Ana içeriğe geç
Sözlük

sekil ile cümle

sekil kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Niçin o şekilde düşünüyorsun?Why do you think that way?
Niçin bu şekilde hissediyorum?Why do I feel this way?
Kızların her biri düzgün bir şekilde giyinmişti.Each of the girls was dressed neatly.
Her şekilde olur. Önemli değil.Either way, it's not important.
Lütfen onu hızlı bir şekilde yap.Please do it quickly.
Taro niçin çok iyi şekilde İngilizce konuşabilmektedir?Why can Taro speak English so well?
Doğum oranı neden bu kadar keskin şekilde düştü?Why has the birthrate declined so sharply?
Sana o şekilde düşündüren ne?What makes you think that way?
David Fransızcayı akıcı bir şekilde konuşabilir.David can speak French fluently.
Yiyecekleri iyi çiğneyin, böylece o düzgün şekilde sindirilebilir.Chew your food well so it can be digested properly.
Bana o şekilde karşılık verme.Don't talk back to me like that.
Onu o şekilde koyma.Don't put it that way.
Onun o şekilde davranması karakteristiktir.It's characteristic of him to behave like that.
Hiçbir şekilde böyle bir şey yapmamalısın.You must on no account do such a thing.
Onu herkesin anlayabileceği bir şekilde açıklar mısınız?Will you explain it in plain English?
Onu başka bir şekilde söyle.Say it in another way.
Bu şekiller toplanmaz.These figures don't add up.
O hiçbir şekilde kesin değil.It is by no means certain.
Sadece küçük bir ev ama ihtiyaçlarımı mükemmel şekilde karşılıyor.It's only a small house but it meets my needs perfectly.
Bu iki farklı şekilde okunur.That reads two different ways.
İlaç hızlı bir şekilde çalıştı.The drug acted quickly.
İlaç hızlı bir şekilde etki etti.The drug acted quickly.
Şapka ona mükemmel bir şekilde uyuyor.The hat fits her perfectly.
Mülteciler güvenli bir şekilde sınır çizgisini geçtiler.The refugee crossed the line safely.
Hikaye mutlu bir şekilde sona erer.The story ends happily.
Oda zengin bir şekilde süslenmiş.The room is richly ornamented.
İki genç kız mutlu bir şekilde gülümsedi.The two young girls smiled happily.
Çocuk bir bıçak ve çatalı çok iyi şekilde kullanabilir.The boy can handle a knife and fork very well.
Soru hiçbir şekilde kolay değil.The question is by no means easy.
Kaza bu şekilde oldu.The accident happened in this manner.
Eski ev kötü bir şekildeydi.The old house was in bad shape.
O kelime onu mükemmel şekilde açıklıyor.That word describes it perfectly.
Bina yangında ağır şekilde hasar gördü.The building was heavily damaged by fire.
Polis, çocuklarla elinden geldiğince samimi bir şekilde konuştu.The policeman talked to the children in as friendly a manner as he could.
Proje şekil alıyor.The project is taking shape.
Makine bu şekilde kullanılır.The machine is used in this way.
Bana o şekilde bakma.Don't look at me that way.
Onun, o şekilde hareket etmesi için bir beyefendi olmalıdırHe must be a gentleman to act that way.
Her ne şekilde olursa olsun onu yap.Do it by all means.
Affedersiniz, daha yavaş bir şekilde tekrar söyler misiniz?Excuse me, could you say that again more slowly?
Yakında iyi şekilde kayak yapabileceksin.You will soon be able to ski well.
John, çok yoğun bir şekilde çalışıyorsun. Otur ve bir süre kendini yorma.John, you're working too hard. Sit down and take it easy for a while.
George babası ile aynı şekilde iş yaptı.George did business in the same manner as his father.
George işi babasının yaptığı gibi aynı şekilde yaptı.George did business in the same manner as his father did.
Emniyet kemerleriniz bağlı şekilde koltuklarınızda kalın.Remain in your seats with your seat belts fastened.
Bir bilgisayar çok seri şekilde hesaplayabilir.A computer can calculate very rapidly.
Bu şekilde, çok fazla zamanı boşa harcarız.In this way, we waste a lot of time.
Onu bu şekilde yap.Do it this way.
Onu bu şekilde yaptım.This is how I made it.
Bu sorulara oldukça basit şekilde cevap verilebilir.These questions can be answered quite simply.
Bu insanlara adil şekilde davranmalıyız.We must deal fairly with these people.
Bu bir şekilde büyük bir buluştur.This is a great invention in a way.
İşler bu şekilde devam ederse yine aynı hatayı yapacaksın.You'll make the same mistake if things continue in this way.
Bu şekilde yapıyoruz.This is how we do it.
Sorunu daha dikkatli şekilde göz önünde bulundurmalıyız.We have to consider the problem more carefully.
Bu sorun, çeşitli şekillerde çözülebilir.This problem may be solved in a variety of ways.
Bu problem, çeşitli şekillerde çözülebilir.This problem may be solved in a variety of ways.
Bu cümle başka bir şekilde yorumlanabilir.This sentence may be interpreted another way.
Bu araştırma hızlı bir şekilde bitiremeyecek kadar çok uzun.This survey is too long to finish quickly.
Yıldızlar, bu bölgede açık bir şekilde görülebilir.Stars can be seen clearly in this area.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod