Dağların üzerinde daireler çizerek uçan kondor, özlem duyulan özgürlüğü sembolize eder.E a luta tem que ser reiniciada, e o condor que voa nas alturas é o símbolo da desejada liberdade.
Fenghuang kendine ait sembolik anlamlara sahiptir.A Fenghuang tem conotações muito positivas.
Değişik dillerde (İng. satan, Arapça şeytan) kötü karakterin sembolü olarak ismi yaşatılır.Ť ť O Ť (minúscula: ť) é uma letra (T latino, adicionado do caron) utilizada em várias línguas.
Bu sembol "*" şarkının cover versiyonu olduğunu belirtiyor, orijinal değildir. ^Um "*" indica musica cover e não é original.
Şehrin sembollerinden biridir ve Bulgaristan'ın 100 Turistik Yeri arasındadır.O Vihren está incluído nos 100 Locais Turísticos da Bulgaria sendo o n.º 2 da lista.
Sembol tüfeği özel yapım AK-47'dir.Outra figura característica de suas obras é o fuzil AK-47.
Bazı Katolikler bu tür haçı, İsa ile karşılaştırıldığında değersizliğin bir sembolü olarak kullanmaktadırlar.Alguns católicos usam esta cruz como símbolo da humildade e demérito perante a Cristo.
Ana madde: Olimpiyat sembolleri Olimpik hareketin ideallerinin temsili için semboller kullanılır.O Movimento Olímpico utiliza símbolos para representar os ideais consagrados na Carta Olímpica.
Bu günlük blokaj trajedisinin bir sembolü haline geldi.Hoje é um dia trágico para a museologia de nosso país.
Fakat bunlar sembolik ifadelerdir.Todavia, estes são monocromáticos.
Tüm LGBT'leri sembolize eder.Isso sincronizará todos os seus Zeeboids.
Bir balığı andıran sembol, ilk Hristiyanlar tarafından kullanılan gizli bir semboldü.Segundo ela, era o símbolo usado pelos primeiros cristãos.
İris'in sembolü gökkuşağıdır.Lis significa íris, um tipo de flor.
Bu ağaç şehrin sembolü olmuştur.Desde então, o hotel tornou-se um símbolo da cidade.
Bu engellerin büyük kısmı son derece sembolikti.Muitos dos símbolos são mais abstractos.
Ayrıca sonsuz sembolü sonsuz aşkı simgelemek için de kullanılmıştır.Jesus usou este vale como símbolo da destruição eterna.
Tux, Linux işletim sisteminin sembolü ve maskotudur.O Tux é a mascote oficial do sistema operativo Linux.
Sembol olarak F ile gösterilir.Tem o "S" estilizado como símbolo.
Bu formüllerde R ve R' sembolleri bir alkil grubunu temsil eder.Os subconjuntos {0} e R de um anel R são ideais.
Bulunan kalıntılarda sembollere rastlanmakla beraber herhangi bir yazılı belgeye ulaşılamamıştır.Em nenhum caso e sob nenhuma circunstância, se permitia o acesso com papéis escritos.
Özbekistan bayrağının sembolik anlamı için pek çok teori ileri sürülmüştür.Muitos negam a autenticidade do Trono de Boston.
Karmaşık sayıların sembolü C {\displaystyle \mathbb {C} } dir.Espaços complexos projetivos, C P n {\displaystyle \mathbb {CP} ^{n}} .
Kulenin üzerine Viyana'nın sembollerinden olan Rathausmann konulmuştur.No topo da torre fica o Rathausmann, um dos símbolos de Viena.
Bu sembol partinin barışçı hareketlerle bağlantısına dikkat çeker.Esta identificação é realizada através da observação do movimento relativo dos pares.
Çinlilerde bambu uzun bir ömürün sembolüdür.Muito popular na China, é símbolo de prestígio.
Duygusal gerçekliği sembolize ettiğini düşündüğü sarı rengin onun için önemi çok büyüktü.O amarelo era sua cor mais importante pois simbolizava a verdade emocional.
Sembolleri 3 başlı ejderhadır.As suas faces são 30 losangos.
Garuda, Tayland'ın milli sembolü.Garuda é o emblema nacional da Tailândia e da Indonésia.
(Operasyon sembolları sadece "fonksiyonların ismi" olarak kullanılır).(Obviamente, as funções não recebem o nome Fuchsiana).
Benimle aynı mevkide oynayan biri değildi ama o dönem Beşiktaş'ın sembolüydü.""Nunca pensei que defenderia o time do exército, mas agora sou de São Petersburgo."
İnternetle beraber günümüzün en çok kullanılan sembollerden biridir.E-mail é um dos serviços de Internet mais utilizados actualmente.
1793 yılında Johann Gottfried Schadow tarafından barışın sembolü olarak tasarlanmıştır.Ela foi desenhada por Johann Gottfried Schadow, em 1793, como a quadriga da vitória.
Boksörlere yasak olsa da sigara içmeyi bir sembol haline getirmişti.Apesar de ter parado de beber, era um fumante inveterado.
Bu armanın ortasında İspanya Kraliyet Ailesi'nin Bourbon evinin sembolü vardır.Na linha a seguir estava o brasão real da Casa de Bourbon.
Turnede "Live to Tell" performansı sırasında haç ve dikenli taç gibi dini sembolleri kullandı.Madonna usou símbolos religiosos, como um crucifixo e uma coroa de espinhos, na performance de "Live to Tell".
Semboller objektif olmakla birlikte, içerikleri bakımından büyük bir sübjektiviteye sahiptir.Se os objetos têm partes temporais, isso leva a dificuldades.
Buna göre benlik, insanlar arasında çoğunlukla sembolik olan etkileşimden doğmaktadır.O fenômeno deve-se na maior parte do tempo à uma simetria entre os estados.
"OM" titreşimi tanrının biçimde ortaya çıkmasını ("sāguna brahman") sembolize eder.Quando a Bíblia descreve o Espírito como falando (Apoc.
Bu Tenerife adasının hayvan sembolüdür.Het is het dier symbool van het eiland Tenerife.
Nakarat: Çok yaşa Mozambik! çok yaşa bayrağımız, ulusumuzun sembolü!Lang leve onze vlag, ons nationaal symbool!
Bayraktaki 50 yıldız ise ABD'nin 50 eyaletini sembolize eder.De vijftig sterren op de vlag stellen de vijftig staten van de Verenigde Staten voor.
Akçaağaç sembolünün Kanada için önemi büyüktür.De veldslag heeft een speciale betekenis voor Canada.
Jacobi sembolü Legendre sembolünün bir genellemesidir.Het Jacobi symbool is een algemene versie van het Legendre-symbool.
Rosie the Riveter yaygın olarak feminizm ve kadınların ekonomik gücünün bir sembolü olarak kullanılır.Rosie the Riveter staat symbool voor het feminisme en de economische kracht van vrouwen.
Açısal hız genellikle omega sembolü (ω, bazen Ω) ile gösterilir.In dat geval wordt de hoeksnelheid vaak aangeduid met het symbool ω {\displaystyle \omega } (omega).
İkinci sayfaya da bu sembol ile başlanır.With You With You begint met een sample.
Dişi ve Erkek SembolleriDe mens en zijn symbolen.
Efsanevi Eusébio hâlâ Portekiz futbolunun unutulmaz sembolüdür.Eusebio is een symbool van de Portugese voetbalgeschiedenis.
Hamlin 1980'lerin seks sembolü seçilmiştir.Hamlin was een sekssymbool van de jaren 1980.
Bilgisayarlı cebir sistemi (BCS) sembolik matematiği kolaylaştıran yazılım programıdır.Een computeralgebrasysteem (CAS) is een computerprogramma dat symbolische wiskunde kan uitvoeren.
İngiltere sembolik olarak Kuzey İrlanda'da 5000 asker bulunduracak.De Britse regering kondigt aan het aantal militairen in Noord-Ierland te halveren tot 5000.
Biçimi Meru Dağı'nı sembolize eder.De vorm verwijst naar de mythische berg Meru.
Küp ana rahmini ve toprağı sembolize etmektedir.Zij is bedekt met modder en aarde.
Sidney Opera Evi (Sydney Opera House), Sidney'in sembolü ve 20. yüzyılın en ünlü yapılarından biri.Het Sydney Opera House, een van de beroemdste gebouwen uit de 20e eeuw, is problematisch voor het orkest.
Sakura'nın, daha önce hiç görmediği gizemli bir sembole karşı ilginç bir gücü olduğu ortaya çıkar.Sakura blijkt aparte krachten te bezitten als ze een symbool ziet wat ze nog nooit heeft gezien.
Kadınlar başörtüsü olarak kullandıkları sarı renkli bu yazma sembol haline gelmiştir.Bij vrouwtjes (koeien) loopt deze kleur over tot bij de staart.
Q sembolü genellikle yükü ifade etmek için kullanılır.Als symbool wordt meestal q gebruikt.
Bazı Katolikler bu tür haçı, İsa ile karşılaştırıldığında değersizliğin bir sembolü olarak kullanmaktadırlar.Sommige katholieken gebruiken dit kruis als symbool voor nederigheid en onwaardigheid aan Christus.
Ustaşa sembolüSymbolae Verzijl.
Resim sembolizm ile doludur.Het schilderij zit boordevol met symboliek.