Daha sonra kullanılacak maddelerden bahsetmemiz gerekiyor, sentetik biyolojiden, mesela.Y luego también hablamos de materiales, biología sintética, por ejemplo.
Daha sonra kullanılacak maddelerden bahsetmemiz gerekiyor, sentetik biyolojiden, mesela.Και τότε θα μιλάμε επίσης για υλικά, συνθετική βιολογία, για παράδειγμα.
Daha sonra kullanılacak maddelerden bahsetmemiz gerekiyor, sentetik biyolojiden, mesela.И стигнахме до материята, синтетична биология, например.
Daha sonra kullanılacak maddelerden bahsetmemiz gerekiyor, sentetik biyolojiden, mesela.Ми також обговорюємо матеріали, зокрема, синтетичну біологію.
Daha sonra kullanılacak maddelerden bahsetmemiz gerekiyor, sentetik biyolojiden, mesela.Мы обсуждаем также и материалы, синтетическая биология, например.
Daha sonra kullanılacak maddelerden bahsetmemiz gerekiyor, sentetik biyolojiden, mesela.ואז אנחנו מגיעים לדבר גם על חומרים, ביולוגיה מלאכותית, למשל.
Daha sonra kullanılacak maddelerden bahsetmemiz gerekiyor, sentetik biyolojiden, mesela.ثم نتحدث عن المواد، البيولوجيا التركيبية على سبيل المثال.
Daha sonra kullanılacak maddelerden bahsetmemiz gerekiyor, sentetik biyolojiden, mesela.合成生物学の利用も考えられます 機体を設計する際の 重要なポイントは構造です
DNA'nın sentetik olduğunu belirtme gibi bir alışkanlık edindik.그 DNA가 합성이라는 사실을 확인 할 수 있는 방법을 개발했습니다.
DNA'nın sentetik olduğunu belirtme gibi bir alışkanlık edindik.כדי להבטיח שה DNA הוא אכן סינטטי.
DNA'nın sentetik olduğunu belirtme gibi bir alışkanlık edindik.للنتأكد بشكل قاطع بأن الـDNA كان صناعي.
DNA'nın sentetik olduğunu belirtme gibi bir alışkanlık edindik.明確になるようにしました 2008年に最初の染色体を
E-mailimi okuyan sentetik bir ekranı dinlemem artık sorun değildi.No importaba que yo estaba escuchando un lector de pantalla sintético leer mi correo electronico
E-mailimi okuyan sentetik bir ekranı dinlemem artık sorun değildi.Nu a mai contat că ascultam un cititor sintetic de ecran care îmi citea e-mailul cu voce tare.
en yaygın olarak kullanılan sentetik uyuşturucudur (63).ecstasy wynosiła od poniżej 3 do 15 euro za tabletkę ( jednokrotnego zażycia amfetamina na ogół był wyższy.
en yaygın olarak kullanılan sentetik uyuşturucudur (63).en 17 países europeos, y la anfetamina, en nueve (63).
en yaygın olarak kullanılan sentetik uyuşturucudur (63).În perioada 2000-2005, pre†urile europene, iar amfetaminele în nou≤ †≤ri (63).
en yaygın olarak kullanılan sentetik uyuşturucudur (63).neuf (63).
Eroin kullanımı kararlı ama sentetik opioid sorunlarının artışından kaygı duyuluyorAfganistán: ¿Es posible controlar el impacto mediante un desarrollo alternativo?
Eroin kullanımı kararlı ama sentetik opioid sorunlarının artışından kaygı duyuluyorHepatitis C ist nach wie vor Europas schleichende Epidemie
Eroin kullanımı kararlı ama sentetik opioid sorunlarının artışından kaygı duyuluyorIl consumo di eroina è stabile, ma è preoccupante l’aumento dei problemi relativi agli oppiacei sintetici
Eroin kullanımı kararlı ama sentetik opioid sorunlarının artışından kaygı duyuluyorÖverdos är en viktig orsak till undvikbar dödlighet bland unga vuxna.
Eroin kullanımı kararlı ama sentetik opioid sorunlarının artışından kaygı duyuluyorUžívanie heroínu je stabilné, ale existujú obavy z narastajúcich problémov so syntetickými opiátmi
Eroin kullanımı kararlı ama sentetik opioid sorunlarının artışından kaygı duyuluyorUžívání heroinu je stabilní, existují však obavy z nárůstu problémů se syntetickými opiáty
Eroin kullanımı kararlı ama sentetik opioid sorunlarının artışından kaygı duyuluyorУпотребата на хероин остава постоянна, но има опасения за увеличаване на проблемите със синтетични опиати
Europol, sentetik uyuşturucular alanında, Aralık 2004’ten beri Synergy Projesi’ni yürütmektedir (107).Dans le domaine des drogues de synthèse, Europol dirige le projet Synergy depuis décembre 2004 (107).
Europol, sentetik uyuşturucular alanında, Aralık 2004’ten beri Synergy Projesi’ni yürütmektedir (107).december óta folytatja a Szinergia projektet (107).
Europol, sentetik uyuşturucular alanında, Aralık 2004’ten beri Synergy Projesi’ni yürütmektedir (107).En el área de las drogas sintéticas, Europol dirige el proyecto Synergy desde diciembre de 2004 (107).
Europol, sentetik uyuşturucular alanında, Aralık 2004’ten beri Synergy Projesi’ni yürütmektedir (107).I Europa beslagtogs 122 liter safrol 2004, främst i Lettland men också i Litauen.
Europol, sentetik uyuşturucular alanında, Aralık 2004’ten beri Synergy Projesi’ni yürütmektedir (107).Nel settore delle droghe sintetiche l’Europol sta attuando il progetto «Sinergy» dal dicembre 2004 (107).
Europol, sentetik uyuşturucular alanında, Aralık 2004’ten beri Synergy Projesi’ni yürütmektedir (107).Op het gebied van synthetische drugs voert Europol sinds december 2004 het Synergy-project uit (107).
Europol, sentetik uyuşturucular alanında, Aralık 2004’ten beri Synergy Projesi’ni yürütmektedir (107).V Európe sa v roku 2004 zachytilo 122 litrov safrolu, najmä v Lotyšsku, ale aj v Litve.
Fakat seçim hürriyeti -- fikrinizi değiştirip, oluşturmak -- sentetik mutluluğun düşmanı.Ale sloboda voľby, schopnosť vytvoriť a zmeniť svoj názor, je nepriateľom syntetického šťastia.
Fakat seçim hürriyeti -- fikrinizi değiştirip, oluşturmak -- sentetik mutluluğun düşmanı.Mais la liberté de choisir est l'ennemi du bonheur fabriqué.
Fakat seçim hürriyeti -- fikrinizi değiştirip, oluşturmak -- sentetik mutluluğun düşmanı.Mas a liberdade de escolha — de escolher e mudar de opinião — é inimiga da felicidade sintética.
Fakat seçim hürriyeti -- fikrinizi değiştirip, oluşturmak -- sentetik mutluluğun düşmanı.Но свобода выбора — принятие и смена решений — враг производимого счастья.
Fark ettik ki büyük parçalar halinde sentetik DNA üretmek inanılmaz zordu.Abbiamo scoperto che la sintesi precisa del DNA in lunghi pezzi era estremamente difficile.
Fark ettik ki büyük parçalar halinde sentetik DNA üretmek inanılmaz zordu.Am descoperit că pentru a sintetizeza ADN corect în bucăți mari era extrem de dificil.
Fark ettik ki büyük parçalar halinde sentetik DNA üretmek inanılmaz zordu.우리는 긴 사슬의 인공 DNA를 정확하게 만드는 것이 극도로 어렵다는 사실을 깨닫게 됩니다.
Fark ettik ki büyük parçalar halinde sentetik DNA üretmek inanılmaz zordu.Nous avons découvert que synthétiser avec précision de l'ADN en grands morceaux était extrêmement difficile.
Fark ettik ki büyük parçalar halinde sentetik DNA üretmek inanılmaz zordu.Okazało się, że dokładna synteza DNA w dużych kawałkach była bardzo trudna.
Fark ettik ki büyük parçalar halinde sentetik DNA üretmek inanılmaz zordu.Úgy találtuk, hogy a pontos DNS szintetizálása nagy darabokban rendkívül nehéz.
Fark ettik ki büyük parçalar halinde sentetik DNA üretmek inanılmaz zordu.We konden vaststellen dat kunstmatig DNA nauwkeurig samenstellen in grote stukken, heel moeilijk was.
Fark ettik ki büyük parçalar halinde sentetik DNA üretmek inanılmaz zordu.Wir fanden heraus, dass es extrem schwer war lange, fehlerfreie DNS Abschnitte zu konstruieren.
Fark ettik ki büyük parçalar halinde sentetik DNA üretmek inanılmaz zordu.Y descubrimos que sintetizar con precisión grandes fragmentos de ADN era muy difícil.
Fark ettik ki büyük parçalar halinde sentetik DNA üretmek inanılmaz zordu.Оказалось, что синтезировать ДНК большими кусками, без ошибок, очень сложно.
Fark ettik ki büyük parçalar halinde sentetik DNA üretmek inanılmaz zordu.Открихме, че синтезирането на прецизно ДНК в големи части беше изключително трудно.
Fark ettik ki büyük parçalar halinde sentetik DNA üretmek inanılmaz zordu.גילינו שסינתוז מדויק של דנ"א בפיסות גדולות הוא קשה ביותר.
Fark ettik ki büyük parçalar halinde sentetik DNA üretmek inanılmaz zordu.وقد وجدنا أن توليف حمض نووي دقيق في قطع كبيرة كان صعباً للغاية.
Fark ettik ki büyük parçalar halinde sentetik DNA üretmek inanılmaz zordu.大変難しいことだと分かりました 私の同僚のハム・スミスとクライド・ハッチソンが
Fentanil ve diğer sentetik opioidler doğrudan ölüm sebebi olduğu anlamına gelmeyebilir (148).Allerdings bedeutet dies nicht notwendigerweise, dass die Droge die unmittelbare Todesursache war (148).
Fentanil ve diğer sentetik opioidler doğrudan ölüm sebebi olduğu anlamına gelmeyebilir (148).Center spodbuja raziskave za ocenjevanje skupne umrljivosti med problematičnimi uporabniki drog.
Fentanil ve diğer sentetik opioidler doğrudan ölüm sebebi olduğu anlamına gelmeyebilir (148).Os homens são os mais atingidos pelas mortes por overdose de heroína registadas na Europa (82%).
-- fikrinizi değiştirip, oluşturmak -- sentetik mutluluğun düşmanı.-- at ændre mening og beslutte sig for noget -- er fjenden af syntetiseret lykke.
-- fikrinizi değiştirip, oluşturmak -- sentetik mutluluğun düşmanı.-- att ändra sig och bestämma sig -- är den tillverkade lyckans fiende.
-- fikrinizi değiştirip, oluşturmak -- sentetik mutluluğun düşmanı.- a változtatás és a döntés - a mesterséges boldogság ellensége.
-- fikrinizi değiştirip, oluşturmak -- sentetik mutluluğun düşmanı."Czemu narzekasz na darmowy papier?" "Darmowy? Przecież to mój własny papier?"
-- fikrinizi değiştirip, oluşturmak -- sentetik mutluluğun düşmanı.-- da se odločate in si premislite -- pa je sovražnik sintetizirane sreče.
-- fikrinizi değiştirip, oluşturmak -- sentetik mutluluğun düşmanı.-- de a te răzgândi şi a te hotărî --este inamicul fericirii sintetice.
-- fikrinizi değiştirip, oluşturmak -- sentetik mutluluğun düşmanı.-- để thay đổi và đưa ra quyết định -- là kẻ thù của hạnh phúc tổng hợp.