Ana içeriğe geç
Sözlük

seni seni ile cümle

seni seni kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Onu senin hakkında hiç düşünmedim.I never thought that about you.
Senin harp çalmayı bırakmana inanamıyorum.I can't believe you quit playing harp.
Yemin ederim seni vururum.I swear I'll shoot you.
Senin gözlerini beğeniyorum!I like your eyes!
Seni onun sevdiğinden daha çok seviyorum.I love you more than he loves you.
Seni neyin rahatsız ettiğini anlamıyorum.I don't understand what's bothering you.
Senin uçağın ne zaman kalkıyor?When does your plane depart?
Benim evim senin evindir.My home is your home.
Seni düşünceni nasıl değiştirebilirim?How can I change your mind?
Seninle tanışmadan önce hiç bu şekilde hissetmedim.Before I met you, I never felt this way.
Senin cezalandırılmanın saçma olduğunu düşündük.We thought it was absurd that you got punished.
Ne hakkında düşünüyorsun?" "Ben senin hakkında düşünüyorum."What are you thinking about?" "I'm thinking about you."
Herkes senin ondan daha zeki olduğunu biliyor.Everybody knows you're more intelligent than she is.
Seni suçlamayı takıntı haline getirmiyorum.I'm not obsessed with blaming you.
Seni mutlu kılan nedir?What makes you happy?
Seni iyi bir diş hekimi ile tanıştırayım.Let me introduce you to a good dentist.
Senin böyle bir şey yapman alışılmadık bir durum.It's unusual for you to do something like that.
Ben seni bir gelinlik içinde görmek için sabırsızlanıyorum.I'm looking forward to seeing you in a wedding dress.
Seni dans ederken görmek için sabırsızlanıyorum.I'm looking forward to seeing you dance.
Seni hayal kırıklığına uğratmamak için elimden geleni yapacağım.I'll do my very best not to disappoint you.
Uzaktayken her gün seni düşünüyor olacağım.I'll be thinking of you every day while I'm away.
Senin hakkında düşünüyordum.I was thinking about you.
Senin biraz kahve içmek gerektiğini düşünüyorum.I think you should drink some coffee.
Senin arkadaşın olmayı istediğimi düşünüyorum.I think I'd like to be your friend.
Senin gibi bir kadın bulacağımı asla düşünmedim.I never thought I'd find a woman like you.
Senin işbirliğine ihtiyacım var.I need your cooperation.
Sadece seni aramak ve geç kalacağımı bildirmek istedim.I just wanted to call you and let you know I'd be late.
Uzun bir süre, ben senin yaptığın aynı şeye inandım.For a long time, I used to believe the same thing you do.
"Ben gitmek istemiyorum. " " O senin çağrın. ""I don't want to go." "It's your call."
Tom seni suçlamazdı.Tom wouldn't blame you.
Tom seni hayal kırıklığına uğratmayacaktır.Tom won't let you down.
Tom artık seni rahatsız etmeyecektir.Tom won't bother you anymore.
Tom senin fikrini öğrenmek istiyor.Tom wants to know your opinion.
Tom seninle gitmek istiyor.Tom wants to go with you.
Tom senin arkadaşın olmak istiyor.Tom wants to be your friend.
Tom senin yanında olmak istiyor.Tom wants to be near you.
Ben sana hakaret etmiyorum, seni tarif ediyorum.I'm not insulting you, I'm describing you.
Senin saçın altın gibi parlıyor.Your hair shines like gold.
Senin yerin mi yoksa benimki mi?Your place or mine?
Ölüm bizi ayırana kadar iyi ve kötü günde seni seveceğim.I will love you for better for worse till death us do part.
O sürekli sana bakıyor. O kesinlikle seni seviyor.He is constantly staring at you. He surely loves you.
Seni kıskanmam.I don't envy you.
Senin kılıcın. Onun önemini biliyor musun?Your blade... Do you know its significance?
Senin tavsiyenden dolayı başarabildim.I was able to succeed because of your advice.
Seni gücendirmediğimi umuyorum.I hope that I have not offended you.
Geçen hafta onu seninle tanıştırmıştım.I introduced her to you last week.
Gerçekten seni görmeye can atıyorum.I'm really looking forward to seeing you.
Senin hakkında endişeliydim.I was worried about you.
Ben senin gibi değilimI am not like you.
Tom seni kazıkladı.Tom ripped you off.
Daha yüksek sesle konuşabilir misin? Seni anlamıyorum.Can you speak up? I don't understand you.
Sanırım benim bilgisayar seninkinden biraz daha pahalıydı.I think my computer was a tad more expensive than yours.
Bu gece senin dijital kameranı ödünç alabilir miyim?Can I borrow your digital camera tonight?
Benimki, seninki kadar iyi değil.Mine is not as good as yours.
Senin iyi bir hafızan yok.You don't have a good memory.
Aslında seni düşünüyordum!I was thinking of you actually!
Bu kitap ve giysilerin hepsi senin.These books and clothes are all yours.
Şimdi seni siliyorum.Now I delete you.
Senin böyle bir şey söyleyeceğini hiç düşünmemiştim.I never thought you'd say something like that.
Senin metodlarınla hiçbir şekilde aynı fikirde değilim.I don't agree with your methods at all.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod