Maher Zain sekiz yaşındayken ailesiyle birlikte İsveç'e taşındı.Zains Familie zog nach Schweden, als er acht Jahre alt war.
Kore'nin sekiz ili (Korece: 팔도, 八道 paldo), Kore'nin Joseon Hanedanı dönemindeki idari bölümleriydi.Zau war bereits achtzig Jahre alt, als er den Thron bestieg.
Filmin çekimleri altmış gün, hazırlık aşaması ise sekiz aydan fazla sürdü.Die Dreharbeiten zu diesem aufwendig gestalteten Film zogen sich über mehr als acht Monate hin.
Çeşitli dönemlerde yapılan sekiz camiden pek azı bugün ayaktadır.Es sind acht (bis selten elf) freie Staubblätter vorhanden.
Vega binası, dört basamaklı sekizgen çatısıyla ünlüdür.Der Turm ist mit seinen vier Spitzen ein berühmtes Wahrzeichen.
Sekiz gece boyunca, her gece için bir ışık.Acht Monate lang kein Tageslicht.
Münih metrosu günümüzde sekiz hattan oluşmaktadır.Heute besteht ein Stadtbussystem mit acht Linien.
Ailesinin 14 çocuğundan sekizi çocukken hayatını kaybetti.Von seinen vierzehn Kindern starben acht vor ihm.
Roman sekiz farklı dile çevrilmiştir.Der Roman wird in acht Sprachen übersetzt.
Temburong, idari olarak sekiz bucağa (mukim) ayrılmaktadır.Als Zierde trägt er acht eingemeißelte vergoldete Palmzweige.
Orada sekiz hazırlık maçı oynamıştır.Dort kam er in acht Spielen zum Einsatz.
Sekiz yaşında çok zekidir ve şovdaki en zeki karakterlerden biridir.Sie ist 16 Jahre alt, ein intelligenter Teenager und in der Schule einigermaßen beliebt.
Planlarda üç tünel, yedi köprü, sekiz farklı seviyeli kavşak ve yirmi beş alt geçit bulunmaktadır.Es gibt drei Tunnel, sieben Brücken und acht Abfahrten.
Zhoukou şehri bir semt, bir ilçe düzeyi şehir ile sekiz ilçeye ayrılmaktadır.Administrativ setzt sich Zhoukou aus einem Stadtbezirk, einer kreisfreien Stadt und acht Kreisen zusammen.
Sekiz gözlüdüler.Mit acht Porträts.
Bu şekiller, dörtgen (ateş), sekizgen (hava) , yirmigen (su) ve kübik (toprak)’dir.Er nimmt darin zehn Dolmen, vierzehn Menhire und acht Felsen auf.
Sekiz köşeli ve geniş kubbeli olarak yapılmıştır.Sie besteht aus 8 großen und einem kleinen Tragstein.
Film toplam sekiz Oscar adaylığından ikisini kazanmıştır.Insgesamt erhielt der Film acht Oscars.
Moğolların Macaristan’ı istilasından önce bu alanda kiliseli en az sekiz köy vardı.Anfangs gehörten acht slawische Dörfer zum Kloster.
Sekiz gözlü örümceklerdir.Insgesamt gibt es acht Sandschlangen.
Zimbabve kendi içerisinde sekiz ile ve iki il statüsüne sahip şehire bölünmüş konumdadır.Simbabwe ist in acht Provinzen und zwei Metropolregionen mit Provinzstatus unterteilt.
Sekizinci sınıfın sonunda öğrenci CITO sınavına girer.Am Ende der 8. Klasse fand die Abschlussprüfung statt.
Askerliğini Denizli Piyade Alayı'nda sekiz ay kısa dönem er olarak yaptı.Dazu kam die überhastete Ausbildung von maximal acht Wochen für die Infanteristen.
Sekiz köşeli, tek kubbeli ve altüst pencerelidir.Er ist acht Fensterachsen breit und nur eine Fensterachse tief.
Sekiz buçuk yaşında annesini kaybetti.Mit anderthalb Jahren verlor er seine Mutter.
Bugün okul hala, sekiz katlı üç blokta eğitim ve öğretimi sürdürmektedir.Die Aus- und Weiterbildung findet an acht Fachschulen statt.
Henry, genellikle yoksulluk içinde kalan sekiz çocuklu ailenin yedinci çocuğuydu.Thomas Henry war ihr siebtes Kind und gleichzeitig das jüngste überlebende von insgesamt acht.
Bir, iki, üç, dört, beş, altı, yedi, sekiz, dokuz, on.Un, deux, trois, quatre, cinq, six, sept, huit, neuf, dix.
On sekiz yaşındayım.J'ai dix-huit ans.
Evden her sabah saat sekizden önce ayrılırım.Je quitte la maison tous les matins avant huit heures.
Saat sekizi çeyrek geçiyor.Il est huit heures et quart.
Ben akşam yemeğini saat yedi ve sekiz arasında yerim.Je mange le soir entre sept et huit.
Bu kitap serisi kırk sekiz ciltten oluşuyor.Cette série de livres comporte quarante-huit tomes.
Komisyon sekiz üyeden oluşuyor.Le comité se compose de huit membres.
Okul sabah sekiz buçukta başlar.Les cours commencent à 8 heures et demie du matin.
Dünden beri sekiz yaşında.Il a huit ans depuis hier.
Okula saat sekizde giderim.Je me rends à l'école à huit heures du matin.
Saat sekizde trene binerim.À huit heures je prends le train.
Alışkanlık, saat sekizde uyanırım.D'habitude je me lève à huit heures.
Boston'dan Zürih'e uçuş sekiz saat sürüyor ama dönüş uçuşu altı saatten fazla sürmüyor.Le vol de Boston à Zürich demande huit heures, mais le vol de retour n'en demande que six.
İki saatte bir sekiz dakika yasal mola hakkım var.J’ai droit à huit minutes de pause réglementaire toutes les deux heures.
Gerçek ki suç burada şehirde sekiz yüzyıl önce işlendi."C'est un fait que le délit a été commis ici dans la ville il y a 800 ans ».
Enfal Suresi (Arapça: سورة الأنفال ) Kur'an'ın sekizinci suresidir.La sourate Al-Anfal (arabe : سورة الأنفال, Le butin) est la 8e sourate du Coran.
Çengizoğulları / Avrasya'nın Sekiz Asrı, yay. haz.Dont postérité : huit enfants.
Kesme taşlardan sekiz köşeli gövdesi ve tuğla ile örülmüş sekizgen piramit (ehrami) külahı vardır.Les voûtes sont divisées, en huit voûtains, par des ogives et des liernes.
Hanna ve Barbera, yedi Akademi Ödülü ve sekiz Emmy Ödülü kazandı.Hanna et Barbera remportent sept Academy Awards et huit Emmy Awards.
Mayıs 2007'de, Simpsonlar, on sekizinci sezon sonunda 400. bölüme ulaştı.En mai 2007, Les Simpson ont atteint leur 400e épisode à la fin de la dix-huitième saison.
Yıldızlaşmış sekiz yüzlünün içi bir sekiz yüzlüdür.Parmi les vertus, il peut y avoir une des huit vertus (八德) confucéennes.
1960’a kadar EDVAC sekiz saatlik hatasız çalışma ortalamasıyla günde 20 saatin üzerinde sürekli çalışıyordu.En 1960, l'EDVAC fonctionne 20 heures par jour avec une moyenne de huit heures d’error-free run time.
The Sims 3: 70s, 80s, & 90s Stuff The Sims 3 oyununun sekizinci eşya paketidir.Les Sims 3 : 70's, 80's & 90's est le huitième kit d'objets du jeu Les Sims 3.
Sekiz kitapta, İmparator Mauricius döneminin tarihi olaylarını yazmıştır.Les Huit livres de l'Histoire de l'Empereur Maurice.
1944 yılında parti 14. Meclis seçimlerine katıldı ve sekiz adayı seçildi.En 1944, le parti participa aux 14es élections parlementaires et huit de ses candidats furent élus.
Onu, toplamda, sekiz veya altı defa görmüştüm.J'ai dû le voir en tout entre six et huit fois.
Ninhursag tarafından Enki'nin vücudunu iyileştirmek için yaratılan sekiz tanrıçadan biridir.Ninti est une des huit divinités créées par la déesse Ninhursag pour soigner le corps d'Enki.
Toplam sekiz kişi idam edildi.Au total, huit personnes sont exécutées.
D.O. 30 Ocak 2012'de EXO'nun sekizinci üyesi olarak tanıtıldı.D.O. a été officiellement présenté comme huitième membre d'EXO le 30 janvier 2012.
Ona kalbinin işlevinin yüzde sekizini yerine getirebildiği ve hayatta kalamayacağı söylenir.Il apprend qu’il ne lui reste plus que 8 % de ses capacités cardiaques et ne peut s’attendre à en survivre.
Nükleer silahları başarılı bir şekilde kullanmış olan sekiz egemen devlet bulunmaktadır.Huit États souverains ont officiellement testé avec succès des armes nucléaires.
Visayas bölgesindeki birçok sahilsel köyde sekiz veya ondan fazla ev yoktur.Beaucoup de villages côtiers de la région du Visayan ont seulement huit à dix maisons.
O "Fox River sekizlisi"nden ilk ölendir.C'est le troisième des « Huit de Fox River » à mourir.