İlk silah Nisan 1942'de servise girdi.Az első lövegeket 1942 áprilisában szállították.
Sofraya servis edilirken üzerine yeşillik serpilir.Köretként zöldségsalátát szolgálnak fel mellé.
Rusya Federal Devlet İstatistik Servisi.Orosz Szövetségi Állami Statisztikai Hivatal.
Gizli Servis Ajanı Paul Kellerman'ı Paul Adelstein canlandırmaktadır.Paul Kellerman az amerikai Szökés című sorozat egyik kitalált szereplője, Paul Adelstein alakítja.
İlk servis uçuşu Aralık 1993'te Hubble'ın görüntüleme hatasının düzeltilmesi için gerçekleştirildi.Az Endeavour 1993. decemberi repülése alkalmával megjavították a Hubble-űrtávcső hibásan csiszolt főtükrét.
17 Ağustos 2010'da Rhythm/Crossover radyo kanallarına servis edildi.2009. február 24-én küldték el az amerikai mainstream Rhythm/Crossover rádióadóknak.
1958 - İlk transatlantik jet servisi, Londra ve New York arasında seferlerine başladı.Az első sikeres szolgáltatás 1958 októberétől a tipikus jet set útvonal volt London és New York City között.
İki tüp 15 servis-tüneli ile bağlıdır.A két alagutat 15 szervízalagút szolgálja ki.
Yemek sıcak olarak servis edilir.Az alkalmat pedig meleg vacsora zárja.
Toulouse ve Dakar arasında posta servisi yapan uçağın pilotu olarak göreve başladı.A Toulouse és Dakar közötti postajáraton dolgozott.
Sıcak olarak servis yapın.Tarjoile lämpimänä.
Ulule, Fransız kitle fonlama servisi.Muut tilaisuudet, Frakkipalvelu NAM.
Evenston Posta Ofisi, United States Postal Service tarafından yönetilir.Kaupungissa on US Postal Servicen postitoimisto.
Hemen hemen her yemekte pilav servis edilir.Vihreää teetä tarjotaan lähes kaikilla aterioilla.
Ancak Beyaz Rusya'daki gizli servisin adı halen KGB'dir.Valko-Venäjällä turvallisuuspoliisi toimii edelleen venäjäksi KGB:n nimellä.
Hemen sonrasında sms:donate isimli yeni bir servis devreye sokuldu.Logo em seguida, um novo serviço chamado sms:donate foi oferecido.
Active Directory'nin bu rolü, Active Directory Domain Services (ADDS) olarak yeniden adlandırılıyor.Essa função do Active Directory está sendo renomeada como ADDS (Serviços de Domínio Active Directory).
Genellikle bira ile birlikte servis yapılır.É frequentemente servido com cerveja fresca.
Sağdıç ve oranın gençleri tarafından gelenlere yol gösterilir, yiyecek servisleri yapılır.Ó coisa admirável, Alimentam-se do Senhor O pobre, o servo e os humildes.
Sonra da etle birlikte servis edilir.É servido acompanhado com arroz.
Öğrenciler ve öğretim görevlileri için ücretsiz servis olanağı mevcuttur.Está disponível gratuitamente para professores e alunos.
Lisans koşullarına bağlı olarak servis sadece Birleşik Krallık'taki izleyicilere uygulanmaktadır.Devido aos acordos de licença, o serviço só está disponível no Reino Unido.
Bazı dükkanlar dondurma ve şekerli kırmızı fasulye ezmesi veya tapyoka incilerle servis yapıyor.Algumas lojas o servem com sorvete e doce de feijão azuki ou pérolas de tapioca.
Sıcak olarak servis yapın.Sirva bem quente.
Bir fast food restoranında servis elemanı olarak çalışmıştır.Trabalha como garçonete numa rede de comida fast-food.
Yerini Ulusal Güvenlik Servisi'ne bırakmıştır.Entrou para a Guarda Nacional.
Tv dizisi Acil Servis 'de canlandırdığı Dr. Susan Lewis karakteriyle bilinir.É mais conhecida pela sua personagem Dra. Susan Lewis na série de televisão ER.
Bu çocuklar Sosyal Servisler Bölümünde evlatlık olarak gözükmektedir.Por sua obra é reconhecido como patrono da Assistência Social na Paraíba.
Bazı ülkeler birçok servisi bir numarada toplamıştır, bazıları ise hizmetlere ayrı numaralar vermiştir.Alguns países tinham mais de uma equipe e alguns foram misturados com os outros para completar o número.
Destek protokolleri sisteme servis sağlar.Ajuda - chamar o sistema de ajuda.
Köfteleri servis tabağına alın ve üzerine suyundan gezdirip, sıcak servis yapın..Coloque as lascas numa panela com água e aqueça-os.
Mahkûmların anılarını yazması yasaklandı ve posta servisi oldukça sınırlandırıldı ve sansür edildi.Os prisioneiros eram proibidos de escrever memorandos, e as cartas enviadas eram censuradas.
Ancak sezon ortasında takımından ayrılan Antonelli, Bike Service Yamaha'ya geçti.Halverwege het seizoen stapte Antonelli echter over op een Yamaha van het team Bike Service Yamaha.
Bu şekilde bilgisayar servis dışı bırakılabilir.Tussentijds kan de computer gewoon uitgezet worden.
Servis yapılır.Hij werd bediend.
Hemen hemen her yemekte pilav servis edilir.Bij bijna elke maaltijd wordt een Griekse salade geserveerd.
Café tipi dükkânlar sabahın erken saatlerinde kapılarını açarak kahvaltı servisi yaparlar.De vele cafés daar sluiten pas in de vroege uurtjes hun deuren.
BBC World Service, BBC'nin uluslararası yayın servisidir.De BBC World Service is de wereldomroep van de Britse publieke omroep BBC.
2007 - Dünya Kupası-En iyi servis.1994: Rechtvaardige onder de Volkeren.
Bazı KV tankları savaşın sonuna kadar serviste kaldı.Groep Kees bleef actief tot het einde van de oorlog.
Bu amaçla, MSN Spaces kendisini MySpace ve Yahoo! 360° gibi benzer servislerle rekabet etmekle bulur.Mając to na celu, MSN Spaces zaczęła konkurować z podobnymi usługami, takimi jak MySpace i Yahoo! 360°.
Genellikle yeşil çay ile servis edilir.Często podaje się je do zielonej herbaty.
İsviçre Sismoloji Servisi.Wydawnictwo Naukowe Śląsk.
Bir fast food restoranında servis elemanı olarak çalışmıştır.Ma również pracę jako dostawca w restauracji typu fast food.
Servis aracı ise büyük hasar gördü.Oba samochody uległy poważnemu uszkodzeniu.
Keşkeği servis tabağına alın.Przejście żeber w służki.
Pek çok barda limon dilimiyle servis edilir.W wielu lokalach dostępne są płatne bary sałatkowe.
RPG-29 Vampir, Rus yapımı omuzdan atılan anti-tank roketidir.1989'da Sovyet servisine alındı.RPG-29 – ręczny granatnik przeciwpancerny, konstrukcji radzieckiej, wprowadzony do użytku w 1989 roku.
2003 Irak Savaşı’ndan sonra ülkesine geri dönerek acil serviste çalışmaya başlamıştır.Po inwazji na Irak w 2003 roku, szybko powrócił do kraju.
Google, servisleri için birçok resmi yardım grupları oluşturmuştur.Od strony administracyjnej pojawiło się oficjalne wsparcie dla wielu nowych serwerów.
BS-3 modeli birçok ülkeye satılmıştır ve bazılarında hala ordu servislerinde görev yapmaktadır.Armaty BS-3 przesunięto do zapasów mobilizacyjnych, a część sprzedano krajom arabskim.
90 adet M7 Kuzey Afrikada bulunan İngiliz 8nci Ordusu servisine gönderildi.90 pojazdów dostarczono brytyjskiej 8.
GDI'a katılınca GDI Özel Kuvvetleri Roketatar Servisi'nde ağır topların işletilmesinden sorumlu görevli oldu.Biuro Służb Tyłowych odpowiedzialne za zaopatrzenie wojsk rakietowych w pozostałym niezbędnym zakresie.
After Service (Ayinden Sonra) (1921), özel koleksiyon.The Vision (1914), kolekcja prywatna.
Ama ailesi Justin'in diğer öğrenciler gibi okul servisini kullanarak gitmesi gerktiğini düşünüyordu.Eustachy i jego szkolna koleżanka Julia są prześladowani w szkole przez innych uczniów.
Füze sistemi 1990lı yıllarda servise girdi.Okręty weszły do służby w latach 90.
Genellikle yeşil çay ile servis edilir.Det serveras ofta tillsammans med grönt te.
Havayolu yemeği veya uçak yemeği olarak bilinen yemekler uçuşlarda yolculara servis edilen yemeklere denir.Flygmat eller flygplansmat är mat avsedd att serveras ombord på trafikflygplan.
Genellikle bir aperitif olarak servis edilir.Kir används ofta som aperitif.
1947 yılında Londra'ya gitti ve BBC Londra Radyosu'nun Türkçe neşriyat servisinde görev yaptı.1940 flydde han till London och arbetade där för BBC World Service.