Seni özledim.I miss you.
Seni özlüyorum.I miss you.
Sebebi senin bir kız olmandır.That's because you're a girl.
Orada senin görmediğin bir sorun var.There's a problem there that you don't see.
Bütün bir gün seni çevrim içi görmemem neredeyse beni korkuttu.It almost scared me not to see you online for a whole day.
Seni korkutmak isteseydim, birkaç hafta önce rüyamda ne gördüğümü anlatırdım.If I wanted to scare you, I would tell you what I dreamt about a few weeks ago.
Öyleyse seni rahatsız etmek yerine sudoku oynayacağım.I will play Sudoku then instead of continuing to bother you.
Seni seviyorum.I love you.
Seni seviyorum!I love you.
Artık seni sevmiyorum.I don't like you anymore.
Bu sadece senin bir robot olmadığını gösteriyor.It only shows you're not a robot.
Herkes seninle tanışmak istiyor.Sen ünlüsün!Everyone wants to meet you. You're famous!
Çok geç saatlere kadar seni ayakta tutan nedir?What keeps you up so late?
Başkasının senin yerine düşünmesini bekleme!Don't expect others to think for you!
Başkalarının senin için düşünmesini bekleme.Don't expect others to think for you!
Seni ısırmadığı için şanslısın.You're lucky because he didn't bite you.
Sen şanslısın çünkü seni ısırmadı.You're lucky because he didn't bite you.
Seninle paylaşacak bir kozum var.I have a bone to pick with you.
Seninle konuşurken bana bak!Look at me when I talk to you!
Seni daha iyi hissettirmek için ne söyleyeceğimi bilmiyorum.I don't know what to say to make you feel better.
Senin fikrini ne değiştirdi?What made you change your mind?
Seni rüyamda gördüm.I dreamt about you.
Dünya senin etrafında dönmüyor.The world doesn't revolve around you.
Ben senin için deli oluyorum.I'm crazy about you.
Ben senin yaşındayken Plüton bir gezegendi.When I was your age, Pluto was a planet.
Kapının önünde senin için bekliyorlar.They are waiting for you in front of the door.
Kapının önünde seni bekliyorlar.They are waiting for you in front of the door.
Senin için yalan söyleyecek insanlar, sana da yalan söylerler.People who will lie for you, will lie to you.
Seni tekrar gördüğüme memnun oldum.I'm glad to see you back.
Senin yön duyun yok.You have no sense of direction.
Senin çok iyi bir avukat olacağına dair içimde bir his var.I have a feeling you'll be a very good lawyer.
Onun seni ne kadar çok sevdiğinin farkında mısın?Are you aware of how much she loves you?
Senin onun duyma yeteneğini yükseltebileceğini sanmıyorum.I don't think you can gain his ear.
Senin katılacağına kesin gözüyle bakıyorum.I take it for granted that you will join.
Seninle gurur duyuyorum.I'm proud of you.
Senin özür dilemen gerekir.You should apologize.
Senin kendi odan var mı?Do you have a room of your own?
Senin bugün biraz ateşin var, değil mi?You have a little fever today, don't you?
Senin gitmen gereklidir.It's necessary for you to go.
Anahtarı kaybetmek senin dikkatsizliğindi.It was careless of you to lose the key.
Senin tatile ihtiyacın var.You are in need of a holiday.
Seni ne uyandırdı?What woke you up?
Senin gerçekten müzik kulağın var.You really have an ear for music.
Daha fazla kitap okuman senin için daha iyi olurdu.It would be better for you to read more books.
Bence senin daha sıkı çalışman gerekli.I think it necessary for you to study harder.
Sanki bu seni ilgilendirmiyor gibi görünüyorsun.You look as if it were none of your business.
Seni buraya ne getirdi?What has brought you here?
Senin yaşında daha iyi bilmelisin.You ought to know better at your age.
Senin hikâyen bana gençlik günlerimi hatırlattı.Your story reminded me of my younger days.
Sen yokken Meg seni aradı.Meg called you during your absence.
Senin konumunu mükemmel şekilde anlıyorum.I understand your position perfectly.
Ben senin görmezliğine hayranım.I admire your ignorance.
Senin çizgi romanların raftalar.Your comic books are on the shelf.
Senin kitabın benimkinin boyutunun iki katı kadar.Your book is double the size of mine.
Ben senin garantörün olacağım.I will be your guarantor.
Senin hissen 20 dolar.Your allotment is $20.
Senin odan benimkinin boyutunun iki katı kadar.Your room is twice the size of mine.
Ben senin şikâyetlerinden usandım.I'm tired of your complaints.
Senin hamlen.It's your move.
Senin sorunun benimkine benziyor.Your problem is similar to mine.