Ana içeriğe geç
Sözlük

sent ile cümle

sent kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Bizim için doğal bir sentez önemli.Penting bagi kami untuk tumbuh secara organis.
Bizim için doğal bir sentez önemli.Per noi è importante crescere in modo organico.
Bizim için doğal bir sentez önemli.Είναι σημαντικό για μας να μεγαλώνουμε οργανικά.
Bizim için doğal bir sentez önemli.Важно, чтобы изменения были естественными.
Bizim için doğal bir sentez önemli.За нас е важно да израстнем цялостно.
Bizim için doğal bir sentez önemli.חשוב לנו לגדול אורגנית.
Bizim için doğal bir sentez önemli.انه من المهم بالنسبة لنا أن ننمو طبيعيا.
Bizim için doğal bir sentez önemli.伝統と近代化のバランスを取るために
Bizler gerçekten sayfa başı 10 sente ulaşarak iyi bir iş çıkardık.장당 10센트를 받고서 상당히 좋은 성과를 내고 있었던 셈입니다.
Bizler gerçekten sayfa başı 10 sente ulaşarak iyi bir iş çıkardık.1ページ10セントで 平均の本は約300ページで 本1冊は30ドル
Bizler gerçekten sayfa başı 10 sente ulaşarak iyi bir iş çıkardık.Am făcut o treabă bună în a aduce costul la 10 cenți pe pagină.
Bizler gerçekten sayfa başı 10 sente ulaşarak iyi bir iş çıkardık.Chúng tôi đã cố gắng, để đạt giá thành ở mức 10xu mỗi trang.
Bizler gerçekten sayfa başı 10 sente ulaşarak iyi bir iş çıkardık.Fizemos um bom trabalho para obter os 10 cêntimos por página,
Bizler gerçekten sayfa başı 10 sente ulaşarak iyi bir iş çıkardık.Naprawdę zrobiliśmy kawał dobrej roboty, mieszcząc się w limicie 10 centów.
Bizler gerçekten sayfa başı 10 sente ulaşarak iyi bir iş çıkardık.On a été capable de faire un bon travail en maintenant les 10 cents par page.
Bizler gerçekten sayfa başı 10 sente ulaşarak iyi bir iş çıkardık.Realmente hemos podido hacer un buen trabajo tratando de lograr los 10 centavos por página.
Bizler gerçekten sayfa başı 10 sente ulaşarak iyi bir iş çıkardık.We hebben een knap staaltje werk verricht om tot die 10 cent per bladzijde te komen.
Bizler gerçekten sayfa başı 10 sente ulaşarak iyi bir iş çıkardık.Wir haben's echt gut hingekriegt mit den 10 Cent pro Seite.
Bizler gerçekten sayfa başı 10 sente ulaşarak iyi bir iş çıkardık.Καταφέραμε να κάνουμε πραγματικά καλή δουλειά στο να βγάλουμε την κάθε σελίδα στα 10 λεπτά.
Bizler gerçekten sayfa başı 10 sente ulaşarak iyi bir iş çıkardık.Действително свършихме доста добра работа, за да достигнем до 10 цента на страница.
Bizler gerçekten sayfa başı 10 sente ulaşarak iyi bir iş çıkardık.Нам взагалі-то довелося добре попрацювати, щоб добитися 10 центів за сторінку.
Bizler gerçekten sayfa başı 10 sente ulaşarak iyi bir iş çıkardık.Нам вообще-то удалось хорошо потрудиться для того, чтобы стоимость стала 10 центов за страницу.
Bizler gerçekten sayfa başı 10 sente ulaşarak iyi bir iş çıkardık.למעשה הצלחנו לעשות עבודה די טובה בזה ב10 סנט לעמוד.
Bizler gerçekten sayfa başı 10 sente ulaşarak iyi bir iş çıkardık.نحن في الواقع كنا قادرين على اداء عمل جيد جداً بالوصول الى 10 سنتات للصفحة
Biz mutluluğu sentezliyoruz, fakat mutluluğun bulunması gerektiğini düşünüyoruz.Ale w odróżnieniu od niego, chyba o tym nie wiesz.
Biz mutluluğu sentezliyoruz, fakat mutluluğun bulunması gerektiğini düşünüyoruz.Chúng ta tích luỹ hạnh phúc, nhưng chúng ta lại nghĩ rằng hạnh phúc là một thứ để đi tìm.
Biz mutluluğu sentezliyoruz, fakat mutluluğun bulunması gerektiğini düşünüyoruz.Como Sir Thomas ustedes tienen esta máquina
Biz mutluluğu sentezliyoruz, fakat mutluluğun bulunması gerektiğini düşünüyoruz.Dokážeme si pre seba šťastie vyrobiť, ale myslíme si, že ho treba hľadať.
Biz mutluluğu sentezliyoruz, fakat mutluluğun bulunması gerektiğini düşünüyoruz.Előállítjuk a boldogságot, de azt hisszük, a boldogság olyan valami, amit meg kell találni.
Biz mutluluğu sentezliyoruz, fakat mutluluğun bulunması gerektiğini düşünüyoruz.Kita mensintesis kebahagiaan, tapi kita berpikir bahwa kebahagiaan adalah sesuatu untuk ditemukan.
Biz mutluluğu sentezliyoruz, fakat mutluluğun bulunması gerektiğini düşünüyoruz.행복의 연금술을 손에 쥐고도 깨닫지 못한 것이죠.
Biz mutluluğu sentezliyoruz, fakat mutluluğun bulunması gerektiğini düşünüyoruz.Noi sintetizăm fericirea, dar credem că ea e un lucru care poate fi găsit.
Biz mutluluğu sentezliyoruz, fakat mutluluğun bulunması gerektiğini düşünüyoruz.Nós sintetizamos felicidade, mas pensamos que a felicidade tem que ser procurada.
Biz mutluluğu sentezliyoruz, fakat mutluluğun bulunması gerektiğini düşünüyoruz.Nous fabriquons le bonheur mais croyons que le bonheur est quelque chose que l'on trouve.
Biz mutluluğu sentezliyoruz, fakat mutluluğun bulunması gerektiğini düşünüyoruz.Sintetizziamo la felicità, ma pensiamo che la felicità sia una cosa da trovare.
Biz mutluluğu sentezliyoruz, fakat mutluluğun bulunması gerektiğini düşünüyoruz.Srečo sintetiziramo, prepričani pa smo, da jo moramo iskati.
Biz mutluluğu sentezliyoruz, fakat mutluluğun bulunması gerektiğini düşünüyoruz.Tuotamme onnea keinotekoisesti, mutta meidän mielestämme onni on löydettävä.
Biz mutluluğu sentezliyoruz, fakat mutluluğun bulunması gerektiğini düşünüyoruz.Vi syntetiserer lykke, men vi mener, lykke er noget, der skal findes.
Biz mutluluğu sentezliyoruz, fakat mutluluğun bulunması gerektiğini düşünüyoruz.Vi tillverkar lycka, men vi tror att lycka är något som man måste finna.
Biz mutluluğu sentezliyoruz, fakat mutluluğun bulunması gerektiğini düşünüyoruz.Vyrábíme štěstí, ale přesto si myslíme, že štěstí se musí najít.
Biz mutluluğu sentezliyoruz, fakat mutluluğun bulunması gerektiğini düşünüyoruz.Wij creëren geluk, maar denken dat geluk iets is dat gevonden kan worden.
Biz mutluluğu sentezliyoruz, fakat mutluluğun bulunması gerektiğini düşünüyoruz.Wir erzeugen Zufriedenheit künstlich, aber wir denken, Zufriedenheit ist etwas, das gefunden werden muss.
Biz mutluluğu sentezliyoruz, fakat mutluluğun bulunması gerektiğini düşünüyoruz.Συνθέτουμε την ευτυχία, αλλά τη φανταζόμαστε σαν κάτι που βρίσκουμε.
Biz mutluluğu sentezliyoruz, fakat mutluluğun bulunması gerektiğini düşünüyoruz.Ми синтезуємо щастя, але думаємо, що щастя - це річ, яку треба знайти.
Biz mutluluğu sentezliyoruz, fakat mutluluğun bulunması gerektiğini düşünüyoruz.Мы сами синтезируем счастье, но думаем, что его надо искать.
Biz mutluluğu sentezliyoruz, fakat mutluluğun bulunması gerektiğini düşünüyoruz.Ние синтезираме щастието, но мислим, че то е нещо, което да намерим.
Biz mutluluğu sentezliyoruz, fakat mutluluğun bulunması gerektiğini düşünüyoruz.אנחנו יוצרים אושר, אבל אנחנו חושבים שאושר זה דבר שצריך למצוא אותו.
Biz mutluluğu sentezliyoruz, fakat mutluluğun bulunması gerektiğini düşünüyoruz.نحن نولف السعادة , ولكن نحن نظن أن السعادة شيء يمكن ايجاده
Biz mutluluğu sentezliyoruz, fakat mutluluğun bulunması gerektiğini düşünüyoruz.人々が実際に幸せを作り出す例はそんなにたくさん必要ないでしょうが
Biz, sentetik bir varlık deneyimi yaratabiliyoruz.Можем да създадем осезаемото присъствие, дефинирано като Бог.
Böylece iki sent'lik turumuzun sonuna geliyoruz.Acesta a fost turul de doi cenţi.
Böylece iki sent'lik turumuzun sonuna geliyoruz.Basicamente é isto.
Böylece iki sent'lik turumuzun sonuna geliyoruz.C'est la tournée à deux centimes.
Böylece iki sent'lik turumuzun sonuna geliyoruz.Das ist die Kurzfassung.
Böylece iki sent'lik turumuzun sonuna geliyoruz.Dat is de twee-cent tour.
Böylece iki sent'lik turumuzun sonuna geliyoruz.Det er den billige tour.
Böylece iki sent'lik turumuzun sonuna geliyoruz.Ese es el vistazo general.
Böylece iki sent'lik turumuzun sonuna geliyoruz.Ez a kétcentes változat.
Böylece iki sent'lik turumuzun sonuna geliyoruz.Ho detto tutto in due parole.
Böylece iki sent'lik turumuzun sonuna geliyoruz.Itulah ringkasannya.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod