Evrimin bir diğer prensibi ise seksüel seçilimdir ve bu çok farklı işler.性淘汰で これは非常に違った働き方をします クジャクの見事な尾羽は
Facebook'ta aşırı zaman geçirmek, başkalarıyla seks yapmak.페이스북에 너무 많은 시간 보내기, 다른 사람들 섹스하기.
Facebook'ta aşırı zaman geçirmek, başkalarıyla seks yapmak."зависання" у Фейсбуці, походеньки наліво.
Facebook'ta aşırı zaman geçirmek, başkalarıyla seks yapmak.יותר מדי שעות ב"פייסבוק", סקס עם אנשים אחרים.
Facebook'ta aşırı zaman geçirmek, başkalarıyla seks yapmak.قضاء الكثير من الوقت على موقع فيس بوك ممارسة الجنس مع أشخاص اَخرين
Facebook'ta aşırı zaman geçirmek, başkalarıyla seks yapmak.そして不倫ですか しかしこの逆もまたしかりで
Facebook'ta aşırı zaman geçirmek, başkalarıyla seks yapmak.用太多時間系Facebook, 同其他人發生關係。
Farklı şeyler de var, seks oyuncakları falan, her neyse.Ces batteries peuvent aussi - vous savez, être utilisées dans des jouets sexuels, etc...
Farklı şeyler de var, seks oyuncakları falan, her neyse.Das geht auch mit Sexspielzeug.
Farklı şeyler de var, seks oyuncakları falan, her neyse.Działają też w zabawkach erotycznych czy innych przedmiotach.
Farklı şeyler de var, seks oyuncakları falan, her neyse.사람들은 어디든 심지어는 섹스토이같은 것에도 사용합니다.
Farklı şeyler de var, seks oyuncakları falan, her neyse.Nebo taky do -- vibrátorů.
Farklı şeyler de var, seks oyuncakları falan, her neyse.Se folosesc şi -- ştiţi, pentru jucării sexuale sau altceva.
Farklı şeyler de var, seks oyuncakları falan, her neyse.Si possono anche mettere in giocattoli erotici, qualsiasi cosa.
Farklı şeyler de var, seks oyuncakları falan, her neyse.También sirven con -- saben, juguetes sexuales, lo que sea.
Farklı şeyler de var, seks oyuncakları falan, her neyse.Vagy akár -- tudják, szexuális segédeszközökre, akármire.
Farklı şeyler de var, seks oyuncakları falan, her neyse.Също и за... секс играчки, каквото и да е.
Farklı şeyler de var, seks oyuncakları falan, her neyse.כדי להפעיל פנסים. אפשר לקחת את זה רחוק- אתם יודעים, אביזרי מין, כל דבר.
Farklı şeyler de var, seks oyuncakları falan, her neyse.للإضاءة وربما أيضا يمكن للعبة جنسية أو أي شئ آخر
Farklı şeyler de var, seks oyuncakları falan, her neyse.作品をご覧になった皆さんが 笑ったり--
Favorim Sofokles'in "Kral Oedipus". "Anneyle seks körleştiriciydi" (Gülüşmeler) (Alkışlar)Mon préféré c'est " Œdipe roi " de Sophocle : " Sexe Avec Sa Mère Aveuglant " (Rire) (Applaudissement)
Firavunla konuştuklarında Musa seksen, Harun seksen üç yaşındaydı.A byl Mojžíš v osmdesáti, Aron pak v osmdesáti a třech letech, když mluvili s Faraonem.
Firavunla konuştuklarında Musa seksen, Harun seksen üç yaşındaydı.A Mojżesz miał osiemdziesiąt lat, a Aaron osiemdziesiąt i trzy lata, gdy mówili do Faraona.
Firavunla konuştuklarında Musa seksen, Harun seksen üç yaşındaydı.A Mojžišovi bolo osemdesiat rokov a Áronovi osemdesiattri rokov, keď hovorili faraonovi.
Firavunla konuştuklarında Musa seksen, Harun seksen üç yaşındaydı.In Mojzes je bil osemdeset let star, Aron pa triinosemdeset let, ko sta govorila Faraonu.
Firavunla konuştuklarında Musa seksen, Harun seksen üç yaşındaydı.그들이 바로에게 말할 때에 모세는 팔십세이었고 아론은 팔십 삼세이었더라
Firavunla konuştuklarında Musa seksen, Harun seksen üç yaşındaydı.Men Mose var åttio år gammal och Aron åttiotre år gammal, när de talade med Farao.
Firavunla konuştuklarında Musa seksen, Harun seksen üç yaşındaydı.Moise era în vîrstă de optzeci de ani, iar Aaron de optzeci şi trei de ani, cînd au vorbit lui Faraon.
Firavunla konuştuklarında Musa seksen, Harun seksen üç yaşındaydı.Moïse était âgé de quatre-vingts ans, et Aaron de quatre-vingt-trois ans, lorsqu`ils parlèrent à Pharaon.
Firavunla konuştuklarında Musa seksen, Harun seksen üç yaşındaydı.Moisés tenía 80 años y Aarón 83 años, cuando hablaron al faraón
Firavunla konuştuklarında Musa seksen, Harun seksen üç yaşındaydı.Mosè aveva ottant'anni e Aronne ottantatrè, quando parlarono al faraone
Firavunla konuştuklarında Musa seksen, Harun seksen üç yaşındaydı.Moses var åtti år gammel, og Aron tre og åtti år, da de talte til Farao.
Firavunla konuştuklarında Musa seksen, Harun seksen üç yaşındaydı.Moses var firsindstyve og Aron tre og firsindstyve År gammel, da de talte til Farao.
Firavunla konuştuklarında Musa seksen, Harun seksen üç yaşındaydı.Mózes pedig nyolczvan esztendõs és Áron nyolczvanhárom esztendõs vala, a mikor a Faraóval beszéltek.
Firavunla konuştuklarında Musa seksen, Harun seksen üç yaşındaydı.Mozes was 80 jaar en Aäron 83 jaar tijdens hun herhaalde bezoeken aan Farao.
Firavunla konuştuklarında Musa seksen, Harun seksen üç yaşındaydı.Musa berumur 80 tahun dan Harun 83 tahun ketika mereka menghadap raja Mesir
Firavunla konuştuklarında Musa seksen, Harun seksen üç yaşındaydı.Tinha Moisés oitenta anos, e Arão oitenta e três, quando falaram a Faraó.
Firavunla konuştuklarında Musa seksen, Harun seksen üç yaşındaydı.Und Mose war achtzig Jahre alt und Aaron dreiundachtzig Jahre alt, da sie mit Pharao redeten
Firavunla konuştuklarında Musa seksen, Harun seksen üç yaşındaydı.Vả , khi hai người tâu cùng Pha-ra-ôn , thì Môi-se tuổi đã được tám mươi , còn A-rôn tám mươi ba .
Firavunla konuştuklarında Musa seksen, Harun seksen üç yaşındaydı.Vả, khi hai người tâu cùng Pha-ra-ôn, thì Môi-se tuổi đã được tám mươi, còn A-rôn tám mươi ba.
Firavunla konuştuklarında Musa seksen, Harun seksen üç yaşındaydı.Ητο δε ο Μωυσης ηλικιας ογδοηκοντα ετων, ο δε Ααρων ογδοηκοντα τριων ετων, οτε ελαλησαν προς τον Φαραω.
Firavunla konuştuklarında Musa seksen, Harun seksen üç yaşındaydı.А Моисей бе на осемдесет години, а Аарон на осемдесет и три години, когато говориха на Фараона.
Firavunla konuştuklarında Musa seksen, Harun seksen üç yaşındaydı.Моисей был восьмидесяти, а Аарон восьмидесяти трех лет, когда стали говорить они к фараону.
Firavunla konuştuklarında Musa seksen, Harun seksen üç yaşındaydı.ומשה בן שמנים שנה ואהרן בן שלש ושמנים שנה בדברם אל פרעה׃
Firavunla konuştuklarında Musa seksen, Harun seksen üç yaşındaydı.وكان موسى ابن ثمانين سنة وهرون ابن ثلاث وثمانين سنة حين كلما فرعون.
Firavunla konuştuklarında Musa seksen, Harun seksen üç yaşındaydı.摩 西 亞 倫 與 法 老 說 話 的 時 候 、 摩 西 八 十 歲 、 亞 倫 八 十 三 歲
Firavunla konuştuklarında Musa seksen, Harun seksen üç yaşındaydı.摩西亞 倫與 法老 說話 的 時候 、 摩西 八十 歲 、 亞倫 八十三 歲
Genelde dantelli olanlardan giyiyorum. Seksi olduğunu düşündürecek bir vücudun yok.Zvyčajne nosím čipkované.
Gerçekten de, seks güdüsünden de güçlü olduğunu düşünüyorum.De hecho pienso que es más poderoso que el impulso sexual.
Gerçekten de, seks güdüsünden de güçlü olduğunu düşünüyorum.E acho que é mais poderosa do que o ímpeto sexual.
Gerçekten de, seks güdüsünden de güçlü olduğunu düşünüyorum.En in werkelijkheid denk ik dat hij sterker is dan de seksdrijfveer.
Gerçekten de, seks güdüsünden de güçlü olduğunu düşünüyorum.És történetesen úgy gondolom erősebb is a szexuális késztetésnél.
Gerçekten de, seks güdüsünden de güçlü olduğunu düşünüyorum.Et je pense que c'est plus fort que la dynamique de l'envie sexuelle.
Gerçekten de, seks güdüsünden de güçlü olduğunu düşünüyorum.Ich denke, dass er tatsächlich stärker ist als der Sextrieb.
Gerçekten de, seks güdüsünden de güçlü olduğunu düşünüyorum.Jest silniejszy niż popęd seksualny.
Gerçekten de, seks güdüsünden de güçlü olduğunu düşünüyorum.사실, 제 생각엔 성욕보다 더 강력한 것 같습니다.
Gerçekten de, seks güdüsünden de güçlü olduğunu düşünüyorum.Mislim, da je močnejša od spolne sle.
Gerçekten de, seks güdüsünden de güçlü olduğunu düşünüyorum.Och faktum är, att jag tror den är kraftfullare än sexdriften.
Gerçekten de, seks güdüsünden de güçlü olduğunu düşünüyorum.Penso sia più potente della pulsione sessuale.
Gerçekten de, seks güdüsünden de güçlü olduğunu düşünüyorum.Şi, de fapt, cred că este mult mai puternică decât impulsul sexual.