Ana içeriğe geç
Sözlük

senden ile cümle

senden kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Bir de bazen senden yardım istediğimizde, sen yukarıya çıkmak istemiyorsun, çünkü orada korkuyorsun.Je sais que quand on te demande d'aider, parfois, tu ne veux pas monter, tu as peur.
Bir de bazen senden yardım istediğimizde, sen yukarıya çıkmak istemiyorsun, çünkü orada korkuyorsun.Я знаю, что иногда, когда мы просим тебя помочь нам, ты не хочешь идти наверх, потому что тебе страшно.
Bir de bazen senden yardım istediğimizde, sen yukarıya çıkmak istemiyorsun, çünkü orada korkuyorsun.وأعلم أنه أحيانًا عندما نطلب منك فعل شيء للمساعدة، أحيانًا بسبب أنك لا تريد الصعود لأعلى لأنك تشعر بالخوف.
Bir de bazen senden yardım istediğimizde, sen yukarıya çıkmak istemiyorsun, çünkü orada korkuyorsun.お願いしても 1人で2階に 行けないとき あるよね それは仕方ない
Biri bu molekülü tanımlayacak olsa, 4-Metilnonan der ve senden öyle çizmeni isterdi. .Kdyby po vás někdo chtěl nakreslit tuto molekulu, nazval by ji 4-methylnonan.
Biri bu molekülü tanımlayacak olsa, 4-Metilnonan der ve senden öyle çizmeni isterdi. .Se alguém fosse dar um nome a esta molécula, iriam chamá-la 4-metilnonano e pedir para desenhar.
Biri senden hoşlandığını söyledi diye sende ondan hoşlanacak mısın?Als iemand zegt dat zij jou leuk vinden, vind jij hen dan gewoon ook leuk zoals dat?
Biri senden hoşlandığını söyledi diye sende ondan hoşlanacak mısın?Če ti nekdo reče, da si mu všeč, mora tudi on biti tebi všeč?
Biri senden hoşlandığını söyledi diye sende ondan hoşlanacak mısın?Daca cineva spune ca te iubeste, inseamna ca trebuie sa il iubesti si tu?
Biri senden hoşlandığını söyledi diye sende ondan hoşlanacak mısın?Jika seseorang berkata bahwa dia menyukaimu, maka kau hanya akan menyukainya begitu saja?
Biri senden hoşlandığını söyledi diye sende ondan hoşlanacak mısın?Nếu có người nói thích cậu, thì cậu cũng phải thích người ta sao?
Biri senden hoşlandığını söyledi diye sende ondan hoşlanacak mısın?Om någon säger att han gillar dig, så tycker du om honom bara så där också?
Biri senden hoşlandığını söyledi diye sende ondan hoşlanacak mısın?Se qualcuno ti dice che gli piaci, allora pure tu gli dici che ti piace?
Biri senden hoşlandığını söyledi diye sende ondan hoşlanacak mısın?Si quelqu'un t'aime, tu te dois de l'aimer en retour ?
Biri senden hoşlandığını söyledi diye sende ondan hoşlanacak mısın?Wenn jemand sagt, dass er in dich verliebt ist, musst du dann auch in ihn verliebt sein?
Biri senden hoşlandığını söyledi diye sende ondan hoşlanacak mısın?Αν κάποιος σου πει ότι του αρέσεις, τότε απλά πρέπει να σου αρέσει και εσένα;
Biri senden hoşlandığını söyledi diye sende ondan hoşlanacak mısın?Если кто-то говорит, что любит тебя, тогда ты просто любишь его в ответ?
Biri senden hoşlandığını söyledi diye sende ondan hoşlanacak mısın?,אם מישהו אומר שהוא אוהב אותך <BR> ?זה אומר שאת צריכה לאהוב אותו גם
Biri senden hoşlandığını söyledi diye sende ondan hoşlanacak mısın?إذا أخبرك شخصًا بإنه معجبك بك، فأنتِ تصبحين معجبة به أيضًا ؟
Biri senden hoşlandığını söyledi diye sende ondan hoşlanacak mısın?何よ
Bismillahirrahmanirrahim dedin mi senden korkar, yaklaşmaz.بسم الله الرحمن الرحيم". عندما تقول هذا، يخاف منك ، لا يقترب منك . إذا لم تقلها ،
Biz de tam senden bahsediyorduk.Αλήθεια δεν ξέρω. Εντάξει, φαίνεται δεν είστε πολύ κοντά.
Bizim evi yapanlara yaptırtalım. Adam tam bir teknoloji dahisi. Senden kartını alırım.Ik weet nog wel een installateur, hij is echt geniaal.
Bizim evi yapanlara yaptırtalım. Adam tam bir teknoloji dahisi. Senden kartını alırım.Tens que contractar o tipo que me fez a instalação, é um génio.
‹‹Biz senin fikirlerini senden duymak isteriz. Çünkü her yerde bu mezhebe karşı çıkıldığını biliyoruz.››Ale uznávame za dobré počuť od teba, jako smýšľaš. Lebo o tejto sekte nám je známe, že sa jej všade protivia.
‹‹Biz senin fikirlerini senden duymak isteriz. Çünkü her yerde bu mezhebe karşı çıkıldığını biliyoruz.››Ale žádámeť od tebe slyšeti, jak smyslíš; nebo víme o té sektě, že se jí všudy odpírá.
‹‹Biz senin fikirlerini senden duymak isteriz. Çünkü her yerde bu mezhebe karşı çıkıldığını biliyoruz.››Dar am vrea să auzim părerea ta, pentrucă ştim că partida aceasta pretutindeni stîrneşte împotrivire.``
‹‹Biz senin fikirlerini senden duymak isteriz. Çünkü her yerde bu mezhebe karşı çıkıldığını biliyoruz.››이에 우리가 너의 사상이 어떠한가 듣고자 하노니 이 파에 대하여는 어디서든지 반대를 받는줄 우리가 앎이라 하더라
‹‹Biz senin fikirlerini senden duymak isteriz. Çünkü her yerde bu mezhebe karşı çıkıldığını biliyoruz.››Želimo pa slišati od tebe, kaj misliš; kajti za to ločino nam je znano, da ji povsod ugovarjajo.
‹‹Biz senin fikirlerini senden duymak isteriz. Çünkü her yerde bu mezhebe karşı çıkıldığını biliyoruz.››Впрочем желательно нам слышать от тебя, как ты мыслишь; ибо известно нам, что об этом учении везде спорят.
‹‹Biz senin fikirlerini senden duymak isteriz. Çünkü her yerde bu mezhebe karşı çıkıldığını biliyoruz.››И едни повярваха това, което говореше, а други не вярваха.
‹‹Biz senin fikirlerini senden duymak isteriz. Çünkü her yerde bu mezhebe karşı çıkıldığını biliyoruz.››Та бажаємо від тебе чути, що ти думаєш; бо про сю єресь відоме нам, що всюди противлять ся їй.
‹‹Biz senin fikirlerini senden duymak isteriz. Çünkü her yerde bu mezhebe karşı çıkıldığını biliyoruz.››אמנם חפצים אנחנו לשמע את אשר בלבבך כי נודע לנו אשר בכל מקום יריבו אל הכת הזאת׃
‹‹Biz senin fikirlerini senden duymak isteriz. Çünkü her yerde bu mezhebe karşı çıkıldığını biliyoruz.››‎ولكننا نستحسن ان نسمع منك ماذا ترى لانه معلوم عندنا من جهة هذا المذهب انه يقاوم في كل مكان
‹‹Biz senin fikirlerini senden duymak isteriz. Çünkü her yerde bu mezhebe karşı çıkıldığını biliyoruz.››但 我 們 願 意 聽 你 的 意 見 如 何 . 因 為 這 教 門 、 我 們 曉 得 是 到 處 被 毀 謗 的
‹‹Biz senin fikirlerini senden duymak isteriz. Çünkü her yerde bu mezhebe karşı çıkıldığını biliyoruz.››但 我 們願 意 聽 你 的 意見 如何 . 因 為這 教門 、 我們曉 得 是 到處 被 毀謗 的
Boyun kısa, bu yüzden hep senden uzunlarla dövüştün.Du är kort och har alltid slagits mot såna som är större.
Boyun kısa, bu yüzden hep senden uzunlarla dövüştün.Du er lille og har altid kæmpet mod folk, der er større.
Boyun kısa, bu yüzden hep senden uzunlarla dövüştün.Eres bajito, así que siempre has luchado con oponentes más altos.
Boyun kısa, bu yüzden hep senden uzunlarla dövüştün.És baixo, por isso, sempre lutaste com gente maior do que tu.
Boyun kısa, bu yüzden hep senden uzunlarla dövüştün.Jesteś niski, zawsze więc walczyłeś z wyższymi od siebie.
Boyun kısa, bu yüzden hep senden uzunlarla dövüştün.Olet aina taistellut isompiasi vastaan.
Boyun kısa, bu yüzden hep senden uzunlarla dövüştün.Sei basso, e quindi hai sempre lottato contro quelli più grandi di te.
Boyun kısa, bu yüzden hep senden uzunlarla dövüştün.Είσαι μικρός, γι' αυτό πάντα πολεμάς τους μεγαλύτερούς σου.
Boyun kısa, bu yüzden hep senden uzunlarla dövüştün.Ты - коротышка и всегда дрался с теми, кто крупнее тебя.
"Bu aileye senin kadar, belki de senden çok katkıda bulunuyorum.""Contribuisco tanto quanto te a questa famiglia, se non di più."
"Bu aileye senin kadar, belki de senden çok katkıda bulunuyorum.""Contribui tot atât de mult acestei familii, sau mai mult, pe cât o faci tu."
"Bu aileye senin kadar, belki de senden çok katkıda bulunuyorum.""Contribuyo a esta familia tanto o más que tú".
"Bu aileye senin kadar, belki de senden çok katkıda bulunuyorum.""Dávám rodině stejně jako ty, nebo dokonce více."
"Bu aileye senin kadar, belki de senden çok katkıda bulunuyorum.""Én is ugyanannyival járulok hozzá ehhez a családhoz, vagy még többel, mint te."
"Bu aileye senin kadar, belki de senden çok katkıda bulunuyorum.""Eu contribuo tanto ou mais do que tu para esta família".
"Bu aileye senin kadar, belki de senden çok katkıda bulunuyorum.""Ich trage genausoviel oder mehr zu dieser Familie bei wie ihr."
"Bu aileye senin kadar, belki de senden çok katkıda bulunuyorum.""Jag bidrar lika mycket till denna familjen, eller mer, än du gör."
"Bu aileye senin kadar, belki de senden çok katkıda bulunuyorum."" Je contribue tout autant à cette famille, voire plus, que tu ne le fais. "
"Bu aileye senin kadar, belki de senden çok katkıda bulunuyorum."남편만큼, 또는 더 많이 기여하고 있다"는 말할 수 있게 되고
"Bu aileye senin kadar, belki de senden çok katkıda bulunuyorum."Mam taki sam wkład w tą rodzinę, a może większy niż ty.
"Bu aileye senin kadar, belki de senden çok katkıda bulunuyorum.""Prav toliko prispevam k tej družini kot ti, ali še več."
"Bu aileye senin kadar, belki de senden çok katkıda bulunuyorum.""Saya juga berperan di dalam keluarga ini, atau lebih berperan dibandingkan kamu."
"Bu aileye senin kadar, belki de senden çok katkıda bulunuyorum.""Tôi đang cống hiến cho gia đình này cũng bằng hoặc nhiều hơn anh."
"Bu aileye senin kadar, belki de senden çok katkıda bulunuyorum.""Συνεισφέρω σε αυτή την οικογένεια το ίδιο ή περισσότερο από ότι εσύ."
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod