Kuzey İsrail'de, şimdi Kibbutz'da bu doğal düşmanların seri üretimini yapan bir işletme var.Na północnym wschodzie Izraela, w kibucu Sde Eliyahu jest ośrodek masowo produkujący tych naturalnych wrogów.
Kuzey İsrail'de, şimdi Kibbutz'da bu doğal düşmanların seri üretimini yapan bir işletme var.Ở miền đông bắc Israel, ở kibbutz Sde Eliyahu, có một nhà máy sản xuất hàng loạt các loài thiên địch.
Kuzey İsrail'de, şimdi Kibbutz'da bu doğal düşmanların seri üretimini yapan bir işletme var.В северен Израел, в кибуца Сде Елияху, има съоръжение за масово производство на тези естествени врагове.
Kuzey İsrail'de, şimdi Kibbutz'da bu doğal düşmanların seri üretimini yapan bir işletme var.На севере Израиля в кибуце Сде Элийаху, расположен завод, массово производящий этих природных врагов.
Kuzey İsrail'de, şimdi Kibbutz'da bu doğal düşmanların seri üretimini yapan bir işletme var.בצפון מזרח ישראל, בקיבוץ שדה אליהו, יש מתקן
Kuzey İsrail'de, şimdi Kibbutz'da bu doğal düşmanların seri üretimini yapan bir işletme var.في شمال شرق اسرائيل، في كيبوتس سديه إلياهو هناك مرفق
Kuzey İsrail'de, şimdi Kibbutz'da bu doğal düşmanların seri üretimini yapan bir işletme var.スデウリヤフ・キブツには 工場があり この天敵達を大量生産しています
Makinelerin seri üretimini anımsatıyor. .Navrhuje strojovou výrobu, a jedna věc je chození na nákup a vidění té samé věci v obchodě.
Makinelerin seri üretimini anımsatıyor. .- O tak, przypomina produkcję masową i jedną rzecz ...
Makinelerin seri üretimini anımsatıyor. .Так, навіює машинне виробництво і ще одна річ...
Piyasada bulunan sıfır emisyonlu ve seri üretime giren ilk elektrikli araba.Az első tömeg-gyártású elektromos autó, nulla kibocsátású elektromos autó, a piacon.
Piyasada bulunan sıfır emisyonlu ve seri üretime giren ilk elektrikli araba.Det er den første masseproducerede elektriske bil, nul emission elektriske bil, på markedet.
Piyasada bulunan sıfır emisyonlu ve seri üretime giren ilk elektrikli araba.Đó là số lượng xe điện lớn nhất, xe ô-tô điện không-khí-thải trên thị trường.
Piyasada bulunan sıfır emisyonlu ve seri üretime giren ilk elektrikli araba.È la prima macchina elettrica su grande scala, una macchina elettrica a zero emissioni, sul mercato.
Piyasada bulunan sıfır emisyonlu ve seri üretime giren ilk elektrikli araba.É o primeiro automóvel eléctrico em grande escala, com zero emissões, no mercado.
Piyasada bulunan sıfır emisyonlu ve seri üretime giren ilk elektrikli araba.Es el primer automóvil eléctrico masivo, el primer automóvil de emisión cero en el mercado.
Piyasada bulunan sıfır emisyonlu ve seri üretime giren ilk elektrikli araba.Este prima mașină electrică produsă în masă, prima mașină electrică cu zero emisii de pe piață.
Piyasada bulunan sıfır emisyonlu ve seri üretime giren ilk elektrikli araba.Het is de eerste in massa geproduceerde elektrische wagen zonder emissie op de markt.
Piyasada bulunan sıfır emisyonlu ve seri üretime giren ilk elektrikli araba.이 차는 최초로 대량생산되는 전기자동차로 배기가스 제로의 전기자동차입니다.
Piyasada bulunan sıfır emisyonlu ve seri üretime giren ilk elektrikli araba.To pierwsza masowa produkcja bezspalinowych samochodów elektrycznych.
Piyasada bulunan sıfır emisyonlu ve seri üretime giren ilk elektrikli araba.Είναι το πρώτο ηλεκτρικό αυτοκίνητο μαζικής κατασκευής, με μηδενικές εκπομπές, στην αγορά.
Piyasada bulunan sıfır emisyonlu ve seri üretime giren ilk elektrikli araba.Це перший прецедент масового електромобілю з нульовим вихлопом, на ринку
Piyasada bulunan sıfır emisyonlu ve seri üretime giren ilk elektrikli araba.Это будет первым на рынке массовым электромобилем с нулевым выхлопом.
Piyasada bulunan sıfır emisyonlu ve seri üretime giren ilk elektrikli araba.זוהי פעם ראשונה שיוצא לשוק רכב חשמלי בייצור המוני שפועלות על חשמל בלבד, ללא פליטה שיוצא לשוק
Piyasada bulunan sıfır emisyonlu ve seri üretime giren ilk elektrikli araba.إنها الكمية الضخمة الأولى لسيارة كهربائية , سيارة كهربائية بلا إنبعاثات , في السوق .
Piyasada bulunan sıfır emisyonlu ve seri üretime giren ilk elektrikli araba.排ガスゼロの電気自動車として、市場に投入されるのは、始めての事です クリスが言ったように
Seri üretim binek otomobil sürücüleri gibi uzman sürücüler için lüks segment yok.Er is geen premium segment voor "professional drivers", het lijkt meer alsof iedereen in een sedan rijdt.
Seri üretim binek otomobil sürücüleri gibi uzman sürücüler için lüks segment yok.Es gibt kein Premiumsegment für Profifahrer, es ist als ob jeder massenproduzierte Sedans fährt.
Seri üretim binek otomobil sürücüleri gibi uzman sürücüler için lüks segment yok.Non c'è un segmento premium per esperti piloti, è come se tutti guidassimo delle berline prodotte in serie.
**Seri üretim Fabrikalar** Warhol bir anlamda şunu söylüyor,Bylo to o masové produkci, o továrnách, v jisté smyslu řekl:
**Seri üretim Fabrikalar** Warhol bir anlamda şunu söylüyor,Chodziło o produkcję na skalę masową, o fabryki. Powiedział: "Przestańmy patrzeć na świat, jakbyśmy
**Seri üretim Fabrikalar** Warhol bir anlamda şunu söylüyor,لقد كانت عن الانتاج المتسلسل , عن المصانع , لقد كان يقول ماذا لو رأينا الطبيعة كما لو اننا ما زلنا في
Şimdi 3D baskı tasarımda bütün engelleri kaldırarak seri üretimin kısıtlarına karşı meydan okuyor.3D-printen kan nu ontwerpbarrières die de massaproductie beperken, omzeilen.
Şimdi 3D baskı tasarımda bütün engelleri kaldırarak seri üretimin kısıtlarına karşı meydan okuyor.이제 3차원 인쇄술은 대량 생산이라는 제약에 도전하게 만들었던
Şimdi 3D baskı tasarımda bütün engelleri kaldırarak seri üretimin kısıtlarına karşı meydan okuyor.Bây giờ in 3D có thể phá vỡ rào cản trong thiết kế thách thức các hạn chế của việc sản xuất hàng loạt.
Şimdi 3D baskı tasarımda bütün engelleri kaldırarak seri üretimin kısıtlarına karşı meydan okuyor.Drukowanie 3D może usunąć bariery utrudniające masową produkcję. utrudniające masową produkcję.
Şimdi 3D baskı tasarımda bütün engelleri kaldırarak seri üretimin kısıtlarına karşı meydan okuyor.Imprimarea 3D poate elimina obstacolele din design care crează dificultăți în limitele producției de masă.
Şimdi 3D baskı tasarımda bütün engelleri kaldırarak seri üretimin kısıtlarına karşı meydan okuyor.La stampa 3D può abbattere le barriere di design che sono un ostacolo per la produzione di massa.
Şimdi 3D baskı tasarımda bütün engelleri kaldırarak seri üretimin kısıtlarına karşı meydan okuyor.Сегодня 3D печать может разрушить барьеры в дизайне, бросая вызов ограничениям массового производства.
Şimdi 3D baskı tasarımda bütün engelleri kaldırarak seri üretimin kısıtlarına karşı meydan okuyor.עכשיו הדפסה בתלת-ממד יכולה לנפץ מחסומים בעיצוב שקוראים תיגר על מגבלות הייצור
Şimdi 3D baskı tasarımda bütün engelleri kaldırarak seri üretimin kısıtlarına karşı meydan okuyor.الان طباعة ثلاثية الابعاد بامكانها كسر حواجز التصميم التي تهدد محددات
Şimdi 3D baskı tasarımda bütün engelleri kaldırarak seri üretimin kısıtlarına karşı meydan okuyor.デザインの障壁が 取り除かれ 大量生産が可能となります
Üretildiği yıl 1962. Seri üretimin , fabrikaların dönemi.Tím, co dělal Warhol v roce 1962 říká:
Venkataswamy, seri üretim sağlığı nasıl yapacağını çözmüş.200万人の視力を無償で回復させたのです
Venkataswamy, seri üretim sağlığı nasıl yapacağını çözmüş.그는 대량 생산 의료 서비스를 어떻게 할 것인가에 대해 고려해 왔습니다.
Venkataswamy, seri üretim sağlığı nasıl yapacağını çözmüş.Venkataswamy în India, care a găsit o metodă de a produce sănătate în masă.
Venkataswamy, seri üretim sağlığı nasıl yapacağını çözmüş.Venkataswamy in India, die massa-geproduceerde-gezondheid uitvond.
Venkataswamy, seri üretim sağlığı nasıl yapacağını çözmüş.איך לשווק בריאות בכמות מסחרית.
Venkataswamy, seri üretim sağlığı nasıl yapacağını çözmüş.كيف ينتج كميات هائلة من الصحة .
Ve unutmadan, seri-üretim, genetik manipülasyon değil.Dan produksi massal ini bukanlah manipulasi genetis.
Ve unutmadan, seri-üretim, genetik manipülasyon değil.Diese Massenprouktion ist übrigens keine Genmanipulation.
Ve unutmadan, seri-üretim, genetik manipülasyon değil.E, a propósito, a produção em massa não é manipulação genética.
Ve unutmadan, seri-üretim, genetik manipülasyon değil.Et la production de masse, n'est pas une manipulation génétique.
Ve unutmadan, seri-üretim, genetik manipülasyon değil.Intendiamoci, produzione di massa non sta per manipolazione genetica.
Ve unutmadan, seri-üretim, genetik manipülasyon değil.참고로 대량 양식은 유전자 조작으로 번식하지 않습니다.
Ve unutmadan, seri-üretim, genetik manipülasyon değil.Mimochodem, masová produkce -- to není genetická manipulace.
Ve unutmadan, seri-üretim, genetik manipülasyon değil.Nawiasem mówiąc, produkcja masowa to nie genetyczna manipulacja.
Ve unutmadan, seri-üretim, genetik manipülasyon değil.Nhân tiện xin nói là sản xuất hàng loạt, chứ không phải liệu pháp biến đổi gene nhé.
Ve unutmadan, seri-üretim, genetik manipülasyon değil.Og for øvrigt, masseproduktion -- det er ikke genetisk manipulation.
Ve unutmadan, seri-üretim, genetik manipülasyon değil.Și apropo, producția în masă nu înseamnă manipulare genetică.