Ana içeriğe geç
Sözlük

ser ile cümle

ser kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Fadıl 1990 yılında serbest bırakıldı.Fadil was released in 1990.
Fadıl gelecek yıl serbest bırakılacak.Fadil will be released next year.
Kafatası beyninizi yaralanmaya karşı koruyan sert kemiktir.Cranium is the hard bone of head that protects your brain from injury.
Fadıl, Leyla'nın sert olduğunu biliyordu.Fadil knew Layla was violent.
Fadıl servetinden dolayı Leyla için cazip bir hedefti.Fadil was a desirable target for Layla because of his wealth.
Fadıl şartlı tahliye ile erkenden serbest kaldı.Fadil got early release on parole.
Serbest piyasanın karar vermesi gerekir.The free market should decide.
Tom ekim ayında hapishaneden serbest bırakıldı.Tom was released from prison in October.
Serbest zamanımda bloğuma yazıyorum.In my free time, I write on my blog.
Sami, şerife alkol ve kadın teklif etti.Sami offered the sheriff alcohol and women.
Büyük Depresyon, Sami'nin ailesini sert vurdu.The Great Depression hit Sami's family hard.
Müşteri servisini aradım çünkü yanlış öğe gönderdiler.I called customer service because they sent me the wrong item.
Kendine karşı çok sert davranıyorsun.You're being very hard on yourself.
Eğitim servetten daha iyidir.Education is better than wealth.
Servet arayışı beni ilgilendirmiyor.The pursuit of wealth does not interest me.
Servet kazanmakla ilgilenmiyorum.I am not interested in acquiring wealth.
Servet ve sağlık el ele gider.Wealth and health go hand in hand.
Sağlığıma servetimden daha fazla değer veririm.I value my health more than my wealth.
Öldüğünüzde dünyadaki tüm servet değersizdir.All the wealth in the world is worthless when you're dead.
Bir defa öldüğünde büyük bir servete sahip olmak anlamsızdırHaving a large fortune is pointless once you're dead.
Tom çok sert tokalaşıyor.Tom has a very strong handshake.
Sen serbest bırakılacaksın.You will be released.
Ben serbest bırakıldım.I've been released.
Tom seranın içinde.Tom is in the greenhouse.
Şerefli ölmektense şerefsiz yaşamak daha iyidir.Better to live dishonored than die proud.
Köleleri serbest bırak!Free the slaves!
Bu karayolunun bir güvenlik şeridi var.This highway has a shoulder.
Bu şerefsizlerin sana zarar vermesine asla izin vermeyeceğim.I will never let these scumbags hurt you.
Tom hapishaneden asla serbest bırakılmayacak.Tom will never be released from prison.
Tom geçen hafta hapishaneden serbest bırakıldı.Tom was released from prison last week.
Onun yüzü sertleşti.His face hardened.
Geçen yaz bir eşekarısı beni soktu ve acil servise gitmek zorunda kaldım.Last summer, a wasp stung me and I had to go to the emergency room.
Pazartesi bütün öğleden sonra serbest olacağım.I'll be free all Monday afternoon.
Tom az önce hapishaneden serbest bırakıldı.Tom has just been released from jail.
Leyla bir servet edindi.Layla made a fortune.
Sami sert seks yapmak istiyordu.Sami wanted violent sex.
Leyla'nın babası servetini petrol endüstrisinde kazandı.Layla's father made his fortune in the oil industry.
Varlıklı bir bayan olarak Leyla'nın yaşamı bir seraptı.Layla's life as a wealthy lady was a mirage.
Leyla'nın net serveti on milyon dolardır.Layla's net worth is estimated at ten million dollars.
Sami hayatımda gördüğüm en sert adam.Sami is the toughest guy I've ever met in my life.
Leyla 2007'de serbest bırakıldı.Layla was released in 2007.
Sami ailesinin tüm servetini kumarda kaybetti.Sami gambled away all of his family's fortune.
Tom 2013'te cezaevinden serbest bırakıldı.Tom was released from prison in 2013.
Yani sert bir adam olduğunu mu düşünüyorsun?So you think you're a tough guy?
Aldığın şeyi bana göster, sert adam.Show me what you got, tough guy.
Ben bir serseriydim.I was an outcast.
Onun sert kaslarına masaj yapıyordu.She massaged his stiff muscles.
O onun sert kaslarına masaj yaptı.She massaged his stiff muscles.
Tom, Mary'nin sert omuzlarına masaj yaptı.Tom massaged Mary's stiff shoulders.
Tom Mary'nin sert omuzlarını masaj yaptı.Tom massaged Mary's stiff shoulders.
Burada servisten memnun musunuz?Are you satisfied with the service here?
Seni hapisten ne zaman serbest bıraktılar?When did they let you out of prison?
Onları serbest bırakın.Free them.
Onları serbest bırakmalıyız.We must free them.
Servet kibir doğurur.Wealth breeds arrogance.
Sami serbest bırakılma şartlarını ihlal etti.Sami violated the terms of his release.
Pazartesi günü serbest değil misin?Aren't you free on Monday?
Beni serbest bırakmanı emrediyorum!I command you to release me!
Leyla garip bir davranış sergiledi.Layla exhibited a strange behavior.
Servet cazibesini asla anlamayacağım.I will never understand the allure of wealth.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod