Ana içeriğe geç
Sözlük

serme ile cümle

serme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bu arada da Angel, kendisini Darla ve Drusilla'yı yere sermek için hazırlar.Meanwhile, Angel trains himself to take on Darla and Drusilla.
Sermetler bazı metaller içeren seramik parçacıklarıdır.Cermets are ceramic particles containing some metals.
Daha sonra Sermet Çağan ve Muhsin Ertuğrul ile çalıştı.He then proceeded to string the bow with much ease, to the dismay of the suitors.
Utanç verici sırları uluslararası seyirciye sermek istemiyorum ancak yapmak zorundayım.I don't like to bring up embarrassing secrets to an international audience, but I have to.
Ebedi - Sermedî!Eternal- Sarmadi!
Kuşların gözü önünde ağ sermek boşunadır.For in vain is the net spread in the sight of any bird:
Yeryüzünde savaşırken, düşmanı yere sermeden esir almak hiçbir peygambere yaraşmaz.No apostle should take captives until he has battled and subdued the country.
Jasenovac gerçeğini gözler önüne sermeyi amaçlayan sergiExhibition aims to show truth about Jasenovac
Prepreg işlemleri ıslak serme sistemlerine göre işlem süresini daha da azaltır.Prepreg operations further reduce processing time over wet lay-up systems.
Sermet Muhtar Alus annesine çok düşkündü.اكتسب فرانك حبه لعلوم الفلك من والدته.
Hamur ürünü olarak yine yöre halkının deyimiyle Sermeç denilen ekmek çeşidi bol miktarda tüketilmektedir.Jeśli pademelony znajdą obfite źródło pożywienia, korzysta z niego zgodnie kilku osobników.
Sermek fiilinden gelir.Jedziemy z frajerami!
Bukowski, hayatının bir dönemini Henry Chinaski olarak ortaya sermekte çünkü.Co tě pálí, has (Scream When You Burn) – útržek z všedního života Henryho Chinaskiho.
Sermet Muhtar Alus annesine çok düşkündü.Fehér Agyar nagy örömmel fogadta anyját.
26 Aralık - Sinema oyuncusu Sermet Serdengeçti trafik kazasında öldü.26 Νοεμβρίου: Πεθαίνει ο Δράμαλης στον Ακροκόρινθο.
Sermet Muhtar Alus annesine çok düşkündü.Storm P. holdt meget af sine forældre.
Film, bir insanlık ayıbı olan işkenceyi bütün çıplaklığıyla gözler önüne sermektedir.Pesten skildrer effekten af en dødsdom over en hel befolkning.
Hamur ürünü olarak yine yöre halkının deyimiyle Sermeç denilen ekmek çeşidi bol miktarda tüketilmektedir.Ellers kan den ligne på noen arter i familien grasmøll (Elachistidae).
Kurmak, sermek anlamları taşır.あぶり出し 詰めあがりが意味を持っているもの。
Sermet Karayel (Mustafa Üstündağ): Narin'e çocukluğundan beri aşık olan Sermet, hayatını bu aşka adamıştır.桐谷華凜(桐谷 華凛(きりたに かりん),聲:小倉唯) 代代侍奉橘家的一族,自幼開始就侍奉彌生。
Sayokan vuruşlu-yere serme sistemine sahiptir.Sojuz posjeduje automatski sustav za pristajanje.
Ebedi hayatı taleb etmeye teşvik için geldiler. Ebedi - Sermedî!Abadi - Sarmadi!
Ebedi hayatı taleb etmeye teşvik için geldiler. Ebedi - Sermedî!Ewig - Sarmadi!
Ebedi - Sermedî!¡Eterna -<i>Sarmadi</i>-!
Ebedi - Sermedî!Eterno-Sarmadi!
Ebedi - Sermedî!Вечной/Сармади!
Kuşların gözü önünde ağ sermek boşunadır.Als een vogel het vangnet ziet, vliegt hij weg.
Kuşların gözü önünde ağ sermek boşunadır.Bo jako próżno zastawiają sieci przed oczyma wszelkiego ptaka skrzydlastego:
Kuşların gözü önünde ağ sermek boşunadır.Ciertamente en vano se tiende la red ante los ojos de toda ave
Kuşların gözü önünde ağ sermek boşunadır.Dar degeaba se aruncă laţul înaintea ochilor tuturor păsărilor;
Kuşların gözü önünde ağ sermek boşunadır.Denn es ist vergeblich, das Netz auswerfen vor den Augen der Vögel.
Kuşların gözü önünde ağ sermek boşunadır.Invano si tende la rete sotto gli occhi degli uccelli
Kuşların gözü önünde ağ sermek boşunadır.Jistě, že jakož nadarmo roztažena bývá sít před očima jakéhokoli ptactva,
Kuşların gözü önünde ağ sermek boşunadır.무릇 새가 그물 치는 것을 보면 헛 일이겠거늘
Kuşların gözü önünde ağ sermek boşunadır.Lebo veď nadarmo sa rozprestiera sieť pred očami ktoréhokoľvek okrýdlenca.
Kuşların gözü önünde ağ sermek boşunadır.Mais en vain jette-t-on le filet Devant les yeux de tout ce qui a des ailes;
Kuşların gözü önünde ağ sermek boşunadır.Mert hiába vetik ki a hálót minden szárnyas állat szemei elõtt:
Kuşların gözü önünde ağ sermek boşunadır.Pois debalde se estende a rede � vista de qualquer ave.
Kuşların gözü önünde ağ sermek boşunadır.Res, zaman se razpenja mreža pred očmi vsakega ptiča,
Kuşların gözü önünde ağ sermek boşunadır.Sedangkan burung pun tidak akan masuk ke dalam jaring yang dibentangkan di depan matanya
Kuşların gözü önünde ağ sermek boşunadır.Sillä verkko on viritetty kaikille siivekkäille, niin että ne sen näkevät. - Mutta turhaan:
Kuşların gözü önünde ağ sermek boşunadır.Thi det er unyttigt at udspænde Garnet for alle Fugles Øjne;
Kuşların gözü önünde ağ sermek boşunadır.til ingen nytte blir garnet utspent så alle fuglene ser det;
Kuşların gözü önünde ağ sermek boşunadır.Ty väl är det fåfängt, då man vill fånga fåglar, att breda ut nätet i hela flockens åsyn.
Kuşların gözü önünde ağ sermek boşunadır.Vì giăng lưới ra trước mặt các loài có cánh Lấy làm luống công thay;
Kuşların gözü önünde ağ sermek boşunadır.Vì giăng lưới ra trước mặt các loài có cánh Lấy_làm luống công thay ;
Kuşların gözü önünde ağ sermek boşunadır.Διοτι ματαιως εξαπλονεται δικτυον εμπροσθεν των οφθαλμων παντος πτερωτου.
Kuşların gözü önünde ağ sermek boşunadır.В глазах всех птиц напрасно расставляется сеть,
Kuşların gözü önünde ağ sermek boşunadır.Защото напразно се простира мрежа Пред очите на каква да било птица.
Kuşların gözü önünde ağ sermek boşunadır.כי חנם מזרה הרשת בעיני כל בעל כנף׃
Kuşların gözü önünde ağ sermek boşunadır.لانه باطلا تنصب الشبكة في عيني كل ذي جناح.
Kuşların gözü önünde ağ sermek boşunadır.好 像 飛 鳥 、 網 羅 設 在 眼 前 仍 不 躲 避
Kuşların gözü önünde ağ sermek boşunadır.好像 飛鳥 、 網羅設 在 眼前 仍 不 躲避
Nihayet, bu problemin küresel düzeydeki büyüklüğünü gözler önüne sermek adına kitabımı yazmaya oturdum.Alla fine cominciai a scrivere il mio libro, con l'intento di illustrare la portata del problema nel mondo.
Nihayet, bu problemin küresel düzeydeki büyüklüğünü gözler önüne sermek adına kitabımı yazmaya oturdum.Con el tiempo, me dispuse a escribir un libro para mostrar el alcance del problema a escala mundial.
Nihayet, bu problemin küresel düzeydeki büyüklüğünü gözler önüne sermek adına kitabımı yazmaya oturdum.În cele din urmă, am început să scriu o carte, pentru a demonstra într-adevăr mărimea acestei probleme
Nihayet, bu problemin küresel düzeydeki büyüklüğünü gözler önüne sermek adına kitabımı yazmaya oturdum.그래서 결국, 책을 쓰기 시작했습니다, 전세계적으로 이 문제를 알리기 위해서 말입니다.
Nihayet, bu problemin küresel düzeydeki büyüklüğünü gözler önüne sermek adına kitabımı yazmaya oturdum.Mijn boek toonde de echte omvang van dit probleem op wereldwijde schaal.
Nihayet, bu problemin küresel düzeydeki büyüklüğünü gözler önüne sermek adına kitabımı yazmaya oturdum.Nakonec jsem začal psát knihu, vlastně proto, abych ukázal jak velký je tento problém v globálním měřítku.
Nihayet, bu problemin küresel düzeydeki büyüklüğünü gözler önüne sermek adına kitabımı yazmaya oturdum.Nakoniec som sa pustil do písania knihy, aby som poukázal na mieru tohto problému na celosvetovom meradle.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
serme ile cümle - serme kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App