Ana içeriğe geç
Sözlük

sent ile cümle

sent kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
Çalıştığı her gün için yarım sent.Asi půl centu na den.
Çalıştığı her gün için yarım sent.Cam jumătate de cent pe zi de utilizare.
Çalıştığı her gün için yarım sent.Cerca de menos de um cêntimo por dia.
Çalıştığı her gün için yarım sent.Circa mezzo centesimo al giorno per azionarla.
Çalıştığı her gün için yarım sent.Etwa einen halben Cent pro Tag.
Çalıştığı her gün için yarım sent.Kb napi fél centbe.
Çalıştığı her gün için yarım sent.Khoảng nửa xu một ngày. (xu mỹ)
Çalıştığı her gün için yarım sent.Ongeveer een halve cent per dag in het gebruik.
Çalıştığı her gün için yarım sent.Pół centa na dzień.
Çalıştığı her gün için yarım sent.Približne pol centu denne.
Çalıştığı her gün için yarım sent.Sekitar setengah sen per hari.
Çalıştığı her gün için yarım sent.Za dan uporabe odštejete le pol centa.
Çalıştığı her gün için yarım sent.Περίπου μισό λεπτό (του δολαρίου) τη μέρα για να λειτουργήσει.
Çalıştığı her gün için yarım sent.Десь півцента на день.
Çalıştığı her gün için yarım sent.Около половин цент на ден, за да работи.
Çalıştığı her gün için yarım sent.Примерно полцента в день.
Çalıştığı her gün için yarım sent.בסביבות חצי סנט ליום.
Çalıştığı her gün için yarım sent.حوالي نصف سنت يومياً للتشغيل.
Çalıştığı her gün için yarım sent.ありがとう
Cero sentido del humor.What! ...
Çok basit, sadece 246 adet geni var, ama genomunu tamamen sentezleyebildik.246개의 유전자로 이루어진 매우 간단한 세균이지만, 저희는, 이 게놈을 완벽히 합성해낼 수 있었습니다.
Çok basit, sadece 246 adet geni var, ama genomunu tamamen sentezleyebildik.Conseguimos sintetizar totalmente o seu genoma.
Çok basit, sadece 246 adet geni var, ama genomunu tamamen sentezleyebildik.Er ist wirklich einfach - hat nur 246 Gene - aber wir konnten ihn vollständig synthetisieren.
Çok basit, sadece 246 adet geni var, ama genomunu tamamen sentezleyebildik.Jest bardzo prosty: posiada tylko 246 genów. I my byliśmy w stanie całkowicie zsyntetyzować ten genom.
Çok basit, sadece 246 adet geni var, ama genomunu tamamen sentezleyebildik.Muy simple, sólo tiene 246 genes, pero fuimos capaces de sintetizar completamente ese genoma.
Çok basit, sadece 246 adet geni var, ama genomunu tamamen sentezleyebildik.Rất đơn giản-- chỉ có 246 gen-- nhưng chúng ta hoàn toàn có thể tổng hợp chúng thành bộ gen.
Çok basit, sadece 246 adet geni var, ama genomunu tamamen sentezleyebildik.Très simple, seulement 246 gènes, nous avons été capables de synthétiser son génome.
Çok basit, sadece 246 adet geni var, ama genomunu tamamen sentezleyebildik.Una foarte simplă -- are doar vreo 246 de gene -- dar am fost în stare să-i sintetizăm genomul în întregime.
Çok basit, sadece 246 adet geni var, ama genomunu tamamen sentezleyebildik.Πολύ απλό, έχει περίπου 246 γονίδια όμως μπορέσαμε να συνθέσουμε πλήρως αυτό το γονιδίωμα.
Çok basit, sadece 246 adet geni var, ama genomunu tamamen sentezleyebildik.Много проста -- има само около 246 гена -- но ние успяхме да синтезираме напълно този геном.
Çok basit, sadece 246 adet geni var, ama genomunu tamamen sentezleyebildik.Очень простым -- всего около 246 генов -- но мы смогли полностью синтезировать этот геном.
Çok basit, sadece 246 adet geni var, ama genomunu tamamen sentezleyebildik.מאוד פשוט, רק 246 גנים, אך יכולנו לסנטז את כל הגנום.
Çok basit, sadece 246 adet geni var, ama genomunu tamamen sentezleyebildik.ゲノムの完全合成に成功したのです ゲノムがあれば もしや
Çok yakında protein sentezlemeye başlayacağız.그리고 곧 우리는 단백질도 합성해 낼 것입니다.
Çok yakında protein sentezlemeye başlayacağız.,ועוד מעט נתחיל ממש לסתנז את החלבונים
Çok yakında protein sentezlemeye başlayacağız.وقريبا جدا سنتمكن من تصنيع البروتينات
Çok yakında protein sentezlemeye başlayacağız.スティーブが示したように、ここから全く新しい世界が開かれるのです
- Confess and pay your sentence.- Confiese y pagar su condena.
- Confess and pay your sentence. - Will my nightmares end then?-להודות ולשלם את המשפט שלך. -הסיוטים שלי ייגמר לאחר מכן?
- Confess and pay your sentence.-Να ομολογήσω και να πληρώσει την ποινή σας.
Cornell'den bir grup bilim insanı sentetik ağaç diye adlandırdıkları bir şey yapıyorlar.A Cornellben egy tudóscsoport valami olyat csinál, amit ők szintetikus fának neveznek.
Cornell'den bir grup bilim insanı sentetik ağaç diye adlandırdıkları bir şey yapıyorlar.Ada kelompok ilmuwan di Cornell yang sedang membuat sesuatu yang mereka sebut pohon sintetik.
Cornell'den bir grup bilim insanı sentetik ağaç diye adlandırdıkları bir şey yapıyorlar.C'è un gruppo di scienziati a Cornell che sta creando quello che chiama un albero sintetico.
Cornell'den bir grup bilim insanı sentetik ağaç diye adlandırdıkları bir şey yapıyorlar.Een groep wetenschappers in Cornell zijn bezig een synthetische boom te ontwikkelen.
Cornell'den bir grup bilim insanı sentetik ağaç diye adlandırdıkları bir şey yapıyorlar.Grupa naukowców z Cornell stworzyła "sztuczne drzewo". Grupa naukowców z Cornell stworzyła "sztuczne drzewo".
Cornell'den bir grup bilim insanı sentetik ağaç diye adlandırdıkları bir şey yapıyorlar.Há um grupo de cientistas em Cornell que está a fazer aquilo a que eles chamam "árvore sintética".
Cornell'den bir grup bilim insanı sentetik ağaç diye adlandırdıkları bir şey yapıyorlar.Hay un grupo de científicos en Cornell que están creando lo que ellos llaman un arbol sintético.
Cornell'den bir grup bilim insanı sentetik ağaç diye adlandırdıkları bir şey yapıyorlar.코넬 대학교에 있는 일군의 과학자들이 '합성 나무'라 불리는 것을 만들고 있습니다.
Cornell'den bir grup bilim insanı sentetik ağaç diye adlandırdıkları bir şey yapıyorlar.Şi există un grup de oameni de ştiinţă în Cornell care fac ceea ce ei numesc un copac sintetic
Cornell'den bir grup bilim insanı sentetik ağaç diye adlandırdıkları bir şey yapıyorlar.Υπάρχει μία ομάδα ερευνητών στο πανεπιστήμιο Cornell που κατασκευάσει το λεγόμενο συνθετικό δέντρο.
Cornell'den bir grup bilim insanı sentetik ağaç diye adlandırdıkları bir şey yapıyorlar.В Корнелле есть группа ученых, которая занимается так называемым синтетическим деревом.
Cornell'den bir grup bilim insanı sentetik ağaç diye adlandırdıkları bir şey yapıyorlar.Има група учени в Корнел, които правят онова, което наричат синтетично дърво.
Cornell'den bir grup bilim insanı sentetik ağaç diye adlandırdıkları bir şey yapıyorlar.ישנה קבוצת מדענים בקורנל שמכינה מה שהם קוראים עץ סינטטי.
Cornell'den bir grup bilim insanı sentetik ağaç diye adlandırdıkları bir şey yapıyorlar.هناك مجموعة من العلماء في جامعة كورنيل يحاولون صنع ما يسمونه شجرة اصطناعية.
Cornell'den bir grup bilim insanı sentetik ağaç diye adlandırdıkları bir şey yapıyorlar.「合成木」と呼ばれるものを開発しています 彼らは言います:「木の底部にはポンプがないんだ」と
Çünkü değiştirme şartı mutluluk sentezlemeye yardımcı olmuyor.Bởi vì các điều kiện có thể đảo ngược không có lợi cho sự tổng hợp hạnh phúc
Çünkü değiştirme şartı mutluluk sentezlemeye yardımcı olmuyor.Deoarece condiţia reversibilă nu stimulează sinteza fericirii.
Çünkü değiştirme şartı mutluluk sentezlemeye yardımcı olmuyor.För det reversibla fallet främjar inte tillverkning av lycka.
Çünkü değiştirme şartı mutluluk sentezlemeye yardımcı olmuyor.Fordi den ulåste betingelse ikke er befordrende til at syntetisere lykke.
Çünkü değiştirme şartı mutluluk sentezlemeye yardımcı olmuyor.Karena kemungkinan untuk menukar gambar tidak kondusif untuk mensintesis kebahagiaan.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod