Ana içeriğe geç
Sözlük

sensin ile cümle

sensin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Çünkü yaşam kaynağı sensin, Senin ışığınla aydınlanırız.Dúslakodnak házadnak bõséges javaiban; megitatod õket gyönyörûségeid folyóvizébõl.
Çünkü yaşam kaynağı sensin, Senin ışığınla aydınlanırız.Engkaulah sumber hidup semua makhluk, dalam terang-Mu kami melihat terang
Çünkü yaşam kaynağı sensin, Senin ışığınla aydınlanırız.Heidät ravitaan sinun huoneesi lihavuudella, sinä annat heidän juoda suloisuutesi virrasta.
Çünkü yaşam kaynağı sensin, Senin ışığınla aydınlanırız.Kajti pri tebi je življenja vir, v svetlobi tvoji vidimo svetlobo.
Çünkü yaşam kaynağı sensin, Senin ışığınla aydınlanırız.대저 생명의 원천이 주께 있사오니 주의 광명 중에 우리가 광명을 보리이다
Çünkü yaşam kaynağı sensin, Senin ışığınla aydınlanırız.Oplývajú tukom tvojho domu, a napájaš ich z potoka svojich rozkoší.
Çünkü yaşam kaynağı sensin, Senin ışığınla aydınlanırız.pois em ti está o manancial da vida; na tua luz vemos a luz.
Çünkü yaşam kaynağı sensin, Senin ışığınla aydınlanırız.si saziano dell'abbondanza della tua casa e li disseti al torrente delle tue delizie
Çünkü yaşam kaynağı sensin, Senin ışığınla aydınlanırız.thi hos dig er Livets Kilde, i dit Lys skuer vi Lys!
Çünkü yaşam kaynağı sensin, Senin ışığınla aydınlanırız.Tučností domu tvého rozvlažováni bývají, a potokem rozkoší svých napájíš je.
Çünkü yaşam kaynağı sensin, Senin ışığınla aydınlanırız.Vì nguồn sự sống ở nơi Chúa ; Trong ánh_sáng Chúa chúng_tôi thấy sự sáng .
Çünkü yaşam kaynağı sensin, Senin ışığınla aydınlanırız.Vì nguồn sự sống ở nơi Chúa; Trong ánh sáng Chúa chúng tôi thấy sự sáng.
Çünkü yaşam kaynağı sensin, Senin ışığınla aydınlanırız.Zij genieten van al het goede dat U hun biedt en ondergaan Uw ontelbare zegeningen.
Çünkü yaşam kaynağı sensin, Senin ışığınla aydınlanırız.Διοτι μετα σου ειναι η πηγη της ζωης εν τω φωτι σου θελομεν ιδει φως.
Çünkü yaşam kaynağı sensin, Senin ışığınla aydınlanırız.Защото у Тебе е изворът на живота, В Твоята светлина ще видим светлина.
Çünkü yaşam kaynağı sensin, Senin ışığınla aydınlanırız.כי עמך מקור חיים באורך נראה אור׃
Çünkü yaşam kaynağı sensin, Senin ışığınla aydınlanırız.‎لان عندك ينبوع الحياة. بنورك نرى نورا‎.
Çünkü yaşam kaynağı sensin, Senin ışığınla aydınlanırız.因 為 在 你 那 裡 、 有 生 命 的 源 頭 . 在 你 的 光 中 、 我 們 必 得 見 光
Çünkü yaşam kaynağı sensin, Senin ışığınla aydınlanırız.因為 在 你 那裡 、 有 生命 的 源頭 . 在 你 的 光 中 、 我 們必得 見光
Dağlar var olmadan, Daha evreni ve dünyayı yaratmadan, Öncesizlikten sonsuzluğa dek Tanrı sensin.(89:2) Господи! Ты нам прибежище в род и род.
Dağlar var olmadan, Daha evreni ve dünyayı yaratmadan, Öncesizlikten sonsuzluğa dek Tanrı sensin.Ennenkuin vuoret syntyivät ja sinä loit maan ja maanpiirin, iankaikkisesta iankaikkiseen olet sinä, Jumala.
Dağlar var olmadan, Daha evreni ve dünyayı yaratmadan, Öncesizlikten sonsuzluğa dek Tanrı sensin.Førend Bjergene fødtes og Jord og Jorderig blev til, fra Evighed til Evighed er du, o Gud!
Dağlar var olmadan, Daha evreni ve dünyayı yaratmadan, Öncesizlikten sonsuzluğa dek Tanrı sensin.Før fjellene blev til, og du skapte jorden og jorderike, ja fra evighet til evighet er du, Gud.
Dağlar var olmadan, Daha evreni ve dünyayı yaratmadan, Öncesizlikten sonsuzluğa dek Tanrı sensin.Förrän bergen blevo till och du frambragte jorden och världen, ja, från evighet till evighet är du, o Gud.
Dağlar var olmadan, Daha evreni ve dünyayı yaratmadan, Öncesizlikten sonsuzluğa dek Tanrı sensin."산이 생기기 전, 땅과 세계도 주께서 조성하시기 전 곧 영원부터 영원까지 주는 하나님이시니이다"
Dağlar var olmadan, Daha evreni ve dünyayı yaratmadan, Öncesizlikten sonsuzluğa dek Tanrı sensin.Minekelõtte hegyek lettek és föld és világ formáltaték, öröktõl fogva mindörökké te vagy Isten.
Dağlar var olmadan, Daha evreni ve dünyayı yaratmadan, Öncesizlikten sonsuzluğa dek Tanrı sensin.Prima che nascessero i monti e la terra e il mondo fossero generati, da sempre e per sempre tu sei, Dio
Dağlar var olmadan, Daha evreni ve dünyayı yaratmadan, Öncesizlikten sonsuzluğa dek Tanrı sensin.Преди да се родят планините, И да си дал съществувание на земята и вселената, От века и до века Ти си Бог.
Dağlar var olmadan, Daha evreni ve dünyayı yaratmadan, Öncesizlikten sonsuzluğa dek Tanrı sensin.בטרם הרים ילדו ותחולל ארץ ותבל ומעולם עד עולם אתה אל׃
Dağlar var olmadan, Daha evreni ve dünyayı yaratmadan, Öncesizlikten sonsuzluğa dek Tanrı sensin.‎من قبل ان تولد الجبال او أبدأت الارض والمسكونة منذ الازل الى الابد انت الله‎.
Dağlar var olmadan, Daha evreni ve dünyayı yaratmadan, Öncesizlikten sonsuzluğa dek Tanrı sensin.諸 山 未 曾 生 出 、 地 與 世 界 你 未 曾 造 成 、 從 亙 古 到 永 遠 、 你 是 神
Dağlar var olmadan, Daha evreni ve dünyayı yaratmadan, Öncesizlikten sonsuzluğa dek Tanrı sensin.諸山 未 曾 生出 、 地與 世界 你 未曾 造成 、 從亙 古 到 永遠 、 你 是 神
Damgaları saklayan sensin, Sunbae.Anh là người giấu con dấu cơ mà, sunbae.
Damgaları saklayan sensin, Sunbae.C'est toi qui les as cachés, Sunbae !
Damgaları saklayan sensin, Sunbae.Du är den som gömde stämplen, Sunbae.
Damgaları saklayan sensin, Sunbae.Du hast die Stempel versteckt Sunbae.
Damgaları saklayan sensin, Sunbae.Jij bent degene die de stempels had verstopt, Sunbae.
Damgaları saklayan sensin, Sunbae.Kau yang menyembunyikan capnya, Sunbae.
Damgaları saklayan sensin, Sunbae. Nerede olduklarını nasıl bilmesin?سنباى، أنت من أخفى الطبعات. إذا كيف لا تعرف أين هي سنباي؟!
Damgaları saklayan sensin, Sunbae. Nerede olduklarını nasıl bilmesin?木々が同じようなのばかりだから こんがらがってさ
Damgaları saklayan sensin, Sunbae.Tu esti cel care a ascuns stampilele, Sunbae.
Damgaları saklayan sensin, Sunbae.Tu sei stato quello a nascondere i marchi, Sunbae.
Damgaları saklayan sensin, Sunbae.Εσύ είσαι αυτός που έκρυψε τις σφραγίδες, Σανμπέ.
Damgaları saklayan sensin, Sunbae.Ты же сам прятал печати, сонбэ.
Dehşet verme bana, Felaket gününde sığınağım sensin.Älä tule minulle peljätykseksi, sinä, minun turvani onnettomuuden päivänä.
Dehşet verme bana, Felaket gününde sığınağım sensin.Bliv ikke en Rædsel for mig, du min Tilflugt på Ullykkens Dag.
Dehşet verme bana, Felaket gününde sığınağım sensin.De aceea, nu fi o pricină de groază pentru mine, căci Tu eşti scăparea mea în ziua nenorocirii!
Dehşet verme bana, Felaket gününde sığınağım sensin.HERE, laat mij nu niet in de steek! U alleen bent mijn hoop.
Dehşet verme bana, Felaket gününde sığınağım sensin.주는 내게 두려움이 되지 마옵소서 재앙의 날에 주는 나의 피난처시니이다
Dehşet verme bana, Felaket gününde sığınağım sensin.Não me sejas por espanto; meu refúgio és tu no dia da calamidade.
Dehşet verme bana, Felaket gününde sığınağım sensin.Ne bodi mi za strah, pribežališče moje si ob dnevi nesreče!
Dehşet verme bana, Felaket gününde sığınağım sensin.Nebudiž mi k strachu, útočiště mé jsi v čas trápení.
Dehşet verme bana, Felaket gününde sığınağım sensin.Nebuď mi na zdesenie, lebo veď ty si mojim útočišťom v deň zlého.
Dehşet verme bana, Felaket gününde sığınağım sensin.Ne légy nékem rettentésemre: reménységem vagy te a háborúság napján!
Dehşet verme bana, Felaket gününde sığınağım sensin.Ne sois pas pour moi un sujet d`effroi, Toi, mon refuge au jour du malheur!
Dehşet verme bana, Felaket gününde sığınağım sensin.Ngài là nơi ẩn náu của tôi trong ngày hoạn nạn, xin chớ làm cớ cho tôi kinh khiếp!
Dehşet verme bana, Felaket gününde sığınağım sensin.Ngài là nơi ẩn_náu của tôi trong ngày hoạn_nạn , xin chớ làm cớ cho tôi kinh khiếp !
Dehşet verme bana, Felaket gününde sığınağım sensin.Nie bądźże mi na postrach; tyś nadzieja moja w dzień utrapienia.
Dehşet verme bana, Felaket gününde sığınağım sensin.No me causes terror; tú eres mi refugio en el día del mal
Dehşet verme bana, Felaket gününde sığınağım sensin.Non essere per me causa di spavento, tu, mio solo rifugio nel giorno della sventura
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod