Görüşünün titremesinden ve bulanıklaşmasından başka, herhangi bir semptom var mı ?Εκτός από την όραση που τρέμει και γίνεται θολή, έχεις άλλα συμπτώματα;
Görüşünün titremesinden ve bulanıklaşmasından başka, herhangi bir semptom var mı ?Кроме того, что ты видишь все расплывчато и все прыгает перед глазами... есть еще какие-то симптомы?
Harcadıklarının, ruh hallerinin, semptomlarının, tedavilerinin ayrıntılı haberlerini yayınlıyorlardı.De förde noggranna journaler på vad de spenderade, deras humör, deras symptom, deras behandlingar.
Harcadıklarının, ruh hallerinin, semptomlarının, tedavilerinin ayrıntılı haberlerini yayınlıyorlardı.Făceau jurnale detaliate ale cheltuielilor, ale stării lor spirit, simptomelor, tratamentelor.
Harcadıklarının, ruh hallerinin, semptomlarının, tedavilerinin ayrıntılı haberlerini yayınlıyorlardı.Họ làm sổ theo dõi chi tiết về chi tiêu, cảm xúc triệu chứng, cách chữa trị.
Harcadıklarının, ruh hallerinin, semptomlarının, tedavilerinin ayrıntılı haberlerini yayınlıyorlardı.Ils faisaient des comptes-rendus détaillés de leurs dépenses, leur humeur, leurs symptômes, leurs traitements.
Harcadıklarının, ruh hallerinin, semptomlarının, tedavilerinin ayrıntılı haberlerini yayınlıyorlardı.이런 사람들은 소비와 감정 상태, 몸의 증상과 치료 등에 대해서 세세하게 기록을 하고 있습니다.
Harcadıklarının, ruh hallerinin, semptomlarının, tedavilerinin ayrıntılı haberlerini yayınlıyorlardı.Llevaban un registro detallado de sus consumos, humores, síntomas y tratamientos.
Harcadıklarının, ruh hallerinin, semptomlarının, tedavilerinin ayrıntılı haberlerini yayınlıyorlardı.Részletes kimutatásokat készítenek kiadásaikról, a hangulatukról, tüneteikről és kezeléseikről.
Harcadıklarının, ruh hallerinin, semptomlarının, tedavilerinin ayrıntılı haberlerini yayınlıyorlardı.Sie führten genau Buch über ihre Ausgaben, ihre Stimmungen, ihre Beschwerden, ihre Behandlungen.
Harcadıklarının, ruh hallerinin, semptomlarının, tedavilerinin ayrıntılı haberlerini yayınlıyorlardı.Tenevano dettagliati diari giornalieri delle spese, del loro umore, dei sintomi, dei trattamenti.
Harcadıklarının, ruh hallerinin, semptomlarının, tedavilerinin ayrıntılı haberlerini yayınlıyorlardı.Tworzyli szczegółowe dzienniki wydatków, nastroju, objawów, leczenia.
Harcadıklarının, ruh hallerinin, semptomlarının, tedavilerinin ayrıntılı haberlerini yayınlıyorlardı.Vedli si podrobné záznamy o svých výdajích, náladách, o svých symptomech a své léčbě.
Harcadıklarının, ruh hallerinin, semptomlarının, tedavilerinin ayrıntılı haberlerini yayınlıyorlardı.Viedli si podrobné záznamy ich výdavkov, ich nálad, ich symptómov, ich liečby.
Harcadıklarının, ruh hallerinin, semptomlarının, tedavilerinin ayrıntılı haberlerini yayınlıyorlardı.Ze maakten gedetailleerde dagboeken van hun uitgaven, hun humeur, hun symptomen, hun behandelingen.
Harcadıklarının, ruh hallerinin, semptomlarının, tedavilerinin ayrıntılı haberlerini yayınlıyorlardı.Έκαναν λεπτομερείς καταχωρήσεις των εξόδων, της διάθεσής τους, των συμπτωμάτων, των θεραπειών τους.
Harcadıklarının, ruh hallerinin, semptomlarının, tedavilerinin ayrıntılı haberlerini yayınlıyorlardı.Вони стали вести детальні щоденники свого дозвілля, настрою, симптомів, лікування.
Harcadıklarının, ruh hallerinin, semptomlarının, tedavilerinin ayrıntılı haberlerini yayınlıyorlardı.Они ведут подробные журналы своих трат, своего настроения, своих симптомов, своего лечения.
Harcadıklarının, ruh hallerinin, semptomlarının, tedavilerinin ayrıntılı haberlerini yayınlıyorlardı.Те поддържат подробни дневници на техните разходи, настроения, симптоми, лечения.
Harcadıklarının, ruh hallerinin, semptomlarının, tedavilerinin ayrıntılı haberlerini yayınlıyorlardı.הם שמרו יומנים מפורטים על ההוצאות שלהם, על מצבי הרוח, הסימפטומים שלהם, הטיפולים שלהם.
Harcadıklarının, ruh hallerinin, semptomlarının, tedavilerinin ayrıntılı haberlerini yayınlıyorlardı.وهم يقومون اليوم بعمل ارشفة لمصاريفهم .. ولمزاجهم ولأعراضهم المرضية .. وعلاجاتهم الطبية
Harcadıklarının, ruh hallerinin, semptomlarının, tedavilerinin ayrıntılı haberlerini yayınlıyorlardı.その日ごとの気分 症状や 治療法について詳細な日記をつけ始めたのです 私たちの日常にこのような変化をもたらしているのは
Hastalığı semptomatik olmadan sonunda teşhis ediyoruz, sonra bulguyu 10,20,30,40 yıl boyunca tedavi ediyoruz.결국 병을 진단하게 될 것이고, 한 번 증상을 보이기 시작하면, 우리는 그 증상을 10년, 20년, 30년, 40년이고 치료해야 합니다.
Hastalığı semptomatik olmadan sonunda teşhis ediyoruz, sonra bulguyu 10,20,30,40 yıl boyunca tedavi ediyoruz.Chorobu diagnostikujeme až keď sa prejavia symptómy a potom liečime symptómy 10, 20, 30, 40 rokov.
Hastalığı semptomatik olmadan sonunda teşhis ediyoruz, sonra bulguyu 10,20,30,40 yıl boyunca tedavi ediyoruz.Me diagnosoimme sairauden sen oireiden ilmaannuttua, ja hoidamme sen oireita 10, 20, 30, 40 vuotta.
Hastalığı semptomatik olmadan sonunda teşhis ediyoruz, sonra bulguyu 10,20,30,40 yıl boyunca tedavi ediyoruz.Onemocnění diagnostikujeme, když se projeví příznaky. a posléze je léčíme 10, 20, 30, 40 let.
Hastalığı semptomatik olmadan sonunda teşhis ediyoruz, sonra bulguyu 10,20,30,40 yıl boyunca tedavi ediyoruz.Ostatecznie diagnozujemy chorobę, gdy pojawią się objawy, a potem leczymy objawy przez 10, 20, 30, 40 lat.
Hastalığı semptomatik olmadan sonunda teşhis ediyoruz, sonra bulguyu 10,20,30,40 yıl boyunca tedavi ediyoruz.אנחנו מאבחנים את המחלה בסופו של דבר, כשהסימפטומים מופיעים ואז אנחנו מטפלים בסימפטום 10, 20, 30, 40 שנה
Hastalığı semptomatik olmadan sonunda teşhis ediyoruz, sonra bulguyu 10,20,30,40 yıl boyunca tedavi ediyoruz.نقوم بتشخيص المرض نقوم بتشخيص المرض وبمجرد ظهور أعراضه نبدأ بمعالجة الأعراض ل 10 و 20 و 30 و 40 سنة
Hastalığı semptomatik olmadan sonunda teşhis ediyoruz, sonra bulguyu 10,20,30,40 yıl boyunca tedavi ediyoruz.そして何十年と長期に渡る治療をし インスリンが効くので健康を保てますが
O da şu ki, 2004'te FDA rahimdeki fibroidlerin semptomatik tedavisi içinТова е през 2004 година,
O da şu ki, 2004'te FDA rahimdeki fibroidlerin semptomatik tedavisi için그리고 이것은 2004년 FDA가 자궁 유섬유종의 치료법으로써
O da şu ki, 2004'te FDA rahimdeki fibroidlerin semptomatik tedavisi içinĐó là, vào năm 2004,
O da şu ki, 2004'te FDA rahimdeki fibroidlerin semptomatik tedavisi içinEd è che nel 2004
O da şu ki, 2004'te FDA rahimdeki fibroidlerin semptomatik tedavisi içinEn 2004,
O da şu ki, 2004'te FDA rahimdeki fibroidlerin semptomatik tedavisi içinÎn 2004,
O da şu ki, 2004'te FDA rahimdeki fibroidlerin semptomatik tedavisi içinW 2004 roku
O da şu ki, 2004'te FDA rahimdeki fibroidlerin semptomatik tedavisi içinY es que en el año 2004
O da şu ki, 2004'te FDA rahimdeki fibroidlerin semptomatik tedavisi içinВ 2004
O da şu ki, 2004'te FDA rahimdeki fibroidlerin semptomatik tedavisi içinІ воно полягає в наступному: у 2004 році
O da şu ki, 2004'te FDA rahimdeki fibroidlerin semptomatik tedavisi içinב-2004, מינהל המזון והתרופות האמריקאי אישר את האולטרסאונד הממוקד מונחה הדימות המגנטי
O da şu ki, 2004'te FDA rahimdeki fibroidlerin semptomatik tedavisi içinكان هذا، في عام 2004 ، وقد وافقت ادارة الاغذية والأدوية على استخدام الموجات فوق الصوتية المركزة
O da şu ki, 2004'te FDA rahimdeki fibroidlerin semptomatik tedavisi için症候性子宮筋腫に対する MRガイド下集束超音波治療を承認しました
Önceki iki petrol sızıntısında olan şeylerden biri şuydu; bazı semptomlar üzerinde gerçekten çalıştık.1 trong những thứ đã xảy ra trong 2 vụ dầu tràn gần đây nhất là chúng ta đã giải quyết được 1 số triệu chứng.
Önceki iki petrol sızıntısında olan şeylerden biri şuydu; bazı semptomlar üzerinde gerçekten çalıştık.A két legutóbbi olajszennyezés esetén pontosan az történt, hogy valójában csak a tünetekkel foglalkoztunk.
Önceki iki petrol sızıntısında olan şeylerden biri şuydu; bazı semptomlar üzerinde gerçekten çalıştık.En af de ting, der skete ved de to forrige olieudslip, var, at vi virkelig arbejdede på nogle af symptomerne.
Önceki iki petrol sızıntısında olan şeylerden biri şuydu; bazı semptomlar üzerinde gerçekten çalıştık.앞서의 두 석유 유출 사고를 통해 일어난 일들 중 하나는 우리가 그 증상들과 관련하여 일하고 있다는 점이었습니다.
Önceki iki petrol sızıntısında olan şeylerden biri şuydu; bazı semptomlar üzerinde gerçekten çalıştık.Przy poprzednich wyciekach ropy ciężko pracowaliśmy nad niektórymi objawami.
Önceki iki petrol sızıntısında olan şeylerden biri şuydu; bazı semptomlar üzerinde gerçekten çalıştık.Во время двух прошлых разливов нефти мы на самом деле пытались работать с симптомами проблемы.
Önceki iki petrol sızıntısında olan şeylerden biri şuydu; bazı semptomlar üzerinde gerçekten çalıştık.Едно от нещата, което направихме след предишните два разлива беше, че третирахме някои от симптомите.
Önceki iki petrol sızıntısında olan şeylerden biri şuydu; bazı semptomlar üzerinde gerçekten çalıştık.אחד הדברים שקרו בדליפות הנפט הקודמות היה שעבדנו על חלק מהסימפטומים.
Önceki iki petrol sızıntısında olan şeylerden biri şuydu; bazı semptomlar üzerinde gerçekten çalıştık.واحد كم الأشياء التي حصلت في حادثتي تسرب سابقتين أننا عملنا على بعض الأعراض حقاً
Önceki iki petrol sızıntısında olan şeylerden biri şuydu; bazı semptomlar üzerinde gerçekten çalıştık.こういった症状に取り組んだということでした 我々は先を見越して行動することことではなく
Örneğin, opioid bulunmadığında çekilme semptomlarını azaltmakta benzodiazepin kullanılabilir.A benzodiazepin például használható az elvonási tünetek enyhítésére, ha opiátok nem állnak rendelkezésre.
Örneğin, opioid bulunmadığında çekilme semptomlarını azaltmakta benzodiazepin kullanılabilir.Benzodiazepin kan exempelvis användas för att minska abstinenssymptomen när opiater inte finns tillgängliga.
Örneğin, opioid bulunmadığında çekilme semptomlarını azaltmakta benzodiazepin kullanılabilir.F.eks. kan benzodiazepin anvendes til at reducere abstinenssymptomer, når opioider ikke er tilgængelige.
Örneğin, opioid bulunmadığında çekilme semptomlarını azaltmakta benzodiazepin kullanılabilir.používať na zníženie príznakov vyradenia, keď opiáty nie sú dostupné.
Örneğin, opioid bulunmadığında çekilme semptomlarını azaltmakta benzodiazepin kullanılabilir.Raven tveganja bo odvisna od odmerjene količine obeh snovi.
O zaman göğsünde semptomlarını hissetmiş olmalı; gerçekten rahatsız edici bir his.Ar fi trebuit sa aiba simptome.
O zaman göğsünde semptomlarını hissetmiş olmalı; gerçekten rahatsız edici bir his.Chắc là cậu ấy thấy một số triệu chứng bất thường ở vùng ngực, cảm thấy rất khó chịu hoặc đại loại như thế.