Bedenini dağların üzerine serecek, Vadileri çürüyen bedeninle dolduracağım.Îţi voi asvîrli carnea pe munţi, şi voi umplea văile cu sfărîmăturile tale.
Bedenini dağların üzerine serecek, Vadileri çürüyen bedeninle dolduracağım.Jag skall kasta ditt kött på bergen och fylla dalarna med ditt stora skrov.
Bedenini dağların üzerine serecek, Vadileri çürüyen bedeninle dolduracağım.Jeg lægger dit Kød på Bjergene, fylder Dalene op med dit Ådsel,
Bedenini dağların üzerine serecek, Vadileri çürüyen bedeninle dolduracağım.Jeg vil kaste ditt kjøtt op på fjellene og fylle dalene med din store kropp.
Bedenini dağların üzerine serecek, Vadileri çürüyen bedeninle dolduracağım.Je mettrai ta chair sur les montagnes, Et je remplirai les vallées de tes débris;
Bedenini dağların üzerine serecek, Vadileri çürüyen bedeninle dolduracağım.내가 네 고기를 여러 산에 두며 네 시체를 여러 골짜기에 채울 것임이여
Bedenini dağların üzerine serecek, Vadileri çürüyen bedeninle dolduracağım.Lalu gunung-gunung dan lembah-lembah akan Kupenuhi dengan bangkaimu yang membusuk itu
Bedenini dağların üzerine serecek, Vadileri çürüyen bedeninle dolduracağım.Minä jätän sinun lihasi vuorten hyviksi ja täytän raatokasallasi laaksot,
Bedenini dağların üzerine serecek, Vadileri çürüyen bedeninle dolduracağım.Spargerò per i monti la tua carne e riempirò le valli della tua carogna
Bedenini dağların üzerine serecek, Vadileri çürüyen bedeninle dolduracağım.S vetem húsodat a hegyekre, és betöltöm a völgyeket rothadásoddal.
Bedenini dağların üzerine serecek, Vadileri çürüyen bedeninle dolduracağım.Ta sẽ đặt thịt ngươi trên các núi , và lấy tiền_tệ ngươi lấp đầy các nơi trũng .
Bedenini dağların üzerine serecek, Vadileri çürüyen bedeninle dolduracağım.Ta sẽ đặt thịt ngươi trên các núi, và lấy tiền tệ ngươi lấp đầy các nơi trũng.
Bedenini dağların üzerine serecek, Vadileri çürüyen bedeninle dolduracağım.Tus carnes expondré sobre los montes, y llenaré los valles con tus restos
Bedenini dağların üzerine serecek, Vadileri çürüyen bedeninle dolduracağım.Und will dein Aas auf die Berge werfen und mit deiner Höhe die Täler ausfüllen.
Bedenini dağların üzerine serecek, Vadileri çürüyen bedeninle dolduracağım.Και θελω εκθεσει τας σαρκας σου επι τα ορη, και εμπλησει τας κοιλαδας απο των σωρων του πτωματος σου.
Bedenini dağların üzerine serecek, Vadileri çürüyen bedeninle dolduracağım.И раскидаю мясо твое по горам, и долины наполню твоими трупами.
Bedenini dağların üzerine serecek, Vadileri çürüyen bedeninle dolduracağım.Ще туря месата ти на планините, ще напълня долините с купове от твоите убити,
Bedenini dağların üzerine serecek, Vadileri çürüyen bedeninle dolduracağım.ונתתי את בשרך על ההרים ומלאתי הגאיות רמותך׃
Bedenini dağların üzerine serecek, Vadileri çürüyen bedeninle dolduracağım.والقي لحمك على الجبال واملأ الاودية من جيفك.
Bedenini dağların üzerine serecek, Vadileri çürüyen bedeninle dolduracağım.我 必 將 你 的 肉 丟 在 山 間 、 用 你 高 大 的 屍 首 填 滿 山 谷
Bedenini dağların üzerine serecek, Vadileri çürüyen bedeninle dolduracağım.我 必 將 你 的 肉丟 在 山間 、 用 你 高大 的 屍首 填 滿 山谷
Birisi ön bacakları tutsun. Paul Sereno:さて巻き尺で測るのです そこだ
Biyoenerji konusu, karşılıklı etkileşim sorununu göz önüne serer.60° και πολιτιστικές υπηρεσίες που παρέχουν τα οικοσυστήματα.
Biyoenerji konusu, karşılıklı etkileşim sorununu göz önüne serer.Bioenergian tarkastelu valaisee sitä, mistä kompromisseissa on kyse.
Biyoenerji konusu, karşılıklı etkileşim sorununu göz önüne serer.El caso de la bioenergía ilustra el problema de las soluciones de compromiso.
Biyoenerji konusu, karşılıklı etkileşim sorununu göz önüne serer.Primer energetske izrabe biomase dobro ponazarja problematiko kompromisov.
Biyoenerji konusu, karşılıklı etkileşim sorununu göz önüne serer.Případ bioenergie ilustruje problém kompromisů.
Biyoenerji konusu, karşılıklı etkileşim sorununu göz önüne serer.Przypadek bioenergii ilustruje problem kompromisów.
Bu seremoni rolünün altında gerçekten mütevazı ve içe dönük birisiydi.이런 의식적인 역할 하에서, 그분은 정말고 겸손하고 내성적이셨습니다 --
Bu seremoni rolünün altında gerçekten mütevazı ve içe dönük birisiydi.מתחת למעטה תפקידו הטיקסי, הוא היה באמת צנוע ומופנם--
Bu seremoni rolünün altında gerçekten mütevazı ve içe dönük birisiydi.تحت هذا الدور الخطابي، كان متواضعاً ومنطوياً جدا --
Bu seremoni rolünün altında gerçekten mütevazı ve içe dönük birisiydi.本当はすごく謙虚で内向的な人柄だったことで 説教をするときに アイコンタクトをとるのが
DK: Ve tabiki, hücreye serebileceğiniz bir hamak öğle uykularınız için.E claro, uma rede para a sesta da tarde que se estica através do cubículo.
DK: Ve tabiki, hücreye serebileceğiniz bir hamak öğle uykularınız için.데이빗 켈리: 그리고 물론 오후 낮잠을 위한 헤먹도 있습니다
DK: Ve tabiki, hücreye serebileceğiniz bir hamak öğle uykularınız için.ד.ק.: וכמובן: ערסל לשנת אחרי הצהריים
DK: Ve tabiki, hücreye serebileceğiniz bir hamak öğle uykularınız için.ديفيد كيلي: وبالطبع: أرجوحة شبكية لقيلولة ما بعد الظهر.
DK: Ve tabiki, hücreye serebileceğiniz bir hamak öğle uykularınız için.個室に張られています
Düşmanlarını hemen yere serer, Hasımlarına el kaldırırdım!(80:15) Я скоро смирил бы врагов их и обратил бы руку Мою на притеснителей их:
Düşmanlarını hemen yere serer, Hasımlarına el kaldırırdım!(81:15) En un instant je confondrais leurs ennemis, Je tournerais ma main contre leurs adversaires;
Düşmanlarını hemen yere serer, Hasımlarına el kaldırırdım!Ach, luisterde mijn volk maar naar Mij luisterde! Bewandelde het volk Israël mijn wegen maar!
Düşmanlarını hemen yere serer, Hasımlarına el kaldırırdım!Da kued jeg snart deres Fjender, vendte min Hånd mod deres Uvenner!
Düşmanlarını hemen yere serer, Hasımlarına el kaldırırdım!Em breve eu abateria os seus inimigos, e voltaria a minha mão contra os seus adversários.
Düşmanlarını hemen yere serer, Hasımlarına el kaldırırdım!En un instante habría yo sometido a sus enemigos, y habría vuelto mi mano contra sus adversarios
Düşmanlarını hemen yere serer, Hasımlarına el kaldırırdım!, ha az én népem hallgatna reám, [s] Izráel az én utaimon járna!
Düşmanlarını hemen yere serer, Hasımlarına el kaldırırdım!Într'o clipă aş înfrunta pe vrăjmaşii lor, Mi-aş întoarce mîna împotriva protivnicilor lor;
Düşmanlarını hemen yere serer, Hasımlarına el kaldırırdım!Kar mahoma bi bil potlačil njih sovražnike in zoper njih zatiralce bi bil obrnil roko svojo.
Düşmanlarını hemen yere serer, Hasımlarına el kaldırırdım!그리하면 내가 속히 저희 원수를 제어하며 내 손을 돌려 저희 대적을 치리니
Düşmanlarını hemen yere serer, Hasımlarına el kaldırırdım!maka Aku segera menundukkan musuh mereka, dan mengalahkan semua lawan mereka
Düşmanlarını hemen yere serer, Hasımlarına el kaldırırdım!O, at mitt folk vilde høre mig, og at Israel vilde vandre på mine veier!
Düşmanlarını hemen yere serer, Hasımlarına el kaldırırdım!O att mitt folk ville höra mig, och att Israel ville vandra på mina vägar!
Düşmanlarını hemen yere serer, Hasımlarına el kaldırırdım!Oby mię był lud mój posłuchał, a Izrael drogami mojemi chodził!
Düşmanlarını hemen yere serer, Hasımlarına el kaldırırdım!Ó byť mne byl lid můj poslouchal, a Izrael po cestách mých chodil,
Düşmanlarını hemen yere serer, Hasımlarına el kaldırırdım!Oi, jospa minun kansani minua kuulisi ja Israel vaeltaisi minun teilläni,
Düşmanlarını hemen yere serer, Hasımlarına el kaldırırdım!Ó, keby ma bol počúval môj ľud! Keby bol Izrael chodil po mojich cestách!
Düşmanlarını hemen yere serer, Hasımlarına el kaldırırdım!Se il mio popolo mi ascoltasse, se Israele camminasse per le mie vie
Düşmanlarını hemen yere serer, Hasımlarına el kaldırırdım!so wollte ich ihre Feinde bald dämpfen und meine Hand über ihre Widersacher wenden,
Düşmanlarını hemen yere serer, Hasımlarına el kaldırırdım!Thì chẳng bao lâu ta bắt suy phục các thù nghịch chúng nó, Trở tay ta nghịch những cừu địch chúng nó.
Düşmanlarını hemen yere serer, Hasımlarına el kaldırırdım!Thì chẳng bao_lâu ta bắt suy phục các thù_nghịch chúng_nó , Trở_tay ta nghịch những cừu_địch chúng_nó .
Düşmanlarını hemen yere serer, Hasımlarına el kaldırırdım!παραυτα ηθελον καταβαλει τους εχθρους αυτων, και κατα των θλιβοντων αυτους ηθελον στρεψει την χειρα μου.
Düşmanlarını hemen yere serer, Hasımlarına el kaldırırdım!Скоро бих покорил неприятелите им, И срещу противниците им бих обърнал ръката Си,