O seksen yaşında.Hij is tachtig jaar oud.
Seks bir ganimet değildir.Sexo não é um troféu.
O seksen yaşında.Zij is tachtig jaar oud.
Kasım 2000 yılında, People dergisi Edwards'ı "En seksi politikacı" seçti.In 2000 werd Edwards door People Magazine verkozen tot 'meest sexy politicus'.
Bunun en makul açıklaması Hollanda'daki Seksen Yıl Savaşı olurdu.De meest plausibele verklaring hiervoor zou de Tachtigjarige Oorlog in de Nederlanden zijn geweest.
Kütahya'ya vardıktan bir yıl sonra (1428) seksen yaşını geçmiş olarak vefat etti.Enkele jaren later overleed hij (1428).
Hamlin 1980'lerin seks sembolü seçilmiştir.Hamlin was een sekssymbool van de jaren 1980.
Antonin de üzerine uzanır ve onu öper, seks yapmalarıyla sonuçlanır.Antonietta is ontdaan, aait hem en het draait uit op vrijen.
Budapeşte'de binaların yüzde seksenden fazlası tümüyle yıkıldı ya da hasar gördü.In de hoofdstad Tegucigalpa werd een derde van alle gebouwen verwoest of beschadigd.
Kentin yaklaşık olarak yüzde sekseni tahrip oldu.Circa zestig procent van de binnenstad ging daarbij verloren.
Bu tür en seksüel dimorfik yılanlar arasındadır.Bij deze slangensoort is sprake van seksueel dimorfisme.
Fahişe, para karşılığı seks hizmetleri veren kişi.Een prostituant is iemand die geld betaalt om seks te hebben met een prostituee.
Çünkü bir seks sembolüne dönüşüyordu.Zo groeide ze uit tot een sekssymbool.
Park seks teması üzerine yoğunlaşır.Onderweg zullen het hebben over seks gerelateerde onderwerpen.
"Benim nerem seksi!".En hoe leeg ik me werkelijk voel.'
Bir zamanlar Avrupa'nın yüzde seksen ila doksanı ormanlarla kaplıydı.In de jaren zestig van de 20e eeuw was ongeveer 40% van het land nog bedekt met bos.
18 yaşından sonra vajinal seks yapmaya başladı.Op zijn negentiende begon Kupila aan het proces tot geslachtsverandering.
Seksenlere girmeden Patti Smith Group iki albüm daha çıkarttı.Rond de eeuwwisseling bracht Moemi Troll nog twee albums uit.
Orada sandıklarından çok daha farklı ve seksi bir ortam onları beklemektedir.Het is tussen de meer bruisende hoekdelen een oase van rust en contemplatie.
Bazı insanlar çocuk seksi yapmak üzere başka ülkelere gitmektedir.Een ander deel van deze downloaders reist naar andere landen met de bedoeling om kinderen te misbruiken.
Ayaklanmalarda en az yüz seksen Yahudi hayatını kaybetti.Tijdens de opstand sneuvelden ongeveer 7000 Joodse opstandelingen.
Seksiyon Picea Avrupa ladini (Picea abies) Avrupa.Cantabrische gems in Nationaal Park Picos de Europa.
Seksenleri bir nebze terk etmek istedim ve nakarata doksanlar havası verdim.De bommen misten hun doel en vielen op het Gevers Deynootplein.
Okulumuz seksen yaşında.Onze school is 80 jaar oud.
O, seksen metre uzunluğunda idi.Het was tachtig meter lang.
Ben seksen beş yaşındayım.Ik ben vijfentachtig jaar oud.
Aşk seksten daha iyidir.Liefde is beter dan seks.
Onunla seks yapmadım.Ik heb geen seks met hem gehad.
Bence ben daha seksüyel bir Christina'yım." dedi.Myślę, że stałam się bardziej rozerotyzowaną Christiną.”
Bunun en makul açıklaması Hollanda'daki Seksen Yıl Savaşı olurdu.Najbardziej prawdopodobnym wytłumaczeniem byłaby wojna osiemdziesięcioletnia w Holandii.
Güzel ve seksi bir kadındır.Piękna i seksowna kobieta.
Ahmet Ertegün'ün seksen üç yaşındayken 14 Aralık 2006'da ölümüne dek şirketin "kurucu başkanı" idi.Ahmet Ertegün sprawował funkcję „prezesa założyciela” aż do swojej śmierci 14 grudnia 2006 w wieku 83 lat.
Çünkü bir seks sembolüne dönüşüyordu.Stał się symbolem Interu.
"Hangi seks".Miłość i seks".
Lilya artık bir seks kölesi olmuştur.Sethe była niewolnicą.
Belirgin seksüel dimorfizme sahiptirler.Cechuje je wyraźny dymorfizm płciowy.
Sözlerin teması ise seks arzusunun ve isteğinin etrafında döner.Jej zainteresowania obracają się wokół władzy i seksu.
1998 yılında "People" dergisi tarafından yaşayan en seksi adam seçildi.W 1992 roku został wybrany najseksowniejszym żyjącym mężczyzną przez magazyn „People”.
Kadının üstte olduğu seks pozisyonu erkekler üzerinde kadınların hâkimiyetini gösterir.W strukturze płci stwierdzono dominację osobników żeńskich nad męskimi.
Seks sektörüne 2012'de.Sprawozdanie z działalności ZUS za 2012 rok.
Annesi Roz ise seks terapistidir.Jego siostra Nedra jest psychologiem.
Japonya: BirSek'in bir seksiyonu mevcuttur.K. Jasiński: Rodowód Piastów śląskich.
Bunun en makul açıklaması Hollanda'daki Seksen Yıl Savaşı olurdu.Den mest troliga förklaringen på detta skulle ha varit Åttioårskriget i Nederländerna.
Bu kişilerden yarıdan fazlasının ise alkol, uyuşturucu, tütün ve seks bağımlısı olduğu gözleniyor.Mer än hälften är också beroende av alkohol, narkotika, tobak, eller sex.
Kazadan seksen bir gün sonra Nikki, Paulo'nun elmasları kendinden sakladığını öğrenir.Åttioen dagar efter kraschen får Nikki reda på att Paulo undanhållit diamanterna från henne.
Fahişe, para karşılığı seks hizmetleri veren kişi.Enligt lagen är de prostituerade arbetare som säljer sexuella tjänster för pengar.
Lopez seks sembolü oldu ve "dünyada en çok arzulanan kadın"lardan biri olmuştur.Sedan 1990-talet har Lopez framställts som en sexsymbol och en av världens mest "åtråvärda" kvinnor.
Seksenli yılların başından beri 20 milyondan fazla albümleri satılmıştır.De har sålt över 20 miljoner exemplar av sina album sedan början av 1980-talet.
Virüse maruz kalan insanların yüzde sekseninde kronik enfeksiyon görülür.Åttio procent av de som exponeras för viruset utvecklar en kronisk infektion.
1134 yılında Cardiff kalesinde seksenlerinin başlarında ölür.Han dog 1134, i fångenskap i Cardiff Castle.
Seks turizmi, fahişelerin cinsel ilişkiye girmeleri için çalıştırıp seyahat ettikleri sektördür.Sexturism avser resande som företas i syfte att köpa sexuella tjänster av prostituerader.
Bir zamanlar Avrupa'nın yüzde seksen ila doksanı ormanlarla kaplıydı.Åttio till nittio procent av Europa var en gång täckt av skog.
Park seks teması üzerine yoğunlaşır.Parken har ett tema kring sexualitet.
Kentin yaklaşık olarak yüzde sekseni tahrip oldu.Cirka 80 procent av staden förstördes.
Derin boğaz seksi 69 seks pozisyonunda da yapılabilir.69 saker du vill veta om sex, TV 3
Şarkının sözlerinde geçen şeker sözcüğü, seks için bir metafor olarak kullanılmaktadır.I låten används koppens innehåll som en metafor till ett kärleksförhållande.
2007'de bir internet sitesinde kendi çektiği seks videolarını yayınladı ve pornografik film teklifleri aldı.Hon återvände år 2010 i ett avsnitt av How I Met Your Mother och filmen The Back-Up Plan.
Şarkı söylemeyi çok sever ve söylediği şarkılar genel olarak seksle ilgilidir.För det mesta försöker han hjälpa dem genom att sjunga om sex.
Yüzde sekseni dağlık olan ülkenin en yüksek dağı 2.918 metrelik Olimpos Dağı'dır.Åttio procent av Grekland består av berg, där Olympen är det högsta på 2 917 meter.
Ben seksilik diye buna derim." demiştir.Det var ett dumt namn, förstår du.")