Tom şapkasını çıkardı ve kibarca selamladı.Tom took off his hat and bowed politely.
Ayağa kalk ve başla selamla.Stand up and take a bow.
Bayrağınızı selamlamıyorum.I'm not saluting your flag.
Ona selamlarımı iletin.Give my regards to him.
Onlara selam vermek istedim.I wanted to say hello to them.
Ona selam vermek istedim.I wanted to say hello to him.
Biz onları selamlamak için ayağa kalktık.We got up to greet them.
Tom bizi selamlamak için ayağa kalktı.Tom got up to greet us.
Tom onları selamlamak için ayağa kalktı.Tom got up to greet them.
Tom beni selamlamak için ayağa kalktı.Tom got up to greet me.
Onlar onu selamlamak için ayağa kalktı.They got up to greet him.
Onlar onu selamlamak için kalktılar.They got up to greet her.
Onları selamlamak için kalktım.I got up to greet them.
Belediye Başkanı Tom Jackson otelin girişinde destekçilerini selamladı.Mayor Tom Jackson greeted his supporters at the entrance of the hotel.
Selam, Tom sen misin?Hi, are you Tom?
Tom şapkasını çıkardı ve başını eğerek selam verdi.Tom took off his hat and bowed.
Tom elini sallayarak Mary'i selamlıyor.Tom greets Mary by waving his hand.
Küçük şeftali ağacını hiç Almanca selamladın mı?Have you ever greeted the small peach tree in German?
Tom şapkasını çıkarıp eğilerek onları selamladı.Tom took off his hat and bowed down to them.
Tom selamlamayı unuttu.Tom forgot to salute.
O birini selamladığında her zaman eğildi.He always bowed when he greeted someone.
O, o bayanı selamladı.He greeted that lady.
Ben de onu selamlamak istiyorum.I want to greet him, too.
Onlar bizi candan selamladı.They greeted us cordially.
Lütfen Tom'a selam söyle.Please say hello to Tom.
Cornwall'dan selamlar!Greetings from Cornwall!
Sizi selamlıyorum güneşin arkadaşları.I greet you, friends of the sun.
Büyükbabana benden selam söyle.Tell your grandfather I say hi.
Selam Sezar, ölmek üzere olanlar seni selamlıyor.Hail, Caesar, those who are about to die salute you.
Herkese selam, Ben Tom.Hi everyone, I'm Tom.
Herkese selamlar, ben Mary'yim.Hi everyone, I'm Mary.
Ziyaretçilerimizi selamlayalım.Let's greet our visitors.
Hadi selametle.Peace.
Tom'a selam vermeye gidelim. gidelim.Let's go say hi to Tom.
Dün oğlunuza rastladım ve o bana kibarca selam verdi.I met your son yesterday and he politely greeted me.
Selam, ben Tom.Hi, I'm Tom.
Tom selam söylüyor.Tom sends his regards.
Birbirlerini içtenlikle selamladılar.They greeted each other cordially.
Tom, Mary'yi neşeyle selamladı.Tom greeted Mary cheerfully.
Tom'u tesadüfen selamladım.I greeted Tom casually.
"Üzgünüm" dedi ve Kanada bayrağına faşist selamı verdi.He said, "I'm sorry" and gave a fascist salute to the Canadian flag.
Fadıl, Dania'ya yaklaştı ve onu selamladı.Fadil approached Dania and greeted her.
Ben herkesi selamladım.I greeted everyone.
O beni selamlamak için geldi.He came to greet me.
Tom'a selam vermek istiyorum.I want to say hello to Tom.
İçten selamlar!Warm greetings!
Sana telsizle selam göndereceğim.I'll send you greetings by radio.
Selam, burası Boston Halk Kütüphanesi mi?Hi, is this the Boston Public Library?
Tom geçerken başını eğerek bana selam verdi.Tom bowed to me as he passed by.
Tom'u görünce selam verdim.When I saw Tom I said hello.
Tom ve ben başımızla birbirimizi selamladık.Tom and I nodded to each other.
Tom bayrağı selamladı.Tom saluted the flag.
Selam Sami. İşler nasıl?Hi, Sami. How's things?
Tom komşularını selamlamaz.Tom doesn't greet his neighbors.
Tom bizi selamlamak için orada değildi.Tom wasn't there to greet us.
Müslümanların selamlama şekli bu.This is the Muslim greeting.
Ailene selamlarımı ilet.Give my best to your family.
Akrabalarınıza benim için selam söyleyin, Tom.Say hello to your relatives for me, Tom.
Selam Tom, nereye gidiyorsun?Hi, Tom, where are you going?
Tom'u gördüğün zaman ona selam söyleğimi söyle.When you see Tom, tell him I said hello.