O bu odada. O sensin ve o benim.و لكن في هذه الغرف. إنه أنتم و أنا.
O bu odada. O sensin ve o benim.新しい物質科学はいりません
Oh, kes şunu. Politika konusunda zırvalayan sensin.Ты и сам не прочь поболтать о политике.
-O kadar sıkıcı olan sensin.-Anh chán lắm.
-O kadar sıkıcı olan sensin.- Cậu thật nhàm chán.
-O kadar sıkıcı olan sensin.- Du bist so langweilig.
-O kadar sıkıcı olan sensin.-Du bist so langweilig.
-O kadar sıkıcı olan sensin.- Du er så kedelig.
-O kadar sıkıcı olan sensin.- Jij bent zo saai.
-O kadar sıkıcı olan sensin.-Jij bent zo saai.
-O kadar sıkıcı olan sensin.-Kaulah yang membosankan.
-O kadar sıkıcı olan sensin.-Sinä se noin tylsä olet.
-O kadar sıkıcı olan sensin.- Te vagy ilyen unalmas.
-O kadar sıkıcı olan sensin.-Tu eres así de aburrido-
-O kadar sıkıcı olan sensin.- Tu eşti plictisitor!
-O kadar sıkıcı olan sensin.Tu sei il noioso.
-O kadar sıkıcı olan sensin.-Ty jesteś nudny-
-O kadar sıkıcı olan sensin.-Ty seš tak nudnej.
-O kadar sıkıcı olan sensin.- Εσύ είσαι τόσο βαρετός.
-O kadar sıkıcı olan sensin.-Вы что скучно.
-O kadar sıkıcı olan sensin.- Ти си скучният.
Olaylar çok hızlı gelişiyordu efendim Tabi ki ama şu an için ordaki tek tutunma noktamız sensin.Vąechno jde hrozně rychle, pane. <i>Jistě, ale v tuhle chvíli jste náą jediný tým na místě.</i>
Ona "Hediye zaten sensin" dedim.Azt mondtam: "Te vagy az ajándék."
Ona "Hediye zaten sensin" dedim.Dissi, "Tu sei il regalo."
Ona "Hediye zaten sensin" dedim.I-am spus că el era caodul în sine.
Ona "Hediye zaten sensin" dedim.Ich sagte, "Du bist das Geschenk."
Ona "Hediye zaten sensin" dedim.Ik zei: "Jij bent het cadeau."
Ona "Hediye zaten sensin" dedim.J'ai dit, "C'est toi le cadeau."
Ona "Hediye zaten sensin" dedim.그래서 제가 그랬죠, "자네가 바로 선물이야."
Ona "Hediye zaten sensin" dedim.Powiedziałem: "Ty jesteś tym darem".
Ona "Hediye zaten sensin" dedim.Yo dije: "Tú eres el regalo."
Ona "Hediye zaten sensin" dedim.Аз му казах,"Ти си подаръка."
Ona "Hediye zaten sensin" dedim.Я сказал: "Ты и есть подарок".
Ona "Hediye zaten sensin" dedim.אמרתי, "אתה המתנה."
Ona "Hediye zaten sensin" dedim.قلت "انت هدية"
Ona "Hediye zaten sensin" dedim.彼は「いや あなたが贈り物ですよ
Öncelikle kimler bu dersi almalı sorusuyla başlayalım? Cevap sensin elbette, bu dersi almalısın.첫째로 누가 이 강의를 들어야 하는가? 라는 질문에 제 대답은 당연히 여러분이라고 말하고 싶습니다.
Öncelikle kimler bu dersi almalı sorusuyla başlayalım? Cevap sensin elbette, bu dersi almalısın.Siapa menurut saya yang seharusnya mengambil mata kuliah ini? jawabannya adalah anda
Öncelikle kimler bu dersi almalı sorusuyla başlayalım? Cevap sensin elbette, bu dersi almalısın.مثلًا، من في رأيي يجب أن يأخذ هذا المقرر؟ و بالتأكيد الإجابة هي أنت،
Öncelikle kimler bu dersi almalı sorusuyla başlayalım? Cevap sensin elbette, bu dersi almalısın.君こそ このコースをとるべきなんだ なぜなら全ての人が このコースをとるべきだから
Onlara renk verecek olan sensin.C'est toi qui leur donneras leur couleur.
Onlara renk verecek olan sensin.Eres tú el que les da el color.
Onlara renk verecek olan sensin.Jij bent het die ze moet kleuren.
Onlara renk verecek olan sensin.제가 그것들에게 색을 입힐 수 있다는 것을요.
Onlara renk verecek olan sensin.Sei tu che dai loro colore.
Onlara renk verecek olan sensin.Tu le vei da culoare.
Onları oraya gönderen sensin!- Das hoffe ich. Das ist meine Familie da oben!
Onları oraya gönderen sensin!-Doufáme.
Onları oraya gönderen sensin!Du drog in dem i det!
Onları oraya gönderen sensin!Du fik dem til det!
Onları oraya gönderen sensin!Foi você quem os meteu nisto!
Onları oraya gönderen sensin!Kau yang melibatkan mereka !
Onları oraya gönderen sensin!Li ha mandati lei lassų.
Onları oraya gönderen sensin! Onlar benim ailem.Jij hebt mijn familie geronseld.
Onları oraya gönderen sensin! Onlar benim ailem. Ummaktan fazlasını yap!A " remélem " kevés!
Onları oraya gönderen sensin! Onlar benim ailem. Ummaktan fazlasını yap!Cả gia đình tôi trên đó, nên đừng nói là mong!
Onları oraya gönderen sensin! Onlar benim ailem. Ummaktan fazlasını yap!?מה הולך שם
Onları oraya gönderen sensin! Onlar benim ailem.Вие ги въвлякохте в това!
Onları oraya gönderen sensin! Onlar benim ailem.Вие ги въвлякохте в това!
Onları oraya gönderen sensin!Sinä vedit heidät tähän!