Selefi Thomas Sankara'nın öldürüldüğü 1987'deki darbeyle iktidarı ele geçirdi.Compaoréd süüdistatakse seotuses tema eelkäija Thomas Sankara mõrvaga 1987. aastal.
“Börklüce’nin Selefleri ve Felsefi Bağları”."Ennustaja Edgari pärlid ja fopaad".
Fiat 500'ün halefi, Fiat Cinquecento'nun selefidir.Fiat 500 on Fiati väikauto.
Galaxy S III'ün halefi, Galaxy S5'in selefidir.Graafi automorfismirühm on S5.
Bütün selefleri de tüm üçüne sahipti.言いたかったんです
Bütün selefleri de tüm üçüne sahipti. İşte anlatmaya çalıştığım nokta buydu.Alle hans forgængere har været alle tre, og det er det jeg prøver at pointere.
Bütün selefleri de tüm üçüne sahipti. İşte anlatmaya çalıştığım nokta buydu.All seine Vorgänger sind all diese drei Dinge gewesen und dies war der Punkt, auf den ich hinweisen wollte.
Bütün selefleri de tüm üçüne sahipti. İşte anlatmaya çalıştığım nokta buydu.Al zijn voorgangers zijn dit alle drie geweest, en dat is het punt dat ik probeerde te maken.
Bütün selefleri de tüm üçüne sahipti. İşte anlatmaya çalıştığım nokta buydu.Minden elődje mind a három volt, és ezt próbáltam hangsúlyozni.
Bütün selefleri de tüm üçüne sahipti. İşte anlatmaya çalıştığım nokta buydu.Tất cả người tiền nhiệm ông ấy đều có ba điều đó, và đó là ý tôi muốn nói.
Bütün selefleri de tüm üçüne sahipti. İşte anlatmaya çalıştığım nokta buydu.Todos sus predecesores eran las tres cosas, a eso era a lo que me refería.
Bütün selefleri de tüm üçüne sahipti. İşte anlatmaya çalıştığım nokta buydu.Toţi predecesorii lui au fost toate acestea trei, şi acesta era lucrul pe care vroiam să-l spun.
Bütün selefleri de tüm üçüne sahipti. İşte anlatmaya çalıştığım nokta buydu.Tout ses prédécesseurs étaient ces trois choses, et c'est où je voulais en venir.
Bütün selefleri de tüm üçüne sahipti. İşte anlatmaya çalıştığım nokta buydu.Tutti i suoi predecessori sono stati tutte e tre le cose, questo è il punto a cui volevo arrivare.
Bütün selefleri de tüm üçüne sahipti. İşte anlatmaya çalıştığım nokta buydu.Wszyscy jego poprzednicy to biali chrześcijanie, i dlatego właśnie chciałem podkreślić jego pochodzenie.
Bütün selefleri de tüm üçüne sahipti. İşte anlatmaya çalıştığım nokta buydu.Όλοι οι άλλοι έχουν και τα τρία αυτά χαρακτηριστικά, και αυτό είναι το ζήτημα που ήθελα να τονίσω.
Bütün selefleri de tüm üçüne sahipti. İşte anlatmaya çalıştığım nokta buydu.Все его предшественники подходили под все три критерия - вот что я хотел подчеркнуть.
Bütün selefleri de tüm üçüne sahipti. İşte anlatmaya çalıştığım nokta buydu.Всичките му предшественици са били тези три неща, точно това се опитвам да кажа.
Bütün selefleri de tüm üçüne sahipti.그의 모든 전임자들은 모두 셋 다 역시 백인, 남자, 기독교인이었고
Bütün selefleri de tüm üçüne sahipti.כל הקודמים לו היו את כל שלושת הדברים הללו,
Bütün selefleri de tüm üçüne sahipti.كل سابقيه كانوا يحملون هذه الثلاث صفات،
Kutsal Ruhun buyruğuyla yola çıkan Barnabayla Saul, Selefkiyeye gittiler, oradan da gemiyle Kıbrısa geçtiler.A oni posláni jsouce od Ducha svatého, přišli do Seleucie, a odtud plavili se do Cypru.
Kutsal Ruhun buyruğuyla yola çıkan Barnabayla Saul, Selefkiyeye gittiler, oradan da gemiyle Kıbrısa geçtiler.A oni teda súc vyslaní od Svätého Ducha prišli dolu do Seleucie a odtiaľ sa odplavili na Cyprus.
Kutsal Ruhun buyruğuyla yola çıkan Barnabayla Saul, Selefkiyeye gittiler, oradan da gemiyle Kıbrısa geçtiler.Barnaba şi Saul, trimeşi de Duhul Sfînt, s'au coborît la Seleucia, şi de acolo au plecat cu corabia la Cipru.
Kutsal Ruhun buyruğuyla yola çıkan Barnabayla Saul, Selefkiyeye gittiler, oradan da gemiyle Kıbrısa geçtiler.Da de nu således vare udsendte af den Helligånd, droge de ned til Seleukia og sejlede derfra til Kypern.
Kutsal Ruhun buyruğuyla yola çıkan Barnabayla Saul, Selefkiyeye gittiler, oradan da gemiyle Kıbrısa geçtiler.Da de nu således var utsendt av den Hellige Ånd, drog de ned til Seleukia og seilte derfra til Kypern,
Kutsal Ruhun buyruğuyla yola çıkan Barnabayla Saul, Selefkiyeye gittiler, oradan da gemiyle Kıbrısa geçtiler.Essi dunque, inviati dallo Spirito Santo, discesero a Selèucia e di qui salparono verso Cipro
Kutsal Ruhun buyruğuyla yola çıkan Barnabayla Saul, Selefkiyeye gittiler, oradan da gemiyle Kıbrısa geçtiler.Estes, pois, enviados pelo Espírito Santo, desceram a Selêucia e dali navegaram para Chipre.
Kutsal Ruhun buyruğuyla yola çıkan Barnabayla Saul, Selefkiyeye gittiler, oradan da gemiyle Kıbrısa geçtiler.두 사람이 성령의 보내심을 받아 실루기아에 내려가 거기서 배 타고 구브로에 가서
Kutsal Ruhun buyruğuyla yola çıkan Barnabayla Saul, Selefkiyeye gittiler, oradan da gemiyle Kıbrısa geçtiler.Niin he Pyhän Hengen lähettäminä menivät Seleukiaan ja purjehtivat sieltä Kyproon.
Kutsal Ruhun buyruğuyla yola çıkan Barnabayla Saul, Selefkiyeye gittiler, oradan da gemiyle Kıbrısa geçtiler.Õk annakokáért, miután kibocsáttattak a Szent Lélektõl, lemenének Szeleucziába; és onnét elevezének Cziprusba.
Kutsal Ruhun buyruğuyla yola çıkan Barnabayla Saul, Selefkiyeye gittiler, oradan da gemiyle Kıbrısa geçtiler.Ona pa, poslana od svetega Duha, gresta doli v Selevcijo, in odtod se peljeta po morju na Ciper.
Kutsal Ruhun buyruğuyla yola çıkan Barnabayla Saul, Selefkiyeye gittiler, oradan da gemiyle Kıbrısa geçtiler.Oni tedy wysłani będąc od Ducha Świętego, przyszli do Seleucyi, a stamtąd płynęli do Cypru.
Kutsal Ruhun buyruğuyla yola çıkan Barnabayla Saul, Selefkiyeye gittiler, oradan da gemiyle Kıbrısa geçtiler.а да бъдеш за спасение до края на земята".
Kutsal Ruhun buyruğuyla yola çıkan Barnabayla Saul, Selefkiyeye gittiler, oradan da gemiyle Kıbrısa geçtiler.Вони ж, послані від Духа сьвятого, прийшли у Селевкию, а звідтіля відплили в Кипр.
Kutsal Ruhun buyruğuyla yola çıkan Barnabayla Saul, Selefkiyeye gittiler, oradan da gemiyle Kıbrısa geçtiler.Сии, быв посланы Духом Святым, пришли в Селевкию, а оттуда отплыли в Кипр;
Kutsal Ruhun buyruğuyla yola çıkan Barnabayla Saul, Selefkiyeye gittiler, oradan da gemiyle Kıbrısa geçtiler.והמה המשלחים על ידי רוח הקדש ירדו אל סלוקיא ומשם באו באניה אל קפרוס׃
Kutsal Ruhun buyruğuyla yola çıkan Barnabayla Saul, Selefkiyeye gittiler, oradan da gemiyle Kıbrısa geçtiler.فهذان اذ ارسلا من الروح القدس انحدرا الى سلوكية ومن هناك سافرا في البحر الى قبرس.
Kutsal Ruhun buyruğuyla yola çıkan Barnabayla Saul, Selefkiyeye gittiler, oradan da gemiyle Kıbrısa geçtiler.他 們 既 被 聖 靈 差 遣 、 就 下 到 西 流 基 、 從 那 裡 坐 船 往 居 比 路 去
Kutsal Ruhun buyruğuyla yola çıkan Barnabayla Saul, Selefkiyeye gittiler, oradan da gemiyle Kıbrısa geçtiler.他 們既 被 聖靈 差遣 、 就 下到 西流基 、 從 那 裡 坐船 往 居 比 路 去
Mimarlık Makine Grubu, 1981'de Media Lab'ın selefiydi.이건 1981년도의 Media Lab의 전신인 Architecture Machine Group의 사진이예요.
Mimarlık Makine Grubu, 1981'de Media Lab'ın selefiydi.Aquí está el Grupo de Arquitectura de Máquina predecesor del Media Lab en 1981.
Mimarlık Makine Grubu, 1981'de Media Lab'ın selefiydi.Đây là Architecture Machine Group ( Tập đoàn thiết kế máy), tiền thân của Media Lab vào năm 1981.
Mimarlık Makine Grubu, 1981'de Media Lab'ın selefiydi.Ecco l'Architecture Machine Group, il predecessore del Media Lab nel 1981.
Mimarlık Makine Grubu, 1981'de Media Lab'ın selefiydi.Hier ist die Architecture Machine Group, der Vorgänger des MIT Medien-Labors, im Jahr 1981.
Mimarlık Makine Grubu, 1981'de Media Lab'ın selefiydi.Iată Architecture Machine Group, predecesorul Laboratorului Media din 1981.
Mimarlık Makine Grubu, 1981'de Media Lab'ın selefiydi.Oto Grupa Architektury Maszyn poprzednik Media Lab z 1981.
Mimarlık Makine Grubu, 1981'de Media Lab'ın selefiydi.Voilà le groupe Architecture Machine, le prédécesseur de Media Lab en 1981.
Mimarlık Makine Grubu, 1981'de Media Lab'ın selefiydi.Вот Architecture Machine Group, предшественница Media Lab в 1981.
Mimarlık Makine Grubu, 1981'de Media Lab'ın selefiydi.Ето я Архитектурната машинна група, предшественикът на Медийната лаборатория през 1981-ва.
Mimarlık Makine Grubu, 1981'de Media Lab'ın selefiydi.הנה ה"ארכיטקצ'ור משין גרופ" האב הקדמון של מעבדת המדיה בשנת 1981.
Mimarlık Makine Grubu, 1981'de Media Lab'ın selefiydi.وظهرت مجموعة الـى"Architecture Machine Group" في 1981، والتي أسلفها مختبر الإعلام "Media Lab".