sersem ile cümle
sersem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Bunlar öyle talihsiz anlardır çünkü sabah kalktığınızdan daha sersem bir şekilde yatağa girersiniz o gece.És ezek kellemetlen pillanatok, mert aznap butábban fekszel le, mint ahogyan felébredtél.
Bunlar öyle talihsiz anlardır çünkü sabah kalktığınızdan daha sersem bir şekilde yatağa girersiniz o gece.I to są właśnie niefortunne momenty, ponieważ idziesz spać tej nocy głupszy niż kiedy się obudziłeś.
Bunlar öyle talihsiz anlardır çünkü sabah kalktığınızdan daha sersem bir şekilde yatağa girersiniz o gece.이와 같은 순간은 불행한 순간입니다. 왜냐하면 여러분이 잠에서 깼을 때보다 잠들기 전에 더 멍청했다는 것을 의미하기 때문입니다.
Bunlar öyle talihsiz anlardır çünkü sabah kalktığınızdan daha sersem bir şekilde yatağa girersiniz o gece.Y estos son momentos desafortunados, porque esa noche te vas a dormir más tonto que cuando te levantaste.
Bunlar öyle talihsiz anlardır çünkü sabah kalktığınızdan daha sersem bir şekilde yatağa girersiniz o gece.И это печальные моменты, потому что ты ложишься спать в этот день глупее, чем ты был, когда проснулся.
Bunlar öyle talihsiz anlardır çünkü sabah kalktığınızdan daha sersem bir şekilde yatağa girersiniz o gece.Това са злополучни моменти, защото си лягаш онази нощ, по-тъп, отколкото когато си се събудил.
Bunlar öyle talihsiz anlardır çünkü sabah kalktığınızdan daha sersem bir şekilde yatağa girersiniz o gece.ואלו רגעים חסרי מזל, מכיוון שאתה הולך לישון באותו הלילה טיפש יותר משהיית כשקמת.
Bunlar öyle talihsiz anlardır çünkü sabah kalktığınızdan daha sersem bir şekilde yatağa girersiniz o gece.وهذه هي اللحظات المؤسفة ، لأنك تذهب إلى النوم في تلك الليلة أبكم مما كنت حين صحوك.
Bunlar öyle talihsiz anlardır çünkü sabah kalktığınızdan daha sersem bir şekilde yatağa girersiniz o gece.これらは不幸な瞬間ですね なぜならその夜皆さんは 朝起きた時よりももっと無知になって
Bunu yapınca kafanız sersemleşiyor, karıncalanıyorsunuzAls je dat doet, word je licht in je hoofd, gaat tintelen.
Bunu yapınca kafanız sersemleşiyor, karıncalanıyorsunuzBạn làm như thế, đầu óc sẽ nhẹ nhõm, cảm thấy ngứa ran.
Bunu yapınca kafanız sersemleşiyor, karıncalanıyorsunuzDet gør man, man bliver svimmel, det begynder at snurre.
Bunu yapınca kafanız sersemleşiyor, karıncalanıyorsunuzFaci lucrul asta, ametesti, incepi sa simti furnicaturi.
Bunu yapınca kafanız sersemleşiyor, karıncalanıyorsunuzFazemos isto, ficamos tontos, ficamos dormentes.
Bunu yapınca kafanız sersemleşiyor, karıncalanıyorsunuzHa ezt csinálod, szédülni kezdesz, bizseregsz.
Bunu yapınca kafanız sersemleşiyor, karıncalanıyorsunuzKeď to spravíte, pocítite závrat, šteklenie.
Bunu yapınca kafanız sersemleşiyor, karıncalanıyorsunuz이렇게 하면, 머리가 어질어질하고, 얼얼해 집니다.
Bunu yapınca kafanız sersemleşiyor, karıncalanıyorsunuzLo fai, la testa diventa leggera e senti un formicolio.
Bunu yapınca kafanız sersemleşiyor, karıncalanıyorsunuzMan macht das, einem wird schwindlig und es kribbelt.
Bunu yapınca kafanız sersemleşiyor, karıncalanıyorsunuzNär du gör det blir yr i huvudet och det börjar pirra.
Bunu yapınca kafanız sersemleşiyor, karıncalanıyorsunuzQuand on fait ça, on a la tête qui tourne, on a des picotements.
Bunu yapınca kafanız sersemleşiyor, karıncalanıyorsunuzRobisz to i dostajesz dreszczy, mrowienia.
Bunu yapınca kafanız sersemleşiyor, karıncalanıyorsunuzSigues así, empiezas a marearte un poco y sientes un hormigueo.
Bunu yapınca kafanız sersemleşiyor, karıncalanıyorsunuzSiitä tulee sekava olo, alkaa kihelmöidä.
Bunu yapınca kafanız sersemleşiyor, karıncalanıyorsunuzUděláte to a zatočí se vám hlava, začnou vás brnět prsty.
Bunu yapınca kafanız sersemleşiyor, karıncalanıyorsunuzΚάνεις αυτό, και νιώθεις τάση για λιποθυμία, ένα μυρμήγκιασμα.
Bunu yapınca kafanız sersemleşiyor, karıncalanıyorsunuzПри этом появляется головокружение и покалывание.
Bunu yapınca kafanız sersemleşiyor, karıncalanıyorsunuzЧувствате се леко, усещате изтръпване.
Bunu yapınca kafanız sersemleşiyor, karıncalanıyorsunuzאתה עושה את זה, אתה מקבל סחרחורת, אתה מקבל עקצוץ.
Bunu yapınca kafanız sersemleşiyor, karıncalanıyorsunuzعندما تفعل ذلك ستصاب بدوار وستشعر بوخز في أطرافك
Bunu yapınca kafanız sersemleşiyor, karıncalanıyorsunuz体から二酸化炭素が取り除かれるのです
Burada bekle, Selim. Seni sersem.Czekaj tu, głupi Selimie.
Burada bekle, Selim. Seni sersem.Espera aqui, Selim, seu idiota.
Burada bekle, Selim. Seni sersem.Selim, espera aquí, imbécil.
Burada bekle, Selim. Seni sersem.Tu aspetta qui, Selim, stupido.
Burada bekle, Selim. Seni sersem.Vänta där, Selim, din dåre!
Burada bekle, Selim. Seni sersem.Vent der, Selim, din tåbe!
Burada bekle, Selim. Seni sersem.Να περιμένεις εδώ, Σελίμ, ανόητε!
Burada bekle, Selim. Seni sersem.Жди там, Селим, глупец.
Çene yapmayı kessene, sersem.Älä puhu typeryyksiä.
Çene yapmayı kessene, sersem.Kan du sluta snacka, din idiot?
Çene yapmayı kessene, sersem.La vuoi smettere di dare aria alla bocca, idiota?
Çene yapmayı kessene, sersem.Możesz przestać kłapać, głąbie?
Çene yapmayı kessene, sersem.¿Quieres callarte de una vez, desgraciado?
Çene yapmayı kessene, sersem.Será que te podes calar, idiota?
Çene yapmayı kessene, sersem.Ti nu stille, din idiot!
Çene yapmayı kessene, sersem.Δεν κλείνεις το στόμα σου, ανόητε;
Çene yapmayı kessene, sersem.Прекрати паясничать, идиот!
Cevabı benim için bir şoktu. Beni sersemletti.E la sua risposta mi confuse e mi colpì.
Cevabı benim için bir şoktu. Beni sersemletti.Jej odpoveď ma šokovala a ohromila.
Cevabı benim için bir şoktu. Beni sersemletti.그녀의 대답이 충격적이었습니다. 전 망연자실했어요.
Cevabı benim için bir şoktu. Beni sersemletti.Och hennes svar chockerade mig, lamslog mig.
Cevabı benim için bir şoktu. Beni sersemletti.Und ihre Antwort schockierte und verblüffte mich.
Cevabı benim için bir şoktu. Beni sersemletti.Y su respuesta me dejó helado.
Cevabı benim için bir şoktu. Beni sersemletti.והתשובה שלה הדהימה אותי. היממה אותי.
Cevabı benim için bir şoktu. Beni sersemletti.فصدمني جوابها. لقد أشدهني.
Cevabı benim için bir şoktu. Beni sersemletti.それは、以後私のすべての教師人生の
Cointreau gibi onu sersemlettiğimi söyledi.Azt mondta, megrészegítem, mint a konyak
Cointreau gibi onu sersemlettiğimi söyledi.Er sagte, ich wirke wie ein Glas Cointreau.
Cointreau gibi onu sersemlettiğimi söyledi.Hij zei dat ik naar zijn hoofd steeg zoals Cointreau.