selâm ile cümle
selâm kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
O'na kavuştukları gün müminlere yapılacak dirlik temennileri "Selam" demek olacaktır.Their greeting, on the day when they shall meet Him, will be 'Peace!'
Hani onun yanına girmişlerdi de "Selam!" demişlerdi.when they entered unto him, saying, 'Peace!'
Selam olsun ona, doğduğu gün, öleceği gün ve diri olarak kaldırılacağı gün.'Peace be upon him, the day he was born, and the day he dies, and the day he is raised up alive!'
"Selam bana doğduğum gün, öleceğim gün ve diri olarak kaldırılacağım gün."Peace be upon me, the day I was born, and the day I die, and the day I am raised up alive!'
Orada boş lakırdı değil, yalnızca "selam" işitirler.There they shall hear no idle talk, but only 'Peace.'
Kendisine kavuştukları gün onların esenlik dilekleri şöyledir: "Selam!"Their greeting, on the day when they shall meet Him, will be 'Peace!'
Hani, İbrahim'in yanına girmişlerdi de "Selam!" demişlerdi. İbrahim: "Selam!When they entered unto him, saying 'Peace!' he said 'Peace!
Ayetlerimize inananlar sana geldiğinde onlara de ki: Selam size!And when those who believe in Our signs come to thee, say, 'Peace be upon you.
Onun yanına girdikleri zaman, "selam" dediler.when they entered unto him, saying, 'Peace!'
Doğduğu gün, öleceği gün ve diri olarak kabirden kaldırılacağı gün ona selam olsun!'Peace be upon him, the day he was born, and the day he dies, and the day he is raised up alive!'
Kendisine kavuştukları gün, Allah'ın onlara iltifatı, "selam" dır.Their greeting, on the day when they shall meet Him, will be 'Peace!'
Doğduğu gün, öleceği gün ve dirileceği gün ona selam olsun.'Peace be upon him, the day he was born, and the day he dies, and the day he is raised up alive!'
"Doğduğum gün, öleceğim gün ve dirileceğim gün selam ve emniyet benim üzerimedir."Peace be upon me, the day I was born, and the day I die, and the day I am raised up alive!'
Onlar orada boş bir söz işitmezler. Ancak "Selam" işitirler.There they shall hear no idle talk, but only 'Peace.'
O'na kavuşacakları gün müminlere esenlik dileği selâmdır.Their greeting, on the day when they shall meet Him, will be 'Peace!'
Bir de yalnız bir kişiye bağlı selamet içinde olan bir adam var.Are the two equal in likeness?
Onun yanına girdiklerinde “Selam!” dediler.when they entered unto him, saying, 'Peace!'
Doğduğum gün de, öleceğim gün de, kabirden kalkıp dirileceğim gün de selâm üzerime olsun!”Peace be upon me, the day I was born, and the day I die, and the day I am raised up alive!'
İbrâhim: “Selâmet, esenlik içinde kal, dedi. Rabbimden senin için af dileyeceğim.He said, 'Peace be upon thee!
Orada onlar boş ve anlamsız söz işitmezler, sadece selâm ve selâmet sözleri duyarlar.There they shall hear no idle talk, but only 'Peace.'
Onun yanına varıp, "Selam!," demişlerdi.when they entered unto him, saying, 'Peace!'
"Doğduğum gün, öldüğüm gün ve diri olarak kaldırılacağım gün bana selam olsun."Peace be upon me, the day I was born, and the day I die, and the day I am raised up alive!'
O'nunla karşılaştıkları gün dirlik dilekleri, Selam (Barış/Güvenlik)'tır.Their greeting, on the day when they shall meet Him, will be 'Peace!'
O da: "Selam" demişti. "(Haklarında bilgim olmayan) Yabancı bir topluluk."When they came in Unto him, and said:'peace!' he said: 'peace'! - people unknown.
Orada birbirleriyle karşılaştıkça söyledikleri ise "selam" dır.O Allah! and their greeting therein: peace!
Elçilerimiz İbrahim'e müjdeyi götürdüklerinde "Selam!"And assuredly Our messengers came unto Ibrahim with the glad tidings.
Onun huzuruna girmişlerdi ve "Selam (barış)" demişlerdi. O da, "Selam size, yabancılar!" demişti.When they came in Unto him, and said:'peace!' he said: 'peace'! - people unknown.
Onların orada dirlik temennileri "selam"dır.Their greeting therein will be: Salam (peace!).
Orada birbirlerine olan dirlik temennileri: "Selam"dır.Their greeting therein will be: Salam (peace!).
Oradaki dirlik temennileri: "Selam!"dır.Their greeting therein will be: Salam (peace!).
Ama Allah, sizi selamete çıkardı.But Allah saved (you).
Birbirlerine esenlik dilemeleri, "Selam!" şeklindedir.Their greeting therein will be: Salam (peace!).
Rabbinden sana bir mucize getirdik. Selam, hidayete uyanlaradır."And peace will be upon him who follows the guidance!
Ve o konaklarda sağlık dileğiyle ve selamla karşılanırlar.Therein they shall be met with greetings and the word of peace and respect.
Selam olsun hepinize.Peace be to you.
İbrahim: "Selam! Tanınmayan bir topluluk bu." demişti.He answered; "Salam, (peace be upon you)," and said: "You are a people unknown to me,"
Orada (birbirleriyle) karşılaştıkça söyledikleri "selam" dır.Their greeting therein will be: Salam (peace!).
Size selam olsun.Peace be to you.
Oradaki dirlik temennileri "selâm!"dır.Their greeting therein will be: Salam (peace!).
Ama O sizi kurtarıp selâmetle karaya çıkarınca, Ona arkanızı dönersiniz.But when He brings you safely to land, you turn away (from Him).
Serin ve selâmet ol ona!”Be you coolness and safety for Ibrahim (Abraham)!"
Oradaki dirlik temennileri, "Selam," dır.Their greeting therein will be: Salam (peace!).
Biz sana, Rabbinden bir ayet ile geldik. Doğru yolu izleyenlere selam (barış) olsun."And peace will be upon him who follows the guidance!
Size selam (barış) olsun.Peace be to you.
Kendisine kavuştukları gün, selam ile karşılanırlar. (Allah) Onlara güzel bir mükafat hazırlamıştır.Their greeting on the Day they meet Him is, “Peace,” and He has prepared for them a generous reward.
Sana Rabbinden bir ayetle geldik. Selam, hidayete tabi olanların üzerine olsun."We bring you a sign from your Lord, and peace be upon him who follows guidance.
Onlar sana geldikleri zaman, seni Allah'ın selamladığı biçimde selamlıyorlar.And when they come to you, they greet you with a greeting that God never greeted you with.
Evlerinizden başka evlere, izin almadan, seslenip sahiplerine selam vermeden girmeyiniz.Do not enter homes other than your own, until you have asked permission and greeted their occupants.
İşte böyleleri üzerine Rablerinden selamlar, bereketler var, bir rahmet var.Upon these are blessings and mercy from their Lord.
Sana geldiklerinde, seni Allah'ın selamlamadığı biçimde selamlıyorlar.And when they come to you, they greet you with a greeting that God never greeted you with.
Onlar sana geldikleri zaman seni, Allah'ın selamlamadığı bir şekilde selamlıyorlar.And when they come to you, they greet you with a greeting that God never greeted you with.
Bunlar cennetliklere: "selâm olsun size" diye seslenirler.They will call to the inhabitants of the Garden, “Peace be upon you.”
Ancak "Selam" işitirler. Orada sabah akşam rızıkları da hazırdır.And they will have their provision therein, morning and evening.
Kendi evinizden başka evlere, geldiğinizi farkettirip ev halkına selam vermedikçe girmeyin.Do not enter homes other than your own, until you have asked permission and greeted their occupants.
Onlar sana geldikleri zaman seni, Allah'ın selamlamadığı bir tarzda selamlıyorlar.And when they come to you, they greet you with a greeting that God never greeted you with.
Cennet halkına, "Selam size," diye seslenirler.They will call to the inhabitants of the Garden, “Peace be upon you.”
Bir eve girdiğinizde ALLAH'tan güzel, kutlu bir yaşam dileyerek selamlayınız.But when you enter any home, greet one another with a greeting from God, blessed and good.
Sana geldiklerinde, ALLAH'ın seni selamlamadığı bir biçimde selamlıyorlar.And when they come to you, they greet you with a greeting that God never greeted you with.
"Sana ve seninle birlikte olan ümmetler üzerine Bizden selam ve bereketlerle (gemiden) in.Disembark, with Our peace, and with blessings upon you and upon those who are with you.
Sana ve seninle beraber olan topluluklara bizden bir selamet ve bereketle gemiden in.Disembark, with Our peace, and with blessings upon you and upon those who are with you.