sound.
Çocukların gülme sesini seviyorum.I love the sound of children laughing.
Sessiz olun, lütfen! Ses yapmayın.Be quiet, please! Don't make a sound.
Opera sanatçısının güzel bir sesi var.The opera singer has a beautiful voice.
Öğretmenimin çok yumuşak bir sesi var.My teacher has a very soft voice.
Şarkıcılar seslerini yükseltmek için mikrofon kullanırlar.Singers use microphones to make their voices louder.
Garip bir sessizlik vardı.There was an awkward pause.
Kes sesini!Oh, hush!
Lütfen televizyonun sesini açma.Please don't turn up the volume on the television.
Onlar sessizce beni izlediler.They watched me in silence.
Oğlan sessiz kaldı.The boy stayed quiet.
O herkesi yüksek sesle selamlar.He greets everyone loudly.
Sessiz kalmak için Dasein'in söyleyecek bir şeyi olmalı.In order to remain silent Dasein must have something to say.
Onun sessizliği beni şaşırttı.Her silence surprised me.
Sessizliği beni şaşırttı.His silence surprised me.
Dün gece komşular bize sessiz olmamızı yoksa polisleri arayacaklarını söylediler.The neighbors told us to quiet down last night or they would call the police.
Bir an için sessiz kalın.Stay quiet for a moment.
Sesin titrese bile gerçeği söyle.Speak the truth, even if your voice shakes.
Sırtlanın havlaması kahkaha gibi ses çıkarıyor.The hyena's bark sounds like laughter.
Gençlik sessizdi.The youth was quiet.
Telefon sessizdeydi.The telephone was silent.
O uyurken yüksek sesle horladı.He snored loudly while he slept.
Benim için yüksek sesle müzik dinlemek can sıkıcı.For me, listening to loud music is annoying.
Biz yemek yerken sessiz ol.Be quiet while we're eating.
Sessizlik altındır.Silence is golden.
O gittikçe daha yüksek sesle konuştu.He spoke more and more loudly.
Sessiz olduğunuz sürece, burada kalabilirsiniz.As long as you keep quiet, you can stay here.
Ben konuşurken lütfen sessiz ol ve beni dinle.When I speak, you be quiet and listen!
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod