Savaşın sona ermesi ile topun seri üretimine son verildi.В края на сериала Гърлото на Ада бива унищожено.
Seri üretim modeli prototiplerden farklı olarak sadece tekli farlar uygulanmıştır.За разлика от комплектите за сглобяване, фабрично сглобените модели използват лепенки.
İlk versiyon 1983 yılında üretildi ve 1984 yılında seri üretimine başladı.Prototip je proizveden 1983. godine, a serijska proizvodnja počela je 1984.
1908 - Ford T modelinin seri üretimine başladı.Ford Model T iz 1908.
K5: Standart seri üretim modeli.K3: standardna inačica namijenjena masovnoj proizvodnji.
15 cm s.F.H.40 tasarımı yapım hatalarından ötürü asla seri üretime geçemedi.T-54M nikad nije ušao u serijsku proizvodnju.
Toyota Prius, dünyanın ilk seri üretim hibrid otomobilidir.Toyota Prius, najprodavaniji svjetski hibrid, je serijsko-paralelni (power-split) hibrid.
Seri Üretim Otomobiller (Grup N).Umelecký súbor Činohry SND (s.
Bu seri uçaktan altı tane üretildi fakat seri üretime geçilemedi.Vyrobené boli dva prototypy, do sériovej výroby sa však tento typ trolejbusu nedostal.
Seri üretime giren ilk Sovyet helikopteridir.Bil je prvi sovjetski serijsko grajeni helikopter.
1836 - Samuel Colt, ilk 34 kalibre altıpatlar (revolver) tabancanın seri üretimine başladı.1824 – Samuel Colt pagamino pirmąjį revolverį (34 kalibras).
Fiat'ın ilk seri üretimli otomobilidir.Fiat grupės pagrindinė veikla yra automobilių gamyba.
Ancak, bu metodu seri üretim için uygun değildi ve onun fiziği çok iyi anlaşılmış değildi.Tačiau darbo beveik neįmanoma automatizuoti, todėl serijinei gamybai šis montavimo metodas netinka.
Bu tip havyalar daha çok seri üretim yapan firmalarda kullanılır.Tokia atmintis tinka tik didelėmis serijomis gaminamuose įrenginiuose.
1836 - Samuel Colt, ilk 34 kalibre altıpatlar (revolver) tabancanın seri üretimine başladı.1836 – Samuel Colt valmistas oma vabrikus esimese trumliga revolveri – mudeli Texas kaliibriga 34.
Seri üretimi 1982 yılında başlanmıştır.Seeriatootmist alustati 1984.
Ancak 1908'de bütün bu elemenleri birleştirdi... ilk seri üretim otomobil olan Model T'yi üretmek için...1908년 이 모든 요소를 종합하여 첫 번째 대량생산 자동차 "모델 T"를 만들어 냈지요.
Ancak 1908'de bütün bu elemenleri birleştirdi... ilk seri üretim otomobil olan Model T'yi üretmek için...Dar au combinat toate aceste elemente în 1908 pentru a produce primul automobil în serie, modelul T.
Ancak 1908'de bütün bu elemenleri birleştirdi... ilk seri üretim otomobil olan Model T'yi üretmek için...Et Internet a lentement grandi durant les décennies alors que les réseaux et les protocoles fusionnèrent.
Ancak 1908'de bütün bu elemenleri birleştirdi... ilk seri üretim otomobil olan Model T'yi üretmek için...Ma combinò tutti questi elementi nel 1908 per produrre la prima auto per il mercato di massa, il Modello T
Ancak 1908'de bütün bu elemenleri birleştirdi... ilk seri üretim otomobil olan Model T'yi üretmek için...Mas combinaram todos estes elementos em 1908 para construir o primeiro carro produzido em massa, o Modelo T
Ancak 1908'de bütün bu elemenleri birleştirdi... ilk seri üretim otomobil olan Model T'yi üretmek için...Men de kombinerede alle disse elementer i 1908 for at producere den første bil til massemarkedet, Model T
Ancak 1908'de bütün bu elemenleri birleştirdi... ilk seri üretim otomobil olan Model T'yi üretmek için...Αλλά συνδύασε όλα αυτά τα στοιχεία το 1908, για την μαζική παραγωγή του πρώτου της αυτοκίνητου, του Model T.
Ancak 1908'de bütün bu elemenleri birleştirdi... ilk seri üretim otomobil olan Model T'yi üretmek için...Но они объединили все эти элементы в 1908 году чтобы произвести первый автомобиль массового рынка, модель Т
Ancak 1908'de bütün bu elemenleri birleştirdi... ilk seri üretim otomobil olan Model T'yi üretmek için...Но през 1908 г. той комбинира всички тези елементи и създава първата масова кола на пазара, Модел "Т".
Ancak 1908'de bütün bu elemenleri birleştirdi... ilk seri üretim otomobil olan Model T'yi üretmek için...אבל הוא חיבר את כל האלמנטים יחדיו ב1908 בשביל ליצר את המוצר התעשייתי הראשון, מודל T
Ancak 1908'de bütün bu elemenleri birleştirdi... ilk seri üretim otomobil olan Model T'yi üretmek için...大量生産自動車の第一号を生み出した
Aslında seri üretim bir çok ürünü kolayca ulaşılabilir kıldı.Στην πραγματικότητα, η μαζική παραγωγή έκανε πολλά προϊόντα ευρέως διαθέσιμα.
Bir yorum yapmaya çalışmıyorum hani, seri üretim ürünleri veya kendi başına çevre ya da doğa hakkında.Det er ikke ment som en kommentar til masseproducerede genstande - - eller miljøet eller naturen som sådan.
Bir yorum yapmaya çalışmıyorum hani, seri üretim ürünleri veya kendi başına çevre ya da doğa hakkında.Ich versuch nicht, Kommentare zu massenproduzierten Dingen oder der Umwelt oder Natur per se abzugeben.
Bir yorum yapmaya çalışmıyorum hani, seri üretim ürünleri veya kendi başına çevre ya da doğa hakkında.Nie próbuję komentować przedmiotów produkowanych na szeroką skalę, czy też środowiska lub natury jako takiej.
Fakat elbette, seri üretimin maliyetleri... ...bizi daha geniş alanlara töneltmiştir.Aber natürlich war der Preis der Massenproduktion, dass wir auf großen Maßstab umgestellt haben.
Fakat elbette, seri üretimin maliyetleri... ...bizi daha geniş alanlara töneltmiştir.Dar bineinteles, pretul productiei in masa este ca am avansat la scara larga.
Fakat elbette, seri üretimin maliyetleri... ...bizi daha geniş alanlara töneltmiştir.De persze a tömeggyártásnak az volt az ára, hogy áttértünk a nagybani termelésre.
Fakat elbette, seri üretimin maliyetleri... ...bizi daha geniş alanlara töneltmiştir.Jednak produkcja masowa wymaga wielkiej skali. Jednak produkcja masowa wymaga wielkiej skali.
Fakat elbette, seri üretimin maliyetleri... ...bizi daha geniş alanlara töneltmiştir.물론 우리가 대량생산을 하기 시작하면서 여러 문제들도 생겨나기 시작했습니다.
Fakat elbette, seri üretimin maliyetleri... ...bizi daha geniş alanlara töneltmiştir.Maar natuurlijk was de prijs van massaproductie: schaalvergroting.
Fakat elbette, seri üretimin maliyetleri... ...bizi daha geniş alanlara töneltmiştir.Mas, é claro que o preço da produção em massa tem sido o crescimento em grande escala.
Fakat elbette, seri üretimin maliyetleri... ...bizi daha geniş alanlara töneltmiştir.Nhưng tất nhiên cái giá của việc sản xuất đại trà là chúng ta chuyển sang quy mô lớn.
Fakat elbette, seri üretimin maliyetleri... ...bizi daha geniş alanlara töneltmiştir.Pero por supuesto, el precio de la producción masiva ha sido que nos volvimos gran-escala.
Fakat elbette, seri üretimin maliyetleri... ...bizi daha geniş alanlara töneltmiştir.Но, конечно, за массовое производство нам пришлось заплатить определённую цену.
Fakat elbette, seri üretimin maliyetleri... ...bizi daha geniş alanlara töneltmiştir.Но, разбира се, цената на масовото производство е била, че сме се преместили в едър мащаб.
Fakat elbette, seri üretimin maliyetleri... ...bizi daha geniş alanlara töneltmiştir.אך כמובן שמחיר הייצור ההמוני היה שעלינו בהיקפי הייצור.
Fakat elbette, seri üretimin maliyetleri... ...bizi daha geniş alanlara töneltmiştir.ولكن بطبيعة الحال كان ثَمَنُ اعتماد الإنتاج الضخم الإِنتقال إلى نطاق أوسع.
Fakat elbette, seri üretimin maliyetleri... ...bizi daha geniş alanlara töneltmiştir.大量生産の代償があります 大規模になったという事は、たくさんの景観を破壊したという事です
İşte Hindistan'dan Dr. Venkataswamy, seri üretim sağlığı nasıl yapacağını çözmüş.Aquí está el Dr. Venkataswamy en India, que ha encontrado la manera de llevar la salud a una escala masiva.
İşte Hindistan'dan Dr. Venkataswamy, seri üretim sağlığı nasıl yapacağını çözmüş.Das ist Dr. Venkataswamy in Indien, der herausfand, wie man Gesundheit als Massenprodukt anbieten kann.
İşte Hindistan'dan Dr. Venkataswamy, seri üretim sağlığı nasıl yapacağını çözmüş.Dr Venkataswamy w Indiach odkrył, jak można produkować zdrowie na skalę masową.
İşte Hindistan'dan Dr. Venkataswamy, seri üretim sağlığı nasıl yapacağını çözmüş.Her er dr. Venkataswamy i Indien, der har fundet en måde til at masseproducere sundhed.
İşte Hindistan'dan Dr. Venkataswamy, seri üretim sağlığı nasıl yapacağını çözmüş.Questo è il Dott. Venkataswamy in India, che ha scoperto come creare salute prodotta in massa.
İşte Hindistan'dan Dr. Venkataswamy, seri üretim sağlığı nasıl yapacağını çözmüş.Tady je doktor Venkataswamy z Indie, který objevil, jak vyrábět ve velkém zdraví.
İşte Hindistan'dan Dr. Venkataswamy, seri üretim sağlığı nasıl yapacağını çözmüş.Εδώ είναι ο Δοκτωρ Βενκατασγουαμι στην Ινδία, ο οποίος βρήκε τρόπο να κάνει μαζική παραγωγή υγείας.
İşte Hindistan'dan Dr. Venkataswamy, seri üretim sağlığı nasıl yapacağını çözmüş.Ето д-р Венкатасвами в Индия, който е измислил начин да дава здраве на масите.
İşte Hindistan'dan Dr. Venkataswamy, seri üretim sağlığı nasıl yapacağını çözmüş.Это доктор Венкатасвами из Индии, создавший систему массового воспроизводства здоровья.
'Kasıtlı eskitme'; seri üretimin başlaması ve tüketim toplumu ile aynı zamanda ortaya çıktı.Plánované opotřebení se rozvinulo zároveň s masovou produkcí v konzumní společnosti.
Kuzey İsrail'de, şimdi Kibbutz'da bu doğal düşmanların seri üretimini yapan bir işletme var.En el noreste de Israel, en el kibutz Sde Eliyahu, hay una instalación que produce enemigos naturales en masa.
Kuzey İsrail'de, şimdi Kibbutz'da bu doğal düşmanların seri üretimini yapan bir işletme var.I det nordøstlige Israel, i Kibbutz Sde Eliyahu, er der et anlæg, der masseproducerer de naturlige fjender.
Kuzey İsrail'de, şimdi Kibbutz'da bu doğal düşmanların seri üretimini yapan bir işletme var.In Noord-Oost Israel, in kibboets Sde Eliyahu, is een kweekstation voor deze natuurlijke vijanden.
Kuzey İsrail'de, şimdi Kibbutz'da bu doğal düşmanların seri üretimini yapan bir işletme var.In Nordisrael, im Kibbuz Sde Eliyahu, gibt es eine Anlage, die die Fressfeinde in Serie produziert.
Kuzey İsrail'de, şimdi Kibbutz'da bu doğal düşmanların seri üretimini yapan bir işletme var.이스라엘 북동쪽에 있는 키부츠 스데 엘리야후입니다. 여기에 있는 시설에서