Ana içeriğe geç
Sözlük

seksen ile cümle

seksen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
İshak yüz seksen yıl yaşadı.이삭의 나이 일백 팔십세라
İshak yüz seksen yıl yaşadı.Korte tijd later stierf Isaäk. Hij was 180 jaar oud. Zijn zonen Esau en Jakob begroeven hem.
İshak yüz seksen yıl yaşadı.Les jours d`Isaac furent de cent quatre-vingts ans.
İshak yüz seksen yıl yaşadı.Och Isak levde ett hundra åttio år;
İshak yüz seksen yıl yaşadı.Og Isaks dager blev hundre og åtti år.
İshak yüz seksen yıl yaşadı.Und Isaak ward hundertundachtzig Jahre alt
İshak yüz seksen yıl yaşadı.Valának pedig Izsák napjai száz nyolczvan esztendõ.
İshak yüz seksen yıl yaşadı.Y-sác hưởng thọ được một trăm tám mươi tuổi.
İshak yüz seksen yıl yaşadı.Y-sác hưởng_thọ được một_trăm tám mươi tuổi .
Kâhin Azarya ile RABbin yürekli seksen kâhini de ardısıra tapınağa girdiler.A Azarija duhovnik je šel noter za njim in ž njim osemdeset duhovnikov GOSPODOVIH, junaški možje,
Kâhin Azarya ile RABbin yürekli seksen kâhini de ardısıra tapınağa girdiler.Aber Asarja, der Priester, ging ihm nach und achtzig Priester des HERRN mit ihm, ansehnliche Leute,
Kâhin Azarya ile RABbin yürekli seksen kâhini de ardısıra tapınağa girdiler.A vošiel za ním kňaz Azariáš a s ním osemdesiati kňazi Hospodinovi, udatní mužovia.
Kâhin Azarya ile RABbin yürekli seksen kâhini de ardısıra tapınağa girdiler.Då gick prästen Asarja ditin efter honom, åtföljd av åttio HERRENS präster, oförskräckta män.
Kâhin Azarya ile RABbin yürekli seksen kâhini de ardısıra tapınağa girdiler.Dietro a lui entrò il sacerdote Azaria con ottanta sacerdoti del Signore, uomini virtuosi
Kâhin Azarya ile RABbin yürekli seksen kâhini de ardısıra tapınağa girdiler.El sacerdote Azarías entró tras él, y ochenta sacerdotes de Jehovah con él, hombres valientes
Kâhin Azarya ile RABbin yürekli seksen kâhini de ardısıra tapınağa girdiler.És beméne õ utána Azáriás pap, és vele az Úr papjai nyolczvanan, igen erõsek.
Kâhin Azarya ile RABbin yürekli seksen kâhini de ardısıra tapınağa girdiler.I všel za ním Azariáš kněz, a s ním jiných kněží Hospodinových osmdesáte, mužů udatných.
Kâhin Azarya ile RABbin yürekli seksen kâhini de ardısıra tapınağa girdiler.제사장 아사랴가 여호와의 제사장 용맹한 자 팔십인을 데리고 그 뒤를 따라 들어가서
Kâhin Azarya ile RABbin yürekli seksen kâhini de ardısıra tapınağa girdiler.Le sacrificateur Azaria entra après lui, avec quatre-vingts sacrificateurs de l`Éternel,
Kâhin Azarya ile RABbin yürekli seksen kâhini de ardısıra tapınağa girdiler.Mas o sacerdote Azarias entrou após ele, com oitenta sacerdotes do Senhor, homens valorosos,
Kâhin Azarya ile RABbin yürekli seksen kâhini de ardısıra tapınağa girdiler.Men presten Asarja gikk inn efter ham og med ham åtti av Herrens prester, modige menn.
Kâhin Azarya ile RABbin yürekli seksen kâhini de ardısıra tapınağa girdiler.Niin pappi Asarja meni hänen jälkeensä sinne, mukanaan kahdeksankymmentä Herran pappia, rohkeita miehiä.
Kâhin Azarya ile RABbin yürekli seksen kâhini de ardısıra tapınağa girdiler.Præsten Azarja fulgte efter ham, ledsaget af firsindstyve af HERRENs Præster, modige Mænd;
Kâhin Azarya ile RABbin yürekli seksen kâhini de ardısıra tapınağa girdiler.Preotul Azaria a intrat după el, cu optzeci de preoţi ai Domnului, oameni de inimă,
Kâhin Azarya ile RABbin yürekli seksen kâhini de ardısıra tapınağa girdiler.Tetapi Imam Azarya bersama 80 imam lain yang kuat-kuat dan berani mengikuti di
Kâhin Azarya ile RABbin yürekli seksen kâhini de ardısıra tapınağa girdiler.Thầy tế lễ A-xa-ria vào sau người, có tám mươi thầy tế lễ, đều là người mạnh dạn, đồng đi theo.
Kâhin Azarya ile RABbin yürekli seksen kâhini de ardısıra tapınağa girdiler.Thầy tế_lễ A-xa-ria vào sau người , có tám mươi thầy tế_lễ , đều là người mạnh_dạn , đồng đi theo .
Kâhin Azarya ile RABbin yürekli seksen kâhini de ardısıra tapınağa girdiler.Και Αζαριας ο ιερευς εισηλθε κατοπιν αυτου, και μετ' αυτου ογδοηκοντα ιερεις του Κυριου, ανδρες δυνατοι
Kâhin Azarya ile RABbin yürekli seksen kâhini de ardısıra tapınağa girdiler.А свещеник Азария влезе подире му, и с него осемдесет Господни свещеници, храбри мъже;
Kâhin Azarya ile RABbin yürekli seksen kâhini de ardısıra tapınağa girdiler.И пошел за ним Азария священник, и с ним восемьдесят священников Господних, людей отличных,
Kâhin Azarya ile RABbin yürekli seksen kâhini de ardısıra tapınağa girdiler.ויבא אחריו עזריהו הכהן ועמו כהנים ליהוה שמונים בני חיל׃
Kâhin Azarya ile RABbin yürekli seksen kâhini de ardısıra tapınağa girdiler.ودخل وراءه عزريا الكاهن ومعه ثمانون من كهنة الرب بني البأس.
Kâhin Azarya ile RABbin yürekli seksen kâhini de ardısıra tapınağa girdiler.祭 司 亞 撒 利 雅 率 領 耶 和 華 勇 敢 的 祭 司 八 十 人 、 跟 隨 他 進 去
Kâhin Azarya ile RABbin yürekli seksen kâhini de ardısıra tapınağa girdiler.祭司 亞 撒利雅 率領 耶和華 勇敢 的 祭司 八十 人 、 跟隨 他 進去
Kulağa tuhaf gelse de, katılımcıların yüzde sekseni, ortalama altında fotoğraf göndermiş.좀 이상하게 들리겠지만 결국은 80%의 기여자들이 평균 이하의 기여를 했다는 것입니다.
Kulağa tuhaf gelse de, katılımcıların yüzde sekseni, ortalama altında fotoğraf göndermiş.És ez talán furcsán hangzik, de ez a helyzet, a tagok nyolcvan százaléka átlag alatti mennyiséget töltött fel.
Kulağa tuhaf gelse de, katılımcıların yüzde sekseni, ortalama altında fotoğraf göndermiş.Questo ci suona strano, ma in realtà l'80% dei partecipanti hanno contribuito meno della media.
Kulağa tuhaf gelse de, katılımcıların yüzde sekseni, ortalama altında fotoğraf göndermiş.Si asta suna ciudat, dar ceea ce rezulta este ca 80% din contributori au contribuit cu o cantitate sub medie.
Kulağa tuhaf gelse de, katılımcıların yüzde sekseni, ortalama altında fotoğraf göndermiş.Znie to divne, ale 80% prispievateľov prispelo podpriemerným množstvom fotiek.
Kulağa tuhaf gelse de, katılımcıların yüzde sekseni, ortalama altında fotoğraf göndermiş.Звучи ни странно, но се оказва, че 80% от фотографите са качили по-малко снимки от средното за графиката.
Kulağa tuhaf gelse de, katılımcıların yüzde sekseni, ortalama altında fotoğraf göndermiş.И как бы странно для нас это ни звучало, но вклад 80% участников составляет значение ниже среднего.
Kulağa tuhaf gelse de, katılımcıların yüzde sekseni, ortalama altında fotoğraf göndermiş.וזה נשמע מוזר לאוזנינו, אבל מה שקורה בסוף הוא ש 80% מהתורמים תרמו כמות שמתחת לממוצע.
Kulağa tuhaf gelse de, katılımcıların yüzde sekseni, ortalama altında fotoğraf göndermiş.しかし実際 8 割の人が 平均未満なのです これが奇妙に思えるのは 私たちは
Moav o gün İsraillilerin boyunduruğuna girdi. Ülke seksen yıl barış içinde yaşadı.Así quedó Moab, aquel día, sometido bajo la mano de Israel. Y la tierra reposó durante ochenta años
Moav o gün İsraillilerin boyunduruğuna girdi. Ülke seksen yıl barış içinde yaşadı.Assim foi subjugado Moabe naquele dia debaixo da mão de Israel; e a terra teve sossego por oitenta anos.
Moav o gün İsraillilerin boyunduruğuna girdi. Ülke seksen yıl barış içinde yaşadı.A tak bol zohnutý Moáb toho dňa pod ruku Izraelovi, a zem mala pokoj osemdesiat rokov.
Moav o gün İsraillilerin boyunduruğuna girdi. Ülke seksen yıl barış içinde yaşadı.Così in quel giorno Moab fu umiliato sotto la mano d'Israele e il paese rimase tranquillo per ottant'anni
Moav o gün İsraillilerin boyunduruğuna girdi. Ülke seksen yıl barış içinde yaşadı.En ce jour, Moab fut humilié sous la main d`Israël. Et le pays fut en repos pendant quatre-vingts ans.
Moav o gün İsraillilerin boyunduruğuna girdi. Ülke seksen yıl barış içinde yaşadı.Hari itu Moab kalah terhadap Israel, maka tentramlah negeri itu delapan puluh tahun lamanya
Moav o gün İsraillilerin boyunduruğuna girdi. Ülke seksen yıl barış içinde yaşadı.Így aláztatott meg Moáb abban az idõben Izráel keze alatt. És megnyugovék a föld nyolczvan esztendeig.
Moav o gün İsraillilerin boyunduruğuna girdi. Ülke seksen yıl barış içinde yaşadı.În ziua aceea Moabul a fost smerit subt mîna lui Israel. Şi ţara a avut odihnă optzeci de ani.
Moav o gün İsraillilerin boyunduruğuna girdi. Ülke seksen yıl barış içinde yaşadı.I poniżony jest Moab dnia onego pod ręką Izraela, a była w pokoju ziemia przez osiemdziesiąt lat.
Moav o gün İsraillilerin boyunduruğuna girdi. Ülke seksen yıl barış içinde yaşadı.I snížen jest Moáb v ten den pod mocí Izraele, a pokoj měla země za osmdesáte let.
Moav o gün İsraillilerin boyunduruğuna girdi. Ülke seksen yıl barış içinde yaşadı.그 날에 모압 사람이 이스라엘의 수하에 항복하매 그 땅이 팔십 년 동안 태평하였더라
Moav o gün İsraillilerin boyunduruğuna girdi. Ülke seksen yıl barış içinde yaşadı.Niin täytyi Mooabin silloin nöyrtyä Israelin käden alle. Ja maassa oli rauha kahdeksankymmentä vuotta.
Moav o gün İsraillilerin boyunduruğuna girdi. Ülke seksen yıl barış içinde yaşadı.Så blev da Moab på den dag ydmyket under Israels hånd, og landet hadde ro i åtti år.
Moav o gün İsraillilerin boyunduruğuna girdi. Ülke seksen yıl barış içinde yaşadı.Så blev Moab då kuvat under Israels hand. Och landet hade nu ro i åttio år.
Moav o gün İsraillilerin boyunduruğuna girdi. Ülke seksen yıl barış içinde yaşadı.Således blev Moab den Gang underkuet af Israel; og Landet havde Ro i firsindstyve År.
Moav o gün İsraillilerin boyunduruğuna girdi. Ülke seksen yıl barış içinde yaşadı.Trong ngày đó , dân Mô-áp bị phục dưới tay Y-sơ-ra-ên ; xứ được hòa_bình trong tám mươi năm .
Moav o gün İsraillilerin boyunduruğuna girdi. Ülke seksen yıl barış içinde yaşadı.Trong ngày đó, dân Mô-áp bị phục dưới tay Y-sơ-ra-ên; xứ được hòa bình trong tám mươi năm.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod