Hey! Selam!!مرحباً !مرحباً
Hey! Selam!みんな集まってるな 名簿です
Hiç iyi değil. Selam.Ce n'est pas bon.
Hiç iyi değil. Selam.Điều đó thật không tốt.
Hiç iyi değil. Selam. Evet.좋지 않아요. 네, 안녕하세요. 엉망이네요. 쳐다보지도 말아주실래요.
Hiç iyi değil. Selam. Evet.זה לא טוב. הי. כן. ממש רע. אל תסתכלו עלי אפילו.
Hiç iyi değil. Selam. Evet.هذا ليس جيداً، أهلاً، نعم جداً سيئة لا تنظر إلي حتى
Hiç iyi değil. Selam. Evet.私もその中の1人です
Hiç iyi değil. Selam.Niedobrze.
Hiç iyi değil. Selam.To nie je moc dobré.
Hiç iyi değil. Selam.Αυτό δεν είναι καλό.
Hintçe bir selamlama var; bazılarınızın bildiğinden eminim,C'é un saluto indiano, che alcuni di voi conosceranno senz'altro,
Hintçe bir selamlama var; bazılarınızın bildiğinden eminim,Có một câu chào của người Ấn Độ, cái mà tôi chắc các bạn đều biết:
Hintçe bir selamlama var; bazılarınızın bildiğinden eminim,Er bestaat een Indiaanse groet, die sommigen van u zeker kennen:
Hintçe bir selamlama var; bazılarınızın bildiğinden eminim,Es gibt einen indischen Gruß, den sicher einige von Ihnen kennen:
Hintçe bir selamlama var; bazılarınızın bildiğinden eminim,Este un salut indian, pe care sunt sigur că unii dintre voi îl știu:
Hintçe bir selamlama var; bazılarınızın bildiğinden eminim,Existuje indický pozdrav, který určitě znáte:
Hintçe bir selamlama var; bazılarınızın bildiğinden eminim,Hay un saludo Indio, que seguramente muchos de ustedes conocerán:
Hintçe bir selamlama var; bazılarınızın bildiğinden eminim,Il y a un salut indien, je suis sur que certains d'entre vous connaissent:
Hintçe bir selamlama var; bazılarınızın bildiğinden eminim,Jest takie hinduskie przywitanie, które niektórzy z was na pewno znają:
Hintçe bir selamlama var; bazılarınızın bildiğinden eminim,여러분 몇분은 아실거라고 제가 확신하는 인도 사람들의 인삿말이 있죠:
Hintçe bir selamlama var; bazılarınızın bildiğinden eminim,Υπάρχει ένας ινδικός χαιρετισμός, που είμαι βέβαιος πως κάποιοι γνωρίζετε:
Hintçe bir selamlama var; bazılarınızın bildiğinden eminim,В Индии есть приветствие, о котором вы наверняка знаете:
Hintçe bir selamlama var; bazılarınızın bildiğinden eminim,Има един инидийски поздрав, който някои сигурно знаят:
Hintçe bir selamlama var; bazılarınızın bildiğinden eminim,ישנה ברכה הודית, אשר אני בטוח שחלקכם מכירים:
Hintçe bir selamlama var; bazılarınızın bildiğinden eminim,هناك تحية هندية أنا متأكد من أن بعضكم يعرفها:
Hintçe bir selamlama var; bazılarınızın bildiğinden eminim,敬意を払ったお辞儀と「ナマステ」は
İçeri gel, Moma! - Selam çocuklar.To jakiś groźny facet?
"İçimdeki Tanrısal kısmımla, senin içindeki Tanrısal kısmı selamlıyorum""To, co jest od Boga we mnie wita to, co jest od Boga w tobie".
"İçimdeki Tanrısal kısmımla, senin içindeki Tanrısal kısmı selamlıyorum""Aquello que es Dios en mi saluda a aquello que es Dios en tí".
"İçimdeki Tanrısal kısmımla, senin içindeki Tanrısal kısmı selamlıyorum""Ceea ce am în mine din Dumnezeu salută ce ai în tine din Dumnezeu."
"İçimdeki Tanrısal kısmımla, senin içindeki Tanrısal kısmı selamlıyorum""Ciò che di Dio c'é in me saluta ciò che di Dio c'é in te".
"İçimdeki Tanrısal kısmımla, senin içindeki Tanrısal kısmı selamlıyorum""Das Göttliche in mir grüßt das Göttliche in dir."
"İçimdeki Tanrısal kısmımla, senin içindeki Tanrısal kısmı selamlıyorum""Dat wat van God is in mij, groet dat wat van God is in jou."
"İçimdeki Tanrısal kısmımla, senin içindeki Tanrısal kısmı selamlıyorum""내안에 있는 신이 당신안에 있는 신에게 인사드립니다."
"İçimdeki Tanrısal kısmımla, senin içindeki Tanrısal kısmı selamlıyorum""Le divin en moi accueille le divin en vous"
"İçimdeki Tanrısal kısmımla, senin içindeki Tanrısal kısmı selamlıyorum""Phần nào của Chúa trong tôi chào hỏi phần nào của Chúa trong bạn."
"İçimdeki Tanrısal kısmımla, senin içindeki Tanrısal kısmı selamlıyorum""Ta část ve mně, která je Bůh, zdraví tu část, která je Bůh v tobě."
"İçimdeki Tanrısal kısmımla, senin içindeki Tanrısal kısmı selamlıyorum""Το θεϊκό μέσα μου χαιρετά το θεϊκό μέσα σου".
"İçimdeki Tanrısal kısmımla, senin içindeki Tanrısal kısmı selamlıyorum""Божественное во мне приветствует божественное в тебе".
"İçimdeki Tanrısal kısmımla, senin içindeki Tanrısal kısmı selamlıyorum""Това, което е Бог в мен, поздравява това, което е Бог в тебе."
"İçimdeki Tanrısal kısmımla, senin içindeki Tanrısal kısmı selamlıyorum""מה שאלוהי בתוכי מברך את מה שאלוהי בך".
"İçimdeki Tanrısal kısmımla, senin içindeki Tanrısal kısmı selamlıyorum""ما بداخلي من الرب يلقي التحية على ما بداخلك منه"
"İçimdeki Tanrısal kısmımla, senin içindeki Tanrısal kısmı selamlıyorum"ナマステ
İdam edilme tehdidi altında, karşılaştığı her Adolf Hitler portresine selam vermeye zorlanıyor.Bajo amenaza de ejecución, se ve forzado a saludar cada retrato de Adolf Hitler que ve.
İdam edilme tehdidi altında, karşılaştığı her Adolf Hitler portresine selam vermeye zorlanıyor.Menacé d'être exécuté, il doit saluer tous les portraits d'Adolf Hitler devant lesquels il passe.
İsa Mesihin kulu, Tanrının Müjdesini yaymak üzere seçilip elçi olmaya çağrılan ben Pavlustan selam!예수 그리스도의 종 바울은 사도로 부르심을 받아 하나님의 복음을 위하여 택정함을 입었으니
İsa Mesihin kulu, Tanrının Müjdesini yaymak üzere seçilip elçi olmaya çağrılan ben Pavlustan selam!l, Jézus Krisztusnak szolgája, elhívott apostol, elválasztva Isten evangyéliomá[nak hirdetésére.]
İsa Mesihin kulu, Tanrının Müjdesini yaymak üzere seçilip elçi olmaya çağrılan ben Pavlustan selam!Paavali, Jeesuksen Kristuksen palvelija, kutsuttu apostoli, erotettu julistamaan Jumalan evankeliumia,
İsa Mesihin kulu, Tanrının Müjdesini yaymak üzere seçilip elçi olmaya çağrılan ben Pavlustan selam!Pablo, siervo de Cristo Jesús, llamado a ser apóstol; apartado para el evangelio de Dios
İsa Mesihin kulu, Tanrının Müjdesini yaymak üzere seçilip elçi olmaya çağrılan ben Pavlustan selam!Paolo, servo di Cristo Gesù, apostolo per vocazione, prescelto per annunziare il vangelo di Dio
İsa Mesihin kulu, Tanrının Müjdesini yaymak üzere seçilip elçi olmaya çağrılan ben Pavlustan selam!Paulo, servo de Jesus Cristo, chamado para ser apóstolo, separado para o evangelho de Deus,
İsa Mesihin kulu, Tanrının Müjdesini yaymak üzere seçilip elçi olmaya çağrılan ben Pavlustan selam!Paul, serviteur de Jésus Christ, appelé à être apôtre, mis à part pour annoncer l`Évangile de Dieu, -
İsa Mesihin kulu, Tanrının Müjdesini yaymak üzere seçilip elçi olmaya çağrılan ben Pavlustan selam!Paulus, ein Knecht Jesu Christi, berufen zum Apostel, ausgesondert, zu predigen das Evangelium Gottes,
İsa Mesihin kulu, Tanrının Müjdesini yaymak üzere seçilip elçi olmaya çağrılan ben Pavlustan selam!Paulus, Jesu Kristi tjänare, kallad till apostel, avskild till att förkunna Guds evangelium,
İsa Mesihin kulu, Tanrının Müjdesini yaymak üzere seçilip elçi olmaya çağrılan ben Pavlustan selam!Paulus, Jesu Kristi Tjener, Apostel ifølge Kald, udtagen til at forkynde Guds Evangelium,
İsa Mesihin kulu, Tanrının Müjdesini yaymak üzere seçilip elçi olmaya çağrılan ben Pavlustan selam!Paulus, Jesu Kristi tjener, kalt til apostel, utkåret til å forkynne Guds evangelium,
İsa Mesihin kulu, Tanrının Müjdesini yaymak üzere seçilip elçi olmaya çağrılan ben Pavlustan selam!Pavel, hlapec Jezusa Kristusa, poklican apostol, odločen za evangelij Božji,
İsa Mesihin kulu, Tanrının Müjdesini yaymak üzere seçilip elçi olmaya çağrılan ben Pavlustan selam!Pavel, rob al lui Isus Hristos, chemat să fie apostol, pus deoparte ca să vestească Evanghelia lui Dumnezeu,
İsa Mesihin kulu, Tanrının Müjdesini yaymak üzere seçilip elçi olmaya çağrılan ben Pavlustan selam!Pavel, sluha Ježiša Krista, povolaný apoštol, oddelený k evanjeliu nášho Boha,