semt ile cümle
semt kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
11
ORT. KELİME
Bu sırada Ammonluların Rabba Kentine karşı savaşı sürdüren Yoav, saray semtini ele geçirdi.A Joáb bojoval proti Rabbe synov Ammonových a zaujal kráľovské mesto.
Bu sırada Ammonluların Rabba Kentine karşı savaşı sürdüren Yoav, saray semtini ele geçirdi.Bojoval pak Joáb proti Rabba Ammonitských, a vzal město královské.
Bu sırada Ammonluların Rabba Kentine karşı savaşı sürdüren Yoav, saray semtini ele geçirdi.Giô-áp đánh Ráp-ba của dân Am-môn , và hãm lấy đế_đô .
Bu sırada Ammonluların Rabba Kentine karşı savaşı sürdüren Yoav, saray semtini ele geçirdi.Giô-áp đánh Ráp-ba của dân Am-môn, và hãm lấy đế đô.
Bu sırada Ammonluların Rabba Kentine karşı savaşı sürdüren Yoav, saray semtini ele geçirdi.Intanto Ioab assalì Rabbà degli Ammoniti, si impadronì della città delle acqu
Bu sırada Ammonluların Rabba Kentine karşı savaşı sürdüren Yoav, saray semtini ele geçirdi.Ioab, care împresura Raba fiilor lui Amon, a pus mîna pe cetatea împărătească,
Bu sırada Ammonluların Rabba Kentine karşı savaşı sürdüren Yoav, saray semtini ele geçirdi.Joab angreb imidlertid Rabba i Ammon og indtog Vandbyen.
Bu sırada Ammonluların Rabba Kentine karşı savaşı sürdüren Yoav, saray semtini ele geçirdi.Joab estaba combatiendo contra Rabá de los hijos de Amón, y tomó la ciudad real
Bu sırada Ammonluların Rabba Kentine karşı savaşı sürdüren Yoav, saray semtini ele geçirdi.Joab pa se je bojeval zoper Rabo sinov Amonovih in je zavzel kraljevo mesto.
Bu sırada Ammonluların Rabba Kentine karşı savaşı sürdüren Yoav, saray semtini ele geçirdi.Joab, qui assiégeait Rabba des fils d`Ammon, s`empara de la ville royale,
Bu sırada Ammonluların Rabba Kentine karşı savaşı sürdüren Yoav, saray semtini ele geçirdi.Joab stred mot Rabba i ammonittenes land og inntok kongestaden.
Bu sırada Ammonluların Rabba Kentine karşı savaşı sürdüren Yoav, saray semtini ele geçirdi.요압이 암몬 자손의 왕성 랍바를 쳐서 취하게 되매
Bu sırada Ammonluların Rabba Kentine karşı savaşı sürdüren Yoav, saray semtini ele geçirdi.Mutta Jooab ryhtyi taistelemaan ammonilaisten Rabbaa vastaan ja valloitti kuninkaan kaupungin.
Bu sırada Ammonluların Rabba Kentine karşı savaşı sürdüren Yoav, saray semtini ele geçirdi.Och Joab angrep Rabba i Ammons barns land och intog konungastaden.
Bu sırada Ammonluların Rabba Kentine karşı savaşı sürdüren Yoav, saray semtini ele geçirdi.Ora, pelejou Joabe contra Rabá, dos amonitas, e tomou a cidade real.
Bu sırada Ammonluların Rabba Kentine karşı savaşı sürdüren Yoav, saray semtini ele geçirdi.Potem walczył Joab przeciw Rabbie synów Ammonowych, i wziął miasto królewskie
Bu sırada Ammonluların Rabba Kentine karşı savaşı sürdüren Yoav, saray semtini ele geçirdi.Sementara itu Yoab masih bertempur melawan Raba ibukota negeri Amon, dan sudah hampir merebutnya
Bu sırada Ammonluların Rabba Kentine karşı savaşı sürdüren Yoav, saray semtini ele geçirdi.So stritt nun Joab wider Rabba der Kinder Ammon königliche Stadt
Bu sırada Ammonluların Rabba Kentine karşı savaşı sürdüren Yoav, saray semtini ele geçirdi.Ο δε Ιωαβ επολεμησεν εναντιον της Ραββα των υιων Αμμων, και εκυριευσε την βασιλικην πολιν.
Bu sırada Ammonluların Rabba Kentine karşı savaşı sürdüren Yoav, saray semtini ele geçirdi.А Иоав воюва против Рава на амонците и превзе царския град.
Bu sırada Ammonluların Rabba Kentine karşı savaşı sürdüren Yoav, saray semtini ele geçirdi.Иоав воевал против Раввы Аммонитской и взял почтицарственный город.
Bu sırada Ammonluların Rabba Kentine karşı savaşı sürdüren Yoav, saray semtini ele geçirdi.וילחם יואב ברבת בני עמון וילכד את עיר המלוכה׃
Bu sırada Ammonluların Rabba Kentine karşı savaşı sürdüren Yoav, saray semtini ele geçirdi.وحارب يوآب ربّة بني عمون واخذ مدينة المملكة.
Bu sırada Ammonluların Rabba Kentine karşı savaşı sürdüren Yoav, saray semtini ele geçirdi.約 押 攻 取 亞 捫 人 的 京 城 拉 巴
Bu sırada Ammonluların Rabba Kentine karşı savaşı sürdüren Yoav, saray semtini ele geçirdi.約押 攻取 亞捫 人 的 京城 拉巴
Gerçekte bu semtlerde onlar aynı kişilerdi.Często to wręcz ci sami ludzie.
Gerçekte bu semtlerde onlar aynı kişilerdi.De fapt, în aceste cartiere, ei sunt aceleaşi persoane.
Gerçekte bu semtlerde onlar aynı kişilerdi.De hecho, en estos vecindarios, son las mismas personas,
Gerçekte bu semtlerde onlar aynı kişilerdi.En fait, dans ces quartiers, ce sont les mêmes.
Gerçekte bu semtlerde onlar aynı kişilerdi.Het is zelfs zo dat in deze buurten, zij dezelfde mensen zijn.
Gerçekte bu semtlerde onlar aynı kişilerdi.In diesen Gegenden sind sie dieselben Leute.
Gerçekte bu semtlerde onlar aynı kişilerdi.In queste aree, spesso sono le stesse persone.
Gerçekte bu semtlerde onlar aynı kişilerdi.이런 도심 지역에서 사실 두 그룹의 사람들은 동일한 사람들입니다.
Gerçekte bu semtlerde onlar aynı kişilerdi.Nestes bairros, eram as mesmas pessoas.
Gerçekte bu semtlerde onlar aynı kişilerdi.Sőt, ezekben a városrészekben ezek ugyanazok az emberek.
Gerçekte bu semtlerde onlar aynı kişilerdi.Ve skutečnosti v těhto čtvrtích, jsou to ti samí lidé.
Gerçekte bu semtlerde onlar aynı kişilerdi.Για την ακρίβεια, σε αυτές τις γειτονίες, ήταν το ίδιο άτομο.
Gerçekte bu semtlerde onlar aynı kişilerdi.В действительности, в этих кварталах, это одни и те же люди.
Gerçekte bu semtlerde onlar aynı kişilerdi.Фактически, в тези квартали, те биха били същите хора.
Gerçekte bu semtlerde onlar aynı kişilerdi.למעשה, בשכונות האלה מדובר באותם האנשים.
Gerçekte bu semtlerde onlar aynı kişilerdi.ولكن فعلاً، في هذه الأحياء عادةً ما يكونوا نفس الأشخاص.
Gerçekte bu semtlerde onlar aynı kişilerdi.ギャングの為に働いている子供の大半は
Her semte dađýtýyoruz. Bođaz boyunca arabalarýmýz var.Κολλάς μαζί τους σαν κολλιτσίδα και δεν μιλάς για τίποτα άλλο.
Her semte dađýtýyoruz. Bođaz boyunca arabalarýmýz var.Залепила си се за тях като гербова маркаи не можеш да говориш за нищо друго.
İkisi de, sanayiyi ve semt sakinlerini birbirine oldukça yakın tutan nehir kıyısı toplulukları.Beide Kommunen lagen am Ufer, an dem sich Industrien und Einwohner in unmittelbarer Nähe angesiedelt haben.
İkisi de, sanayiyi ve semt sakinlerini birbirine oldukça yakın tutan nehir kıyısı toplulukları.Cả hai là những cộng đồng gần đê, điều đó khiến hai nền công nghiệp và dân cư xích lại gần nhau.
İkisi de, sanayiyi ve semt sakinlerini birbirine oldukça yakın tutan nehir kıyısı toplulukları.Entrambi sono comunità in riva all'acqua che ospitano sia fabbriche che abitanti le une accanto agli altri.
İkisi de, sanayiyi ve semt sakinlerini birbirine oldukça yakın tutan nehir kıyısı toplulukları.Eram ambos comunidades ribeirinhas que albergavam indústrias e residentes muito próximos uns dos outros.
İkisi de, sanayiyi ve semt sakinlerini birbirine oldukça yakın tutan nehir kıyısı toplulukları.In het post-Katrina-tijdperk hebben we nog meer gemeen.
İkisi de, sanayiyi ve semt sakinlerini birbirine oldukça yakın tutan nehir kıyısı toplulukları.둘 다 양쪽 산업의 주최자 노릇을 하는 강변 지역이고 주민들도 비슷하죠.
İkisi de, sanayiyi ve semt sakinlerini birbirine oldukça yakın tutan nehir kıyısı toplulukları.Mindkettő vízparti közösség, ahol az ipari üzemek és a lakosok egymás közelében találhatók.
İkisi de, sanayiyi ve semt sakinlerini birbirine oldukça yakın tutan nehir kıyısı toplulukları.Molemmat ovat joenrantayhteisöjä, jotka isännöivät sekä teollisuutta että asukkaita toisiaan erittäin lähellä.
İkisi de, sanayiyi ve semt sakinlerini birbirine oldukça yakın tutan nehir kıyısı toplulukları.Oba byly nábřežní komunity, kde jsou průmyslová a lidská obydlí v těsné blízkosti.
İkisi de, sanayiyi ve semt sakinlerini birbirine oldukça yakın tutan nehir kıyısı toplulukları.Obidve boli nábrežné komunity, kde sú priemyselné budovy a ľudské obydlia v tesnej blízkosti.
İkisi de, sanayiyi ve semt sakinlerini birbirine oldukça yakın tutan nehir kıyısı toplulukları.Оба района расположены на берегу, а предприятия и жилые дома в них находятся вблизи друг от друга.
İkisi de, sanayiyi ve semt sakinlerini birbirine oldukça yakın tutan nehir kıyısı toplulukları.שתיהן קהילות חוף שבהן תעשייה ותושבים גרים סמוך זה לזה.
İkisi de, sanayiyi ve semt sakinlerini birbirine oldukça yakın tutan nehir kıyısı toplulukları.كلا المجتمعين على ضفاف النهر ويضمان كلاً من الصناعات والسكان على مقربة من بعضهم البعض
İkisi de, sanayiyi ve semt sakinlerini birbirine oldukça yakın tutan nehir kıyısı toplulukları.住宅地帯に 近接しています カトリーナ後の時代に 共通するものが もっと増えました
İnsanların çoğu semt de yaşıyordu, ...semt te retoranları ve barları var, ...hepsi ordaydı -- herşey açıktı.동네에 사는 사람들, 레스토랑과 술집을 운영하는 이웃 모두 나와서 가게 문을 열었습니다.
İnsanların çoğu semt de yaşıyordu, ...semt te retoranları ve barları var, ...hepsi ordaydı -- herşey açıktı.Mindenki, aki a környéken élt, akinek étterme vagy kocsmája volt a közelben, kint volt, kinyitott.