serseri ile cümle

serseri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu serseri hücre 2 hücre olur, sonra dört, sonra sekiz.Εκείνο το ένα κατεργάρικο κύτταρο διαιρείται σε δύο έπειτα σε τέσσερα μετά σε οκτώ.
Bu serseri hücre 2 hücre olur, sonra dört, sonra sekiz.Тази пакостлива клетка става две, после четири, след това осем.
Bu serseri hücre 2 hücre olur, sonra dört, sonra sekiz.Так одна клетка-нарушитель превращается в две, потом — в четыре, потом — в восемь.
Bu serseri hücre 2 hücre olur, sonra dört, sonra sekiz.התא הנבל הבודד הופך לשניים, אז ארבעה, אז שמונה.
Bu serseri hücre 2 hücre olur, sonra dört, sonra sekiz.فتصبح تلك الخلية المطوبة اثنتان ومن ثم أربعة و من ثم ثمان
Bu serseri hücre 2 hücre olur, sonra dört, sonra sekiz.そして四つ 八つと分裂していきます そして四つ 八つと分裂していきます 分裂の各段階で誤ったコードが
Bu serseriyle aynı okula gittiğini bile bile bu konuda hiçbir şey yapmayacağımı mı sandın?Cậu nghĩ mình sẽ không hành động gì khi biết cậu học cùng trường với tên khốn này sao?
Bu serseriyle aynı okula gittiğini bile bile bu konuda hiçbir şey yapmayacağımı mı sandın?Sachant que tu vas à la même école que cet imbécile, tu as pensé que je ne ferai rien à propos de ça ?
Bu serseriyle aynı okula gittiğini bile bile bu konuda hiçbir şey yapmayacağımı mı sandın?Sapendo che stai andando a scuola con questo imbecille, pensavi che non avrei fatto nulla a riguardo?
Bu serseriyle aynı okula gittiğini bile bile bu konuda hiçbir şey yapmayacağımı mı sandın?Stiind ca mergi la aceeasi scoala cu nesimtitul asta, credeai ca nu voi face nimic in legatura cu asta?
Bu serseriyle aynı okula gittiğini bile bile bu konuda hiçbir şey yapmayacağımı mı sandın?Tahu kalau kamu pergi ke sekolah yang sama dengan bajingan ini, kamu pikir aku tidak akan berbuat apa-apa?
Bu serseriyle aynı okula gittiğini bile bile bu konuda hiçbir şey yapmayacağımı mı sandın?Vediac že chodíš do školy s týmto hlupákom... myslela si si, že to nechám len tak?
Bu serseriyle aynı okula gittiğini bile bile bu konuda hiçbir şey yapmayacağımı mı sandın?Veta att du går i samma skola som det här kräcket, trodde du att jag inte skulle göra nåt åt det?
Bu serseriyle aynı okula gittiğini bile bile bu konuda hiçbir şey yapmayacağımı mı sandın?Wetende dat jij naar dezelfde school gaat als deze eikel, dacht je dat ik daar niks aan zou doen.
Bu serseriyle aynı okula gittiğini bile bile bu konuda hiçbir şey yapmayacağımı mı sandın?Wiedząc, że idziesz na tą samą uczelnie, jak ten palant, myślałaś, że nic z tym nie zrobię?
Bu serseriyle aynı okula gittiğini bile bile bu konuda hiçbir şey yapmayacağımı mı sandın?Νόμιζες ότι θα καθόμουν άπραγος, ενώ γνώριζα ότι θα είσαι στο ίδιο σχολείο με αυτόν τον κόπανο;
Bu serseriyle aynı okula gittiğini bile bile bu konuda hiçbir şey yapmayacağımı mı sandın?Думаешь, я бы все так оставил, зная о том, что ты ходишь в один университет с этим мерзавцем?
Bu serseriyle aynı okula gittiğini bile bile bu konuda hiçbir şey yapmayacağımı mı sandın?Мама приготвя нещо вкусно. Батко! Твоя приятелка?
Bu serseriyle aynı okula gittiğini bile bile bu konuda hiçbir şey yapmayacağımı mı sandın?הידיעה שאת הולכת לבית הספר עם האדיוט הזה, חשבת<BR>?שלא אעשה שום דבר בקשר לזה
Bu serseriyle aynı okula gittiğini bile bile bu konuda hiçbir şey yapmayacağımı mı sandın?أنا أعلم بأنك تذهبين إلى المدرسة مع هذا البائس, و إعتقدتِ بإني لن أفعل شيئاً؟؟؟؟
Bu serseriyle aynı okula gittiğini bile bile bu konuda hiçbir şey yapmayacağımı mı sandın?ペク・スンジョ どうだ?
Çabuk özür dile!seni serseriCepat minta maaf!
Çabuk özür dile!seni serseriDépêche toi et excuse toi !
Çabuk özür dile!seni serseriHé! Siess és kérj bocsánatot, te szemét!
Çabuk özür dile!seni serseri İn aşağı!Βιάσου και απολογήσου, βλάκα! κατέβα κάτω!
Çabuk özür dile!seni serseriMau xin lỗi đi, đồ khốn!
Çabuk özür dile!seni serseriMuoviti a scusarti, tu gran maleducato!
Çabuk özür dile!seni serseriPyydä anteeksi heti!
Çabuk özür dile!seni serseriSchnell und entschuldige dich!
Çabuk özür dile!seni serseriSzybko, przepraszaj!
Çabuk özür dile!seni serseriاسرع و اعتذر يا احمق
Çabuk özür dile!seni serseri降りろ!
Çok sosyaldi ve The Tramp (Serseri) karakteri milyonlara konuştu.A fost comunicativ şi personajul lui Vagabondul a vorbit milioanelor de oameni.
Çok sosyaldi ve The Tramp (Serseri) karakteri milyonlara konuştu.Był społeczny, a jego bohater, tramp, przemawiał do milionów.
Çok sosyaldi ve The Tramp (Serseri) karakteri milyonlara konuştu.C'était quelqu'un de social, et son personnage, le Vagabond, parlait à des millions de gens.
Çok sosyaldi ve The Tramp (Serseri) karakteri milyonlara konuştu.Era social; y su personaje, El Vagabundo, impactó en millones de personas.
Çok sosyaldi ve The Tramp (Serseri) karakteri milyonlara konuştu.Era socievole, e il suo Vagabondo era capace di parlare a milioni di persone.
Çok sosyaldi ve The Tramp (Serseri) karakteri milyonlara konuştu.Er war sozial, und sein Charakter, der Tramp, hat zu Millionen gesprochen.
Çok sosyaldi ve The Tramp (Serseri) karakteri milyonlara konuştu.Hij was sociaal ingesteld en zijn personage, de zwerver, raakte miljoenen mensen.
Çok sosyaldi ve The Tramp (Serseri) karakteri milyonlara konuştu.그는 사회적이고, 그의 캐릭터, 트램프는 수백만명에게 말합니다.
Çok sosyaldi ve The Tramp (Serseri) karakteri milyonlara konuştu.Ông kết nối và nhân vật của ông, The Tramp, đã tác động tới hàng triệu người.
Çok sosyaldi ve The Tramp (Serseri) karakteri milyonlara konuştu.Ήταν κοινωνικός και ο χαρακτήρας του, ο Αλήτης, μίλησε σε εκατομμύρια.
Çok sosyaldi ve The Tramp (Serseri) karakteri milyonlara konuştu.Он был социален, и его персонаж, Бродяга, говорил с миллионами людей.
Çok sosyaldi ve The Tramp (Serseri) karakteri milyonlara konuştu.Той е бил социален, а неговият герой - Скитникът - е говорил с милиони.
Çok sosyaldi ve The Tramp (Serseri) karakteri milyonlara konuştu.הוא היה חברתי, והדמות שלו, הנווד, דיברה למיליונים.
Çok sosyaldi ve The Tramp (Serseri) karakteri milyonlara konuştu.كان اجتماعيا.... شخصيته شخصية المتشرد تحدثت للملايين
Çok sosyaldi ve The Tramp (Serseri) karakteri milyonlara konuştu.エンターテイメント 歓楽 安心が最も必要とされた時代に
Dünyada ilk başlamışlardı serseri onu maç gördüm.Drönarna såg henne match sedan den första i världen börjat.
Dünyada ilk başlamışlardı serseri onu maç gördüm.Ei ikinä näki ottelun jälkeen ensimmäinen maailmassa alkanut.
Dünyada ilk başlamışlardı serseri onu maç gördüm.먼저 세상을 시작한 이후 않다 그녀가 일치하는 것을 보았다.
Dünyada ilk başlamışlardı serseri onu maç gördüm.Mai visto il suo incontro dal primo al mondo iniziato.
Dünyada ilk başlamışlardı serseri onu maç gördüm.Ne'er melihat pertandingan sejak pertama dunia dimulai.
Dünyada ilk başlamışlardı serseri onu maç gördüm.Ne'er så hende matche siden første i verden begyndt.
Dünyada ilk başlamışlardı serseri onu maç gördüm.Ne'er sah Match seit der ersten der Welt begonnen.
Dünyada ilk başlamışlardı serseri onu maç gördüm.Ne'er thấy phù hợp với cô kể từ đầu tiên trên thế giới bắt đầu.
Dünyada ilk başlamışlardı serseri onu maç gördüm.Ne'er văzut ei meci de la prima din lume a început.
Dünyada ilk başlamışlardı serseri onu maç gördüm.Ne'er videla zápas, pretože prvý na svete začala.
Dünyada ilk başlamışlardı serseri onu maç gördüm.Ne'er viděla zápas, protože první na světě začala.
Dünyada ilk başlamışlardı serseri onu maç gördüm.Ne'er vu son match depuis le premier commencé.
Dünyada ilk başlamışlardı serseri onu maç gördüm.Ne'er widział jej mecz od pierwszych na świecie rozpoczęła.

İlgili Sayfalar